İslam Felsefesinde Mutluluk — Hasan Hüseyin Bircan

İslam Felsefesinde Mutluluk
Hasan Hüseyin BircanEnsar Neşriyat
İslam Felsefesinde Mutluluk
Hasan Hüseyin Bircanİslâm felsefesi her şeyden önce bir felsefe dir İslâm medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir Bu mirasa bir giriş olan bu çalışma onun ortaya konulması için yapılmış çalışmalara müracaatla vücud bulmuştur İslâm kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan felsefî gelenek son derece zengin bir o kadar da ileri düzeyde etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslâm felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de bunun hala devam ettirilmesi son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır Dimitri Gutas 2004 170 171

Ensar Neşriyat
İslâm felsefesi her şeyden önce bir felsefe dir İslâm medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir Bu mirasa bir giriş olan bu çalışma onun ortaya konulması için yapılmış çalışmalara müracaatla vücud bulmuştur İslâm kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan felsefî gelenek son derece zengin bir o kadar da ileri düzeyde etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslâm felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de bunun hala devam ettirilmesi son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır Dimitri Gutas 2004 170 171

Ensar Neşriyat
İslâm felsefesi her şeyden önce bir felsefe dir İslâm medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir Bu mirasa bir giriş olan bu çalışma onun ortaya konulması için yapılmış çalışmalara müracaatla vücud bulmuştur İslâm kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan felsefî gelenek son derece zengin bir o kadar da ileri düzeyde etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslâm felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de bunun hala devam ettirilmesi son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır Dimitri Gutas 2004 170 171

İz Yayıncılık
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslâm felsefesi ni temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslâm filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

İz Yayıncılık
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

İz Yayıncılık
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslâm felsefesi ni temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslâm filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

İz Yayıncılık
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslâm felsefesi ni temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslâm filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

Dem Yayınları
Eser Hakkında Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir

Dem Yayınları
Eser Hakkında Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir

Dem Yayınları
Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 322 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Dem Yayınları

Dem Yayınları
Eser Hakkında Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir

DEM YAYINLARI
Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir

Çizgi Kitabevi
Bu çalışma İslâm felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen IX XI yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlâk konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 175 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Çizgi Kitabevi

Dem Yayınları
Değerler Eğitim Merkezi DEM İslam felsefesi her şeyden önce bir felsefe dir İslam medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir özellikle İslam kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan İslam felsefesi geleneği son derece zengin bir o kadar da etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslam felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de bunun hala devam ettirilmesi son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır Bu çalışma İslam felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslam düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslam felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegane espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslam Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir

Dem
Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçilerini beklemektedir

Dem Yayınları
Bu kitap İslâm felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslâm düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslâm felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegâne espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslâm Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 322Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Dem Yayınları

Dem Yayınları
Hasan Hüseyin Bircan tarafından kaleme alınan İslam Felsefesi Tarihine Giriş Dem Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Felsefesi Tarihine Giriş Hasan Hüseyin Bircan Kitap Özeti Değerler Eğitim Merkezi DEM İslam felsefesi her şeyden önce bir felsefedir İslam medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir özellikle İslam kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan İslam felsefesi geleneği son derece zengin bir o kadar da etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslam felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de bunun hala devam ettirilmesi son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır Bu çalışma İslam felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslam düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslam felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegane espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslam Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçilerini beklemektedir Yayınevi Dem Yayınları Yazar Hasan Hüseyin Bircan Sayfa 380 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2021 Barkod 9786054036424 Kategori İnanç Mitolojiler İslam Kitapları İslam Tarihi Müslümanlık

Dem Yayınları
Değerler Eğitim Merkezi DEM İslam felsefesi her şeyden önce bir felsefe dir İslam medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir özellikle İslam kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan İslam felsefesi geleneği son derece zengin bir o kadar da etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslam felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de bunun hala devam ettirilmesi son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır Bu çalışma İslam felsefesinin tarihine bir giriştir onu teşekkül ettiren büyük filozofları esas alarak onun değerini ve ele aldığı temel problemleri göstermeyi amaçlamaktadır Gerçekten de düştüğü her yeri her bakımdan yeşertmiş ve canlandırmış İslam düşünce mirasının en hor görülen ama en çok etkilenilen ve dolayısıyla harekete geçireni olarak İslam felsefe mirasının bizim zihni alanımıza da saçılmasına fırsat tanımak durumundayız Bu fırsatı saçacak yegane espri ise filozoflarımızın ısrarla altını çizdiği gibi hakikat peşinde olmak ve hakikate uygun davranma kararlılığında olmaktır Kısaca İslam Felsefesi yaşayan bir gelenektir ve ziyaretçi lerini beklemektedir

Çizgi Kitabevi
Bu çalışma İslâm felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen IX XI yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlâk konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu

Çizgi Kitabevi Yayınları
Bu çalışma İslam felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen 9 11 yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlak konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu

Çizgi Kitabevi Yayınları
Bu çalışma İslam felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen 9 11 yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlak konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu

Çizgi Kitabevi
Bu çalışma İslâm felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen IX XI yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlâk konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 175Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Çizgi Kitabevi

Çizgi Kitabevi Yayınları
Hasan Hüseyin Bircan tarafından kaleme alınan İslam Ahlak Felsefesine Giriş Çizgi Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Ahlak Felsefesine Giriş Hasan Hüseyin Bircan Kitap Özeti Bu çalışma İslam felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen 9 11 yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlak konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriştir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temelden sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozofların felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu Yayınevi Çizgi Kitabevi Yayınları Yazar Hasan Hüseyin Bircan Sayfa 175 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x24 00 cm Basım Yılı Mayıs 2016 Barkod 9786059706742 Kategori Diğer Felsefe Kitapları

Çizgi Kitabevi Yayınları
Bu çalışma İslam felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen 9 11 yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlak konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu

Çizgi Kitabevi
Bu çalışma İslâm felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen IX XI yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlâk konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu

Çizgi Kitabevi
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiğive değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız Tanıtım Bülteninden

Çizgi Kitabevi
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

Çizgi Kitabevi Yayınları
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiğive değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

Çizgi Kitabevi Yayınları
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

ÇİZGİ KİTABEVİ
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

Çizgi Kitabevi
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız Tanıtım Bülteninden

Çizgi Kitabevi Yayınları
Hasan Hüseyin Bircan tarafından kaleme alınan İslam Felsefesinde Mutluluk Çizgi Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Felsefesinde Mutluluk Hasan Hüseyin Bircan Kitap Özeti Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız Yayınevi Çizgi Kitabevi Yayınları Yazar Hasan Hüseyin Bircan Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Şubat 2020 Barkod 9786051964140 Kategori Din Felsefesi

Çizgi Kitabevi Yayınları
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

Çizgi Kitabevi
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız

Çizgi
Bu çalışma İslâm felsefesinin klasik dönemi olarak kabul edilen IX XI yüzyıllarda yaşamış İslâm filozoflarının ahlâk konusundaki görüşlerini ahlâk adına ele aldıkları temel problemleri merkeze alan problem merkezli bir giriş tir Felsefede ahlâk zaman zaman başat problem olarak algılanmış diğer problemlerle ahlâk ile alakalı olduğu kadar ya da ona zemin hazırlamak için ilgilenilmiştir Zaman zaman da görmezden gelinerek yok sayılmıştır bilimsele uymaz görülerek felsefenin dışına itilmeye çalışılmıştır Günümüzde de bazı felsefe çevreleri konuya hiç rağbet etmemektedir Bazı çevreler ise uygulamalı etik ve meslek etiği ile ilgilerini sınırlandırmışlardır Oysa bilindiği gibi insan ve onun ahlâkının anlaşılması öncelikle ona felsefi bakış tarzıyla eğilip mahiyetinin tespit edilmesini gerektirmektedir Aksi halde ne üzerinden hangi temel den sorun önce görülecek ve sonra da tartışılıp çözümler sunulabilecektir ki Acaba müslüman filozoflar ın felâsife nazarında ahlâkın yeri ve önemi nedir Onlar ahlâka nasıl bakmaktadırlar Hangi temelden hareket edip çözümler önermektedirler Ahlâksız olur mu Ya da daha doğrusu insan olunur mu

Çizgi
Her insanın ulaşmayı gaye edindiği elde etmeyi arzu ettiği ve değişmeyen bir problemi olarak duran mutluluk genelde felsefenin özelde ise siyaset ve ahlâkın en temel kavramlarından ve problemlerinden biri olagelmiştir Bu kitap IX XI yüzyıl arasındaki dönemde İslam felsefesini temsil eden filozofların mutluluk görüşlerinin bütün yönleriyle tasvir ve tahlil edilip ortaya konmasını amaç edinmektedir Mutluluk filozoflar tarafından psikolojiden epistemolojiye oradan ahlâk ve siyasete kadar felsefenin her konusuyla alakalı olarak ele alınmıştır Onun bu kapsamıyla ortaya konulabilmesi aynı konuların bir şekilde incelenmesini gerektirmiş ve buna bağlı olarak filozofların bütün sistemlerinin göz önünde tutulması bir zorunluluk olmuştur Dolayısıyla insanoğlunun değişmeyen bir problemi olarak duran böylesi bir konuya İslam filozoflarının nasıl baktığını tespite çalışmak bir yandan açık bir şey gibi görünen mutluluk konusunun nerelere kadar uzandığının görülmesine bir yandan da insanın kadîm bir probleminin çözümüne katkı sağlayacağını ummaktayız