İnanç ve İbadetin Evrimi Semavi Dinlerin Kökleri — Mustafa Öz

İnanç ve İbadetin Evrimi Semavi Dinlerin Kökleri
Mustafa ÖzKarahan Kitabevi
İnanç ve İbadetin Evrimi Semavi Dinlerin Kökleri
Mustafa ÖzÇünkü herkes görünmeyen dinsel kökenli gizemli korkuların baskısı altındaydı Dinin temel dayanağı olan bu gizemli korkular dini inançlarımızın arka planına öylesine yerleşmişti ki hiç kimse yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı bu korkuların üstüne gitmeye din denilen şeyin Tanrı nın emri olup olmadığını araştırmaya sormaya sorgulamaya cesaret edemiyordu İşte bu noktada sormak gerekiyordu Gizemli korkuları içinde barındıran dinler peygamber olarak kabullendiğimiz Musa ya Davut a İsa ya Muhammed e Tanrı tarafından vahiy şeklinde ayet ayet indirildiği söylenen Tevrat a Zebur a İncil e ve Kur an a göre mi kurulmuştu ve bu kitaplar ve peygamberler kutsal oldukları için mi dinsel korkuların üstüne gidemiyorduk Ya da Azap Tanrısı Korku Tanrısı olarak algıladığımız Semavi Tanrı dan korktuğumuz için mi Veya yaşamakta olduğumuz iyi ve kötü olayların nedenlerini Tanrı ya yükleyen yazgıcı fatalist inancın bize verdiği manevi huzurun bozulmasından korktuğumuz için mi Her dört durumda da yüzyıllardır dinsel inançlarımızın arka planında yatan kutsal korkular sarmalıyla yaşıyorduk Peki ama neden Tanrı insanı yaratırken kendisinden korkması için mi yaratmıştı Tanrı korkusu ahiret korkusu cehennem korkusu sırat köprüsü korkusu kabir azabı korkusu ve başka korkular Evet neden Tanrı nın Rahmanirrahim Sevgi ve İlim Tanrısı olduğu öne çıkarılmıyordu da Azabürrahim Korku Tanrısı algısı ön plana çıkartılıyordu İşte ben bu korkuları aşarak korku temelinde kurulan Musevilik Hristiyanlık Müslümanlık dinlerinin köklerini merak ettim Merak etmeden sormadan sorgulamadan kabullenmiş olduğum dini inançlarıma kurucusunun koyduğu şartları yerine getirip kaderci inancın verdiği manevi huzur içinde yaşayabilirdim Ama aklım hiç sormadan ve sorgulamadan kabullendiğim dinin ve dinlerin Tanrı nın emri olup olmadığını Tanrı nın mesajı anlamına gelen vahiy olayının gerçek olup olmadığını bir sor bir sorgula diyordu İsa nın Kudüs te gizli Essenerler Okulu nda Muhammed in Mekke de Hıra Dağı mağarasında gizli teoloji dersleri alıp almadıklarını ve Musa nın ahirete inanan Osiris dininde saray rahipliğine nasıl yükseldiğini de bir sor diyordu Ve kabristanda mezar taşlarının neden güneşin battığı yöne dikildiğini de Açıklanamayan bu sırlar kadar önemli olan politik yönetimlerin Tanrı ya dayandırılmasının nedenlerini de bir sor bir merak et diyordu Bu son soru ile bağlantılı olarak somut bir örnek verelim ve sonra konumuza devam edelim 2015 yılında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın politik kimliğiyle yaptığı bir mitingde sağ eline Kur an ı Kerim i alarak yukarıya kaldırıp Tanrı yı işaret edercesine işte biz bu yüce kaderden geliyoruz diyerek temsil ettiği politik yönetimi Tanrı ya dayandırmış olması yani Tanrı yı politize ederek politik yönetime dahil etmesi din denilen şeyin politik yönetimin Tanrı ya dayandırılmasından başka bir şey olmadığını doğruluyordu

Karahan Kitabevi
Çünkü herkes görünmeyen dinsel kökenli gizemli korkuların baskısı altındaydı Dinin temel dayanağı olan bu gizemli korkular dini inançlarımızın arka planına öylesine yerleşmişti ki hiç kimse yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı bu korkuların üstüne gitmeye din denilen şeyin Tanrı nın emri olup olmadığını araştırmaya sormaya sorgulamaya cesaret edemiyordu İşte bu noktada sormak gerekiyordu Gizemli korkuları içinde barındıran dinler peygamber olarak kabullendiğimiz Musa ya Davut a İsa ya Muhammed e Tanrı tarafından vahiy şeklinde ayet ayet indirildiği söylenen Tevrat a Zebur a İncil e ve Kur an a göre mi kurulmuştu ve bu kitaplar ve peygamberler kutsal oldukları için mi dinsel korkuların üstüne gidemiyorduk Ya da Azap Tanrısı Korku Tanrısı olarak algıladığımız Semavi Tanrı dan korktuğumuz için mi Veya yaşamakta olduğumuz iyi ve kötü olayların nedenlerini Tanrı ya yükleyen yazgıcı fatalist inancın bize verdiği manevi huzurun bozulmasından korktuğumuz için mi Her dört durumda da yüzyıllardır dinsel inançlarımızın arka planında yatan kutsal korkular sarmalıyla yaşıyorduk Peki ama neden Tanrı insanı yaratırken kendisinden korkması için mi yaratmıştı Tanrı korkusu ahiret korkusu cehennem korkusu sırat köprüsü korkusu kabir azabı korkusu ve başka korkular Evet neden Tanrı nın Rahmanirrahim Sevgi ve İlim Tanrısı olduğu öne çıkarılmıyordu da Azabürrahim Korku Tanrısı algısı ön plana çıkartılıyordu İşte ben bu korkuları aşarak korku temelinde kurulan Musevilik Hristiyanlık Müslümanlık dinlerinin köklerini merak ettim Merak etmeden sormadan sorgulamadan kabullenmiş olduğum dini inançlarıma kurucusunun koyduğu şartları yerine getirip kaderci inancın verdiği manevi huzur içinde yaşayabilirdim Ama aklım hiç sormadan ve sorgulamadan kabullendiğim dinin ve dinlerin Tanrı nın emri olup olmadığını Tanrı nın mesajı anlamına gelen vahiy olayının gerçek olup olmadığını bir sor bir sorgula diyordu İsa nın Kudüs te gizli Essenerler Okulu nda Muhammed in Mekke de Hıra Dağı mağarasında gizli teoloji dersleri alıp almadıklarını ve Musa nın ahirete inanan Osiris dininde saray rahipliğine nasıl yükseldiğini de bir sor diyordu Ve kabristanda mezar taşlarının neden güneşin battığı yöne dikildiğini de Açıklanamayan bu sırlar kadar önemli olan politik yönetimlerin Tanrı ya dayandırılmasının nedenlerini de bir sor bir merak et diyordu Bu son soru ile bağlantılı olarak somut bir örnek verelim ve sonra konumuza devam edelim 2015 yılında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın politik kimliğiyle yaptığı bir mitingde sağ eline Kur an ı Kerim i alarak yukarıya kaldırıp Tanrı yı işaret edercesine işte biz bu yüce kaderden geliyoruz diyerek temsil ettiği politik yönetimi Tanrı ya dayandırmış olması yani Tanrı yı politize ederek politik yönetime dahil etmesi din denilen şeyin politik yönetimin Tanrı ya dayandırılmasından başka bir şey olmadığını doğruluyordu