İslam Düşüncesine Giriş — Burhanettin Tatar

İslam Düşüncesine Giriş
Burhanettin TatarDem Yayınları
İslam Düşüncesine Giriş
Burhanettin TatarBu çalışmanın temel amacı okurları diyolojik ortama katılmaya heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların islam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karakterlerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir

Vadi Yayınları
İslam düşüncesi İslam ın bir din olarak dünya tarihi içinde etkin rol oynayabilmesine katkı yapan bir entelektüel gelenektir Belki o en temelde insan bilincinin İslam ın Kur an ve hadisler gibi temel metinleriyle farklı ortamlarda diyalojik ilişkiye girme biçimleri olarak tanımlanabilir Bu noktada İslam düşüncesini sadece söz konusu temel metinleri yorumlamaya ve içinde bulunduğu ortamla ilişkilendirmeye çalışan insan bilincinin bir ürünü olarak görmek tek yanlı bir tutum olabilir Zira İslam düşüncesini diğer düşünme biçimlerinden ayırt eden hususların başında Kur an ve hadisleri insanlar tarafından yoruma konu oldukları kadar insanları yorumlayan metinler olarak görmesi gelir Daha açık deyişle İslam düşüncesini İslam ın temel metinlerini yorumlanması gereken bir entelektüel ya da bilimsel nesne olarak görmez aksine onlara insan varlığını topyekün sorgulayan ve yorumlayan bir faaliyet aktif metinler hitap olarak yaklaşır Kur an ve hadislerle İslam düşüncesi arasındaki bu hitap muhatap ilişkisi nedeniyle ortaya karşılıklı yorumlama hadisesi çıkmaktadır

Dem Yayınları
Bu çalışmanın temel amacı okurları diyolojik ortama katılmaya heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların islam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karakterlerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir

Dem Yayınları
Bu çalışmanın temel amacı okurları diyolojik ortama katılmaya heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların islam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karakterlerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 136 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Dem Yayınları

Dem Yayınları
Bu çalışmanın temel amacı okurları diyolojik ortama katılmaya heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların islam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karakterlerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir

Dem Yayınları
Bu çalışmanın temel amacı okurları diyalojik ortama katılmayı heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların İslam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karaktelerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir

Dem

Vadi Yayınları
İslam düşüncesi İslam ın bir din olarak dünya tarihi içinde etkin rol oynayabilmesine katkı yapan bir entelektüel gelenektir Belki o en temelde insan bilincinin İslam ın Kur an ve hadisler gibi temel metinleriyle farklı ortamlarda diyalojik ilişkiye girme biçimleri olarak tanımlanabilir Bu noktada İslam düşüncesini sadece söz konusu temel metinleri yorumlamaya ve içinde bulunduğu ortamla ilişkilendirmeye çalışan insan bilincinin bir ürünü olarak görmek tek yanlı bir tutum olabilir Zira İslam düşüncesini diğer düşünme biçimlerinden ayırt eden hususların başında Kur an ve hadisleri insanlar tarafından yoruma konu oldukları kadar insanları yorumlayan metinler olarak görmesi gelir Daha açık deyişle İslam düşüncesini İslam ın temel metinlerini yorumlanması gereken bir entelektüel ya da bilimsel nesne olarak görmez aksine onlara insan varlığını topyekün sorgulayan ve yorumlayan bir faaliyet aktif metinler hitap olarak yaklaşır Kur an ve hadislerle İslam düşüncesi arasındaki bu hitap muhatap ilişkisi nedeniyle ortaya karşılıklı yorumlama hadisesi çıkmaktadır

Vadi Yayınları
İslam düşüncesi İslam ın bir din olarak dünya tarihi içinde etkin rol oynayabilmesine katkı yapan bir entelektüel gelenektir Belki o en temelde insan bilincinin İslam ın Kur an ve hadisler gibi temel metinleriyle farklı ortamlarda diyalojik ilişkiye girme biçimleri olarak tanımlanabilir Bu noktada İslam düşüncesini sadece söz konusu temel metinleri yorumlamaya ve içinde bulunduğu ortamla ilişkilendirmeye çalışan insan bilincinin bir ürünü olarak görmek tek yanlı bir tutum olabilir Zira İslam düşüncesini diğer düşünme biçimlerinden ayırt eden hususların başında Kur an ve hadisleri insanlar tarafından yoruma konu oldukları kadar insanları yorumlayan metinler olarak görmesi gelir Daha açık deyişle İslam düşüncesini İslam ın temel metinlerini yorumlanması gereken bir entelektüel ya da bilimsel nesne olarak görmez aksine onlara insan varlığını topyekün sorgulayan ve yorumlayan bir faaliyet aktif metinler hitap olarak yaklaşır Kur an ve hadislerle İslam düşüncesi arasındaki bu hitap muhatap ilişkisi nedeniyle ortaya karşılıklı yorumlama hadisesi çıkmaktadır

Vadi Yayınları
İslam düşüncesi İslam ın bir din olarak dünya tarihi içinde etkin rol oynayabilmesine katkı yapan bir entelektüel gelenektir Belki o en temelde insan bilincinin İslam ın Kur an ve hadisler gibi temel metinleriyle farklı ortamlarda diyalojik ilişkiye girme biçimleri olarak tanımlanabilir Bu noktada İslam düşüncesini sadece söz konusu temel metinleri yorumlamaya ve içinde bulunduğu ortamla ilişkilendirmeye çalışan insan bilincinin bir ürünü olarak görmek tek yanlı bir tutum olabilir Zira islam düşüncesini diğer düşünme biçimlerinden ayırt eden hususların başında Kur an ve hadisleri insanlar tarafından yoruma konu oldukları kadar insanları yorumlayan metinler olarak görmesi gelir Daha açık deyişle İslam düşüncesini İslam ın temel metinlerini yorumlanması gereken bir entelektüel ya da bilimsel nesne olarak görmez aksine onlara insan varlığını topyekün sorgulayan ve yorumlayan bir faaliyet aktif metinler hitap olarak yaklaşır Kur an ve hadislerde İslam düşüncesi arasındaki bu hitap muhatap ilişkisi nedeniyle ortaya karşılıklı yorumlama hadisesi çıkmaktadır

Dem Yayınları
Burhanettin Tatar tarafından kaleme alınan İslam Düşüncesine Giriş Dem Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Düşüncesine Giriş Burhanettin Tatar Kitap Özeti Bu çalışmanın temel amacı okurları diyalojik ortama katılmayı heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların İslam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karaktelerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir Yayınevi Dem Yayınları Yazar Burhanettin Tatar Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 00x20 00 cm Basım Yılı Eylül 2025 Barkod 9786054036097 Kategori İslam Kitapları Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Dem Yayınları
Bu çalışmanın temel amacı okurları diyalojik ortama katılmayı heveslendirmektir Kuşkusuz bu diyaloğa katılmak için okurların kendilerini öncelikle İslam ın kutsal metinlerine muhatap kabul etmeleri gerekmemektedir Belki İslam ın günümüz dünyası içinde aktif bir tarihsel rol oynamaya devam etmesi bile insanların İslam düşüncesi denen diyalojik ortama katılmaları için yeterli bir tarihsel nedendir zira bu diyalog süreci basit bir entelektüel uğraş ya da haz meselesi değildir belki o açıkça farkında olalım ya da olmayalım varlığımızı ve karaktelerimizi şekillendiren bir ontolojik tarihsel hadisedir

Vadi
İslam düşüncesi İslam ın bir din olarak dünya tarihi içinde etkin rol oynayabilmesine katkı yapan bir entelektüel gelenektir Belki o en temelde insan bilincinin İslam ın Kur an ve hadisler gibi temel metinleriyle farklı ortamlarda diyalojik ilişkiye girme biçimleri olarak tanımlanabilir Bu noktada İslam düşüncesini sadece söz konusu temel metinleri yorumlamaya ve içinde bulunduğu ortamla ilişkilendirmeye çalışan insan bilincinin bir ürünü olarak görmek tek yanlı bir tutum olabilir Zira islam düşüncesini diğer düşünme biçimlerinden ayırt eden hususların başında Kur an ve hadisleri insanlar tarafından yoruma konu oldukları kadar insanları yorumlayan metinler olarak görmesi gelir Daha açık deyişle İslam düşüncesini İslam ın temel metinlerini yorumlanması gereken bir entelektüel ya da bilimsel nesne olarak görmez aksine onlara insan varlığını topyekün sorgulayan ve yorumlayan bir faaliyet aktif metinler hitap olarak yaklaşır Kur an ve hadislerde İslam düşüncesi arasındaki bu hitap muhatap ilişkisi nedeniyle ortaya karşılıklı yorumlama hadisesi çıkmaktadır

Vadi Yayınları
İslam düşüncesi İslam ın bir din olarak dünya tarihi içinde etkin rol oynayabilmesine katkı yapan bir entelektüel gelenektir Belki o en temelde insan bilincinin İslam ın Kur an ve hadisler gibi temel metinleriyle farklı ortamlarda diyalojik ilişkiye girme biçimleri olarak tanımlanabilir Bu noktada İslam düşüncesini sadece söz konusu temel metinleri yorumlamaya ve içinde bulunduğu ortamla ilişkilendirmeye çalışan insan bilincinin bir ürünü olarak görmek tek yanlı bir tutum olabilir Zira islam düşüncesini diğer düşünme biçimlerinden ayırt eden hususların başında Kur an ve hadisleri insanlar tarafından yoruma konu oldukları kadar insanları yorumlayan metinler olarak görmesi gelir Daha açık deyişle İslam düşüncesini İslam ın temel metinlerini yorumlanması gereken bir entelektüel ya da bilimsel nesne olarak görmez aksine onlara insan varlığını topyekün sorgulayan ve yorumlayan bir faaliyet aktif metinler hitap olarak yaklaşır Kur an ve hadislerde İslam düşüncesi arasındaki bu hitap muhatap ilişkisi nedeniyle ortaya karşılıklı yorumlama hadisesi çıkmaktadır