İslam Devletler Hukukunda Ahde Vefa İlkesi — Ali Aslan Topçuoğlu

İslam Devletler Hukukunda Ahde Vefa İlkesi
Ali Aslan TopçuoğluFecr Yayınları
İslam Devletler Hukukunda Ahde Vefa İlkesi
Ali Aslan TopçuoğluGünümüz Uluslararası Hukukla Mukayeseli Uluslararası alanda barış esasına dayalı bir ilişki çeşidi olarak antlaşmalar çeşit kapsam ve muhteva yönünden günümüzde geldiği düzeyde olmasa da eski devirlerden itibaren yapılagelmiştir Antlaşmaların tatbik sürecinde uluslararası ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam edebilmesi için devletlerin uyulmasını istediği temel ilke antlaşmaların gereğinin yerine getirilmesi anlamına gelen ahde vefadır İslam devletler hukukunun ilk kaynağı olan Kur an ın birçok yerinde bu ilkenin önemi niteliği ve şartları üzerinde durulmuş ayrıca ahde vefanın peygamberlerin ve Müslümanların vasfı olduğu belirtilmiştir Hz Peygamber de bu ilkeyi toplumsal alanda hayata geçirmek suretiyle onun kökleşmesini sağlamıştır Bu dönem ışığında gelişen sonraki dönem uygulamalarında ise ahde vefa ilkesine hassasiyet gösterilerek antlaşma metinlerinde yer verilmiş ve titizlikle tatbik edilmiş karşı taraf antlaşmayı bozmadığı sürece bu ilkeye sadakat adına antlaşma bozulmamıştır İslam devletler hukukunda insanlar arasında ayırım gözetmeden adaletin tatbiki ve ahde vefa iki esas olarak benimsenerek uluslararası ilişkiler sağlam temele oturtulmuştur Böylece her durumda tavizsiz uygulanan bu yaklaşım uluslararası ilişkilerde ahde vefanın hukuki nitelik kazanmasında etkili olmuştur Bu vesileyle günümüzde uluslararası ilişkilerde yapılan antlaşmalarda bu ilkenin taraflarca uygulanması toplumların birbirlerine karşı güvenini artırması yanında devletlerin de saygınlığına katkı sağlayacaktır

FECR YAYINEVİ
Uluslararası alanda barış esasına dayalı bir ilişki çeşidi olarak antlaşmalar çeşit kapsam ve muhteva yönünden günümüzde geldiği düzeyde olmasa da eski devirlerden itibaren yapılagelmiştir Antlaşmaların tatbik sürecinde uluslararası ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam edebilmesi için devletlerin uyulmasını istediği temel ilke antlaşmaların gereğinin yerine getirilmesi anlamına gelen ahde vefadır İslam devletler hukukunun ilk kaynağı olan Kur an ın birçok yerinde bu ilkenin önemi niteliği ve şartları üzerinde durulmuş ayrıca ahde vefanın peygamberlerin ve Müslümanların vasfı olduğu belirtilmiştir Hz Peygamber de bu ilkeyi toplumsal alanda hayata geçirmek suretiyle onun kökleşmesini sağlamıştır Bu dönem ışığında gelişen sonraki dönem uygulamalarında ise ahde vefa ilkesine hassasiyet gösterilerek antlaşma metinlerinde yer verilmiş ve titizlikle tatbik edilmiş karşı taraf antlaşmayı bozmadığı sürece bu ilkeye sadakat adına antlaşma bozulmamıştır İslam devletler hukukunda insanlar arasında ayırım gözetmeden adaletin tatbiki ve ahde vefa iki esas olarak benimsenerek uluslararası ilişkiler sağlam temele oturtulmuştur Böylece her durumda tavizsiz uygulanan bu yaklaşım uluslararası ilişkilerde ahde vefanın hukuki nitelik kazanmasında etkili olmuştur Bu vesileyle günümüzde uluslararası ilişkilerde yapılan antlaşmalarda bu ilkenin taraflarca uygulanması toplumların birbirlerine karşı güvenini artırması yanında devletlerin de saygınlığına katkı sağlayacaktır

Fecr Yayınları
Günümüz Uluslararası Hukukla Mukayeseli Uluslararası alanda barış esasına dayalı bir ilişki çeşidi olarak antlaşmalar çeşit kapsam ve muhteva yönünden günümüzde geldiği düzeyde olmasa da eski devirlerden itibaren yapılagelmiştir Antlaşmaların tatbik sürecinde uluslararası ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam edebilmesi için devletlerin uyulmasını istediği temel ilke antlaşmaların gereğinin yerine getirilmesi anlamına gelen ahde vefadır İslam devletler hukukunun ilk kaynağı olan Kur an ın birçok yerinde bu ilkenin önemi niteliği ve şartları üzerinde durulmuş ayrıca ahde vefanın peygamberlerin ve Müslümanların vasfı olduğu belirtilmiştir Hz Peygamber de bu ilkeyi toplumsal alanda hayata geçirmek suretiyle onun kökleşmesini sağlamıştır Bu dönem ışığında gelişen sonraki dönem uygulamalarında ise ahde vefa ilkesine hassasiyet gösterilerek antlaşma metinlerinde yer verilmiş ve titizlikle tatbik edilmiş karşı taraf antlaşmayı bozmadığı sürece bu ilkeye sadakat adına antlaşma bozulmamıştır İslam devletler hukukunda insanlar arasında ayırım gözetmeden adaletin tatbiki ve ahde vefa iki esas olarak benimsenerek uluslararası ilişkiler sağlam temele oturtulmuştur Böylece her durumda tavizsiz uygulanan bu yaklaşım uluslararası ilişkilerde ahde vefanın hukuki nitelik kazanmasında etkili olmuştur Bu vesileyle günümüzde uluslararası ilişkilerde yapılan antlaşmalarda bu ilkenin taraflarca uygulanması toplumların birbirlerine karşı güvenini artırması yanında devletlerin de saygınlığına katkı sağlayacaktır

Fecr Yayınları
Ali Aslan Topçuoğlu tarafından kaleme alınan İslam Devletler Hukukunda Ahde Vefa İlkesi Fecr Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Devletler Hukukunda Ahde Vefa İlkesi Ali Aslan Topçuoğlu Kitap Özeti Uluslararası alanda barış esasına dayalı bir ilişki çeşidi olarak antlaşmalar çeşit kapsam ve muhteva yönünden günümüzde geldiği düzeyde olmasa da eski devirlerden itibaren yapılagelmiştir Antlaşmaların tatbik sürecinde uluslararası ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam edebilmesi için devletlerin uyulmasını istediği temel ilke antlaşmaların gereğinin yerine getirilmesi anlamına gelen ahde vefadır İslam devletler hukukunun ilk kaynağı olan Kur an ın birçok yerinde bu ilkenin önemi niteliği ve şartları üzerinde durulmuş ayrıca ahde vefanın peygamberlerin ve Müslümanların vasfı olduğu belirtilmiştir Hz Peygamber de bu ilkeyi toplumsal alanda hayata geçirmek suretiyle onun kökleşmesini sağlamıştır Bu dönem ışığında gelişen sonraki dönem uygulamalarında ise ahde vefa ilkesine hassasiyet gösterilerek antlaşma metinlerinde yer verilmiş ve titizlikle tatbik edilmiş karşı taraf antlaşmayı bozmadığı sürece bu ilkeye sadakat adına antlaşma bozulmamıştır İslam devletler hukukunda insanlar arasında ayırım gözetmeden adaletin tatbiki ve ahde vefa iki esas olarak benimsenerek uluslararası ilişkiler sağlam temele oturtulmuştur Böylece her durumda tavizsiz uygulanan bu yaklaşım uluslararası ilişkilerde ahde vefanın hukuki nitelik kazanmasında etkili olmuştur Bu vesileyle günümüzde uluslararası ilişkilerde yapılan antlaşmalarda bu ilkenin taraflarca uygulanması toplumların birbirlerine karşı güvenini artırması yanında devletlerin de saygınlığına katkı sağlayacaktır Yayınevi Fecr Yayınları Yazar Ali Aslan Topçuoğlu Sayfa 352 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 50x23 50 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786256436480 Kategori İslam Hukuku

Fecr Yayınları
Uluslararası alanda barış esasına dayalı bir ilişki çeşidi olarak antlaşmalar çeşit kapsam ve muhteva yönünden günümüzde geldiği düzeyde olmasa da eski devirlerden itibaren yapılagelmiştir Antlaşmaların tatbik sürecinde uluslararası ilişkilerin istikrarlı bir şekilde devam edebilmesi için devletlerin uyulmasını istediği temel ilke antlaşmaların gereğinin yerine getirilmesi anlamına gelen ahde vefadır İslam devletler hukukunun ilk kaynağı olan Kur an ın birçok yerinde bu ilkenin önemi niteliği ve şartları üzerinde durulmuş ayrıca ahde vefanın peygamberlerin ve Müslümanların vasfı olduğu belirtilmiştir Hz Peygamber de bu ilkeyi toplumsal alanda hayata geçirmek suretiyle onun kökleşmesini sağlamıştır Bu dönem ışığında gelişen sonraki dönem uygulamalarında ise ahde vefa ilkesine hassasiyet gösterilerek antlaşma metinlerinde yer verilmiş ve titizlikle tatbik edilmiş karşı taraf antlaşmayı bozmadığı sürece bu ilkeye sadakat adına antlaşma bozulmamıştır İslam devletler hukukunda insanlar arasında ayırım gözetmeden adaletin tatbiki ve ahde vefa iki esas olarak benimsenerek uluslararası ilişkiler sağlam temele oturtulmuştur Böylece her durumda tavizsiz uygulanan bu yaklaşım uluslararası ilişkilerde ahde vefanın hukuki nitelik kazanmasında etkili olmuştur Bu vesileyle günümüzde uluslararası ilişkilerde yapılan antlaşmalarda bu ilkenin taraflarca uygulanması toplumların birbirlerine karşı güvenini artırması yanında devletlerin de saygınlığına katkı sağlayacaktır