İşaretler ve Tembihler — İbn Sina

İşaretler ve Tembihler
İbn SinaLitera Yayıncılık
İşaretler ve Tembihler
İbn Sinaİnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar

Litera Yayıncılık
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar

Litera Yayınları
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar Yayınevi Litera Yayınları Yazar İbn Sina Sayfa 447 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x23 50 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9789756329047 Kategori Din Felsefesi İslam ve Günümüz İslam Düşüncesi

Litera Yayıncılık
çev. Ali Durusoy
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar

çev. Ali Durusoy
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar Yazar İbn Sina Sayfa Sayısı 447 Çeviri Ali Durusoy Ebat 16X23 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Litera Yayıncılık
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar

Litera Yayıncılık
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar

Litera Yayıncılık
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar

Litera
çev. Demirli, Ekrem, Macit, Muhittin, Durusoy, Ali
İnsan bilen canlı İbn Sina nın bu kadim tanıma kazandırdığı açılım ve boyuta göre ise bilen bildiğini bilen bildiğini bildiğini bilen başka bir anlatımla kendi üzerinde düşünebilen yegâne canlıdır Öte yandan insanın toplumsal bir varlık olduğu ve ancak hemcinslerinin yardımıyla varlığını sürdürebildiği de bir vakıadır Bu meyanda insanın toplumsal varlık olması onun sadece yeme içme beslenme vb gibi fiziksel varlığının bekası için değil bunlarla birlikte bilen bir canlı olmasının da gereği ve koşulu olarak ortaya çıkar İnsan bilen bir canlı olarak çevresini gözler nesneleri sınıflar soyutlama yapar anlamlandırır eşyaya ad verir yorumlar değerlendirir hemcinsleri ve bütün varlıklar içinde kendi ayrımına ve farkına varır Bütün bunları ise dil vasıtasıyla hemcinsleriyle paylaşır ve yine dil vasıtasıyla hemcinslerinin tecrübelerine ve birikimlerine katılır Bu noktada düşünme insanın salt bir özne olarak varlığı gözlemlemesi ve kendi yerini bulma sürecindeki trajik yalnızlığını aşarak bireyler arasında bilginin ifade istifade ve aktarma kısaca iletişim süreçleriyle iç içe girer ve gelişir Bu bağlamda dil insanın bir yandan toplumsal varlık olmasını sağlarken öte yandan onun bilen ve bilgisini ifade eden bir varlık olmasını sağlayan bir araç olarak ortaya çıkar