İslâm Aile Hukuku — Mehmet Selim Aslan

İslâm Aile Hukuku
Mehmet Selim AslanEmin Yayınları
İslâm Aile Hukuku
Mehmet Selim AslanTarafların akitlerden elde ettikleri yararlar ile onlardan dolayı yüklendikleri borçlar hukuk tarafından dengelenmiştir Ancak özürden dolayı bazen bu denge taraflardan birisi lehinde diğerinin aleyhinde bozulabilmektedir Çünkü her iki taraf için karşılıklı borç doğuran süreli akitlerde akdin gerçekleştirildiği zamanın şartları ile borcun ifa zamanı şartları arasında önemli farklılıklar meydana gelmiş olabilir Böyle bir durumda taraflardan birisi için akitle üstlenmeyen ve akit kurulurken beklenmeyen ağır bir yük gerekebilir İslam hukuku da tarafların tesis ettikleri akitlere her hâlükârda bağlı kalmalarını zorunlu kılmamıştır Çünkü şartların değişmesiyle akitleri yeniden gözden geçirme ve buna göre hüküm verme cihetine gitmeye müsaade etmiştir Nitekim iktisadî dengenin bozulması hâlinde sadece akdin gerekli şekil şartlarına bağlı kalmakla yetinilmemiş aynı zamanda akitle üstlenmeyen beklenmedik zararlar da dikkate alınmıştır Öte taraftan özür teorisinin geliştirilmesi ve meselelerin buna göre çözüme kavuşturulması İslam ın muhafazasını esas aldığı beş temel değerlerden birisi olan malı korumaya yöneliktir Aslında bu teori İslam ın insanların malını koruma altına alma ilke ve gayretinin bir parçasıdır Çünkü taraflardan birisinin akitle üstlenmediği bir zarara maruz kalmasına sebep olan özürden dolayı akdin feshedilebilmesi hem bu tarafın gördüğü göreceği zararın ortadan kaldırılmasına hem de bu zarar nedeniyle bozulmuş iktisadî dengenin sağlanmasına yönelik bir düzenleme faaliyetidir

Emin Yayınları
Şâri in emir ve yasaklardaki maksadı kulların maslahatlarını temin etmektir Mükelleften istenilen de bu maksat doğrultusunda fiillerde bulunması ve Şâri in kastına ters düşen bir şeyi kastetmemesidir Nitekim İslam hukuk doktrininde bir fiilin veya sözün hükmünü belirleme hususunda kasıt esas alınır Zira bir kimsenin söz veya fiillerinin kasıt neticesinde meydana gelmesi hâlinde söz ve fiillerine hüküm bağlanır Bu takdirde bir akdin esasını onunla elde edilmek istenen hukukî neticeye yöneltilmiş olan tarafların kastı teşkil eder Nitekim hukukî işlemlerin geçerli olması hususunda bütün hukuk ekollerinin kasta önem atfettikleri klasik dönem fıkıh kitaplarında açıkça görülmektedir Örneğin çocuğun akıl hastasının baygın veya uyuyan kimselerin kasıtları bulunmadığı için fikir birliği ile beyanlarına itibar edilmez Buna karşılık hata ikrah ve hezl gibi kişinin kastı ile beyanı arasında uyuşmazlık söz konusu olduğu durumlarda kişinin kastına mı yoksa beyanına mı öncelik verileceği tartışmalıdır Elinizdeki çalışma fakihlerin kasta dair görüşlerini dayandıkları delilleri ve örnek olarak gösterdikleri fıkhî meseleleri incelemektedir

EMİN YAYINLARI
Tarafların akitlerden elde ettikleri yararlar ile onlardan dolayı yüklendikleri borçlar hukuk tarafından dengelenmiştir Ancak özürden dolayı bazen bu denge taraflardan birisi lehinde diğerinin aleyhinde bozulabilmektedir Çünkü her iki taraf için karşılıklı borç doğuran süreli akitlerde akdin gerçekleştirildiği zamanın şartları ile borcun ifa zamanı şartları arasında önemli farklılıklar meydana gelmiş olabilir Böyle bir durumda taraflardan birisi için akitle üstlenmeyen ve akit kurulurken beklenmeyen ağır bir yük gerekebilir İslam hukuku da tarafların tesis ettikleri akitlere her hâlükârda bağlı kalmalarını zorunlu kılmamıştır Çünkü şartların değişmesiyle akitleri yeniden gözden geçirme ve buna göre hüküm verme cihetine gitmeye müsaade etmiştir Nitekim iktisadî dengenin bozulması hâlinde sadece akdin gerekli şekil şartlarına bağlı kalmakla yetinilmemiş aynı zamanda akitle üstlenmeyen beklenmedik zararlar da dikkate alınmıştır Öte taraftan özür teorisinin geliştirilmesi ve meselelerin buna göre çözüme kavuşturulması İslam ın muhafazasını esas aldığı beş temel değerlerden birisi olan malı korumaya yöneliktir Aslında bu teori İslam ın insanların malını koruma altına alma ilke ve gayretinin bir parçasıdır Çünkü taraflardan birisinin akitle üstlenmediği bir zarara maruz kalmasına sebep olan özürden dolayı akdin feshedilebilmesi hem bu tarafın gördüğü göreceği zararın ortadan kaldırılmasına hem de bu zarar nedeniyle bozulmuş iktisadî dengenin sağlanmasına yönelik bir düzenleme faaliyetidir

Emin Yayınları
Bir dine inansın veya inanmasın her toplumun çekirdeğini aile oluşturmaktadır Kurulan her ailede kişilerin birbirlerine karşı gözetmesi gereken hak ve sorumlulukları vardır Bu açıdan İslam da aile kurumuna önem vermiştir Her ne kadar İslam eşler arasındaki ilişkilerin temelde karşılıklı sevgi saygı ve hoşgörüye dayanmasını istemişse de ömür boyu birlikte huzur içinde yaşamaya karar vermiş tarafların bazen aile içi sorumluluklarını yerine getir e medikleri de bir vakıadır Aile yuvasının sona ermesinde İslamî değer yargılarının zayıflamasının etkisi büyüktür Bu açıdan İslam meselenin hukuki boyutunu da önemsemiş ailenin hak ve sorumluklarına dair kendine özgü bir hukuk sistemi oluşturmuş ve ömür boyu devam etmek üzere kurulan aile birliğini bu hukuk sistemi ile korumayı amaçlamıştır Bu çalışmada görüşmeyle başlayan nikâhla kurulan karşılıklı sevgi saygı ve anlayışla devam eden ve bazen boşama ile son bulan aile müessesi ile ilgili mezheplerin görüşleri dayandıkları delillerle birlikte ortaya konmak hedeflenmiştir

Emin Yayınları
Tarafların akitlerden elde ettikleri yararlar ile onlardan dolayı yüklendikleri borçlar hukuk tarafından dengelenmiştir Ancak özürden dolayı bazen bu denge taraflardan birisi lehinde diğerinin aleyhinde bozulabilmektedir Çünkü her iki taraf için karşılıklı borç doğuran süreli akitlerde akdin gerçekleştirildiği zamanın şartları ile borcun ifa zamanı şartları arasında önemli farklılıklar meydana gelmiş olabilir Böyle bir durumda taraflardan birisi için akitle üstlenmeyen ve akit kurulurken beklenmeyen ağır bir yük gerekebilir İslam hukuku da tarafların tesis ettikleri akitlere her hâlükârda bağlı kalmalarını zorunlu kılmamıştır Çünkü şartların değişmesiyle akitleri yeniden gözden geçirme ve buna göre hüküm verme cihetine gitmeye müsaade etmiştir Nitekim iktisadî dengenin bozulması hâlinde sadece akdin gerekli şekil şartlarına bağlı kalmakla yetinilmemiş aynı zamanda akitle üstlenmeyen beklenmedik zararlar da dikkate alınmıştır Öte taraftan özür teorisinin geliştirilmesi ve meselelerin buna göre çözüme kavuşturulması İslam ın muhafazasını esas aldığı beş temel değerlerden birisi olan malı korumaya yöneliktir Aslında bu teori İslam ın insanların malını koruma altına alma ilke ve gayretinin bir parçasıdır Çünkü taraflardan birisinin akitle üstlenmediği bir zarara maruz kalmasına sebep olan özürden dolayı akdin feshedilebilmesi hem bu tarafın gördüğü göreceği zararın ortadan kaldırılmasına hem de bu zarar nedeniyle bozulmuş iktisadî dengenin sağlanmasına yönelik bir düzenleme faaliyetidir

Emin Yayınları
Şâri in emir ve yasaklardaki maksadı kulların maslahatlarını temin etmektir Mükelleften istenilen de bu maksat doğrultusunda fiillerde bulunması ve Şâri in kastına ters düşen bir şeyi kastetmemesidir Nitekim İslam hukuk doktrininde bir fiilin veya sözün hükmünü belirleme hususunda kasıt esas alınır Zira bir kimsenin söz veya fiillerinin kasıt neticesinde meydana gelmesi hâlinde söz ve fiillerine hüküm bağlanır Bu takdirde bir akdin esasını onunla elde edilmek istenen hukukî neticeye yöneltilmiş olan tarafların kastı teşkil eder Nitekim hukukî işlemlerin geçerli olması hususunda bütün hukuk ekollerinin kasta önem atfettikleri klasik dönem fıkıh kitaplarında açıkça görülmektedir Örneğin çocuğun akıl hastasının baygın veya uyuyan kimselerin kasıtları bulunmadığı için fikir birliği ile beyanlarına itibar edilmez Buna karşılık hata ikrah ve hezl gibi kişinin kastı ile beyanı arasında uyuşmazlık söz konusu olduğu durumlarda kişinin kastına mı yoksa beyanına mı öncelik verileceği tartışmalıdır Elinizdeki çalışma fakihlerin kasta dair görüşlerini dayandıkları delilleri ve örnek olarak gösterdikleri fıkhî meseleleri incelemektedir
İslâm Aile Hukuku
Mehmet Selim Aslan
Emin Yayınları
Tarafların akitlerden elde ettikleri yararlar ile onlardan dolayı yüklendikleri borçlar hukuk tarafından dengelenmiştir Ancak özürden dolayı bazen bu denge taraflardan birisi lehinde diğerinin aleyhinde bozulabilmektedir Çünkü her iki taraf için karşılıklı borç doğuran süreli akitlerde akdin gerçekleştirildiği zamanın şartları ile borcun ifa zamanı şartları arasında önemli farklılıklar meydana gelmiş olabilir Böyle bir durumda taraflardan birisi için akitle üstlenmeyen ve akit kurulurken beklenmeyen ağır bir yük gerekebilir İslam hukuku da tarafların tesis ettikleri akitlere her hâlükârda bağlı kalmalarını zorunlu kılmamıştır Çünkü şartların değişmesiyle akitleri yeniden gözden geçirme ve buna göre hüküm verme cihetine gitmeye müsaade etmiştir Nitekim iktisadî dengenin bozulması hâlinde sadece akdin gerekli şekil şartlarına bağlı kalmakla yetinilmemiş aynı zamanda akitle üstlenmeyen beklenmedik zararlar da dikkate alınmıştır Öte taraftan özür teorisinin geliştirilmesi ve meselelerin buna göre çözüme kavuşturulması İslam ın muhafazasını esas aldığı beş temel değerlerden birisi olan malı korumaya yöneliktir Aslında bu teori İslam ın insanların malını koruma altına alma ilke ve gayretinin bir parçasıdır Çünkü taraflardan birisinin akitle üstlenmediği bir zarara maruz kalmasına sebep olan özürden dolayı akdin feshedilebilmesi hem bu tarafın gördüğü göreceği zararın ortadan kaldırılmasına hem de bu zarar nedeniyle bozulmuş iktisadî dengenin sağlanmasına yönelik bir düzenleme faaliyetidir
İslâm Aile Hukuku
Mehmet Selim Aslan
Emin Yayınları
Şâri in emir ve yasaklardaki maksadı kulların maslahatlarını temin etmektir Mükelleften istenilen de bu maksat doğrultusunda fiillerde bulunması ve Şâri in kastına ters düşen bir şeyi kastetmemesidir Nitekim İslam hukuk doktrininde bir fiilin veya sözün hükmünü belirleme hususunda kasıt esas alınır Zira bir kimsenin söz veya fiillerinin kasıt neticesinde meydana gelmesi hâlinde söz ve fiillerine hüküm bağlanır Bu takdirde bir akdin esasını onunla elde edilmek istenen hukukî neticeye yöneltilmiş olan tarafların kastı teşkil eder Nitekim hukukî işlemlerin geçerli olması hususunda bütün hukuk ekollerinin kasta önem atfettikleri klasik dönem fıkıh kitaplarında açıkça görülmektedir Örneğin çocuğun akıl hastasının baygın veya uyuyan kimselerin kasıtları bulunmadığı için fikir birliği ile beyanlarına itibar edilmez Buna karşılık hata ikrah ve hezl gibi kişinin kastı ile beyanı arasında uyuşmazlık söz konusu olduğu durumlarda kişinin kastına mı yoksa beyanına mı öncelik verileceği tartışmalıdır Elinizdeki çalışma fakihlerin kasta dair görüşlerini dayandıkları delilleri ve örnek olarak gösterdikleri fıkhî meseleleri incelemektedir

Emin Yayınları
Bir dine inansın veya inanmasın her toplumun çekirdeğini aile oluşturmaktadır Kurulan her ailede kişilerin birbirlerine karşı gözetmesi gereken hak ve sorumlulukları vardır Bu açıdan İslam da aile kurumuna önem vermiştir Her ne kadar İslam eşler arasındaki ilişkilerin temelde karşılıklı sevgi saygı ve hoşgörüye dayanmasını istemişse de ömür boyu birlikte huzur içinde yaşamaya karar vermiş tarafların bazen aile içi sorumluluklarını yerine getir e medikleri de bir vakıadır Aile yuvasının sona ermesinde İslamî değer yargılarının zayıflamasının etkisi büyüktür Bu açıdan İslam meselenin hukuki boyutunu da önemsemiş ailenin hak ve sorumluklarına dair kendine özgü bir hukuk sistemi oluşturmuş ve ömür boyu devam etmek üzere kurulan aile birliğini bu hukuk sistemi ile korumayı amaçlamıştır Bu çalışmada görüşmeyle başlayan nikâhla kurulan karşılıklı sevgi saygı ve anlayışla devam eden ve bazen boşama ile son bulan aile müessesi ile ilgili mezheplerin görüşleri dayandıkları delillerle birlikte ortaya konmak hedeflenmiştir
İslâm Aile Hukuku
Mehmet Selim Aslan
Emin Yayınları
Bir dine inansın veya inanmasın her toplumun çekirdeğini aile oluşturmaktadır Kurulan her ailede kişilerin birbirlerine karşı gözetmesi gereken hak ve sorumlulukları vardır Bu açıdan İslam da aile kurumuna önem vermiştir Her ne kadar İslam eşler arasındaki ilişkilerin temelde karşılıklı sevgi saygı ve hoşgörüye dayanmasını istemişse de ömür boyu birlikte huzur içinde yaşamaya karar vermiş tarafların bazen aile içi sorumluluklarını yerine getir e medikleri de bir vakıadır Aile yuvasının sona ermesinde İslamî değer yargılarının zayıflamasının etkisi büyüktür Bu açıdan İslam meselenin hukuki boyutunu da önemsemiş ailenin hak ve sorumluklarına dair kendine özgü bir hukuk sistemi oluşturmuş ve ömür boyu devam etmek üzere kurulan aile birliğini bu hukuk sistemi ile korumayı amaçlamıştır Bu çalışmada görüşmeyle başlayan nikâhla kurulan karşılıklı sevgi saygı ve anlayışla devam eden ve bazen boşama ile son bulan aile müessesi ile ilgili mezheplerin görüşleri dayandıkları delillerle birlikte ortaya konmak hedeflenmiştir