İsimsiz — Gönül Çatalcalı

İsimsiz
Gönül ÇatalcalıTekin Yayınevi
İsimsiz
Gönül ÇatalcalıBir insanın hikâyesi aynı zamanda öteki lerin de hikâyesi midir Kelebek etkisi hangi okyanuslarda hangi dalgalara neden olur Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer İmdi Dikensiz gül bahçesi bekleyenlere bülbülün çilesini anlat Sabaha dek yürekten özsuya karışan kanı Azar azar her an biraz daha tükenerek nağme nağme yok oluşu sızılı Kim ki yürekten sevmez ona dememeli bu meseli Kim ki anlamak istemez o ne güldür ne diken Soğumaya durmuş iklimde kıvılcım aramak yaz güneşinden dilden dökülmeyeni ötekinin anlamasını beklemek kadar boş Öyleyse ağustos böceği mi olmak gerek bin im bırakmaktansa orman yoluna ekmek kırıntılarıyla Hangi kulak duyarsa hangi bedene ait Geçmişin yükünü seni var edenlerin kösnül ağırlığını sırtında taşımak nasıl bir eziyettir ki masumiyeti çiğner geçer Aklın sınırları zorlanmaya gizler kılıfından çıkmayagörsün İşkencedir en eğlenceli oyun Güncel olanla geçmişte kalan sarmalındaki okurun alışılmadık bir anlatım şaşırtıcı dahası çarpıcı bir kurguyla olayların içinde yaşıyormuşçasına hikâyeye dâhil olacağı bir roman isimsiZ

Tekin Yayınevi
Bir insanın hikâyesi aynı zamanda öteki lerin de hikâyesi midir Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Bir aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer O sessizlikte zaman zonkluyordu habire Saatin kadranında değil guguk kuşunun gagasında hiç değil Eller kollar bacaklar beyinler uyuşmuş yalnızca zaman zonkluyordu şakaklarda söz bittiğinde Zamansız zaman Evvel zaman kalbur saman Upuzun masalın ritmine kapılmış akıllarındaki soru işaretlerinin yanıtını bir sonraki cümlede bulmaya çalışıyordu dört kişi ruhsal tükenmenin eşiğinde dört insan zaman içinde zaman Yapbozun parçaları serpiştirilmişti her yere S Bunları ağır ağır birleştirmişti kör sandıkları düğümü çözmüştü kılıç darbesiyle değil ipi bir içinden geçirip bir dışından döndürüp sanki yeniden düğümlüyormuş gibi Hiç müdahale etmemişlerdi edemezlerdi dilleri dönmezdi ağızlarının içinde öyle kurumuş öyle sözsüzdüler Son ilmekte yere yayılmıştı iplik upuzun kendini bırakmıştı sere serpe Ezber bozan zincirine beyinlerindeki kilitlerin anahtarları dizilmişti Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 264 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Tekin Yayınevi

Tekin
Bir insanın hikâyesi aynı zamanda öteki lerin de hikâyesi midir Kelebek etkisi hangi okyanuslarda hangi dalgalara neden olur Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer Şimdi Dikensiz gül bahçesi bekleyenlere bülbülün çilesini anlat Sabaha dek yürekten özsuya karışan kanı Azar azar her an biraz daha tükenerek nağme nağme yok oluşu sızılı Kim ki yürekten sevmez ona dememeli bu meseli Kim ki anlamak istemez o ne güldür ne diken Soğumaya durmuş iklimde kıvılcım aramak yaz güneşinden dilden dökülmeyeni ötekinin anlamasını beklemek kadar boş Öyleyse ağustos böceği mi olmak gerek bin im bırakmaktansa orman yoluna ekmek kırıntılarıyla Hangi kulak duyarsa hangi bedene ait Geçmişin yükünü seni var edenlerin kösnül ağırlığını sırtında taşımak nasıl bir eziyettir ki masumiyeti çiğner geçer Aklın sınırları zorlanmaya gizler kılıfından çıkmayagörsün İşkencedir en eğlenceli oyun Güncel olanla geçmişte kalan sarmalındaki okurun alışılmadık bir anlatım şaşırtıcı dahası çarpıcı bir kurguyla olayların içinde yaşıyormuşçasına hikâyeye dâhil olacağı bir roman isimsiZ

Tekin Yayınevi
Bir insanın hikâyesi aynı zamanda öteki lerin de hikâyesi midir Kelebek etkisi hangi okyanuslarda hangi dalgalara neden olur Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer Dikensiz gül bahçesi bekleyenlere bülbülün çilesini anlat Sabaha dek yürekten özsuya karışan kanı Azar azar her an biraz daha tükenerek nağme nağme yok oluşu sızılı Kim ki yürekten sevmez ona dememeli bu meseli Kim ki anlamak istemez o ne güldür ne diken Soğumaya durmuş iklimde kıvılcım aramak yaz güneşinden dilden dökülmeyeni ötekinin anlamasını beklemek kadar boş Öyleyse ağustos böceği mi olmak gerek bin im bırakmaktansa orman yoluna ekmek kırıntılarıyla Hangi kulak duyarsa hangi bedene ait Geçmişin yükünü seni var edenlerin kösnül ağırlığını sırtında taşımak nasıl bir eziyettir ki masumiyeti çiğner geçer Aklın sınırları zorlanmaya gizler kılıfından çıkmayagörsün İşkencedir en eğlenceli oyun Güncel olanla geçmişte kalan sarmalındaki okurun alışılmadık bir anlatım şaşırtıcı dahası çarpıcı bir kurguyla olayların içinde yaşıyormuşçasına hikâyeye dâhil olacağı bir roman isimsiz

Tekin Yayınevi
Bir insanın hikayesi aynı zamanda öteki lerin de hikayesi midir Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Bir aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer O sessizlikte zaman zonkluyordu habire Saatin kadranında değil guguk kuşunun gagasında hiç değil Eller kollar bacaklar beyinler uyuşmuş yalnızca zaman zonkluyordu şakaklarda söz bittiğinde Zamansız zaman Evvel zaman kalbur saman Upuzun masalın ritmine kapılmış akıllarındaki soru işaretlerinin yanıtını bir sonraki cümlede bulmaya çalışıyordu dört kişi ruhsal tükenmenin eşiğinde dört insan zaman içinde zaman Yapbozun parçaları serpiştirilmişti her yere S Bunları ağır ağır birleştirmişti kör sandıkları düğümü çözmüştü kılıç darbesiyle değil ipi bir içinden geçirip bir dışından döndürüp sanki yeniden düğümlüyormuş gibi Hiç müdahale etmemişlerdi edemezlerdi dilleri dönmezdi ağızlarının içinde öyle kurumuş öyle sözsüzdüler Son ilmekte yere yayılmıştı iplik upuzun kendini bırakmıştı sere serpe Ezber bozan zincirine beyinlerindeki kilitlerin anahtarları dizilmişti

Tekin Yayınevi
Bir insanın hikayesi aynı zamanda öteki lerin de hikayesi midir Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Bir aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer O sessizlikte zaman zonkluyordu habire Saatin kadranında değil guguk kuşunun gagasında hiç değil Eller kollar bacaklar beyinler uyuşmuş yalnızca zaman zonkluyordu şakaklarda söz bittiğinde Zamansız zaman Evvel zaman kalbur saman Upuzun masalın ritmine kapılmış akıllarındaki soru işaretlerinin yanıtını bir sonraki cümlede bulmaya çalışıyordu dört kişi ruhsal tükenmenin eşiğinde dört insan zaman içinde zaman Yapbozun parçaları serpiştirilmişti her yere S Bunları ağır ağır birleştirmişti kör sandıkları düğümü çözmüştü kılıç darbesiyle değil ipi bir içinden geçirip bir dışından döndürüp sanki yeniden düğümlüyormuş gibi Hiç müdahale etmemişlerdi edemezlerdi dilleri dönmezdi ağızlarının içinde öyle kurumuş öyle sözsüzdüler Son ilmekte yere yayılmıştı iplik upuzun kendini bırakmıştı sere serpe Ezber bozan zincirine beyinlerindeki kilitlerin anahtarları dizilmişti

Tekin Yayınevi
Bir insanın hikayesi aynı zamanda öteki lerin de hikayesi midir Hayaller çalınabilir mi Sevginin tarifi nasıl yapılır Bir aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer O sessizlikte zaman zonkluyordu habire Saatin kadranında değil guguk kuşunun gagasında hiç değil Eller kollar bacaklar beyinler uyuşmuş yalnızca zaman zonkluyordu şakaklarda söz bittiğinde Zamansız zaman Evvel zaman kalbur saman Upuzun masalın ritmine kapılmış akıllarındaki soru işaretlerinin yanıtını bir sonraki cümlede bulmaya çalışıyordu dört kişi ruhsal tükenmenin eşiğinde dört insan zaman içinde zaman Yapbozun parçaları serpiştirilmişti her yere S Bunları ağır ağır birleştirmişti kör sandıkları düğümü çözmüştü kılıç darbesiyle değil ipi bir içinden geçirip bir dışından döndürüp sanki yeniden düğümlüyormuş gibi Hiç müdahale etmemişlerdi edemezlerdi dilleri dönmezdi ağızlarının içinde öyle kurumuş öyle sözsüzdüler Son ilmekte yere yayılmıştı iplik upuzun kendini bırakmıştı sere serpe Ezber bozan zincirine beyinlerindeki kilitlerin anahtarları dizilmişti