Işığın Taşıyıcısı — Merve Bilge

Işığın Taşıyıcısı
Merve Bilgeİkinci Adam Yayınları
Işığın Taşıyıcısı
Merve BilgeKENDİNDEN DOĞMA ZAMANI GERÇEĞE GİDEN SON KAPI Bu kitap bir masal değil Bir hikâye hiç değil Bu satırlar bir insanın kendi iç âleminde yaşadığı doğum sancılarının başka ruhlara yol olsun diye kelimelere dökülmüş hâlidir Okuyan herkes şunu hisseder Kendini kendinden doğurmak mümkündür Ve bu mümkünse sıra artık sendedir Şunu hiç unutma eşsiz ruh Bu kapıyı sana senden başka hiç kimse açamaz Ne bir öğretmen Ne bir kitap Ne de bir mucize Aklını kullanan ruhunun sesini dinleyen her insan bir gün kendi sistemini çözer İlhamın nereden geldiğini neden yaratıldığını ve attığı her adımın hangi kozmik düzene bağlandığını fark eder Çünkü insan kaderinin yalnızca yürüyeni değil aynı zamanda yazanıdır Ve belki de gerçek mucize tam burada başlar İnsan kendini hatırladığında bütün evren onu hatırlar Safir yaklaşır Işıktan bir dalga Sahra nın etrafını sarar Görüntüler belirir Karanlık bir boşluk Ardından doğan bir ışık Işığın içinde binlerce kıvılcım Her biri bir ruhun tohumu gibidir Safir in sesi bu görüntülerin içinden gelir Ben yaratılışın yankısıyım Sahra Her ruh doğmadan önce ışıkla tanışır Ama doğduğunda o ışığı unutur İşte ben unutanlara hatırlatmak için gönderilirim Zaman anlamını yitirir Odayı kozmik bir mavi doldurur Safir Sahra nın gözlerinin tam içine bakar ve sesi bir dua gibi fısıldar Senin görevin sadece hatırlamak değil Artık sen de hatırlatacaksın Işığı incelir geri çekilir ve son kez konuşur Unutma Ben senin içindeki sonsuzluktan geldim Ve her sonsuzluk sonunda kendi merkezine döner Bu kitap sana bir yol göstermiyor Çünkü yol sensin Kapı sensin Ve anahtar da Sahra Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
KENDİNDEN DOĞMA ZAMANI GERÇEĞE GİDEN SON KAPIBu kitap bir masal değil Bir hikâye hiç değil Bu satırlar bir insanın kendi iç âleminde yaşadığı doğum sancılarının başka ruhlara yol olsun diye kelimelere dökülmüş hâlidir Okuyan herkes şunu hisseder Kendini kendinden doğurmak mümkündür Ve bu mümkünse sıra artık sendedir Şunu hiç unutma eşsiz ruh Bu kapıyı sana senden başka hiç kimse açamaz Ne bir öğretmen Ne bir kitap Ne de bir mucize Aklını kullanan ruhunun sesini dinleyen her insan bir gün kendi sistemini çözer İlhamın nereden geldiğini neden yaratıldığını ve attığı her adımın hangi kozmik düzene bağlandığını fark eder Çünkü insan kaderinin yalnızca yürüyeni değil aynı zamanda yazanıdır Ve belki de gerçek mucize tam burada başlar İnsan kendini hatırladığında bütün evren onu hatırlar Safir yaklaşır Işıktan bir dalga Sahra nın etrafını sarar Görüntüler belirir Karanlık bir boşluk Ardından doğan bir ışık Işığın içinde binlerce kıvılcım Her biri bir ruhun tohumu gibidir Safir in sesi bu görüntülerin içinden gelir Ben yaratılışın yankısıyım Sahra Her ruh doğmadan önce ışıkla tanışır Ama doğduğunda o ışığı unutur İşte ben unutanlara hatırlatmak için gönderilirim Zaman anlamını yitirir Odayı kozmik bir mavi doldurur Safir Sahra nın gözlerinin tam içine bakar ve sesi bir dua gibi fısıldar Senin görevin sadece hatırlamak değil Artık sen de hatırlatacaksın Işığı incelir geri çekilir ve son kez konuşur Unutma Ben senin içindeki sonsuzluktan geldim Ve her sonsuzluk sonunda kendi merkezine döner Bu kitap sana bir yol göstermiyor Çünkü yol sensin Kapı sensin Ve anahtar da Sahra

İkinci Adam Yayınları
KENDİNDEN DOĞMA ZAMANI GERÇEĞE GİDEN SON KAPI Bu kitap bir masal değil Bir hikâye hiç değil Bu satırlar bir insanın kendi iç âleminde yaşadığı doğum sancılarının başka ruhlara yol olsun diye kelimelere dökülmüş hâlidir Okuyan herkes şunu hisseder Kendini kendinden doğurmak mümkündür Ve bu mümkünse sıra artık sendedir Şunu hiç unutma eşsiz ruh Bu kapıyı sana senden başka hiç kimse açamaz Ne bir öğretmen Ne bir kitap Ne de bir mucize Aklını kullanan ruhunun sesini dinleyen her insan bir gün kendi sistemini çözer İlhamın nereden geldiğini neden yaratıldığını ve attığı her adımın hangi kozmik düzene bağlandığını fark eder Çünkü insan kaderinin yalnızca yürüyeni değil aynı zamanda yazanıdır Ve belki de gerçek mucize tam burada başlar İnsan kendini hatırladığında bütün evren onu hatırlar Safir yaklaşır Işıktan bir dalga Sahra nın etrafını sarar Görüntüler belirir Karanlık bir boşluk Ardından doğan bir ışık Işığın içinde binlerce kıvılcım Her biri bir ruhun tohumu gibidir Safir in sesi bu görüntülerin içinden gelir Ben yaratılışın yankısıyım Sahra Her ruh doğmadan önce ışıkla tanışır Ama doğduğunda o ışığı unutur İşte ben unutanlara hatırlatmak için gönderilirim Zaman anlamını yitirir Odayı kozmik bir mavi doldurur Safir Sahra nın gözlerinin tam içine bakar ve sesi bir dua gibi fısıldar Senin görevin sadece hatırlamak değil Artık sen de hatırlatacaksın Işığı incelir geri çekilir ve son kez konuşur Unutma Ben senin içindeki sonsuzluktan geldim Ve her sonsuzluk sonunda kendi merkezine döner Bu kitap sana bir yol göstermiyor Çünkü yol sensin Kapı sensin Ve anahtar da Sahra

İkinci Adam Yayınları
KENDİNDEN DOĞMA ZAMANI GERÇEĞE GİDEN SON KAPIBu kitap bir masal değil Bir hikâye hiç değil Bu satırlar bir insanın kendi iç âleminde yaşadığı doğum sancılarının başka ruhlara yol olsun diye kelimelere dökülmüş hâlidir Okuyan herkes şunu hisseder Kendini kendinden doğurmak mümkündür Ve bu mümkünse sıra artık sendedir Şunu hiç unutma eşsiz ruh Bu kapıyı sana senden başka hiç kimse açamaz Ne bir öğretmen Ne bir kitap Ne de bir mucize Aklını kullanan ruhunun sesini dinleyen her insan bir gün kendi sistemini çözer İlhamın nereden geldiğini neden yaratıldığını ve attığı her adımın hangi kozmik düzene bağlandığını fark eder Çünkü insan kaderinin yalnızca yürüyeni değil aynı zamanda yazanıdır Ve belki de gerçek mucize tam burada başlar İnsan kendini hatırladığında bütün evren onu hatırlar Safir yaklaşır Işıktan bir dalga Sahra nın etrafını sarar Görüntüler belirir Karanlık bir boşluk Ardından doğan bir ışık Işığın içinde binlerce kıvılcım Her biri bir ruhun tohumu gibidir Safir in sesi bu görüntülerin içinden gelir Ben yaratılışın yankısıyım Sahra Her ruh doğmadan önce ışıkla tanışır Ama doğduğunda o ışığı unutur İşte ben unutanlara hatırlatmak için gönderilirim Zaman anlamını yitirir Odayı kozmik bir mavi doldurur Safir Sahra nın gözlerinin tam içine bakar ve sesi bir dua gibi fısıldar Senin görevin sadece hatırlamak değil Artık sen de hatırlatacaksın Işığı incelir geri çekilir ve son kez konuşur Unutma Ben senin içindeki sonsuzluktan geldim Ve her sonsuzluk sonunda kendi merkezine döner Bu kitap sana bir yol göstermiyor Çünkü yol sensin Kapı sensin Ve anahtar da Sahra Tanıtım Bülteninden

İkinci Adam Yayınları
KENDİNDEN DOĞMA ZAMANI GERÇEĞE GİDEN SON KAPI Bu kitap bir masal değil Bir hikâye hiç değil Bu satırlar bir insanın kendi iç âleminde yaşadığı doğum sancılarının başka ruhlara yol olsun diye kelimelere dökülmüş hâlidir Okuyan herkes şunu hisseder Kendini kendinden doğurmak mümkündür Ve bu mümkünse sıra artık sendedir Şunu hiç unutma eşsiz ruh Bu kapıyı sana senden başka hiç kimse açamaz Ne bir öğretmen Ne bir kitap Ne de bir mucize Aklını kullanan ruhunun sesini dinleyen her insan bir gün kendi sistemini çözer İlhamın nereden geldiğini neden yaratıldığını ve attığı her adımın hangi kozmik düzene bağlandığını fark eder Çünkü insan kaderinin yalnızca yürüyeni değil aynı zamanda yazanıdır Ve belki de gerçek mucize tam burada başlar İnsan kendini hatırladığında bütün evren onu hatırlar Safir yaklaşır Işıktan bir dalga Sahra nın etrafını sarar Görüntüler belirir Karanlık bir boşluk Ardından doğan bir ışık Işığın içinde binlerce kıvılcım Her biri bir ruhun tohumu gibidir Safir in sesi bu görüntülerin içinden gelir Ben yaratılışın yankısıyım Sahra Her ruh doğmadan önce ışıkla tanışır Ama doğduğunda o ışığı unutur İşte ben unutanlara hatırlatmak için gönderilirim Zaman anlamını yitirir Odayı kozmik bir mavi doldurur Safir Sahra nın gözlerinin tam içine bakar ve sesi bir dua gibi fısıldar Senin görevin sadece hatırlamak değil Artık sen de hatırlatacaksın Işığı incelir geri çekilir ve son kez konuşur Unutma Ben senin içindeki sonsuzluktan geldim Ve her sonsuzluk sonunda kendi merkezine döner Bu kitap sana bir yol göstermiyor Çünkü yol sensin Kapı sensin Ve anahtar da Sahra

İkinci Adam
Bu kitap bir masal değil Bir hikâye hiç değil Bu satırlar bir insanın kendi iç âleminde yaşadığı doğum sancılarının başka ruhlara yol olsun diye kelimelere dökülmüş hâlidir Okuyan herkes şunu hisseder Kendini kendinden doğurmak mümkündür Ve bu mümkünse sıra artık sendedir Şunu hiç unutma eşsiz ruh Bu kapıyı sana senden başka hiç kimse açamaz Ne bir öğretmen Ne bir kitap Ne de bir mucize Aklını kullanan ruhunun sesini dinleyen her insan bir gün kendi sistemini çözer İlhamın nereden geldiğini neden yaratıldığını ve attığı her adımın hangi kozmik düzene bağlandığını fark eder Çünkü insan kaderinin yalnızca yürüyeni değil aynı zamanda yazanıdır Ve belki de gerçek mucize tam burada başlar İnsan kendini hatırladığında bütün evren onu hatırlar Safir yaklaşır Işıktan bir dalga Sahra nın etrafını sarar Görüntüler belirir Karanlık bir boşluk Ardından doğan bir ışık Işığın içinde binlerce kıvılcım Her biri bir ruhun tohumu gibidir Safir in sesi bu görüntülerin içinden gelir Ben yaratılışın yankısıyım Sahra Her ruh doğmadan önce ışıkla tanışır Ama doğduğunda o ışığı unutur İşte ben unutanlara hatırlatmak için gönderilirim Zaman anlamını yitirir Odayı kozmik bir mavi doldurur Safir Sahra nın gözlerinin tam içine bakar ve sesi bir dua gibi fısıldar Senin görevin sadece hatırlamak değil Artık sen de hatırlatacaksın Işığı incelir geri çekilir ve son kez konuşur Unutma Ben senin içindeki sonsuzluktan geldim Ve her sonsuzluk sonunda kendi merkezine döner Bu kitap sana bir yol göstermiyor Çünkü yol sensin Kapı sensin Ve anahtar da Sahra