Irkçılığın Dönüşümü — Emine Erden Kaya

Irkçılığın Dönüşümü
Emine Erden KayaOrion Yayınevi
Irkçılığın Dönüşümü
Emine Erden KayaBu çalışmanın amacı eski ve yeni görünümüyle ırkçılık ideolojisinin doğuşu ve gelişmesinde etkili olan faktörleri analiz etmek ve yeni bir ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi olgusunu incelemektir Bu amaç doğrultusunda ilk olarak ırkçılığa en önemli temel olan ırk kavramı ve insanları sınıflandırma kıstaslarına göre farklı ırk kuramları tahlil edilmiştir Irk kuramlarının felsefi yorumları ve bu kuramların biyolojik ırkçılık olarak da bilinen eski ırkçılığın doğuşuna olan katkıları da bu kapsamda değerlendirilmiştir Irk kavramının insanlar için kabul edilemeyeceğin bilimsel olarak kanıtlanmasından sonra eski ırkçılığın yeni bir ırkçılığa nasıl dönüştüğü ise çalışmanın temel araştırma konusu olmuştur İnsanların biyolojik özelliklerinden çok dil din etnik köken gibi kültürel özelliklerinden dolayı dışlama ve ayrımcılığa uğradığı bu yeni ırkçılık ideolojisini daha somutlaştırma adına İslamofobi bir yeni ırkçılık örneği olarak incelenmiştir Bu doğrultuda İslamofobi kavramının geçmişi ve günümüzdeki ihtivası yine çalışmanın araştırma ve analiz konularına dahil edilmiştir Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve nefret suçları da dünya genelindeki çeşitli kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin yayınladığı raporlar ve veriler ışığında incelenmiş bu analizlere somut deliller sunma çabasıyla çalışmaya eklenmiştir Çalışma sonucunda bir yeni ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi ve İslam Müslüman karşıtlığının özellikle Batı da yükselen aşırı sağ partiler medya ve aşırı sağcı radikal gruplar tarafından üretilen nefret söylemleriyle yükseltildiği ve siyasi olarak araçsallaştırıldığı gözlemlenmiştir Bu durumlar ise her geçen gün özellikle göçmen veya azınlık statüsündeki Müslümanları can ve mal güvenliği konularında tedirgin etmekte ve ırkçı nefret suçlarının mağdurları yapmaktadır Müslümanlar için hayatın her alanında güvensiz ortamlar oluşturan bu tavır ve eylemler için caydırıcı önlem prosedür ve politikaların eksikliği de günümüzde çözüm bekleyen sorunlar arasındadır Tanıtım Bülteninden

Orion Yayınevi
Bu çalışmanın amacı eski ve yeni görünümüyle ırkçılık ideolojisinin doğuşu ve gelişmesinde etkili olan faktörleri analiz etmek ve yeni bir ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi olgusunu incelemektir Bu amaç doğrultusunda ilk olarak ırkçılığa en önemli temel olan ırk kavramı ve insanları sınıflandırma kıstaslarına göre farklı ırk kuramları tahlil edilmiştir Irk kuramlarının felsefi yorumları ve bu kuramların biyolojik ırkçılık olarak da bilinen eski ırkçılığın doğuşuna olan katkıları da bu kapsamda değerlendirilmiştir Irk kavramının insanlar için kabul edilemeyeceğin bilimsel olarak kanıtlanmasından sonra eski ırkçılığın yeni bir ırkçılığa nasıl dönüştüğü ise çalışmanın temel araştırma konusu olmuştur İnsanların biyolojik özelliklerinden çok dil din etnik köken gibi kültürel özelliklerinden dolayı dışlama ve ayrımcılığa uğradığı bu yeni ırkçılık ideolojisini daha somutlaştırma adına İslamofobi bir yeni ırkçılık örneği olarak incelenmiştir Bu doğrultuda İslamofobi kavramının geçmişi ve günümüzdeki ihtivası yine çalışmanın araştırma ve analiz konularına dahil edilmiştir Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve nefret suçları da dünya genelindeki çeşitli kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin yayınladığı raporlar ve veriler ışığında incelenmiş bu analizlere somut deliller sunma çabasıyla çalışmaya eklenmiştir Çalışma sonucunda bir yeni ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi ve İslam Müslüman karşıtlığının özellikle Batı da yükselen aşırı sağ partiler medya ve aşırı sağcı radikal gruplar tarafından üretilen nefret söylemleriyle yükseltildiği ve siyasi olarak araçsallaştırıldığı gözlemlenmiştir Bu durumlar ise her geçen gün özellikle göçmen veya azınlık statüsündeki Müslümanları can ve mal güvenliği konularında tedirgin etmekte ve ırkçı nefret suçlarının mağdurları yapmaktadır Müslümanlar için hayatın her alanında güvensiz ortamlar oluşturan bu tavır ve eylemler için caydırıcı önlem prosedür ve politikaların eksikliği de günümüzde çözüm bekleyen sorunlar arasındadır Tanıtım Bülteninden

Orion Kitabevi
Türkiye de ve dünyada ırkçılık kavramında yeni bir dönüşüm yaşanmıştır Bu çalışmada ilk olarak ırk kavramı ve ırk kuramları ele alınmış bu kuramların eski biyolojik ırkçılığın ortaya çıkışındaki etkileri değerlendirilmiştir Bilimsel olarak ırk kavramının geçersiz olduğu anlaşılınca eski ırkçılığın kültürel farklılıklar üzerinden yeni bir form kazandığına dikkat çekilmiştir Eserde İslamofobi bu yeni kültürel ırkçılık formunun bir örneği olarak incelenmiş geçmişi ve günümüzdeki durumu da analiz edilmiştir Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve suç örnekleri ise çeşitli kamu kurumu ve sivil toplum örgütü verileri ışığında ele alınmıştır Çalışmanın sonucunda İslamofobinin özellikle Batı da aşırı sağcı gruplar tarafından nasıl teşvik edildiği ve bu durumun Müslümanlar için oluşturduğu güvenlik sorunları vurgulamıştır Ayrıca bu olumsuz eğilimlerin önüne geçmek için mevcut caydırıcı önlemlerin ve politikaların eksikliği de belirtilmiştir

Orion Yayınevi
Bu çalışmanın amacı eski ve yeni görünümüyle ırkçılık ideolojisinin doğuşu ve gelişmesinde etkili olan faktörleri analiz etmek ve yeni bir ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi olgusunu incelemektir Bu amaç doğrultusunda ilk olarak ırkçılığa en önemli temel olan ırk kavramı ve insanları sınıflandırma kıstaslarına göre farklı ırk kuramları tahlil edilmiştir Irk kuramlarının felsefi yorumları ve bu kuramların biyolojik ırkçılık olarak da bilinen eski ırkçılığın doğuşuna olan katkıları da bu kapsamda değerlendirilmiştir Irk kavramının insanlar için kabul edilemeyeceğin bilimsel olarak kanıtlanmasından sonra eski ırkçılığın yeni bir ırkçılığa nasıl dönüştüğü ise çalışmanın temel araştırma konusu olmuştur İnsanların biyolojik özelliklerinden çok dil din etnik köken gibi kültürel özelliklerinden dolayı dışlama ve ayrımcılığa uğradığı bu yeni ırkçılık ideolojisini daha somutlaştırma adına İslamofobi bir yeni ırkçılık örneği olarak incelenmiştir Bu doğrultuda İslamofobi kavramının geçmişi ve günümüzdeki ihtivası yine çalışmanın araştırma ve analiz konularına dahil edilmiştir Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve nefret suçları da dünya genelindeki çeşitli kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin yayınladığı raporlar ve veriler ışığında incelenmiş bu analizlere somut deliller sunma çabasıyla çalışmaya eklenmiştir Çalışma sonucunda bir yeni ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi ve İslam Müslüman karşıtlığının özellikle Batı da yükselen aşırı sağ partiler medya ve aşırı sağcı radikal gruplar tarafından üretilen nefret söylemleriyle yükseltildiği ve siyasi olarak araçsallaştırıldığı gözlemlenmiştir Bu durumlar ise her geçen gün özellikle göçmen veya azınlık statüsündeki Müslümanları can ve mal güvenliği konularında tedirgin etmekte ve ırkçı nefret suçlarının mağdurları yapmaktadır Müslümanlar için hayatın her alanında güvensiz ortamlar oluşturan bu tavır ve eylemler için caydırıcı önlem prosedür ve politikaların eksikliği de

Orion Kitabevi
Bu çalışmanın amacı eski ve yeni görünümüyle ırkçılık ideolojisinin doğuşu ve gelişmesinde etkili olan faktörleri analiz etmek ve yeni bir ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi olgusunu incelemektir Bu amaç doğrultusunda ilk olarak ırkçılığa en önemli temel olan ırk kavramı ve insanları sınıflandırma kıstaslarına göre farklı ırk kuramları tahlil edilmiştir Irk kuramlarının felsefi yorumları ve bu kuramların biyolojik ırkçılık olarak da bilinen eski ırkçılığın doğuşuna olan katkıları da bu kapsamda değerlendirilmiştir Irk kavramının insanlar için kabul edilemeyeceğin bilimsel olarak kanıtlanmasından sonra eski ırkçılığın yeni bir ırkçılığa nasıl dönüştüğü ise çalışmanın temel araştırma konusu olmuştur İnsanların biyolojik özelliklerinden çok dil din etnik köken gibi kültürel özelliklerinden dolayı dışlama ve ayrımcılığa uğradığı bu yeni ırkçılık ideolojisini daha somutlaştırma adına İslamofobi bir yeni ırkçılık örneği olarak incelenmiştir Bu doğrultuda İslamofobi kavramının geçmişi ve günümüzdeki ihtivası yine çalışmanın araştırma ve analiz konularına dahil edilmiştir Son dönemde Müslüman göçmenlere yönelik artan nefret söylemleri ve nefret suçları da dünya genelindeki çeşitli kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin yayınladığı raporlar ve veriler ışığında incelenmiş bu analizlere somut deliller sunma çabasıyla çalışmaya eklenmiştir Çalışma sonucunda bir yeni ırkçılık çeşidi olarak İslamofobi ve İslam Müslüman karşıtlığının özellikle Batı da yükselen aşırı sağ partiler medya ve aşırı sağcı radikal gruplar tarafından üretilen nefret söylemleriyle yükseltildiği ve siyasi olarak araçsallaştırıldığı gözlemlenmiştir Bu durumlar ise her geçen gün özellikle göçmen veya azınlık statüsündeki Müslümanları can ve mal güvenliği konularında tedirgin etmekte ve ırkçı nefret suçlarının mağdurları yapmaktadır Müslümanlar için hayatın her alanında güvensiz ortamlar oluşturan bu tavır ve eylemler için caydırıcı önlem prosedür ve politikaların eksikliği de günümüzde çözüm bekleyen sorunlar arasındadır