İslam Hukuk Usulünde Hüküm İstinbatı Gazali ve İbn Rüşd Örneği — Ark Ümmühan

İslam Hukuk Usulünde Hüküm İstinbatı Gazali ve İbn Rüşd Örneği
Ark ÜmmühanParadigma Akademi Yayınları
İslam Hukuk Usulünde Hüküm İstinbatı Gazali ve İbn Rüşd Örneği
Ark ÜmmühanDinin hayatın tüm yönlerini kuşatan ve güncel sorunlarla baş ederek çözüm sunan yapısı ile evrenselliğini koruması da böylece mümkün olacaktır Bu sebeple lâfzî anlamın yetersiz kaldığı durumlarda ulema nassların sınırlı olayların sınırsız olduğu düşüncesinden hareketle örf başta olmak üzere kıyas istihsan ıstıslah gibi yollarla alternatif anlam arayışına gitmiştir Usûl i fıkıhta bu metodlar lâfzî lafza dayalı ve manevî manaya dayalı yorumlama metodları olarak adlandırılır Bunlardan lâfzî metodlar doğrudan Kur an ve sünnet nasslarının lafızlarını bunların delâlet biçimlerini esas alarak doğru hükme ulaşmayı sağlarken manevî metodlar kıyas istihsan mesâlih i mürsele gibi nass olmayan delillerden hüküm çıkarmaya dayanır İslam düşüncesi içerisinde bu alanda gerek izlediği yöntem ve katkılarla gerekse eserleriyle adından söz edilebilecek birçok isim söz konusudur Bu çalışma bahsi geçen kural ve yöntemlerin Gazalî ve İbn Rüşd ün anlayışları ile değerlendirilmesini konu almaktadır Bu çalışmada her iki âlimin dil ve mantık kurallarıyla formüle ettikleri yöntemlere ve aralarındaki yöntem farklılıklarına yer verilmiş

Paradigma Akademi Yayınları
Ümmühan Ark tarafından kaleme alınan İslam Hukuk Usulünde Hüküm İstinbatı Paradigma Akademi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Hukuk Usulünde Hüküm İstinbatı Ümmühan Ark Kitap Özeti Müslümanların uyması gereken şer î amelî hükümlerin müctehidlerin yorumları ile sistematik bir biçimde oluşturulmasını ifade eden fıkıh ilminin teorik temelleri fıkıh usûlüne dayanır Fıkıh usûlü Kur an ve sünnetten şer î amelî hükümlerin elde edilmesi için gerekli kural ve yöntemlerden söz eder Kur an ve sünnet metinleri murad ı ilahiyi taşıyan ifade biçimleri ve anlam kalıpları olması sebebiyle usûlcüler eserlerine ilk olarak beyân konusuyla başlamışlar ve lafızların mümkün muhtemel ve zorunlu anlamlarını tespit etmeye gayret etmişlerdir Lafzın anlama delâleti kısaca Şârî nin ne dediğini tespit etmek demektir Ancak lâfzî anlamın elde edilmesi ilk hedef olsa da nihai hedef değildir Zaten tarihi tecrübe bunun yeterli olmadığını doğrulamıştır Bu bakımdan lafzın anlamının hükme delâletini diğer bir deyişle mükellefin fiillerine taallukunu da belirlemek gerekir ki artık bu aşamada Şârî nin ne demek istediğini de tespit etmek gerekir Dinin hayatın tüm yönlerini kuşatan ve güncel sorunlarla baş ederek çözüm sunan yapısı ile evrenselliğini koruması da böylece mümkün olacaktır Bu sebeple lâfzî anlamın yetersiz kaldığı durumlarda ulema nassların sınırlı olayların sınırsız olduğu düşüncesinden hareketle örf başta olmak üzere kıyas istihsan ıstıslah gibi yollarla alternatif anlam arayışına gitmiştir Usûl i fıkıhta bu metodlar lâfzî lafza dayalı ve manevî manaya dayalı yorumlama metodları olarak adlandırılır Bunlardan lâfzî metodlar doğrudan Kur an ve sünnet nasslarının lafızlarını bunların delâlet biçimlerini esas alarak doğru hükme ulaşmayı sağlarken manevî metodlar kıyas istihsan mesâlih i mürsele gibi nass olmayan delillerden hüküm çıkarmaya dayanır İslam düşüncesi içerisinde bu alanda gerek izlediği yöntem ve katkılarla gerekse eserleriyle adından söz edilebilecek birçok isim söz konusudur Bu çalışma bahsi geçen kural ve yöntemlerin Gazalî ve İbn Rüşd ün anlayışları ile değerlendirilmesini konu almaktadır Bu çalışmada her iki âlimin dil ve mantık kurallarıyla formüle ettikleri yöntemlere ve aralarındaki yöntem farklılıklarına yer verilmiştir Yayınevi Paradigma Akademi Yayınları Yazar Ümmühan Ark Sayfa 272 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Ocak 2021 Barkod 9786257686204 Kategori İslam Hukuku

Paradigma Akademi
Müslümanların uyması gereken şer î amelî hükümlerin müctehidlerin yorumları ile sistematik bir biçimde oluşturulmasını ifade eden fıkıh ilminin teorik temelleri fıkıh usûlüne dayanır Fıkıh usûlü Kur an ve sünnetten şer î amelî hükümlerin elde edilmesi için gerekli kural ve yöntemlerden söz eder Kur an ve sünnet metinleri murad ı ilahiyi taşıyan ifade biçimleri ve anlam kalıpları olması sebebiyle usûlcüler eserlerine ilk olarak beyân konusuyla başlamışlar ve lafızların mümkün muhtemel ve zorunlu anlamlarını tespit etmeye gayret etmişlerdir Lafzın anlama delâleti kısaca Şârî nin ne dediğini tespit etmek demektir Ancak lâfzî anlamın elde edilmesi ilk hedef olsa da nihai hedef değildir Zaten tarihi tecrübe bunun yeterli olmadığını doğrulamıştır Bu bakımdan lafzın anlamının hükme delâletini diğer bir deyişle mükellefin fiillerine taallukunu da belirlemek gerekir ki artık bu aşamada Şârî nin ne demek istediğini de tespit etmek gerekir Dinin hayatın tüm yönlerini kuşatan ve güncel sorunlarla baş ederek çözüm sunan yapısı ile evrenselliğini koruması da böylece mümkün olacaktır Bu sebeple lâfzî anlamın yetersiz kaldığı durumlarda ulema nassların sınırlı olayların sınırsız olduğu düşüncesinden hareketle örf başta olmak üzere kıyas istihsan ıstıslah gibi yollarla alternatif anlam arayışına gitmiştir Usûl i fıkıhta bu metodlar lâfzî lafza dayalı ve manevî manaya dayalı yorumlama metodları olarak adlandırılır Bunlardan lâfzî metodlar doğrudan Kur an ve sünnet nasslarının lafızlarını bunların delâlet biçimlerini esas alarak doğru hükme ulaşmayı sağlarken manevî metodlar kıyas istihsan mesâlih i mürsele gibi nass olmayan delillerden hüküm çıkarmaya dayanır İslam düşüncesi içerisinde bu alanda gerek izlediği yöntem ve katkılarla gerekse eserleriyle adından söz edilebilecek birçok isim söz konusudur Bu çalışma bahsi geçen kural ve yöntemlerin Gazalî ve İbn Rüşd ün anlayışları ile değerlendirilmesini konu almaktadır Bu çalışmada her iki âlimin dil ve mantık kurallarıyla formüle ettikleri yöntemlere ve aralarındaki yöntem farklılıklarına yer verilmiştir