MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 5 Cilt — George Jordac

İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 5 Cilt
227,50
GenelİslamiyetFelsefe

İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 5 Cilt

George Jordac

Kalender Yayınevi

2025304 sf.
İnce Kapak13 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 5 Cilt

George Jordac

Ali bin Ebu Talib a s ırk temelli taassubu en büyük adaletsizliklerden biri olarak görürdü Kendisine bir grup arkadaşı gelip Ey Müminlerin Emiri şu malları ver ve Arapların ve Kureyş in soylularını mevali özgür bırakılmış köleler ve acemlere Arap olmayanlara tercih et dediklerinde onlara hemen şöyle yanıt vermiştir Beni adaletsizlikle zafer kazanmaya mı teşvik ediyorsunuz Ali nin a s anlayışında adaletsizlik ne kadar büyük bir felaket ve suçsa bir halkı diğerine yalnızca farklı bir soydan oldukları için üstün görmek de o kadar büyük bir suçtur Bu anlayış milliyetçilik için ne kadar faydalıysa insanlar için de insanlık sıfatıyla ve iş birliği karşılıklı anlayış içinde bir arada yaşamaları gereken bir toplum için de o kadar faydalıdır Çünkü doğruluk bölünemez ve bir yaklaşımın ilkeleri her durumda tutarlıdır Bir topluluk içinde bir Arap ı başka bir halktan birine yalnızca yararlı işler üzerinden üstün tutmayan kişi kendi halkında bir soyluyu sıradan bir bireye üstün görmez Aynı kişi kardeşine sağladığı bir yararı bir yabancıdan esirgemez Başka bir Arap ı ya da herhangi bir kişiyi sömürmeyi reddeden de odur İnsanların özgür ve eşit olmaları için çalışan yine odur Yine o zamanın ve mekânın imkânları dâhilinde tüm insanları yoksulluk ve ihtiyaçtan kurtarmaya çalışır ki insanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilsin Aynı kişi savaşı çatışmayı ve saldırganlığı reddeder güvenliği barışı ve kardeşliği açık bir sosyal adaletin gölgesinde savunur Öyle bir sosyal adalet ki insanlar arasında yiyen ve yenilen ayrımı bırakmaz Hatta insanın hayvana karşı adil olmasını ister bir karıncanın buğday tanesi çalınmamalı bir kuşa haksızlık yapılmamalıdır Bu ilkeler uğruna hayatını hizmete adayan odur Ali nin a s izlediği bu yolun dışına çıkanlar insanlığa düşman oldukları kadar kendi milliyetlerine de düşmandılar Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
227,50

Kalender Yayınevi

2025300 sf.
İnce Kapak13 x 21
Kitap Ambarı

Ali bin Ebu Talib a s şöyle demiştir Vallahi sizin dünyanızdan altın biriktirmedim ganimetlerden bir pay ayırmadım ve eskimiş elbiselerime yama yapmak için yedek bir kumaş hazırlamadım Dileseydim arı duru balın yolunu bulur saf buğday unundan yapılmış ekmekleri ve ipek kumaşları seçerdim Ama nefsimin arzularına teslim olup aç gözlülüğümün beni en seçkin yiyeceklere sürüklemesi mümkün değildir Hicaz da veya Yemame de birinin bir lokmaya bile erişemediğini karnını doyuramadığını bilirken ben tok bir halde nasıl uyuyabilirim Halk dertleriyle boğuşurken onların katlandığı meşakkatlere katlanmadan yalnızca bana Müminlerin Emiri denilmesine razı mı olayım Ali a s Ahvaz daki valisine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir Vallahi Müslümanların ganimetinden az ya da çok bir şey çaldığını bana haber verirlerse sana öyle bir darbe vururum ki seni az bir birikimle ağır bir yükle ve küçülmüş bir durumda bırakırım Öte yandan Muaviye bin Ebu Süfyan ise şöyle demiştir Ben Allah ın yeryüzündeki halifesiyim Allah ın malından ne alırsam o benimdir neyi bırakırsam o da bana helaldir Muaviye oğlu Yezid ve Mervan bin Hakem gibi Emeviler saltanatlarını güçlendirmek ve mülklerini genişletmek için halkın mallarını taraftarlarına yağmalatır muhaliflerin boyunlarını vururlardı Onların kimi bal ile karıştırılmış zehir askerlerine sahipken kimisi yalnızca saf zehirle yetinir Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
227,50

Kalender Yayınevi

2025
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Sokrates Bilgi olmadan erdem erdem olmadan bilgi olmaz diyerek bilgi ve erdemin birbirinden ayrılmaz olduğunu vurgulamıştır İmam Ali a s ise Bilgi bir dindir ve onunla yaşanır diyerek bilginin insanın değerini belirlediğini ifade etmiştir Her iki düşünür de bilgiye ve erdeme büyük bir önem atfetmişlerdir Sokrates ve Ali kendi zamanlarında toplumlarını dönüştürmeye çalışan figürlerdi Her ikisi de zalimlere zenginlere ve güç sahiplerine karşı durmuş hakka olan inançlarıyla direniş göstermişlerdir Toplumlarında yeni bir düzen kurmayı hedeflemiş buna karşı çıkanlar onlara karşı birleşmiş olsa da her ikisi de inançlarında kararlı ve güçlü kalmışlardır Sokrates ve Ali arasında kültürel ve dini farklar olsa da her ikisi de hakikatin evrenselliğine inanmışlardır Hakikat zaman millet ya da dinle sınırlanmaz Bu nedenle Sokrates ve Ali a s farklı coğrafyalarda ve dönemlerde yaşamış olsalar da insanlık ve yaşamın evrensel değerlerine olan inançları onları birleştirir Onlar insanlık için büyük birer miras bırakmış ve söyledikleri her sözde adalet ve vicdanın sesini duyurmuşlardır Sokrates ve Ali a s zaman ve mekân olarak birbirlerinden uzak olsalar da insanlığın yüksek değerlerine adaletli bir varoluşa ve yaşamın anlamına olan inançlarıyla tüm çağları kapsayan bir bağ kurmuşlardır Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
227,50

Kalender Yayınevi

2024282 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Ali bin Ebu Talib in a s Muaviye bin Ebu Süfyan a hitaben söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum Şam ı sana vermemi istemene gelince sana dün vermediğimi bugün de vermem Korku ve umutta eşit olduğumuz konusuna gelince senin şüpheye dayalı kararlılığın benim mutlak inancımla asla aynı değildir Peki Ali a s neden dün Şam ı Muaviye ye vermedi Çünkü Ali ye a s göre Muaviye hilekâr zalim rüşvet yiyici halkın malını satın alan hain ve fasık kişilerden biridir hakkı küçümseyip batılı tercih edenler halkın başına geçtikleri zaman onları öfke kibir zorbalık ve yeryüzünde fesatla yönetecek kimselerdir Ali ye a s göre vali hain fasık zalim rüşvetçi olmamalıdır Ayrıca kamu mallarının herkes için olduğunu ve kişisel bir kazanç olmadığını bilmelidir Ali a s valilerde ve diğer insanlarda öfke kibir zorbalık baskıcılık ve yeryüzünde fesatlık olmasını sevmez Bu sebeplerle dün Muaviye ye Şam ı vermediği gibi Muaviye gibilerine Hicaz ve Yemen i de vermemiştir Peki bugün neden Şam ı Muaviye ye vermez oysa Muaviye ordularıyla etrafında toplanan liderler ve ileri gelenlerle elindeki silah ve parayla Ali a s için büyük bir tehdit oluşturuyordu Eğer Ali nin a s yerine başka bir siyasi lider olsaydı değişiklik yapar Muaviye nin kötülüklerini göz ardı eder onu kendine yakınlaştırır Şam ı ona verirdi ve liderliği uğruna onun dostluğunu kazanırdı Bunun cevabı basit ve açıktır Çünkü Ali nin a s gözünde hak hiçbir şeyle değiştirilemez ve bu bir kesinliktir Ebu Talib in oğlu Ali den a s daha mutlak inancı olan kimse yoktur İmam Ali a s Çevremdeki insanların çokluğunun bana bir cesaret vermediği gibi onların dağılması da bana korku vermez ben hak için ölmekten asla korkmam Kendinden emin bir inançla uyumak şüpheyle namaz kılmaktan daha iyidir Durumdan emin olduğunuz zaman ilerleyin Münafık ve zalimi ise şöyle tanımlar Kendisini zannına kaptırır fakat kesin bildiği şeyin de üstesinden gelemez Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
231,00

Kalender Yayınevi

2025343 sf.
Şehadet Kitap

Ali bin Ebu Talib a s şöyle demiştir Vallahi sizin dünyanızdan altın biriktirmedim ganimetlerden bir pay ayırmadım ve eskimiş elbiselerime yama yapmak için yedek bir kumaş hazırlamadım Dileseydim arı duru balın yolunu bulur saf buğday unundan yapılmış ekmekleri ve ipek kumaşları seçerdim Ama nefsimin arzularına teslim olup aç gözlülüğümün beni en seçkin yiyeceklere sürüklemesi mümkün değildir Hicaz da veya Yemame de birinin bir lokmaya bile erişemediğini karnını doyuramadığını bilirken ben tok bir halde nasıl uyuyabilirim Halk dertleriyle boğuşurken onların katlandığı meşakkatlere katlanmadan yalnızca bana Müminlerin Emiri denilmesine razı mı olayım Ali a s Ahvaz daki valisine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir Vallahi Müslümanların ganimetinden az ya da çok bir şey çaldığını bana haber verirlerse sana öyle bir darbe vururum ki seni az bir birikimle ağır bir yükle ve küçülmüş bir durumda bırakırım Öte yandan Muaviye bin Ebu Süfyan ise şöyle demiştir Ben Allah ın yeryüzündeki halifesiyim Allah ın malından ne alırsam o benimdir neyi bırakırsam o da bana helaldir Muaviye oğlu Yezid ve Mervan bin Hakem gibi Emeviler saltanatlarını güçlendirmek ve mülklerini genişletmek için halkın mallarını taraftarlarına yağmalatır muhaliflerin boyunlarını vururlardı Onların kimi bal ile karıştırılmış zehir askerlerine sahipken kimisi yalnızca saf zehirle yetinir

Şehadet Kitap
231,00

Kalender Yayınevi

2025304 sf.
Şehadet Kitap

Ali bin Ebu Talib a s ırk temelli taassubu en büyük adaletsizliklerden biri olarak görürdü Kendisine bir grup arkadaşı gelip Ey Müminlerin Emiri şu malları ver ve Arapların ve Kureyş in soylularını mevali özgür bırakılmış köleler ve acemlere Arap olmayanlara tercih et dediklerinde onlara hemen şöyle yanıt vermiştir Beni adaletsizlikle zafer kazanmaya mı teşvik ediyorsunuz Ali nin a s anlayışında adaletsizlik ne kadar büyük bir felaket ve suçsa bir halkı diğerine yalnızca farklı bir soydan oldukları için üstün görmek de o kadar büyük bir suçtur Bu anlayış milliyetçilik için ne kadar faydalıysa insanlar için de insanlık sıfatıyla ve iş birliği karşılıklı anlayış içinde bir arada yaşamaları gereken bir toplum için de o kadar faydalıdır Çünkü doğruluk bölünemez ve bir yaklaşımın ilkeleri her durumda tutarlıdır Bir topluluk içinde bir Arap ı başka bir halktan birine yalnızca yararlı işler üzerinden üstün tutmayan kişi kendi halkında bir soyluyu sıradan bir bireye üstün görmez Aynı kişi kardeşine sağladığı bir yararı bir yabancıdan esirgemez Başka bir Arap ı ya da herhangi bir kişiyi sömürmeyi reddeden de odur İnsanların özgür ve eşit olmaları için çalışan yine odur Yine o zamanın ve mekânın imkânları dâhilinde tüm insanları yoksulluk ve ihtiyaçtan kurtarmaya çalışır ki insanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilsin Aynı kişi savaşı çatışmayı ve saldırganlığı reddeder güvenliği barışı ve kardeşliği açık bir sosyal adaletin gölgesinde savunur Öyle bir sosyal adalet ki insanlar arasında yiyen ve yenilen ayrımı bırakmaz Hatta insanın hayvana karşı adil olmasını ister bir karıncanın buğday tanesi çalınmamalı bir kuşa haksızlık yapılmamalıdır Bu ilkeler uğruna hayatını hizmete adayan odur Ali nin a s izlediği bu yolun dışına çıkanlar insanlığa düşman oldukları kadar kendi milliyetlerine de düşmandılar

Şehadet Kitap
231,00

Kalender Yayınevi

2025270 sf.
Şehadet Kitap

Sokrates Bilgi olmadan erdem erdem olmadan bilgi olmaz diyerek bilgi ve erdemin birbirinden ayrılmaz olduğunu vurgulamıştır İmam Ali a s ise Bilgi bir dindir ve onunla yaşanır diyerek bilginin insanın değerini belirlediğini ifade etmiştir Her iki düşünür de bilgiye ve erdeme büyük bir önem atfetmişlerdir Sokrates ve Ali kendi zamanlarında toplumlarını dönüştürmeye çalışan figürlerdi Her ikisi de zalimlere zenginlere ve güç sahiplerine karşı durmuş hakka olan inançlarıyla direniş göstermişlerdir Toplumlarında yeni bir düzen kurmayı hedeflemiş buna karşı çıkanlar onlara karşı birleşmiş olsa da her ikisi de inançlarında kararlı ve güçlü kalmışlardır Sokrates ve Ali arasında kültürel ve dini farklar olsa da her ikisi de hakikatin evrenselliğine inanmışlardır Hakikat zaman millet ya da dinle sınırlanmaz Bu nedenle Sokrates ve Ali a s farklı coğrafyalarda ve dönemlerde yaşamış olsalar da insanlık ve yaşamın evrensel değerlerine olan inançları onları birleştirir Onlar insanlık için büyük birer miras bırakmış ve söyledikleri her sözde adalet ve vicdanın sesini duyurmuşlardır Sokrates ve Ali a s zaman ve mekân olarak birbirlerinden uzak olsalar da insanlığın yüksek değerlerine adaletli bir varoluşa ve yaşamın anlamına olan inançlarıyla tüm çağları kapsayan bir bağ kurmuşlardır

Şehadet Kitap
231,00

Kalender Yayınevi

2024282 sf.
Şehadet Kitap

Ali bin Ebu Talib in a s Muaviye bin Ebu Süfyan a hitaben söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum Şam ı sana vermemi istemene gelince sana dün vermediğimi bugün de vermem Korku ve umutta eşit olduğumuz konusuna gelince senin şüpheye dayalı kararlılığın benim mutlak inancımla asla aynı değildir Peki Ali a s neden dün Şam ı Muaviye ye vermedi Çünkü Ali ye a s göre Muaviye hilekâr zalim rüşvet yiyici halkın malını satın alan hain ve fasık kişilerden biridir hakkı küçümseyip batılı tercih edenler halkın başına geçtikleri zaman onları öfke kibir zorbalık ve yeryüzünde fesatla yönetecek kimselerdir Ali ye a s göre vali hain fasık zalim rüşvetçi olmamalıdır Ayrıca kamu mallarının herkes için olduğunu ve kişisel bir kazanç olmadığını bilmelidir Ali a s valilerde ve diğer insanlarda öfke kibir zorbalık baskıcılık ve yeryüzünde fesatlık olmasını sevmez Bu sebeplerle dün Muaviye ye Şam ı vermediği gibi Muaviye gibilerine Hicaz ve Yemen i de vermemiştir Peki bugün neden Şam ı Muaviye ye vermez oysa Muaviye ordularıyla etrafında toplanan liderler ve ileri gelenlerle elindeki silah ve parayla Ali a s için büyük bir tehdit oluşturuyordu Eğer Ali nin a s yerine başka bir siyasi lider olsaydı değişiklik yapar Muaviye nin kötülüklerini göz ardı eder onu kendine yakınlaştırır Şam ı ona verirdi ve liderliği uğruna onun dostluğunu kazanırdı Bunun cevabı basit ve açıktır Çünkü Ali nin a s gözünde hak hiçbir şeyle değiştirilemez ve bu bir kesinliktir Ebu Talib in oğlu Ali den a s daha mutlak inancı olan kimse yoktur

Kitap Sepeti
238,00

Kalender Yayınevi

2025270 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Sokrates Bilgi olmadan erdem erdem olmadan bilgi olmaz diyerek bilgi ve erdemin birbirinden ayrılmaz olduğunu vurgulamıştır İmam Ali a s ise Bilgi bir dindir ve onunla yaşanır diyerek bilginin insanın değerini belirlediğini ifade etmiştir Her iki düşünür de bilgiye ve erdeme büyük bir önem atfetmişlerdir Sokrates ve Ali kendi zamanlarında toplumlarını dönüştürmeye çalışan figürlerdi Her ikisi de zalimlere zenginlere ve güç sahiplerine karşı durmuş hakka olan inançlarıyla direniş göstermişlerdir Toplumlarında yeni bir düzen kurmayı hedeflemiş buna karşı çıkanlar onlara karşı birleşmiş olsa da her ikisi de inançlarında kararlı ve güçlü kalmışlardır Sokrates ve Ali arasında kültürel ve dini farklar olsa da her ikisi de hakikatin evrenselliğine inanmışlardır Hakikat zaman millet ya da dinle sınırlanmaz Bu nedenle Sokrates ve Ali a s farklı coğrafyalarda ve dönemlerde yaşamış olsalar da insanlık ve yaşamın evrensel değerlerine olan inançları onları birleştirir Onlar insanlık için büyük birer miras bırakmış ve söyledikleri her sözde adalet ve vicdanın sesini duyurmuşlardır Sokrates ve Ali a s zaman ve mekân olarak birbirlerinden uzak olsalar da insanlığın yüksek değerlerine adaletli bir varoluşa ve yaşamın anlamına olan inançlarıyla tüm çağları kapsayan bir bağ kurmuşlardır

Ekin Kitap
252,00

Kalender Yayınevi

Ekim 2024282 sf.
Ekin Kitap

Ali bin Ebu Talib in a s Muaviye bin Ebu Süfyan a hitaben söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum Şam ı sana vermemi istemene gelince sana dün vermediğimi bugün de vermem Korku ve umutta eşit olduğumuz konusuna gelince senin şüpheye dayalı kararlılığın benim mutlak inancımla asla aynı değildir Peki Ali a s neden dün Şam ı Muaviye ye vermedi Çünkü Ali ye a s göre Muaviye hilekâr zalim rüşvet yiyici halkın malını satın alan hain ve fasık kişilerden biridir hakkı küçümseyip batılı tercih edenler halkın başına geçtikleri zaman onları öfke kibir zorbalık ve yeryüzünde fesatla yönetecek kimselerdir Ali ye a s göre vali hain fasık zalim rüşvetçi olmamalıdır Ayrıca kamu mallarının herkes için olduğunu ve kişisel bir kazanç olmadığını bilmelidir Ali a s valilerde ve diğer insanlarda öfke kibir zorbalık baskıcılık ve yeryüzünde fesatlık olmasını sevmez Bu sebeplerle dün Muaviye ye Şam ı vermediği gibi Muaviye gibilerine Hicaz ve Yemen i de vermemiştir Peki bugün neden Şam ı Muaviye ye vermez oysa Muaviye ordularıyla etrafında toplanan liderler ve ileri gelenlerle elindeki silah ve parayla Ali a s için büyük bir tehdit oluşturuyordu Eğer Alinin a s yerine başka bir siyasi lider olsaydı değişiklik yapar Muaviyenin kötülüklerini göz ardı eder onu kendine yakınlaştırır Şamı ona verirdi ve liderliği uğruna onun dostluğunu kazanırdı Bunun cevabı basit ve açıktır Çünkü Alinin a s gözünde hak hiçbir şeyle değiştirilemez ve bu bir kesinliktir Ebu Talibin oğlu Aliden a s daha mutlak inancı olan kimse yoktur İmam Ali a s Çevremdeki insanların çokluğunun bana bir cesaret vermediği gibi onların dağılması da bana korku vermez ben hak için ölmekten asla korkmam Kendinden emin bir inançla uyumak şüpheyle namaz kılmaktan daha iyidir Durumdan emin olduğunuz zaman ilerleyin Münafık ve zalimi ise şöyle tanımlar Kendisini zannına kaptırır fakat kesin bildiği şeyin de üstesinden gelemez

Ekin Kitap
252,00

Kalender Yayınevi

Ocak 2025270 sf.
Ekin Kitap

Sokrates Bilgi olmadan erdem erdem olmadan bilgi olmaz diyerek bilgi ve erdemin birbirinden ayrılmaz olduğunu vurgulamıştır İmam Ali a s ise Bilgi bir dindir ve onunla yaşanır diyerek bilginin insanın değerini belirlediğini ifade etmiştir Her iki düşünür de bilgiye ve erdeme büyük bir önem atfetmişlerdir Sokrates ve Ali kendi zamanlarında toplumlarını dönüştürmeye çalışan figürlerdi Her ikisi de zalimlere zenginlere ve güç sahiplerine karşı durmuş hakka olan inançlarıyla direniş göstermişlerdir Toplumlarında yeni bir düzen kurmayı hedeflemiş buna karşı çıkanlar onlara karşı birleşmiş olsa da her ikisi de inançlarında kararlı ve güçlü kalmışlardır Sokrates ve Ali arasında kültürel ve dini farklar olsa da her ikisi de hakikatin evrenselliğine inanmışlardır Hakikat zaman millet ya da dinle sınırlanmaz Bu nedenle Sokrates ve Ali a s farklı coğrafyalarda ve dönemlerde yaşamış olsalar da insanlık ve yaşamın evrensel değerlerine olan inançları onları birleştirir Onlar insanlık için büyük birer miras bırakmış ve söyledikleri her sözde adalet ve vicdanın sesini duyurmuşlardır Sokrates ve Ali a s zaman ve mekân olarak birbirlerinden uzak olsalar da insanlığın yüksek değerlerine adaletli bir varoluşa ve yaşamın anlamına olan inançlarıyla tüm çağları kapsayan bir bağ kurmuşlardır

Ekin Kitap
252,00

Kalender Yayınevi

Temmuz 2025300 sf.
Ekin Kitap

Ali bin Ebu Talib a s şöyle demiştir Vallahi sizin dünyanızdan altın biriktirmedim ganimetlerden bir pay ayırmadım ve eskimiş elbiselerime yama yapmak için yedek bir kumaş hazırlamadım Dileseydim arı duru balın yolunu bulur saf buğday unundan yapılmış ekmekleri ve ipek kumaşları seçerdim Ama nefsimin arzularına teslim olup aç gözlülüğümün beni en seçkin yiyeceklere sürüklemesi mümkün değildir Hicaz da veya Yemame de birinin bir lokmaya bile erişemediğini karnını doyuramadığını bilirken ben tok bir halde nasıl uyuyabilirim Halk dertleriyle boğuşurken onların katlandığı meşakkatlere katlanmadan yalnızca bana Müminlerin Emiri denilmesine razı mı olayım Ali a s Ahvaz daki valisine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir Vallahi Müslümanların ganimetinden az ya da çok bir şey çaldığını bana haber verirlerse sana öyle bir darbe vururum ki seni az bir birikimle ağır bir yükle ve küçülmüş bir durumda bırakırım Öte yandan Muaviye bin Ebu Süfyan ise şöyle demiştir Ben Allah ın yeryüzündeki halifesiyim Allah ın malından ne alırsam o benimdir neyi bırakırsam o da bana helaldir Muaviye oğlu Yezid ve Mervan bin Hakem gibi Emeviler saltanatlarını güçlendirmek ve mülklerini genişletmek için halkın mallarını taraftarlarına yağmalatır muhaliflerin boyunlarını vururlardı Onların kimi bal ile karıştırılmış zehir askerlerine sahipken kimisi yalnızca saf zehirle yetinir

Ekin Kitap
252,00

Kalender Yayınevi

Temmuz 2025304 sf.
Ekin Kitap

Ali bin Ebu Talib a s ırk temelli taassubu en büyük adaletsizliklerden biri olarak görürdü Kendisine bir grup arkadaşı gelip Ey Müminlerin Emiri şu malları ver ve Arapların ve Kureyşin soylularını mevali özgür bırakılmış köleler ve acemlere Arap olmayanlara tercih et dediklerinde onlara hemen şöyle yanıt vermiştir Beni adaletsizlikle zafer kazanmaya mı teşvik ediyorsunuz Ali nin a s anlayışında adaletsizlik ne kadar büyük bir felaket ve suçsa bir halkı diğerine yalnızca farklı bir soydan oldukları için üstün görmek de o kadar büyük bir suçtur Bu anlayış milliyetçilik için ne kadar faydalıysa insanlar için de insanlık sıfatıyla ve iş birliği karşılıklı anlayış içinde bir arada yaşamaları gereken bir toplum için de o kadar faydalıdır Çünkü doğruluk bölünemez ve bir yaklaşımın ilkeleri her durumda tutarlıdır Bir topluluk içinde bir Arap ı başka bir halktan birine yalnızca yararlı işler üzerinden üstün tutmayan kişi kendi halkında bir soyluyu sıradan bir bireye üstün görmez Aynı kişi kardeşine sağladığı bir yararı bir yabancıdan esirgemez Başka bir Arap ı ya da herhangi bir kişiyi sömürmeyi reddeden de odur İnsanların özgür ve eşit olmaları için çalışan yine odur Yine o zamanın ve mekânın imkânları dâhilinde tüm insanları yoksulluk ve ihtiyaçtan kurtarmaya çalışır ki insanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilsin Aynı kişi savaşı çatışmayı ve saldırganlığı reddeder güvenliği barışı ve kardeşliği açık bir sosyal adaletin gölgesinde savunur Öyle bir sosyal adalet ki insanlar arasında yiyen ve yenilen ayrımı bırakmaz Hatta insanın hayvana karşı adil olmasını ister bir karıncanın buğday tanesi çalınmamalı bir kuşa haksızlık yapılmamalıdır Bu ilkeler uğruna hayatını hizmete adayan odur Ali nin a s izlediği bu yolun dışına çıkanlar insanlığa düşman oldukları kadar kendi milliyetlerine de düşmandılar

Ucuz Kitap Al
262,50

Kalender Yayınevi

Ekim 2024282 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

George Jordac tarafından kaleme alınan İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 2 Cilt Kalender Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 2 Cilt George Jordac Kitap Özeti Ali bin Ebu Talib in a s Muaviye bin Ebu Süfyan a hitaben söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum Şam ı sana vermemi istemene gelince sana dün vermediğimi bugün de vermem Korku ve umutta eşit olduğumuz konusuna gelince senin şüpheye dayalı kararlılığın benim mutlak inancımla asla aynı değildir Peki Ali a s neden dün Şam ı Muaviye ye vermedi Çünkü Ali ye a s göre Muaviye hilekâr zalim rüşvet yiyici halkın malını satın alan hain ve fasık kişilerden biridir hakkı küçümseyip batılı tercih edenler halkın başına geçtikleri zaman onları öfke kibir zorbalık ve yeryüzünde fesatla yönetecek kimselerdir Ali ye a s göre vali hain fasık zalim rüşvetçi olmamalıdır Ayrıca kamu mallarının herkes için olduğunu ve kişisel bir kazanç olmadığını bilmelidir Ali a s valilerde ve diğer insanlarda öfke kibir zorbalık baskıcılık ve yeryüzünde fesatlık olmasını sevmez Bu sebeplerle dün Muaviye ye Şam ı vermediği gibi Muaviye gibilerine Hicaz ve Yemen i de vermemiştir Peki bugün neden Şam ı Muaviye ye vermez oysa Muaviye ordularıyla etrafında toplanan liderler ve ileri gelenlerle elindeki silah ve parayla Ali a s için büyük bir tehdit oluşturuyordu Eğer Alinin a s yerine başka bir siyasi lider olsaydı değişiklik yapar Muaviyenin kötülüklerini göz ardı eder onu kendine yakınlaştırır Şamı ona verirdi ve liderliği uğruna onun dostluğunu kazanırdı Bunun cevabı basit ve açıktır Çünkü Alinin a s gözünde hak hiçbir şeyle değiştirilemez ve bu bir kesinliktir Ebu Talibin oğlu Aliden a s daha mutlak inancı olan kimse yoktur İmam Ali a s Çevremdeki insanların çokluğunun bana bir cesaret vermediği gibi onların dağılması da bana korku vermez ben hak için ölmekten asla korkmam Kendinden emin bir inançla uyumak şüpheyle namaz kılmaktan daha iyidir Durumdan emin olduğunuz zaman ilerleyin Münafık ve zalimi ise şöyle tanımlar Kendisini zannına kaptırır fakat kesin bildiği şeyin de üstesinden gelemez Yayınevi Kalender Yayınevi Yazar George Jordac Sayfa 282 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786059080699 Kategori Biyografi Otobiyografi

Ucuz Kitap Al
262,50

Kalender Yayınevi

Temmuz 2025304 sf.
13.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

George Jordac tarafından kaleme alınan İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 5 Cilt Kalender Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 5 Cilt George Jordac Kitap Özeti Ali bin Ebu Talib a s ırk temelli taassubu en büyük adaletsizliklerden biri olarak görürdü Kendisine bir grup arkadaşı gelip Ey Müminlerin Emiri şu malları ver ve Arapların ve Kureyşin soylularını mevali özgür bırakılmış köleler ve acemlere Arap olmayanlara tercih et dediklerinde onlara hemen şöyle yanıt vermiştir Beni adaletsizlikle zafer kazanmaya mı teşvik ediyorsunuz Ali nin a s anlayışında adaletsizlik ne kadar büyük bir felaket ve suçsa bir halkı diğerine yalnızca farklı bir soydan oldukları için üstün görmek de o kadar büyük bir suçtur Bu anlayış milliyetçilik için ne kadar faydalıysa insanlar için de insanlık sıfatıyla ve iş birliği karşılıklı anlayış içinde bir arada yaşamaları gereken bir toplum için de o kadar faydalıdır Çünkü doğruluk bölünemez ve bir yaklaşımın ilkeleri her durumda tutarlıdır Bir topluluk içinde bir Arap ı başka bir halktan birine yalnızca yararlı işler üzerinden üstün tutmayan kişi kendi halkında bir soyluyu sıradan bir bireye üstün görmez Aynı kişi kardeşine sağladığı bir yararı bir yabancıdan esirgemez Başka bir Arap ı ya da herhangi bir kişiyi sömürmeyi reddeden de odur İnsanların özgür ve eşit olmaları için çalışan yine odur Yine o zamanın ve mekânın imkânları dâhilinde tüm insanları yoksulluk ve ihtiyaçtan kurtarmaya çalışır ki insanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilsin Aynı kişi savaşı çatışmayı ve saldırganlığı reddeder güvenliği barışı ve kardeşliği açık bir sosyal adaletin gölgesinde savunur Öyle bir sosyal adalet ki insanlar arasında yiyen ve yenilen ayrımı bırakmaz Hatta insanın hayvana karşı adil olmasını ister bir karıncanın buğday tanesi çalınmamalı bir kuşa haksızlık yapılmamalıdır Bu ilkeler uğruna hayatını hizmete adayan odur Ali nin a s izlediği bu yolun dışına çıkanlar insanlığa düşman oldukları kadar kendi milliyetlerine de düşmandılar Yayınevi Kalender Yayınevi Yazar George Jordac Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786059080736 Kategori Biyografi Otobiyografi

Ucuz Kitap Al
262,50

Kalender Yayınevi

Temmuz 2025300 sf.
13.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

George Jordac tarafından kaleme alınan İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 4 Cilt Kalender Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor İnsanlığın Adalet Sesi İmam Ali 4 Cilt George Jordac Kitap Özeti Ali bin Ebu Talib a s şöyle demiştir Vallahi sizin dünyanızdan altın biriktirmedim ganimetlerden bir pay ayırmadım ve eskimiş elbiselerime yama yapmak için yedek bir kumaş hazırlamadım Dileseydim arı duru balın yolunu bulur saf buğday unundan yapılmış ekmekleri ve ipek kumaşları seçerdim Ama nefsimin arzularına teslim olup aç gözlülüğümün beni en seçkin yiyeceklere sürüklemesi mümkün değildir Hicaz da veya Yemame de birinin bir lokmaya bile erişemediğini karnını doyuramadığını bilirken ben tok bir halde nasıl uyuyabilirim Halk dertleriyle boğuşurken onların katlandığı meşakkatlere katlanmadan yalnızca bana Müminlerin Emiri denilmesine razı mı olayım Ali a s Ahvaz daki valisine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir Vallahi Müslümanların ganimetinden az ya da çok bir şey çaldığını bana haber verirlerse sana öyle bir darbe vururum ki seni az bir birikimle ağır bir yükle ve küçülmüş bir durumda bırakırım Öte yandan Muaviye bin Ebu Süfyan ise şöyle demiştir Ben Allah ın yeryüzündeki halifesiyim Allah ın malından ne alırsam o benimdir neyi bırakırsam o da bana helaldir Muaviye oğlu Yezid ve Mervan bin Hakem gibi Emeviler saltanatlarını güçlendirmek ve mülklerini genişletmek için halkın mallarını taraftarlarına yağmalatır muhaliflerin boyunlarını vururlardı Onların kimi bal ile karıştırılmış zehir askerlerine sahipken kimisi yalnızca saf zehirle yetinir Yayınevi Kalender Yayınevi Yazar George Jordac Sayfa 300 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786059080729 Kategori Biyografi Otobiyografi

Nobel Kitap
280,00

Kalender Yayınevi

2025304 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ali bin Ebu Talib a s ırk temelli taassubu en büyük adaletsizliklerden biri olarak görürdü Kendisine bir grup arkadaşı gelip Ey Müminlerin Emiri şu malları ver ve Arapların ve Kureyş in soylularını mevali özgür bırakılmış köleler ve acemlere Arap olmayanlara tercih et dediklerinde onlara hemen şöyle yanıt vermiştir Beni adaletsizlikle zafer kazanmaya mı teşvik ediyorsunuz Ali nin a s anlayışında adaletsizlik ne kadar büyük bir felaket ve suçsa bir halkı diğerine yalnızca farklı bir soydan oldukları için üstün görmek de o kadar büyük bir suçtur Bu anlayış milliyetçilik için ne kadar faydalıysa insanlar için de insanlık sıfatıyla ve iş birliği karşılıklı anlayış içinde bir arada yaşamaları gereken bir toplum için de o kadar faydalıdır Çünkü doğruluk bölünemez ve bir yaklaşımın ilkeleri her durumda tutarlıdır Bir topluluk içinde bir Arap ı başka bir halktan birine yalnızca yararlı işler üzerinden üstün tutmayan kişi kendi halkında bir soyluyu sıradan bir bireye üstün görmez Aynı kişi kardeşine sağladığı bir yararı bir yabancıdan esirgemez Başka bir Arap ı ya da herhangi bir kişiyi sömürmeyi reddeden de odur İnsanların özgür ve eşit olmaları için çalışan yine odur Yine o zamanın ve mekânın imkânları dâhilinde tüm insanları yoksulluk ve ihtiyaçtan kurtarmaya çalışır ki insanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilsin Aynı kişi savaşı çatışmayı ve saldırganlığı reddeder güvenliği barışı ve kardeşliği açık bir sosyal adaletin gölgesinde savunur Öyle bir sosyal adalet ki insanlar arasında yiyen ve yenilen ayrımı bırakmaz Hatta insanın hayvana karşı adil olmasını ister bir karıncanın buğday tanesi çalınmamalı bir kuşa haksızlık yapılmamalıdır Bu ilkeler uğruna hayatını hizmete adayan odur Ali nin a s izlediği bu yolun dışına çıkanlar insanlığa düşman oldukları kadar kendi milliyetlerine de düşmandılar

Nobel Kitap
280,00

Kalender Yayınevi

2025300 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ali bin Ebu Talib a s şöyle demiştir Vallahi sizin dünyanızdan altın biriktirmedim ganimetlerden bir pay ayırmadım ve eskimiş elbiselerime yama yapmak için yedek bir kumaş hazırlamadım Dileseydim arı duru balın yolunu bulur saf buğday unundan yapılmış ekmekleri ve ipek kumaşları seçerdim Ama nefsimin arzularına teslim olup aç gözlülüğümün beni en seçkin yiyeceklere sürüklemesi mümkün değildir Hicaz da veya Yemame de birinin bir lokmaya bile erişemediğini karnını doyuramadığını bilirken ben tok bir halde nasıl uyuyabilirim Halk dertleriyle boğuşurken onların katlandığı meşakkatlere katlanmadan yalnızca bana Müminlerin Emiri denilmesine razı mı olayım Ali a s Ahvaz daki valisine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir Vallahi Müslümanların ganimetinden az ya da çok bir şey çaldığını bana haber verirlerse sana öyle bir darbe vururum ki seni az bir birikimle ağır bir yükle ve küçülmüş bir durumda bırakırım Öte yandan Muaviye bin Ebu Süfyan ise şöyle demiştir Ben Allah ın yeryüzündeki halifesiyim Allah ın malından ne alırsam o benimdir neyi bırakırsam o da bana helaldir Muaviye oğlu Yezid ve Mervan bin Hakem gibi Emeviler saltanatlarını güçlendirmek ve mülklerini genişletmek için halkın mallarını taraftarlarına yağmalatır muhaliflerin boyunlarını vururlardı Onların kimi bal ile karıştırılmış zehir askerlerine sahipken kimisi yalnızca saf zehirle yetinir

Nobel Kitap
280,00

Kalender Yayınevi

2024282 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ali bin Ebu Talib in a s Muaviye bin Ebu Süfyan a hitaben söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum Şam ı sana vermemi istemene gelince sana dün vermediğimi bugün de vermem Korku ve umutta eşit olduğumuz konusuna gelince senin şüpheye dayalı kararlılığın benim mutlak inancımla asla aynı değildir Peki Ali a s neden dün Şam ı Muaviye ye vermedi Çünkü Ali ye a s göre Muaviye hilekâr zalim rüşvet yiyici halkın malını satın alan hain ve fasık kişilerden biridir hakkı küçümseyip batılı tercih edenler halkın başına geçtikleri zaman onları öfke kibir zorbalık ve yeryüzünde fesatla yönetecek kimselerdir Ali ye a s göre vali hain fasık zalim rüşvetçi olmamalıdır Ayrıca kamu mallarının herkes için olduğunu ve kişisel bir kazanç olmadığını bilmelidir Ali a s valilerde ve diğer insanlarda öfke kibir zorbalık baskıcılık ve yeryüzünde fesatlık olmasını sevmez Bu sebeplerle dün Muaviye ye Şam ı vermediği gibi Muaviye gibilerine Hicaz ve Yemen i de vermemiştir Peki bugün neden Şam ı Muaviye ye vermez oysa Muaviye ordularıyla etrafında toplanan liderler ve ileri gelenlerle elindeki silah ve parayla Ali a s için büyük bir tehdit oluşturuyordu Eğer Ali nin a s yerine başka bir siyasi lider olsaydı değişiklik yapar Muaviye nin kötülüklerini göz ardı eder onu kendine yakınlaştırır Şam ı ona verirdi ve liderliği uğruna onun dostluğunu kazanırdı Bunun cevabı basit ve açıktır Çünkü Ali nin a s gözünde hak hiçbir şeyle değiştirilemez ve bu bir kesinliktir Ebu Talib in oğlu Ali den a s daha mutlak inancı olan kimse yoktur İmam Ali a s Çevremdeki insanların çokluğunun bana bir cesaret vermediği gibi onların dağılması da bana korku vermez ben hak için ölmekten asla korkmam Kendinden emin bir inançla uyumak şüpheyle namaz kılmaktan daha iyidir Durumdan emin olduğunuz zaman ilerleyin Münafık ve zalimi ise şöyle tanımlar Kendisini zannına kaptırır fakat kesin bildiği şeyin de üstesinden gelemez

D&R
315,00

Kalender Yayınevi

20251. Basım. baskı304 sf.
13 x 212. HamurTürkçe

çev. İbrahim Kanadlı

D&R

Ali bin Ebu Talib a s ırk temelli taassubu en büyük adaletsizliklerden biri olarak görürdü Kendisine bir grup arkadaşı gelip Ey Müminlerin Emiri şu malları ver ve Arapların ve Kureyş in soylularını mevali özgür bırakılmış köleler ve acemlere Arap olmayanlara tercih et dediklerinde onlara hemen şöyle yanıt vermiştir Beni adaletsizlikle zafer kazanmaya mı teşvik ediyorsunuz Ali nin a s anlayışında adaletsizlik ne kadar büyük bir felaket ve suçsa bir halkı diğerine yalnızca farklı bir soydan oldukları için üstün görmek de o kadar büyük bir suçtur Bu anlayış milliyetçilik için ne kadar faydalıysa insanlar için de insanlık sıfatıyla ve iş birliği karşılıklı anlayış içinde bir arada yaşamaları gereken bir toplum için de o kadar faydalıdır Çünkü doğruluk bölünemez ve bir yaklaşımın ilkeleri her durumda tutarlıdır Bir topluluk içinde bir Arap ı başka bir halktan birine yalnızca yararlı işler üzerinden üstün tutmayan kişi kendi halkında bir soyluyu sıradan bir bireye üstün görmez Aynı kişi kardeşine sağladığı bir yararı bir yabancıdan esirgemez Başka bir Arap ı ya da herhangi bir kişiyi sömürmeyi reddeden de odur İnsanların özgür ve eşit olmaları için çalışan yine odur Yine o zamanın ve mekânın imkânları dâhilinde tüm insanları yoksulluk ve ihtiyaçtan kurtarmaya çalışır ki insanlar huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilsin Aynı kişi savaşı çatışmayı ve saldırganlığı reddeder güvenliği barışı ve kardeşliği açık bir sosyal adaletin gölgesinde savunur Öyle bir sosyal adalet ki insanlar arasında yiyen ve yenilen ayrımı bırakmaz Hatta insanın hayvana karşı adil olmasını ister bir karıncanın buğday tanesi çalınmamalı bir kuşa haksızlık yapılmamalıdır Bu ilkeler uğruna hayatını hizmete adayan odur Ali nin a s izlediği bu yolun dışına çıkanlar insanlığa düşman oldukları kadar kendi milliyetlerine de düşmandılar Tanıtım Bülteninden

Pandora
315,00

Kalender Yayınevi

2024282 sf.

çev. Kanadlı, İbrahim

Pandora

Ali bin Ebu Talib in a s Muaviye bin Ebu Süfyan a hitaben söylediği şu sözlere dikkatinizi çekmek istiyorum Şam ı sana vermemi istemene gelince sana dün vermediğimi bugün de vermem Korku ve umutta eşit olduğumuz konusuna gelince senin şüpheye dayalı kararlılığın benim mutlak inancımla asla aynı değildir Peki Ali a s neden dün Şam ı Muaviye ye vermedi Çünkü Ali ye a s göre Muaviye hilekâr zalim rüşvet yiyici halkın malını satın alan hain ve fasık kişilerden biridir hakkı küçümseyip batılı tercih edenler halkın başına geçtikleri zaman onları öfke kibir zorbalık ve yeryüzünde fesatla yönetecek kimselerdir Ali ye a s göre vali hain fasık zalim rüşvetçi olmamalıdır Ayrıca kamu mallarının herkes için olduğunu ve kişisel bir kazanç olmadığını bilmelidir Ali a s valilerde ve diğer insanlarda öfke kibir zorbalık baskıcılık ve yeryüzünde fesatlık olmasını sevmez Bu sebeplerle dün Muaviye ye Şam ı vermediği gibi Muaviye gibilerine Hicaz ve Yemen i de vermemiştir Peki bugün neden Şam ı Muaviye ye vermez oysa Muaviye ordularıyla etrafında toplanan liderler ve ileri gelenlerle elindeki silah ve parayla Ali a s için büyük bir tehdit oluşturuyordu Eğer Ali nin a s yerine başka bir siyasi lider olsaydı değişiklik yapar Muaviye nin kötülüklerini göz ardı eder onu kendine yakınlaştırır Şam ı ona verirdi ve liderliği uğruna onun dostluğunu kazanırdı Bunun cevabı basit ve açıktır Çünkü Ali nin a s gözünde hak hiçbir şeyle değiştirilemez ve bu bir kesinliktir Ebu Talib in oğlu Ali den a s daha mutlak inancı olan kimse yoktur İmam Ali a s Çevremdeki insanların çokluğunun bana bir cesaret vermediği gibi onların dağılması da bana korku vermez ben hak için ölmekten asla korkmam Kendinden emin bir inançla uyumak şüpheyle namaz kılmaktan daha iyidir Durumdan emin olduğunuz zaman ilerleyin Münafık ve zalimi ise şöyle tanımlar Kendisini zannına kaptırır fakat kesin bildiği şeyin de üstesinden gelemez

Pandora
315,00

Kalender Yayınevi

2025300 sf.

çev. Kanadlı, İbrahim

Pandora

Ali bin Ebu Talib a s şöyle demiştir Vallahi sizin dünyanızdan altın biriktirmedim ganimetlerden bir pay ayırmadım ve eskimiş elbiselerime yama yapmak için yedek bir kumaş hazırlamadım Dileseydim arı duru balın yolunu bulur saf buğday unundan yapılmış ekmekleri ve ipek kumaşları seçerdim Ama nefsimin arzularına teslim olup aç gözlülüğümün beni en seçkin yiyeceklere sürüklemesi mümkün değildir Hicaz da veya Yemame de birinin bir lokmaya bile erişemediğini karnını doyuramadığını bilirken ben tok bir halde nasıl uyuyabilirim Halk dertleriyle boğuşurken onların katlandığı meşakkatlere katlanmadan yalnızca bana Müminlerin Emiri denilmesine razı mı olayım Ali a s Ahvaz daki valisine yazdığı bir mektupta şöyle demiştir Vallahi Müslümanların ganimetinden az ya da çok bir şey çaldığını bana haber verirlerse sana öyle bir darbe vururum ki seni az bir birikimle ağır bir yükle ve küçülmüş bir durumda bırakırım Öte yandan Muaviye bin Ebu Süfyan ise şöyle demiştir Ben Allah ın yeryüzündeki halifesiyim Allah ın malından ne alırsam o benimdir neyi bırakırsam o da bana helaldir Muaviye oğlu Yezid ve Mervan bin Hakem gibi Emeviler saltanatlarını güçlendirmek ve mülklerini genişletmek için halkın mallarını taraftarlarına yağmalatır muhaliflerin boyunlarını vururlardı Onların kimi bal ile karıştırılmış zehir askerlerine sahipken kimisi yalnızca saf zehirle yetinir