İslam Felsefesi Tarihi — H Ömer Özden

İslam Felsefesi Tarihi
H Ömer ÖzdenBilge Kültür Sanat
İslam Felsefesi Tarihi
H Ömer ÖzdenFelsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir Tanıtım Bülteninden
İslam Felsefesi Tarihi
H Ömer Özden
Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir

Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir

Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir Tanıtım Bülteninden

Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir Islâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir

Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir Islâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir

Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir

Bilge Kültür Sanat
H Ömer Özden tarafından kaleme alınan İslam Felsefesi Tarihi Bilge Kültür Sanat eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Felsefesi Tarihi H Ömer Özden Kitap Özeti Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar H Ömer Özden Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2025 Barkod 9786059521505 Kategori Felsefe Tarihi

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz Tanıtım Bülteninden

BİLGE KÜLTÜR SANAT
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz Tanıtım Bülteninden

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz

Bilge Kültür Sanat
Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz

Bilge Kültür Sanat
H Ömer Özden tarafından kaleme alınan Felsefeye Giriş Bilge Kültür Sanat eseri olarak okurlarla buluşuyor Felsefeye Giriş H Ömer Özden Kitap Özeti Felsefeye Giriş felsefenin soru ve sorunlarına çeşitli açılardan bakışın yanında felsefeye genel bir bakış anlamını da içermektedir Çok değil bundan yirmi otuz yıl öncesine kadar piyasada felsefe adına yazılmış sınırlı sayıda kitap bulunurken çeviri ya da telif şimdilerde sayının artmış olması oldukça sevindiricidir Bu durum Türk toplumunun giderek felsefeye daha sıcak yaklaştığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir Felsefeyi sevdirmek bir üslup meselesidir Felsefeye mesafeli duranların birçoğu kitaplarda kullanılan üslubun ve anlaşılmaz kavramların çokluğundan yakınmaktadır Felsefeyi anlatanların felsefi terimleri çoğunlukla Batı dillerinden tercih etmeleri bu mesafenin açılmasına sebep olmuştur Oysaki bu terimlerden birçoğu Türkçemizle karşılanabilecek durumdadır Türkçemiz gelişmiş bir dildir ve hem felsefe bilim sanat hem de din dili olarak rahatlıkla ihtiyaca cevap verebilecek seviyededir Yeter ki bunu isteyelim Öyle sanıyorum ki son zamanlarda toplumumuzun felsefeye olan yakınlaşmasının en önemli nedeni felsefeyle ilgilenen ve eser veren yazarlarımızın Türkçeyi öne çıkarmalarıdır Bu düşünceyle biz de felsefi terimlerin olabildiğince Türkçelerini kullanmaya gayret ettik En anlaşılır biçimde yazmaya çalıştığımız bu kitabın Türk felsefe geleneğinin gelişip ilerlemesine katkı sunacağına inanıyoruz Yayınevi Bilge Kültür Sanat Yazar H Ömer Özden Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786258274080 Kategori Araştıma İnceleme Referans Genel Felsefe

ARI SANAT YAYINEVİ
Öteden beri felsefe bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur Bu bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar Zihin faaliyeti ise hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur İnsanların felsefeden uzaklaşıp onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır Öte yandan ister sosyal bilimler ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi ahlak felsefesi tıp felsefesi matematik felsefesi kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır Çünkü düşüncenin geçmişi geleceği planlamada vazgeçilmezdir Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz

Bilge Kültür Sanat
Felsefenin ortaya çıkış merkezi olarak Akdeniz havzası ve Yunan medeniyeti olsa da daha öncesinde Uzak Doğu da Orta Doğu da hikmetin bulunduğu genel kabul görmektedir Hatta Henry Corbin in kabulüyle hikmetin önce Doğu dünyasında ortaya çıkıp buradan Mısır a ve oradan da Yunanlılara geçtiği düşüncesine katıldığımızı ifade etmemiz gerekir Bize düşen görevin hikmeti yine öz yurduna döndürerek üzerimize atılmış bulunan ataletten kurtulmak düşüncenin verdiği dinamizmi yeniden kazanmaktır Bu kitabın böyle bir hareketliliğe vesile olmasını diliyoruz Türk milletinin öz güvenini yeniden kazanmasıyla üzerinde yaşadığımız dünyadaki yerimizin daha sağlam ve güçlü olacağı inancındayız Bunun için de kendi kültürümüzü iyi öğrenmemiz gerekmektedir İslâm felsefesine en çok katkı sunan Müslüman milletlerin başında Türk milleti gelmektedir Bu bakımdan milletimizin felsefeye bakışının ve insanlığa açtığı çığırların görülmesi bilinmesi gerekmektedir Elinizdeki kitap bunu gerçekleştirmeye yönelik küçük bir çabanın eseridir Amacımız ileriki baskılarda daha fazla Türk düşünürüne yer vermektir