İnşaat Hukuku Sempozyumu — Hayrunnisa Özdemir

İnşaat Hukuku Sempozyumu
Hayrunnisa Özdemir
Seçkin Yayıncılık
İnşaat sektörü ülkemizin ekonomisi için büyük bir öneme sahip bulunmaktadır İnşaat hukuku da İnşaat sektöründeki işlerde ortaya çıkan problemleri çözmek amacıyla son dönemlerde oluşan bir hukuk dalıdır Türk hukuk sisteminde inşaat hukuku ile ilgili doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır Ancak Türk Borçlar Kanunu m 470 vd maddelerinde düzenlenen Eser Sözleşmesi sorunların çözümünde önemli bir görev üstlenmiş bulunmaktadır Ancak eser sözleşmesi tek başına sorunların çözümünde yeterli olamamaktadır Bundan dolayı isimsiz bir sözleşme olan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri uygulamada en çok başvurulan sözleşme olma özelliğini taşımaktadır Ülkemizde özellikle de deprem bölgesi ve deprem riski yüksek olan bölgelerde Kentsel Dönüşüm süreci hızlanmış bulunmaktadır Bu konuda çıkarılan 6306 sayılı Kanun önemli eksiklikleri içerse de Kentsel Dönüşüm alanında uygulamada zorunlu olarak başvurulan kaynak olma özelliğini taşımaktadır Bu Kanunda riskli alanların tespiti binaların yıkılması ve yerine Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması durumlarında buna karar verilirken paydaşların durumları verilen kararların nisapları ve nihayet yüklenici ve paydaşlar arasındaki ilişkilerin çözümü ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır Yüklenicilerin riskli alanlara yapacakları binalarda pay sahiplerinin sahip olacakları bağımsız bölümlerin yüzölçümleri şerefiyeleri ve bağımsız bölümde daha evvelki binadaki yerlerinde olamama gibi değişik problemleri de ortaya çıkmaktadır Bunların çözümleri de İnşaat Hukuku Sempozyumunda ele alınan konular arasında yer almıştır Bütün bu bilgileri tebliğlerinde sunan araştırmacıların metinleri söz konusu kitapta bir araya getirilmiştir

Seçkin Yayınları
Memleketimizde hukuk uygulamasının önemli ayaklarından biri inşaat hukukudur Ekonomik katkıdaki yoğunluğun hukuk dünyasına doğal yansıması olan bu durum inşaat sözleşmesinin de üstünde durulması gereken bir sözleşme türü olarak belirlemesine yol açar Fakültemizde gerçekleştirilen İnşaat Hukuku sempozyumunda İnşaat hukukunun genel hükümlerine yer verilerek sözleşmenin niteliğini ve sorunları gözler önüne sermeyi amaçladık Sempozyumda sunum yapan akademisyenlerin uzun özet şeklindeki bildirileri de kitabın içeriğini oluşturmaktadır Bildiriler konu itibariyle inşaat hukukunda önemli olan genel sorunlara cevap oluşturması açısından belli bir boşluğu dolduracağına inancımız tamdır İnşaat sözleşmesinin uygulamada görünüm tarzları tek tip değildir Her uygulama farklı nitelikte bir sözleşmeyi adeta gündeme getirebilmektedir Bu yüzden bütün inşaat sözleşmelerine yönelik ortak bir çözüm veya açıklama yapmak bazen mümkün olmayabilmektedir Buna rağmen bütün inşaat sözleşmelerine yönelik ortak noktası olan inşaatın yapılması ediminden hareketle açıklamalarımızın temelini eser sözleşmesi niteliğindeki inşaat sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirdik İnşaat sözleşmesinin diğer görünüm türlerine ilişkin özellikleri ise ilgili yerde vurgu yapmak ve dikkat çekmek suretiyle yer vermiş bulunmaktayız Konu Başlıkları İnşaat Hukukunda Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin Yeri Ve Uygulamadaki Sorunlar Prof Dr Şebnem Akipek Öcal Gelir Paylaşımlı İnşaat Sözleşmeleri Prof Dr Hayrunnisa Özdemir Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Arsa Sahibi Tarafından Haksız Olarak Sona Erdirilmesine İlişkin Yargıtay Uygulamasının Değerlendirilmesi Doç Dr İlker Öztaş Güncel Gelişmeler Işığında Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmelerinde Yükleniciden Arsa Payı Devralan Üçüncü Kişilerin Hukukî Durumu Doç Dr Leyla Müjde Kurt İnşaat Sözleşmesinde Yüklenicinin Temerrüdünün Sonuçları Doç Dr Süleyman Yılmaz İnşaat Sözleşmelerinde Yüklenicinin Ayıptan Sorumluluğu Kapsamında TBK 472 I Hükmünün Uygulama Alanı Doç Dr H Tolunay Ozanemre Yayla İnşaat Sözleşmelerinde Yapının Teslimden Önce Yok Olması Dr Öğr Üyesi Vehbi Umut Erkan

Seçkin Yayınları
Kitabın Açıklaması İnşaat sektörü ülkemizin ekonomisi için büyük bir öneme sahip bulunmaktadır İnşaat hukuku da İnşaat sektöründeki işlerde ortaya çıkan problemleri çözmek amacıyla son dönemlerde oluşan bir hukuk dalıdır Türk hukuk sisteminde inşaat hukuku ile ilgili doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır Ancak Türk Borçlar Kanunu m 470 vd maddelerinde düzenlenen Eser Sözleşmesi sorunların çözümünde önemli bir görev üstlenmiş bulunmaktadır Ancak eser sözleşmesi tek başına sorunların çözümünde yeterli olamamaktadır Bundan dolayı isimsiz bir sözleşme olan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri uygulamada en çok başvurulan sözleşme olma özelliğini taşımaktadır Ülkemizde özellikle de deprem bölgesi ve deprem riski yüksek olan bölgelerde Kentsel Dönüşüm süreci hızlanmış bulunmaktadır Bu konuda çıkarılan 6306 sayılı Kanun önemli eksiklikleri içerse de Kentsel Dönüşüm alanında uygulamada zorunlu olarak başvurulan kaynak olma özelliğini taşımaktadır Bu Kanunda riskli alanların tespiti binaların yıkılması ve yerine Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması durumlarında buna karar verilirken paydaşların durumları verilen kararların nisapları ve nihayet yüklenici ve paydaşlar arasındaki ilişkilerin çözümü ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır Yüklenicilerin riskli alanlara yapacakları binalarda pay sahiplerinin sahip olacakları bağımsız bölümlerin yüzölçümleri şerefiyeleri ve bağımsız bölümde daha evvelki binadaki yerlerinde olamama gibi değişik problemleri de ortaya çıkmaktadır Bunların çözümleri de İnşaat Hukuku Sempozyumunda ele alınan konular arasında yer almıştır Bütün bu bilgileri tebliğlerinde sunan araştırmacıların metinleri söz konusu kitapta bir araya getirilmiştir

Seçkin Yayıncılık
İnşaat sektörü ülkemizin ekonomisi için büyük bir öneme sahip bulunmaktadır İnşaat hukuku da İnşaat sektöründeki işlerde ortaya çıkan problemleri çözmek amacıyla son dönemlerde oluşan bir hukuk dalıdır Türk hukuk sisteminde inşaat hukuku ile ilgili doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır Ancak Türk Borçlar Kanunu m 470 vd maddelerinde düzenlenen Eser Sözleşmesi sorunların çözümünde önemli bir görev üstlenmiş bulunmaktadır Ancak eser sözleşmesi tek başına sorunların çözümünde yeterli olamamaktadır Bundan dolayı isimsiz bir sözleşme olan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri uygulamada en çok başvurulan sözleşme olma özelliğini taşımaktadır Ülkemizde özellikle de deprem bölgesi ve deprem riski yüksek olan bölgelerde Kentsel Dönüşüm süreci hızlanmış bulunmaktadır Bu konuda çıkarılan 6306 sayılı Kanun önemli eksiklikleri içerse de Kentsel Dönüşüm alanında uygulamada zorunlu olarak başvurulan kaynak olma özelliğini taşımaktadır Bu Kanunda riskli alanların tespiti binaların yıkılması ve yerine Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması durumlarında buna karar verilirken paydaşların durumları verilen kararların nisapları ve nihayet yüklenici ve paydaşlar arasındaki ilişkilerin çözümü ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır Yüklenicilerin riskli alanlara yapacakları binalarda pay sahiplerinin sahip olacakları bağımsız bölümlerin yüzölçümleri şerefiyeleri ve bağımsız bölümde daha evvelki binadaki yerlerinde olamama gibi değişik problemleri de ortaya çıkmaktadır Bunların çözümleri de İnşaat Hukuku Sempozyumunda ele alınan konular arasında yer almıştır Bütün bu bilgileri tebliğlerinde sunan araştırmacıların metinleri söz konusu kitapta bir araya getirilmiştir

Seçkin Yayıncılık
İnşaat Hukuku Sempozyumu

Seçkin Yayıncılık
İnşaat sektörü ülkemizin ekonomisi için büyük bir öneme sahip bulunmaktadır İnşaat hukuku da İnşaat sektöründeki işlerde ortaya çıkan problemleri çözmek amacıyla son dönemlerde oluşan bir hukuk dalıdır Türk hukuk sisteminde inşaat hukuku ile ilgili doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır Ancak Türk Borçlar Kanunu m 470 vd maddelerinde düzenlenen Eser Sözleşmesi sorunların çözümünde önemli bir görev üstlenmiş bulunmaktadır Ancak eser sözleşmesi tek başına sorunların çözümünde yeterli olamamaktadır Bundan dolayı isimsiz bir sözleşme olan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri uygulamada en çok başvurulan sözleşme olma özelliğini taşımaktadır Ülkemizde özellikle de deprem bölgesi ve deprem riski yüksek olan bölgelerde Kentsel Dönüşüm süreci hızlanmış bulunmaktadır Bu konuda çıkarılan 6306 sayılı Kanun önemli eksiklikleri içerse de Kentsel Dönüşüm alanında uygulamada zorunlu olarak başvurulan kaynak olma özelliğini taşımaktadır Bu Kanunda riskli alanların tespiti binaların yıkılması ve yerine Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması durumlarında buna karar verilirken paydaşların durumları verilen kararların nisapları ve nihayet yüklenici ve paydaşlar arasındaki ilişkilerin çözümü ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır Yüklenicilerin riskli alanlara yapacakları binalarda pay sahiplerinin sahip olacakları bağımsız bölümlerin yüzölçümleri şerefiyeleri ve bağımsız bölümde daha evvelki binadaki yerlerinde olamama gibi değişik problemleri de ortaya çıkmaktadır Bunların çözümleri de İnşaat Hukuku Sempozyumunda ele alınan konular arasında yer almıştır Bütün bu bilgileri tebliğlerinde sunan araştırmacıların metinleri söz konusu kitapta bir araya getirilmiştir

Seçkin Yayıncılık
İnşaat sektörü ülkemizin ekonomisi için büyük bir öneme sahip bulunmaktadır İnşaat hukuku da İnşaat sektöründeki işlerde ortaya çıkan problemleri çözmek amacıyla son dönemlerde oluşan bir hukuk dalıdır Türk hukuk sisteminde inşaat hukuku ile ilgili doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır Ancak Türk Borçlar Kanunu m 470 vd maddelerinde düzenlenen Eser Sözleşmesi sorunların çözümünde önemli bir görev üstlenmiş bulunmaktadır Ancak eser sözleşmesi tek başına sorunların çözümünde yeterli olamamaktadır Bundan dolayı isimsiz bir sözleşme olan Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri uygulamada en çok başvurulan sözleşme olma özelliğini taşımaktadır Ülkemizde özellikle de deprem bölgesi ve deprem riski yüksek olan bölgelerde Kentsel Dönüşüm süreci hızlanmış bulunmaktadır Bu konuda çıkarılan 6306 sayılı Kanun önemli eksiklikleri içerse de Kentsel Dönüşüm alanında uygulamada zorunlu olarak başvurulan kaynak olma özelliğini taşımaktadır Bu Kanunda riskli alanların tespiti binaların yıkılması ve yerine Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılması durumlarında buna karar verilirken paydaşların durumları verilen kararların nisapları ve nihayet yüklenici ve paydaşlar arasındaki ilişkilerin çözümü ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır Yüklenicilerin riskli alanlara yapacakları binalarda pay sahiplerinin sahip olacakları bağımsız bölümlerin yüzölçümleri şerefiyeleri ve bağımsız bölümde daha evvelki binadaki yerlerinde olamama gibi değişik problemleri de ortaya çıkmaktadır Bunların çözümleri de İnşaat Hukuku Sempozyumunda ele alınan konular arasında yer almıştır Bütün bu bilgileri tebliğlerinde sunan araştırmacıların metinleri söz konusu kitapta bir araya getirilmiştir