İslam da Devlet ve Yönetim İlkeleri — Muhammed Esed

İslam da Devlet ve Yönetim İlkeleri
Muhammed Esedİşaret Yayınları
İslam da Devlet ve Yönetim İlkeleri
Muhammed EsedBatılılar Müslüman ülkelerde politik gücün yeniden dirilmesini ve Müslüman sosyal ve entelektüel hayatında İslâm ın ilk dönemlerdeki hâkim konumunu yeniden kazanmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar Savaşma araçları yalnızca politik değil aynı zamanda kültüreldir de Müslüman dünyasında Batılı okullar ve eğitimde Batı kaynaklı yöntemler vasıtasıyla genç Müslüman kadın ve erkeklerin zihinlerinde sosyal bir doktrin olarak İslâm a karşı güvensizlik tohumları ekilmektedir İslâm ı itibarsızlaştırma kampanyasındaki temel silah bilinçsiz bir şekilde kendi toplumumuzdaki tepkisel unsurlarca sağlanmaktadır Çağdaş İslâmî bir devletin politik biçimlerinin ve yöntemlerinin kesinlikle İslâm ın erken döneminde geliştirilen usulleri takip etme zorunda olduğu hususunda ısrar ederek Kur ân ve Sünnet te en ufak bir ruhsat bile olmayan bir ısrar Hz Muhammed in Mesajının bu durumdan vazife çıkaran muhafızları birçok eğitimli Müslümanın şeriatı günümüzde politik zaruretleri için pratik bir önerme olarak kabul etmelerini imkânsızlaştırmaktadır Kur ân ın bütün buyruklarına aykırı düşecek bir şekilde cihad kavramını Müslüman yönetimin gayrimüslim bölgeler üzerinde saldırganca genişlemesinin bir aracı olarak görerek gayrimüslimlerin kalplerine korku tohumları ekmektedirler ve çoğu samimi Müslüman ın böylesi bir eğilimin açık bir şekilde çağrıştırdığı insafsızlık düşüncesine karşı da tiksinti duymasına yol açmaktadırlar Son olarak Şeriatın bizi hayatın bütün sosyal alanlarında İslâmî bir devletin Müslüman ve gayrimüslim vatandaşlar arasında gayrimüslimlerin zararına olacak şekilde ayrım yapmakla yükümlü kıldığını yine Kur ân ı Kerîm veya Sünnet te ruhsat verilmeyen iddia ederek gayrimüslimlerin de içinde yaşadıkları ülkenin İslâmî bir devlet olabileceği düşüncesini soğukkanlı bir şekilde karşılamalarını imkânsız kılmaktadır

İşaret Yayınları
Batılılar Müslüman ülkelerde politik gücün yeniden dirilmesini ve Müslüman sosyal ve entelektüel hayatında İslâm ın ilk dönemlerdeki hâkim konumunu yeniden kazanmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar Savaşma araçları yalnızca politik değil aynı zamanda kültüreldir de Müslüman dünyasında Batılı okullar ve eğitimde Batı kaynaklı yöntemler vasıtasıyla genç Müslüman kadın ve erkeklerin zihinlerinde sosyal bir doktrin olarak İslâm a karşı güvensizlik tohumları ekilmektedir İslâm ı itibarsızlaştırma kampanyasındaki temel silah bilinçsiz bir şekilde kendi toplumumuzdaki tepkisel unsurlarca sağlanmaktadır Çağdaş İslâmî bir devletin politik biçimlerinin ve yöntemlerinin kesinlikle İslâm ın erken döneminde geliştirilen usulleri takip etme zorunda olduğu hususunda ısrar ederek Kur ân ve Sünnet te en ufak bir ruhsat bile olmayan bir ısrar Hz Muhammed in Mesajının bu durumdan vazife çıkaran muhafızları birçok eğitimli Müslümanın şeriatı günümüzde politik zaruretleri için pratik bir önerme olarak kabul etmelerini imkânsızlaştırmaktadır Kur ân ın bütün buyruklarına aykırı düşecek bir şekilde cihad kavramını Müslüman yönetimin gayrimüslim bölgeler üzerinde saldırganca genişlemesinin bir aracı olarak görerek gayrimüslimlerin kalplerine korku tohumları ekmektedirler ve çoğu samimi Müslüman ın böylesi bir eğilimin açık bir şekilde çağrıştırdığı insafsızlık düşüncesine karşı da tiksinti duymasına yol açmaktadırlar Son olarak Şeriatın bizi hayatın bütün sosyal alanlarında İslâmî bir devletin Müslüman ve gayrimüslim vatandaşlar arasında gayrimüslimlerin zararına olacak şekilde ayrım yapmakla yükümlü kıldığını yine Kur ân ı Kerîm veya Sünnet te ruhsat verilmeyen iddia ederek gayrimüslimlerin de içinde yaşadıkları ülkenin İslâmî bir devlet olabileceği düşüncesini soğukkanlı bir şekilde karşılamalarını imkânsız kılmaktadır

Ekin Yayınları
Muhammed Esed Kur an ve sahih hadislerden çıkaracağımız açık ve kesin siyasal ilkelerin olduğunu ama belirli bir İslami yönetim biçiminin öngörülmediğini belirtmektedir Bunun için de İslam toplumunun kollektif iradesini ifade eden İslam Devleti nin belirli tek bir şeklinin olmadığını zaman ve şartlara bağlı olarak birçok içtihadi şekillerinin olabileceğini ifade etmektedir Sorunun despotik yaklaşımları meşrulaştıran kadını siyasal yaşamdan tecrit eden ilk hilafet dönemini biçimsel olarak sembolleştiren yüzeysel yaklaşımlarla çözülemeyeceğini belirten Esed çözümün halkın dini duygularını okşamak için İslam ı devlet dini ilan ederken veya Din İşleri Başkanlığı gibi kurumlar oluştururken bile anayasal ilkeleri batılı parlamenter demokrasilere öykünerek belirleyen taklitçi ve laik tutum ve anlayışlardan da beklenilemiyeceğini vurgulamaktadır Esed e göre İslam Devleti kabile ulus vatan gibi bağların değil iyilik hak ve adalet gibi vahyi değerler üzerine bina edilen toplumsal kardeşlik zemini esas alan ve bu zeminin üzerine kurulan İslam toplumunun siyasal birliğidir Bu kitap İslami Yönetim Biçimi hakkında düşünce ve yaklaşımlarımıza ciddi açılımlar sağlayacak önemli tartışma başlıkları açıyor

İşaret Yayınları
çev. Sinan Yapıcı
Batılılar Müslüman ülkelerde politik gücün yeniden dirilmesini ve Müslüman sosyal ve entelektüel hayatında İslâm ın ilk dönemlerdeki hâkim konumunu yeniden kazanmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar Savaşma araçları yalnızca politik değil aynı zamanda kültüreldir de Müslüman dünyasında Batılı okullar ve eğitimde Batı kaynaklı yöntemler vasıtasıyla genç Müslüman kadın ve erkeklerin zihinlerinde sosyal bir doktrin olarak İslâm a karşı güvensizlik tohumları ekilmektedir İslâm ı itibarsızlaştırma kampanyasındaki temel silah bilinçsiz bir şekilde kendi toplumumuzdaki tepkisel unsurlarca sağlanmaktadır Çağdaş İslâmî bir devletin politik biçimlerinin ve yöntemlerinin kesinlikle İslâm ın erken döneminde geliştirilen usulleri takip etme zorunda olduğu hususunda ısrar ederek Kur ân ve Sünnet te en ufak bir ruhsat bile olmayan bir ısrar Hz Muhammed in Mesajının bu durumdan vazife çıkaran muhafızları birçok eğitimli Müslümanın şeriatı günümüzde politik zaruretleri için pratik bir önerme olarak kabul etmelerini imkânsızlaştırmaktadır Kur ân ın bütün buyruklarına aykırı düşecek bir şekilde cihad kavramını Müslüman yönetimin gayrimüslim bölgeler üzerinde saldırganca genişlemesinin bir aracı olarak görerek gayrimüslimlerin kalplerine korku tohumları ekmektedirler ve çoğu samimi Müslüman ın böylesi bir eğilimin açık bir şekilde çağrıştırdığı insafsızlık düşüncesine karşı da tiksinti duymasına yol açmaktadırlar Son olarak Şeriatın bizi hayatın bütün sosyal alanlarında İslâmî bir devletin Müslüman ve gayrimüslim vatandaşlar arasında gayrimüslimlerin zararına olacak şekilde ayrım yapmakla yükümlü kıldığını yine Kur ân ı Kerîm veya Sünnet te ruhsat verilmeyen iddia ederek gayrimüslimlerin de içinde yaşadıkları ülkenin İslâmî bir devlet olabileceği düşüncesini soğukkanlı bir şekilde karşılamalarını imkânsız kılmaktadır

Ekin Yayınları - İstanbul
Muhammed Esed Kur an ve sahih hadislerden çıkaracağımız açık ve kesin siyasal ilkelerin olduğunu ama belirli bir İslami yönetim biçiminin öngörülmediğini belirtmektedir Bunun için de İslam toplumunun kollektif iradesini ifade eden İslam Devleti nin belirli tek bir şeklinin olmadığını zaman ve şartlara bağlı olarak birçok içtihadi şekillerinin olabileceğini ifade etmektedir Sorunun despotik yaklaşımları meşrulaştıran kadını siyasal yaşamdan tecrit eden ilk hilafet dönemini biçimsel olarak sembolleştiren yüzeysel yaklaşımlarla çözülemeyeceğini belirten Esed çözümün halkın dini duygularını okşamak için İslam ı devlet dini ilan ederken veya Din İşleri Başkanlığı gibi kurumlar oluştururken bile anayasal ilkeleri batılı parlamenter demokrasilere öykünerek belirleyen taklitçi ve laik tutum ve anlayışlardan da beklenilemiyeceğini vurgulamaktadır Esed e göre İslam Devleti kabile ulus vatan gibi bağların değil iyilik hak ve adalet gibi vahyi değerler üzerine bina edilen toplumsal kardeşlik zemini esas alan ve bu zeminin üzerine kurulan İslam toplumunun siyasal birliğidir Bu kitap İslami Yönetim Biçimi hakkında düşünce ve yaklaşımlarımıza ciddi açılımlar sağlayacak önemli tartışma başlıkları açıyor

İşaret Yayınları
Batılılar Müslüman ülkelerde politik gücün yeniden dirilmesini ve Müslüman sosyal ve entelektüel hayatında İslâm ın ilk dönemlerdeki hâkim konumunu yeniden kazanmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar Savaşma araçları yalnızca politik değil aynı zamanda kültüreldir de Müslüman dünyasında Batılı okullar ve eğitimde Batı kaynaklı yöntemler vasıtasıyla genç Müslüman kadın ve erkeklerin zihinlerinde sosyal bir doktrin olarak İslâm a karşı güvensizlik tohumları ekilmektedir İslâm ı itibarsızlaştırma kampanyasındaki temel silah bilinçsiz bir şekilde kendi toplumumuzdaki tepkisel unsurlarca sağlanmaktadır Çağdaş İslâmî bir devletin politik biçimlerinin ve yöntemlerinin kesinlikle İslâm ın erken döneminde geliştirilen usulleri takip etme zorunda olduğu hususunda ısrar ederek Kur ân ve Sünnet te en ufak bir ruhsat bile olmayan bir ısrar Hz Muhammed in Mesajının bu durumdan vazife çıkaran muhafızları birçok eğitimli Müslümanın şeriatı günümüzde politik zaruretleri için pratik bir önerme olarak kabul etmelerini imkânsızlaştırmaktadır Kur ân ın bütün buyruklarına aykırı düşecek bir şekilde cihad kavramını Müslüman yönetimin gayrimüslim bölgeler üzerinde saldırganca genişlemesinin bir aracı olarak görerek gayrimüslimlerin kalplerine korku tohumları ekmektedirler ve çoğu samimi Müslüman ın böylesi bir eğilimin açık bir şekilde çağrıştırdığı insafsızlık düşüncesine karşı da tiksinti duymasına yol açmaktadırlar Son olarak Şeriatın bizi hayatın bütün sosyal alanlarında İslâmî bir devletin Müslüman ve gayrimüslim vatandaşlar arasında gayrimüslimlerin zararına olacak şekilde ayrım yapmakla yükümlü kıldığını yine Kur ân ı Kerîm veya Sünnet te ruhsat verilmeyen iddia ederek gayrimüslimlerin de içinde yaşadıkları ülkenin İslâmî bir devlet olabileceği düşüncesini soğukkanlı bir şekilde karşılamalarını imkânsız kılmaktadır

Ekin Yayınları
Muhammed Esed Kur an ve sahih hadislerden çıkaracağımız açık ve kesin siyasal ilkelerin olduğunu ama belirli bir İslami yönetim biçiminin öngörülmediğini belirtmektedir Bunun için de İslam toplumunun kollektif iradesini ifade eden İslam Devleti nin belirli tek bir şeklinin olmadığını zaman ve şartlara bağlı olarak birçok içtihadi şekillerinin olabileceğini ifade etmektedir Sorunun despotik yaklaşımları meşrulaştıran kadını siyasal yaşamdan tecrit eden ilk hilafet dönemini biçimsel olarak sembolleştiren yüzeysel yaklaşımlarla çözülemeyeceğini belirten Esed çözümün halkın dini duygularını okşamak için İslam ı devlet dini ilan ederken veya Din İşleri Başkanlığı gibi kurumlar oluştururken bile anayasal ilkeleri batılı parlamenter demokrasilere öykünerek belirleyen taklitçi ve laik tutum ve anlayışlardan da beklenilemiyeceğini vurgulamaktadır Esed e göre İslam Devleti kabile ulus vatan gibi bağların değil iyilik hak ve adalet gibi vahyi değerler üzerine bina edilen toplumsal kardeşlik zemini esas alan ve bu zeminin üzerine kurulan İslam toplumunun siyasal birliğidir Bu kitap İslami Yönetim Biçimi hakkında düşünce ve yaklaşımlarımıza ciddi açılımlar sağlayacak önemli tartışma başlıkları açıyor

İşaret
Batılılar Müslüman ülkelerde politik gücün yeniden dirilmesini ve Müslüman sosyal ve entelektüel hayatında İslâm ın ilk dönemlerdeki hâkim konumunu yeniden kazanmasını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadırlar Savaşma araçları yalnızca politik değil aynı zamanda kültüreldir de Müslüman dünyasında Batılı okullar ve eğitimde Batı kaynaklı yöntemler vasıtasıyla genç Müslüman kadın ve erkeklerin zihinlerinde sosyal bir doktrin olarak İslâm a karşı güvensizlik tohumları ekilmektedir İslâm ı itibarsızlaştırma kampanyasındaki temel silah bilinçsiz bir şekilde kendi toplumumuzdaki tepkisel unsurlarca sağlanmaktadır Çağdaş İslâmî bir devletin politik biçimlerinin ve yöntemlerinin kesinlikle İslâm ın erken döneminde geliştirilen usulleri takip etme zorunda olduğu hususunda ısrar ederek Kur ân ve Sünnet te en ufak bir ruhsat bile olmayan bir ısrar Hz Muhammed in Mesajının bu durumdan vazife çıkaran muhafızları birçok eğitimli Müslümanın şeriatı günümüzde politik zaruretleri için pratik bir önerme olarak kabul etmelerini imkânsızlaştırmaktadır Kur ân ın bütün buyruklarına aykırı düşecek bir şekilde cihad kavramını Müslüman yönetimin gayrimüslim bölgeler üzerinde saldırganca genişlemesinin bir aracı olarak görerek gayrimüslimlerin kalplerine korku tohumları ekmektedirler ve çoğu samimi Müslüman ın böylesi bir eğilimin açık bir şekilde çağrıştırdığı insafsızlık düşüncesine karşı da tiksinti duymasına yol açmaktadırlar Son olarak Şeriatın bizi hayatın bütün sosyal alanlarında İslâmî bir devletin Müslüman ve gayrimüslim vatandaşlar arasında gayrimüslimlerin zararına olacak şekilde ayrım yapmakla yükümlü kıldığını yine Kur ân ı Kerîm veya Sünnet te ruhsat verilmeyen iddia ederek gayrimüslimlerin de içinde yaşadıkları ülkenin İslâmî bir devlet olabileceği düşüncesini soğukkanlı bir şekilde karşılamalarını imkânsız kılmaktadır

Ekin Yayınları
Muhammed Esed tarafından kaleme alınan İslam da Yönetim Biçimi Ekin Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam da Yönetim Biçimi Muhammed Esed Kitap Özeti Muhammed Esed Kuran ve sahih hadislerden çıkaracağımız açık ve kesin siyasal ilkelerin olduğunu ama belirli bir İslami yönetim biçiminin öngörülmediğini belirtmektedir Bunun için de İslam toplumunun kollektif iradesini ifade eden İslam Devletinin belirli tek bir şeklinin olmadığını zaman ve şartlara bağlı olarak birçok içtihadi şekillerinin olabileceğini ifade etmektedir Sorunun despotik yaklaşımları meşrulaştıran kadını siyasal yaşamdan tecrit eden ilk hilafet dönemini biçimsel olarak sembolleştiren yüzeysel yaklaşımlarla çözülemeyeceğini belirten Esed çözümün halkın dini duygularını okşamak için İslamı devlet dini ilan ederken veya Din İşleri Başkanlığı gibi kurumlar oluştururken bile anayasal ilkeleri batılı parlamenter demokrasilere öykünerek belirleyen taklitçi ve laik tutum ve anlayışlardan da beklenilemiyeceğini vurgulamaktadır Esede göre İslam Devleti kabile ulus vatan gibi bağların değil iyilik hak ve adalet gibi vahyi değerler üzerine bina edilen toplumsal kardeşlik zemini esas alan ve bu zeminin üzerine kurulan İslam toplumunun siyasal birliğidir Bu kitap İslami Yönetim Biçimi hakkında düşünce ve yaklaşımlarımıza ciddi açılımlar sağlayacak önemli tartışma başlıkları açıyor Yayınevi Ekin Yayınları Yazar Muhammed Esed Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2016 Barkod 9786055146283 Kategori Diğer İslam Kitapları İslam ve Günümüz İslam Düşüncesi