MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İntikalinden İlgasına Osmanlı da Hilafet — Hasan Gümüşoğlu

İntikalinden İlgasına Osmanlı da Hilafet
236,04
Osmanlı TarihiTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

İntikalinden İlgasına Osmanlı da Hilafet

Hasan Gümüşoğlu

Kayıhan Yayınları

2018-05-073. baskı432 sf.
Karton160-240-02.HamurTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

İntikalinden İlgasına Osmanlı da Hilafet

Hasan Gümüşoğlu

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi XIX yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dinî bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Millî Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları âdeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

Şehadet Kitap
244,00

Kayıhan Yayınları

2018432 sf.
Şehadet Kitap

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi XIX yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dinî bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Millî Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları âdeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

BKM Kitap
268,00

Kayıhan Yayınları

2024432 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi 19 yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dini bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Milli Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları adeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

Kitap Sepeti
272,00

Kayıhan Yayınları

2024432 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi 19 yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dini bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Milli Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları adeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

Kitap Yurdu
286,00

KAYIHAN YAYINLARI

12.11.2022432 sf.
Karton Kapak16 x 24 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi XIX yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dinî bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Millî Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları âdeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

Ekin Kitap
296,00

Kayıhan Yayınları

2018432 sf.
Ekin Kitap

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi 19 yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dini bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Milli Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları adeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

Ucuz Kitap Al
300,00

Kayıhan Yayınları

Ekim 2024432 sf.
16.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Hasan Gümüşoğlu tarafından kaleme alınan İntikalinden İlgasına Osmanlıda Hilafet Kayıhan Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İntikalinden İlgasına Osmanlıda Hilafet Hasan Gümüşoğlu Kitap Özeti Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi 19 yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanının Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dini bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadelenin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Milli Mücadelenin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları adeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız Yayınevi Kayıhan Yayınları Yazar Hasan Gümüşoğlu Sayfa 432 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786055996444 Kategori Araştırma İnceleme Osmanlı Tarihi

Benli Kitap
300,00

Kayıhan Yayınları

2018-05-074. baskı432 sf.
Karton160-240-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi XIX yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dinî bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Millî Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları âdeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız

Nobel Kitap
360,00

Kayıhan Yayınları

2024432 sf.
Nobel Kitap

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi 19 yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dini bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Milli Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları adeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan

Pandora
400,00

Kayıhan

2011432 sf.
Pandora

Osmanlıya hilafet hangi padişahın zamanında geçmişti Osmanlı hilafet makamına gereken ehemmiyeti vermiş midir Hilafet Osmanlı da olmasaydı 600 küsur yıl süren devlet yönetimi bu kadar uzun soluklu yaşayabilir miydi XIX yy son çeyreğinden itibaren Osmanlının üzerine sistemli bir şekilde saldıran Avrupa devletleri Osmanlı yı zayıf düşürmek için bir taraftan Osmanlı Hanedanı nın Kureyş e mensup olmamasını öne sürerek Hilafetin Türklerden alınıp Araplara verilmesi gerektiğini dillendirmeye başlamışlardı Avrupalı güçler diğer taraftan da Osmanlı dâhilinde ordu basın ve aydın kesiminden bazı kimselerin düşüncelerini etkileyerek hilafetin dinî bir kurum olmadığı ve önemsiz olduğunu hatta Osmanlıya yük olduğu yönünde görüşler yayılmaya çalışılmıştı Bu görüşler Osmanlı toplumunda itibar görmediğinden topraklarımızın işgali karşısında başlayan Millî Mücadele nin en önemli hedefinin hilafet ve saltanatın hukukunun muhafazası olduğu her zaman yüksek sesle ifade edildiği halde Millî Mücadele nin başarılı olmasından hemen sonra önce hilafet saltanattan ayrılarak hukuku ve gücü yok edilmiş daha sonra kendisi de ilga edilerek Osmanlı tarihe intikal ettirilmişti Bu esnada Osmanlı nın aleyhine batılılarla işbirliği yapan bazı Arap kabile liderleri ve aydınları Osmanlı devletinin tarihe intikal etmesinden sonra batılı devletlerinin sömürgesi altına girdiklerinden Osmanlı idaresini çok aramışlardı Krallık ve emirlik şeklinde küçük devletçiliklere bölünen Arap toplumları âdeta Avrupalıların birer vilayeti haline gelmişler yöneticiler dünyanın her türlü imkânlarını pervasızca kullandıkları halde politikalarında ne bağımsız olabilmişler ne de halklarının huzur ve refahı sağlayabilmişlerdi Osmanlı idaresi altında kendi dinlerini ve etnik kimliklerini serbestçe ifade etmek ve yaşama imkânı bulan gayr i müslimler bile Balkanlar ve Orta doğu örneğinde olduğu gibi Osmanlıdan sonra çok büyük sıkıntılarla yaşamak zorunda kalmışlardı Osmanlının çekildiği coğrafyada yürekleri dağlayan vicdanları sızlatan kan gözyaşı ve işkence hiç eksik olmamıştı Detaylı bir şekilde bu ve benzeri konuların incelendiği bu kitapta merak ettiğiniz birçok olayın iç yüzünü bütün çıplaklığıyla bulacaksınız