İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle 2 Mahmud İstanbul u — Robert Walsh

İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle 2 Mahmud İstanbul u
Robert WalshKitap Yayınevi
İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle 2 Mahmud İstanbul u
Robert WalshII Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi

Kitap Yayınevi
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi

Kitap Yayınevi
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi

Kitap Yayınevi
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi Tanıtım Bülteninden

Kitap Yayınevi
Robert Walsh tarafından kaleme alınan İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle 2 Mahmud İstanbul u Kitap Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor İrlandalı Bir Vaizin Gözüyle 2 Mahmud İstanbul u Robert Walsh Kitap Özeti II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi Yayınevi Kitap Yayınevi Yazar Robert Walsh Sayfa 656 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2021 Barkod 9786051052106 Kategori Diğer Tarih Kitapları Osmanlı Tarihi

KİTAP YAYINEVİ
çev. Zeynep Rona
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi

Kitap Yayınevi
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi

Kitap Yayınevi
çev. Rona, Zeynep
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip oldukları bütün mobilya üstüne oturup yemek yedikleri ve akşamları da üstlerine bir yorgan çekip uyudukları divanın kalın minderleriydi Alevler yan evi sarınca bunları sırtlanıp çıkıyorlardı Evini terk edenler arasındaki yaşlı bir kadının varı yoğu bir elindeki tabure diğer elindeki çıkrık koltuk altlarında iki büyük sukabağı ile omuzundaki kediydi

Kitap Yayınevi
II Mahmud döneminde İrlandalı vaiz Robert Walsh Britanya Büyükelçiliği vaizi olarak uzun yıllar İstanbul da yaşadı Yeniçeri ocağının kaldırılışına Yunan ayaklanmasının yarattığı travmalara İstanbul u kasıp kavuran yangınlara ama her şeyden önemlisi de kentteki günlük hayata tanıklık etti Örneğin Galatasaray da elçilik sarayı yakınındaki bir kahvede izlediği meddahı anlatan satırları bize o kadar parlak bir tasvir sunar ki sanki onunla birlikte kahvede kahkahalar atan izleyicilerden biri gibi hissederiz kendimizi Türkler ona Kız Ahmed diyorlardı Ramazan boyunca İngiliz Sarayı nın yanındaki kahveyle anlaşmıştı hayatımda onun kadar izleyici ilgisini üzerine çekebilen kahkahaları ve ender olsa da gözyaşlarını birlikte yaşatabilen bir başka adam görmedim Canlandırdığı karakterleri hem sesiyle hem de hareketleriyle çok güzel taklit ediyordu Hikâyelerinden biri Sultan Murad ın nedimi ama birçok hikâyenin de kahramanı olan Tıflî Çelebiyle ilgiliydi Sultan Tıflî yi bir iş için İran şahına yollar şah onu muhteşem biçimde ağırlar ve ona yarısı zümrüt yarısı akik çok değerli bir elma verir Tıflî de elmayı kendi sultanına göndermek ister ama seçtiği ulak doğru dürüst Türkçe konuşamadığı gibi kaba ve cahil biridir Adam İstanbul a ulaştığında sultanın evinin nerede olduğunu araştırmaya başlar Sonunda sarayın yolunu bulur herhangi bir görgü kuralı bilmediğinden doğrudan avlulara dalar yeniçerilerden ve çavuşlardan epey bir değnek yer Ama sonunda sultanın dikkatini çekerek yanına çağrılır II Mahmud döneminde bir Ramazan günü gerçekleşen bir meddah gösterisine Walsh tan başka kim bizi götürebilir Veya İstanbul yangınlarının dramatik ayrıntılarını Walsh tan başka kim aktarabilir Alevler ortalığı o kadar ısıtmıştı ki çevre evlerde oturanlar yavaş yavaş eşyalarını boşaltmaya başlamışlardı zaten fazla bir şeyleri de yoktu Evlerinde bizim evlerimizi tıka basa dolduran masa iskemle yatak ve benzeri eşyaları bulunmadığı için sahip old