Irk Lekesi — Hasan Münüsoğlu

Irk Lekesi
Hasan MünüsoğluHeretik Yayıncılık
Irk Lekesi
Hasan MünüsoğluGündelik hayatta siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle derin ve ısrarcı genellemeler yapmak Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların ırk paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden ırkbilim olarak anılmaktan kurtulamaz Çok fazla ön plana çıkartılmasa da aslında yine antropoloji içinde ırk araştırmalarına ve ırkçılığa karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen ırk lekesi nden henüz kurtulduğu söylenemez Aynı bilgi karmaşasının Türkiye de de olduğunu düşünürsek konuyu Türkiye örneğinde incelemek ırkbilim algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir Bu nedenle metinde Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanlarında uzmanlaşmış bilim insanları Şevket Aziz Kansu Afet İnan Seniha Tunakan Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ un yaklaşımları yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi Böylelikle yerli ve milli bir bilim arzusunun evrensel ve bilimsel bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi Bu yüzden kitap bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir Tanıtım Bülteninden Editör Emek Erez Redaksiyon Emek Erez Dizgi İsmet Erdoğan Kapak Ali İmren

Heretik Yayıncılık
Gündelik hayatta siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle derin ve ısrarcı genellemeler yapmak Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların ırk paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden ırkbilim olarak anılmaktan kurtulamaz Çok fazla ön plana çıkartılmasa da aslında yine antropoloji içinde ırk araştırmalarına ve ırkçılığa karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen ırk lekesi nden henüz kurtulduğu söylenemez Aynı bilgi karmaşasının Türkiye de de olduğunu düşünürsek konuyu Türkiye örneğinde incelemek ırkbilim algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir Bu nedenle metinde Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanlarında uzmanlaşmış bilim insanları Şevket Aziz Kansu Afet İnan Seniha Tunakan Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ un yaklaşımları yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi Böylelikle yerli ve milli bir bilim arzusunun evrensel ve bilimsel bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi Bu yüzden kitap bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir

Heretik
Gündelik hayatta siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle derin ve ısrarcı genellemeler yapmak Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların ırk paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden ırkbilim olarak anılmaktan kurtulamaz Çok fazla ön plana çıkartılmasa da aslında yine antropoloji içinde ırk araştırmalarına ve ırkçılığa karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen ırk lekesi nden henüz kurtulduğu söylenemez Aynı bilgi karmaşasının Türkiye de de olduğunu düşünürsek konuyu Türkiye örneğinde incelemek ırkbilim algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir Bu nedenle metinde Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanlarında uzmanlaşmış bilim insanları Şevket Aziz Kansu Afet İnan Seniha Tunakan Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ un yaklaşımları yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi Böylelikle yerli ve milli bir bilim arzusunun evrensel ve bilimsel bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi Bu yüzden kitap bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir

Heretik Yayıncılık
Gündelik hayatta siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle derin ve ısrarcı genellemeler yapmak Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların ırk paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden ırkbilim olarak anılmaktan kurtulamaz Çok fazla ön plana çıkartılmasa da aslında yine antropoloji içinde ırk araştırmalarına ve ırkçılığa karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen ırk lekesi nden henüz kurtulduğu söylenemez Aynı bilgi karmaşasının Türkiye de de olduğunu düşünürsek konuyu Türkiye örneğinde incelemek ırkbilim algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir Bu nedenle metinde Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanların da uzmanlaşmış bilim insanları Şevket Aziz Kansu Afet İnan Seniha Tunakan Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ un yaklaşımları yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi Böylelikle yerli ve milli bir bi lim arzusunun evrensel ve bilimsel bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi Bu yüzden kitap bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir

Heretik Yayıncılık
Hasan Münüsoğlu tarafından kaleme alınan Irk Lekesi Heretik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Irk Lekesi Hasan Münüsoğlu Kitap Özeti Gündelik hayatta siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle derin ve ısrarcı genellemeler yapmak Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların ırk paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden ırkbilim olarak anılmaktan kurtulamaz Çok fazla ön plana çıkartılmasa da aslında yine antropoloji içinde ırk araştırmalarına ve ırkçılığa karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen ırk lekesi nden henüz kurtulduğu söylenemez Aynı bilgi karmaşasının Türkiye de de olduğunu düşünürsek konuyu Türkiye örneğinde incelemek ırkbilim algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir Bu nedenle metinde Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanlarında uzmanlaşmış bilim insanları Şevket Aziz Kansu Afet İnan Seniha Tunakan Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ un yaklaşımları yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi Böylelikle yerli ve milli bir bilim arzusunun evrensel ve bilimsel bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi Bu yüzden kitap bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir Yayınevi Heretik Yayıncılık Yazar Hasan Münüsoğlu Sayfa 214 Sayfa Kağıt Kuşe Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2017 Barkod 9786059436205 Kategori Başvuru Kitapları Referans Kaynak Kitap

Heretik Yayıncılık
Gündelik hayatta siyasette ve hatta bilimde sıklıkla karşımıza çıkar yanlış bilgiyi doğru sanmak ve yüzeysel bir bilgiden hareketle derin ve ısrarcı genellemeler yapmak Bir bilim olarak antropoloji de bu duruma maruz kalır ve bir zamanlar bazı antropologların ırk paradigmasıyla kurduğu ilişki yüzünden ırkbilim olarak anılmaktan kurtulamaz Çok fazla ön plana çıkartılmasa da aslında yine antropoloji içinde ırk araştırmalarına ve ırkçılığa karşı bilimsel duruşları ilk dönemlerden itibaren gözlemlemek mümkündür Ancak antropolojinin buna rağmen üstüne sinen ırk lekesi nden henüz kurtulduğu söylenemez Aynı bilgi karmaşasının Türkiye de de olduğunu düşünürsek konuyu Türkiye örneğinde incelemek ırkbilim algısının nereden kaynaklandığını bulmaya çalışmak ve paradigmanın tarihsel süreç içerisinde gösterdiği değişikliği takip etmek önemlidir Bu nedenle metinde Türkiye antropolojisinin kurucu figürleri olan ve hepsi farklı antropoloji alanlarında uzmanlaşmış bilim insanları Şevket Aziz Kansu Afet İnan Seniha Tunakan Muzaffer Süleyman Şenyürek ve Nermin Erdentuğ un yaklaşımları yaptıkları çalışmalar ve dönem siyaseti ekseninde analiz edildi Böylelikle yerli ve milli bir bilim arzusunun evrensel ve bilimsel bilgi karşısında sönümlenmesini de görmek mümkün hale geldi Bu yüzden kitap bir taraftan antropolojiye dair doğru olanı yüzeysellikten kurtarıp derinleştirmeye ve ayrıntılandırmaya çalışırken diğer taraftan yanlış bilinip genelleştirileni de düzeltmenin peşindedir