İslam Hukuk Usulü — H Yunus Apaydın

İslam Hukuk Usulü
H Yunus ApaydınKimlik Yayınları
İslam Hukuk Usulü
H Yunus ApaydınFıkıh usulü ınevcut fıkhî hükümlerin sahabe döneminden itibaren nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüştür ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikle fıkıh usulünün merkezi rolünü ve önemini biraz azaltmaktadır Aşağıda açıklanacağı üzere eğer fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahabe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahib anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer i disiplinler için de bir denetleme görevi görmekle ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde şer î ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılmış olmalarıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikadı ahlâkî amelî ayrım yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir
İslam Hukuk Usulü
H Yunus Apaydın
Kimlik Yayınları
Fıkıh usulü ınevcut fıkhî hükümlerin sahabe döneminden itibaren nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüştür ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikle fıkıh usulünün merkezi rolünü ve önemini biraz azaltmaktadır Aşağıda açıklanacağı üzere eğer fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahabe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahib anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer i disiplinler için de bir denetleme görevi görmekle ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde şer î ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılmış olmalarıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikadı ahlâkî amelî ayrım yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir

Bilimsel Araştırma Yayınları (Bilay)
Fıkıh usulü esas itibariyle hükümlerin nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüş ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte fıkıh usulünün merkezî rolünü ve önemini nisbeten biraz azaltmaktadır Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahâbe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi de mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer î disiplinler için de bir kontrol ve denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde dini ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılınmış olmasıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikâdî ahlâkî amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir

Bilimsel Araştırma Yayınları (Bilay)
Fıkıh usulü esas itibariyle hükümlerin nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüş ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte fıkıh usulünün merkezî rolünü ve önemini nisbeten biraz azaltmaktadır Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahâbe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi de mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer î disiplinler için de bir kontrol ve denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde dini ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılınmış olmasıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikâdî ahlâkî amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir

Bilimsel Araştırma Yayınları (Bilay)
Fıkıh usulü esas itibariyle hükümlerin nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüş ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte fıkıh usulünün merkezî rolünü ve önemini nisbeten biraz azaltmaktadır Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahâbe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi de mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer î disiplinler için de bir kontrol ve denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde dini ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılınmış olmasıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikâdî ahlâkî amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir

Karma Kitaplar
İslam Hukuk Usulü H Yunus Apaydın BİLAY Bilimsel Araştırma Yayınları Yayınevi Karma Kitaplar Yazar H Yunus Apaydın Sayfa 398 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 00 cm Barkod 9786058228320 Kategori İslam Hukuku

Bilimsel Araştırma Yayınları
Fıkıh usulü esas itibariyle hükümlerin nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüş ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte fıkıh usulünün merkezî rolünü ve önemini nisbeten biraz azaltmaktadır Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahâbe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi de mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer î disiplinler için de bir kontrol ve denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde dini ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılınmış olmasıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikâdî ahlâkî amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir

BİLAY (Bilimsel Araştırma Yayınları)
Fıkıh usulü esas itibariyle hükümlerin nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüş ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte fıkıh usulünün merkezî rolünü ve önemini nisbeten biraz azaltmaktadır Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahâbe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi de mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer î disiplinler için de bir kontrol ve denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde dini ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılınmış olmasıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikâdî ahlâkî amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir

Bilay Yayınları
Fıkıh usulü esas itibariyle hükümlerin nasıl çıkarıldığıyla ve kimilerine göre nasıl çıkarılacağıyla ilgili olması sebebiyle daha çok fıkıhla irtibatlı olarak düşünülmüş ve fıkhın usulü olarak algılanmıştır Bu algı büyük ölçüde doğru olmakla birlikte fıkıh usulünün merkezî rolünü ve önemini nisbeten biraz azaltmaktadır Fıkıh usulünün temel işlevinin Hz Peygamber den sahâbe kanalıyla intikal eden sahih anlam ın temellendirilmesi olduğunu ve bu sahih anlamın da sadece fıkıh ilminin konularıyla sınırlı tutulmasının doğru olmayacağını kabul edecek olursak bu çerçeveyi biraz genişletme ihtiyacı doğabilir Bu geniş bakış açısı sahih anlamın korunması bağlamında fıkıh usulünün diğer şer î disiplinler için de bir zemin teşkil ettiğini söylemeyi de mümkün kılar Bu yönüyle fıkıh usulü başta fıkıh olmak üzere diğer şer î disiplinler için de bir kontrol ve denetleme görevi görmekte ve o disiplinlerde söylenen şeylerin sağlamasını yapmayı üstlenmiş olmaktadır Esasında özellikle modern dönemde dini ilimler arasındaki kopuşun temel sebeplerinden biri fıkıh usulü ortak zemininden ayrılınmış olmasıdır Bu sebeple fıkıh usulünün Ebu Hanîfe nin itikâdî ahlâkî amelî ayrımı yapmaksızın bütün şer î hükümlerin bilinmesini içine alacak bir genişlikte tarif ettiği fıkhın teorik alt yapısını ve zeminini teşkil eden bir muhtevayla ele alınması şer î disiplinlerin birbirlerinden radikal şekilde kopmalarını önleyecek bir çareye dönüşebilir