İslam da Kadının Konumunu Yeniden Düşünmek — Hülya Terzioğlu

İslam da Kadının Konumunu Yeniden Düşünmek
Hülya TerzioğluFecr Yayınları
İslam da Kadının Konumunu Yeniden Düşünmek
Hülya TerzioğluEsasen İslâm ın kadın anlayışının tartışılması modern zamanlara özgü içeriğiyle ilk başta sorunlu bir alana tekabül etmektedir Özellikle Batı da 19 yüzyılda başlayan kadın hareketlerinin iz düşümü olarak bizde de başlayan tartışmalar o günden bu güne hız kesmeden bu netameli konuyu gündemde tutmuştur Tarihî süreçte malesef kadın konusu literatürümüzde kendi kaynakları ve tarihî bağlamı içinde anlaşılmaktan ziyade Batılı oryantalistler ve misyonerler marifetiyle şablonu ve soruları oluşturulmuş bir düzlemin ürünü olarak ele alınmıştır Bu şablonda başat iddia İslâm kadını ikincil tanımlamış hatta aşağılamıştır şeklindedir Bu sert ve hakkaniyetsiz itham sebebiyle de İslâm ın kadın anlayışına dair içerde geliştirilen söylemler yazılıp çizilenler büyük ölçüde savunmacı apolojik ve sığ bir seyir takip etmiştir Yapılan yorumlarda iki daraltıcı perspektif dikkati çekmektedir Birincisi İslâm kadına bütün haklarını vermiştir tezinin suiistimal edilmesi ikincisi de İslâm toplumlarında kadının durumunun bütün vebalini gelenekte görerek tarih boyunca İslâm ın bu konuda hep yanlış anlaşıldığı genellemesine sığınmak olmuştur Hâlbuki sağlıklı ve kâmil bir bakış açısı ortaya koymak için takip edilecek yolda hem Kur ân ın tevhit ve adalet eksenli temel mesajlarını doğru anlamak hem de gelenekle yüzleşerek değişen ve gelişen hayat şartlarının dönüştürdüğü kadın anlayışını İslâm ın referansları ışığında yeniden üretmek mümkündür

Fecr Yayınları
Esasen İslâm ın kadın anlayışının tartışılması modern zamanlara özgü içeriğiyle ilk başta sorunlu bir alana tekabül etmektedir Özellikle Batı da 19 yüzyılda başlayan kadın hareketlerinin iz düşümü olarak bizde de başlayan tartışmalar o günden bu güne hız kesmeden bu netameli konuyu gündemde tutmuştur Tarihî süreçte malesef kadın konusu literatürümüzde kendi kaynakları ve tarihî bağlamı içinde anlaşılmaktan ziyade Batılı oryantalistler ve misyonerler marifetiyle şablonu ve soruları oluşturulmuş bir düzlemin ürünü olarak ele alınmıştır Bu şablonda başat iddia İslâm kadını ikincil tanımlamış hatta aşağılamıştır şeklindedir Bu sert ve hakkaniyetsiz itham sebebiyle de İslâm ın kadın anlayışına dair içerde geliştirilen söylemler yazılıp çizilenler büyük ölçüde savunmacı apolojik ve sığ bir seyir takip etmiştir Yapılan yorumlarda iki daraltıcı perspektif dikkati çekmektedir Birincisi İslâm kadına bütün haklarını vermiştir tezinin suiistimal edilmesi ikincisi de İslâm toplumlarında kadının durumunun bütün vebalini gelenekte görerek tarih boyunca İslâm ın bu konuda hep yanlış anlaşıldığı genellemesine sığınmak olmuştur Hâlbuki sağlıklı ve kâmil bir bakış açısı ortaya koymak için takip edilecek yolda hem Kur ân ın tevhit ve adalet eksenli temel mesajlarını doğru anlamak hem de gelenekle yüzleşerek değişen ve gelişen hayat şartlarının dönüştürdüğü kadın anlayışını İslâm ın referansları ışığında yeniden üretmek mümkündür

Fecr Yayınları
Esasen İslâm ın kadın anlayışının tartışılması modern zamanlara özgü içeriğiyle ilk başta sorunlu bir alana tekabül etmektedir Özellikle Batı da 19 yüzyılda başlayan kadın hareketlerinin iz düşümü olarak bizde de başlayan tartışmalar o günden bu güne hız kesmeden bu netameli konuyu gündemde tutmuştur Tarihî süreçte malesef kadın konusu literatürümüzde kendi kaynakları ve tarihî bağlamı içinde anlaşılmaktan ziyade Batılı oryantalistler ve misyonerler marifetiyle şablonu ve soruları oluşturulmuş bir düzlemin ürünü olarak ele alınmıştır Bu şablonda başat iddia İslâm kadını ikincil tanımlamış hatta aşağılamıştır şeklindedir Bu sert ve hakkaniyetsiz itham sebebiyle de İslâm ın kadın anlayışına dair içerde geliştirilen söylemler yazılıp çizilenler büyük ölçüde savunmacı apolojik ve sığ bir seyir takip etmiştir Yapılan yorumlarda iki daraltıcı perspektif dikkati çekmektedir Birincisi İslâm kadına bütün haklarını vermiştir tezinin suiistimal edilmesi ikincisi de İslâm toplumlarında kadının durumunun bütün vebalini gelenekte görerek tarih boyunca İslâm ın bu konuda hep yanlış anlaşıldığı genellemesine sığınmak olmuştur Hâlbuki sağlıklı ve kâmil bir bakış açısı ortaya koymak için takip edilecek yolda hem Kur ân ın tevhit ve adalet eksenli temel mesajlarını doğru anlamak hem de gelenekle yüzleşerek değişen ve gelişen hayat şartlarının dönüştürdüğü kadın anlayışını İslâm ın referansları ışığında yeniden üretmek mümkündür

Fecr Yayınları
Esasen İslâm ın kadın anlayışının tartışılması modern zamanlara özgü içeriğiyle ilk başta sorunlu bir alana tekabül etmektedir Özellikle Batı da 19 yüzyılda başlayan kadın hareketlerinin iz düşümü olarak bizde de başlayan tartışmalar o günden bu güne hız kesmeden bu netameli konuyu gündemde tutmuştur Tarihî süreçte malesef kadın konusu literatürümüzde kendi kaynakları ve tarihî bağlamı içinde anlaşılmaktan ziyade Batılı oryantalistler ve misyonerler marifetiyle şablonu ve soruları oluşturulmuş bir düzlemin ürünü olarak ele alınmıştır Bu şablonda başat iddia İslâm kadını ikincil tanımlamış hatta aşağılamıştır şeklindedir Bu sert ve hakkaniyetsiz itham sebebiyle de İslâm ın kadın anlayışına dair içerde geliştirilen söylemler yazılıp çizilenler büyük ölçüde savunmacı apolojik ve sığ bir seyir takip etmiştir Yapılan yorumlarda iki daraltıcı perspektif dikkati çekmektedir Birincisi İslâm kadına bütün haklarını vermiştir tezinin suiistimal edilmesi ikincisi de İslâm toplumlarında kadının durumunun bütün vebalini gelenekte görerek tarih boyunca İslâm ın bu konuda hep yanlış anlaşıldığı genellemesine sığınmak olmuştur Hâlbuki sağlıklı ve kâmil bir bakış açısı ortaya koymak için takip edilecek yolda hem Kur ân ın tevhit ve adalet eksenli temel mesajlarını doğru anlamak hem de gelenekle yüzleşerek değişen ve gelişen hayat şartlarının dönüştürdüğü kadın anlayışını İslâm ın referansları ışığında yeniden üretmek mümkündür

Fecr Yayınları
Hülya Terzioğlu tarafından kaleme alınan İslamda Kadının Konumunu Yeniden Düşünmek Fecr Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslamda Kadının Konumunu Yeniden Düşünmek Hülya Terzioğlu Kitap Özeti Esasen İslâm ın kadın anlayışının tartışılması modern zamanlara özgü içeriğiyle ilk başta sorunlu bir alana tekabül etmektedir Özellikle Batı da 19 yüzyılda başlayan kadın hareketlerinin iz düşümü olarak bizde de başlayan tartışmalar o günden bu güne hız kesmeden bu netameli konuyu gündemde tutmuştur Tarihî süreçte malesef kadın konusu literatürümüzde kendi kaynakları ve tarihî bağlamı içinde anlaşılmaktan ziyade Batılı oryantalistler ve misyonerler marifetiyle şablonu ve soruları oluşturulmuş bir düzlemin ürünü olarak ele alınmıştır Bu şablonda başat iddia İslâm kadını ikincil tanımlamış hatta aşağılamıştır şeklindedir Bu sert ve hakkaniyetsiz itham sebebiyle de İslâm ın kadın anlayışına dair içerde geliştirilen söylemler yazılıp çizilenler büyük ölçüde savunmacı apolojik ve sığ bir seyir takip etmiştir Yapılan yorumlarda iki daraltıcı perspektif dikkati çekmektedir Birincisi İslâm kadına bütün haklarını vermiştir tezinin suiistimal edilmesi ikincisi de İslâm toplumlarında kadının durumunun bütün vebalini gelenekte görerek tarih boyunca İslâm ın bu konuda hep yanlış anlaşıldığı genellemesine sığınmak olmuştur Hâlbuki sağlıklı ve kâmil bir bakış açısı ortaya koymak için takip edilecek yolda hem Kur ân ın tevhit ve adalet eksenli temel mesajlarını doğru anlamak hem de gelenekle yüzleşerek değişen ve gelişen hayat şartlarının dönüştürdüğü kadın anlayışını İslâm ın referansları ışığında yeniden üretmek mümkündür Yayınevi Fecr Yayınları Yazar Hülya Terzioğlu Sayfa 254 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786256436466 Kategori Araştırma İnceleme

Fecr Yayınları
Esasen İslâm ın kadın anlayışının tartışılması modern zamanlara özgü içeriğiyle ilk başta sorunlu bir alana tekabül etmektedir Özellikle Batı da 19 yüzyılda başlayan kadın hareketlerinin iz düşümü olarak bizde de başlayan tartışmalar o günden bu güne hız kesmeden bu netameli konuyu gündemde tutmuştur Tarihî süreçte malesef kadın konusu literatürümüzde kendi kaynakları ve tarihî bağlamı içinde anlaşılmaktan ziyade Batılı oryantalistler ve misyonerler marifetiyle şablonu ve soruları oluşturulmuş bir düzlemin ürünü olarak ele alınmıştır Bu şablonda başat iddia İslâm kadını ikincil tanımlamış hatta aşağılamıştır şeklindedir Bu sert ve hakkaniyetsiz itham sebebiyle de İslâm ın kadın anlayışına dair içerde geliştirilen söylemler yazılıp çizilenler büyük ölçüde savunmacı apolojik ve sığ bir seyir takip etmiştir Yapılan yorumlarda iki daraltıcı perspektif dikkati çekmektedir Birincisi İslâm kadına bütün haklarını vermiştir tezinin suiistimal edilmesi ikincisi de İslâm toplumlarında kadının durumunun bütün vebalini gelenekte görerek tarih boyunca İslâm ın bu konuda hep yanlış anlaşıldığı genellemesine sığınmak olmuştur Hâlbuki sağlıklı ve kâmil bir bakış açısı ortaya koymak için takip edilecek yolda hem Kur ân ın tevhit ve adalet eksenli temel mesajlarını doğru anlamak hem de gelenekle yüzleşerek değişen ve gelişen hayat şartlarının dönüştürdüğü kadın anlayışını İslâm ın referansları ışığında yeniden üretmek mümkündür