İnsan Haklarının Sonu — Costas Douzinas

İnsan Haklarının Sonu
Costas DouzinasDipnot Yayınları
İnsan Haklarının Sonu
Costas Douzinasİnsan hakları modern zamanların önemli bir ideali haline gelmişse de bütün bir yirminci yüzyıl ile yeni binyılın ilk yılları bu hakların geçmiş çağlarla karşılaştırılamayacak derecede ihlal edilişine tanıklık etti Elinizdeki kitap bu paradoksun tarihsel ve kuramsal boyutlarını irdelemektedir

Dipnot Yayınları
İnsan hakları modern zamanların önemli bir ideali haline gelmişse de bütün bir yirminci yüzyıl ile yeni binyılın ilk yılları bu hakların geçmiş çağlarla karşılaştırılamayacak derecede ihlal edilişine tanıklık etti Elinizdeki kitap bu paradoksun tarihsel ve kuramsal boyutlarını irdelemektedir Kitabın birinci kısmında doğal hukukun alternatif bir tarihi sunulmakta doğal hakların zulme tahakküme karşı verilen mücadeleyi ve insanların artık hakir görülmediği ezilmediği bir toplum uğruna girilen kavgayı temsil etmesi hasebiyle taşıdığı öneme vurgu yapılmaktadır 18 yüzyılda doğan insan hakları tarihsel süreç içerisinde hukuk ile toplum eleştirilirken kerteriz alınan temel noktalardan biri oldu Haklara ilişkin radikal retorik ve onun sonsuzca genişleme potansiyeli kendi eylemlerini ahlaki temelde gerekçelendirme arayışında olan hükümetlerin ve bireylerin bu retoriği benimsemelerine ancak onun radikal yönünü törpülemelerine yol açtı Kitabın ikinci kısmında insan haklarının ardında yatan felsefi mantık ele alınmaktadır Bu bağlamda Kant Burke Hegel ve Marx ın insan hakları kavramıyla ilgili geleneksel yaklaşımlara ışık tutan klasik eleştirileri tartışılmaktadır Hem evrenselcilerin hem de kültürel görecilerin metafizik özcülüklerini yapıbozuma uğratmak üzere Heidegger e Sartre a ve psikanalize başvurulmaktadır Nihayet ötekinin etiğini hesaba katarak ve de yakın tarihte gerçekleşen insan hakları ihlallerine değinerek insan haklarının amacının hukuku ve siyaseti ahlaki bir bakış açısıyla değerlendirmek olduğu bunun da günümüzle sınırlı kalmayıp tarihsel açıdan geçerlilik arz eden bir tutum olduğu savunulmaktadır

Dipnot Yayınları
Costas Douzinas tarafından kaleme alınan İnsan Haklarının Sonu Dipnot Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İnsan Haklarının Sonu Costas Douzinas Kitap Özeti İnsan hakları modern zamanların önemli bir ideali haline gelmişse de bütün bir yirminci yüzyıl ile yeni binyılın ilk yılları bu hakların geçmiş çağlarla karşılaştırılamayacak derecede ihlal edilişine tanıklık etti Elinizdeki kitap bu paradoksun tarihsel ve kuramsal boyutlarını irdelemektedir Kitabın birinci kısmında doğal hukukun alternatif bir tarihi sunulmakta doğal hakların zulme tahakküme karşı verilen mücadeleyi ve insanların artık hakir görülmediği ezilmediği bir toplum uğruna girilen kavgayı temsil etmesi hasebiyle taşıdığı öneme vurgu yapılmaktadır 18 yüzyılda doğan insan hakları tarihsel süreç içerisinde hukuk ile toplum eleştirilirken kerteriz alınan temel noktalardan biri oldu Haklara ilişkin radikal retorik ve onun sonsuzca genişleme potansiyeli kendi eylemlerini ahlaki temelde gerekçelendirme arayışında olan hükümetlerin ve bireylerin bu retoriği benimsemelerine ancak onun radikal yönünü törpülemelerine yol açtı Kitabın ikinci kısmında insan haklarının ardında yatan felsefi mantık ele alınmaktadır Bu bağlamda Kant Burke Hegel ve Marx ın insan hakları kavramıyla ilgili geleneksel yaklaşımlara ışık tutan klasik eleştirileri tartışılmaktadır Hem evrenselcilerin hem de kültürel görecilerin metafizik özcülüklerini yapıbozuma uğratmak üzere Heidegger e Sartre a ve psikanalize başvurulmaktadır Nihayet ötekinin etiğini hesaba katarak ve de yakın tarihte gerçekleşen insan hakları ihlallerine değinerek insan haklarının amacının hukuku ve siyaseti ahlaki bir bakış açısıyla değerlendirmek olduğu bunun da günümüzle sınırlı kalmayıp tarihsel açıdan geçerlilik arz eden bir tutum olduğu savunulmaktadır Yayınevi Dipnot Yayınları Yazar Costas Douzinas Sayfa 424 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x21 00 cm Basım Yılı Mart 2018 Barkod 9786052318119 Kategori Akademik Kitaplar Araştıma İnceleme Referans

Dipnot Yayınları
İnsan hakları modern zamanların önemli bir ideali haline gelmişse de bütün bir yirminci yüzyıl ile yeni binyılın ilk yılları bu hakların geçmiş çağlarla karşılaştırılamayacak derecede ihlal edilişine tanıklık etti Elinizdeki kitap bu paradoksun tarihsel ve kuramsal boyutlarını irdelemektedir Kitabın birinci kısmında doğal hukukun alternatif bir tarihi sunulmakta doğal hakların zulme tahakküme karşı verilen mücadeleyi ve insanların artık hakir görülmediği ezilmediği bir toplum uğruna girilen kavgayı temsil etmesi hasebiyle taşıdığı öneme vurgu yapılmaktadır 18 yüzyılda doğan insan hakları tarihsel süreç içerisinde hukuk ile toplum eleştirilirken kerteriz alınan temel noktalardan biri oldu Haklara ilişkin radikal retorik ve onun sonsuzca genişleme potansiyeli kendi eylemlerini ahlaki temelde gerekçelendirme arayışında olan hükümetlerin ve bireylerin bu retoriği benimsemelerine ancak onun radikal yönünü törpülemelerine yol açtı Kitabın ikinci kısmında insan haklarının ardında yatan felsefi mantık ele alınmaktadır Bu bağlamda Kant Burke Hegel ve Marx ın insan hakları kavramıyla ilgili geleneksel yaklaşımlara ışık tutan klasik eleştirileri tartışılmaktadır Hem evrenselcilerin hem de kültürel görecilerin metafizik özcülüklerini yapıbozuma uğratmak üzere Heidegger e Sartre a ve psikanalize başvurulmaktadır Nihayet ötekinin etiğini hesaba katarak ve de yakın tarihte gerçekleşen insan hakları ihlallerine değinerek insan haklarının amacının hukuku ve siyaseti ahlaki bir bakış açısıyla değerlendirmek olduğu bunun da günümüzle sınırlı kalmayıp tarihsel açıdan geçerlilik arz eden bir tutum olduğu savunulmaktadır

Dipnot Yayınları
çev. Kasım Akbaş & Umre Deniz Tuna
İnsan hakları modern zamanların önemli bir ideali haline gelmişse de bütün bir yirminci yüzyıl ile yeni binyılın ilk yılları bu hakların geçmiş çağlarla karşılaştırılamayacak derecede ihlal edilişine tanıklık etti Elinizdeki kitap bu paradoksun tarihsel ve kuramsal boyutlarını irdelemektedir Kitabın birinci kısmında doğal hukukun alternatif bir tarihi sunulmakta doğal hakların zulme tahakküme karşı verilen mücadeleyi ve insanların artık hakir görülmediği ezilmediği bir toplum uğruna girilen kavgayı temsil etmesi hasebiyle taşıdığı öneme vurgu yapılmaktadır 18 yüzyılda doğan insan hakları tarihsel süreç içerisinde hukuk ile toplum eleştirilirken kerteriz alınan temel noktalardan biri oldu Haklara ilişkin radikal retorik ve onun sonsuzca genişleme potansiyeli kendi eylemlerini ahlaki temelde gerekçelendirme arayışında olan hükümetlerin ve bireylerin bu retoriği benimsemelerine ancak onun radikal yönünü törpülemelerine yol açtı Kitabın ikinci kısmında insan haklarının ardında yatan felsefi mantık ele alınmaktadır Bu bağlamda Kant Burke Hegel ve Marx ın insan hakları kavramıyla ilgili geleneksel yaklaşımlara ışık tutan klasik eleştirileri tartışılmaktadır Hem evrenselcilerin hem de kültürel görecilerin metafizik özcülüklerini yapıbozuma uğratmak üzere Heidegger e Sartre a ve psikanalize başvurulmaktadır Nihayet ötekinin etiğini hesaba katarak ve de yakın tarihte gerçekleşen insan hakları ihlallerine değinerek insan haklarının amacının hukuku ve siyaseti ahlaki bir bakış açısıyla değerlendirmek olduğu bunun da günümüzle sınırlı kalmayıp tarihsel açıdan geçerlilik arz eden bir tutum olduğu savunulmaktadır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img