İslam Hukukunda Gayrimüslim Vatandaşların Temel Hak ve Özgürlükleri — Ali Aslan Topçuoğlu

İslam Hukukunda Gayrimüslim Vatandaşların Temel Hak ve Özgürlükleri
Ali Aslan TopçuoğluFecr Yayınları
İslam Hukukunda Gayrimüslim Vatandaşların Temel Hak ve Özgürlükleri
Ali Aslan TopçuoğluElinizdeki bu çalışmada İslam hukuku açısından insanların inanç kategorileri başlığı altında gayrimüslim gruplara ana hatlarıyla temas edilmiş ayrıca bu unsurların içinde yaşadıkları ülkenin dinî karakterinin niteliğinin vatandaşlık statüsü açısından önem arz etmesi sebebiyle genel olarak ülke kavramı üzerinde durulmuştur Öte yandan ülke ile insan topluluğu arasında sıkı bir ilişki bulunması münasebetiyle de vatandaşlık kavramı hem Türk Vatandaşlık Hukuku hem de İslam hukuku yönünden incelenmiştir Devamında gayrimüslimlerin hukuki statüleri ele alınmış öncelikle İslam ülkesi vatandaşı olmayan harbîler sonra sırasıyla geçici olarak İslam ülkesinde bulunan müste menler ile İslam ülkesinde dâimi ikâmet eden gayrimüslim vatandaşlar konusuna ayrıntılı şekilde değinilmiştir Son olarak kişi özgürlükleri siyasal haklar ve iktisadi sosyal haklar ve özgürlükler başlıkları altında gayrimüslim vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir

Fecr Yayınları
Elinizdeki bu çalışmada İslam hukuku açısından insanların inanç kategorileri başlığı altında gayrimüslim gruplara ana hatlarıyla temas edilmiş ayrıca bu unsurların içinde yaşadıkları ülkenin dinî karakterinin niteliğinin vatandaşlık statüsü açısından önem arz etmesi sebebiyle genel olarak ülke kavramı üzerinde durulmuştur Öte yandan ülke ile insan topluluğu arasında sıkı bir ilişki bulunması münasebetiyle de vatandaşlık kavramı hem Türk Vatandaşlık Hukuku hem de İslam hukuku yönünden incelenmiştir Devamında gayrimüslimlerin hukuki statüleri ele alınmış öncelikle İslam ülkesi vatandaşı olmayan harbîler sonra sırasıyla geçici olarak İslam ülkesinde bulunan müste menler ile İslam ülkesinde dâimi ikâmet eden gayrimüslim vatandaşlar konusuna ayrıntılı şekilde değinilmiştir Son olarak kişi özgürlükleri siyasal haklar ve iktisadi sosyal haklar ve özgürlükler başlıkları altında gayrimüslim vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir

Fecr Yayınları
Elinizdeki bu çalışmada İslam hukuku açısından insanların inanç kategorileri başlığı altında gayrimüslim gruplara ana hatlarıyla temas edilmiş ayrıca bu unsurların içinde yaşadıkları ülkenin dinî karakterinin niteliğinin vatandaşlık statüsü açısından önem arz etmesi sebebiyle genel olarak ülke kavramı üzerinde durulmuştur Öte yandan ülke ile insan topluluğu arasında sıkı bir ilişki bulunması münasebetiyle de vatandaşlık kavramı hem Türk Vatandaşlık Hukuku hem de İslam hukuku yönünden incelenmiştir Devamında gayrimüslimlerin hukuki statüleri ele alınmış öncelikle İslam ülkesi vatandaşı olmayan harbîler sonra sırasıyla geçici olarak İslam ülkesinde bulunan müste menler ile İslam ülkesinde dâimi ikâmet eden gayrimüslim vatandaşlar konusuna ayrıntılı şekilde değinilmiştir Son olarak kişi özgürlükleri siyasal haklar ve iktisadi sosyal haklar ve özgürlükler başlıkları altında gayrimüslim vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Devletler arası ilişkilerin eski çağlardan beri bir gelişme içinde olduğu gerçeği diplomatik temsil konusunu uluslararası hukukun en eski konularından biri haline getirmiştir Günümüzdeki anlam ve mahiyette olmasa da tarihî süreci ilkçağlara kadar giden diplomatik temsil dönemin ihtiyaçları ve devletler hukukunun gelişimine paralel olarak zamanla örfî bir uygulama halini almış sonraki dönemlerde de hukukî statü kazanmıştır Diplomatik temsilcilerin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için de kendilerine özel bir statüden yararlanma imkânı tanınmıştır Diplomatik temsilcilerin hukukî statüsü ile temsilcinin yabancı bir devlet ülkesinde görevli olarak bulunduğu sırada kendisine uygulanan hukukî statü kastedilmektedir Oysaki temsilcinin kendi ülkesinde bu hukukî statüden istifade etmesi söz konusu değildir İslam ın ilk dönemlerinden itibaren diplomatik ilişkilere önem verilmiş sürekli elçilik müessesesi henüz oluşmadığı için elçiler devletler arası diplomatik temsilin geçici olduğu o dönem teamülü gereği belirli görevleri icra etmek üzere gönderilmiştir Günümüzde ki fevkalade elçiler ile sadece resmî bir görev için gidip gelen diplomatları andıran bu diplomatik temsil anlayışının İslam ın doğduğu ve hukukun tedvin edildiği dönemlerde ki yaygın örften ve dönemsel ihtiyaçtan kaynaklandığı söylenebilir İslam devletinin gayrimüslim ülkelerle ilişkilerini hızla geliştirdiği Emevîler döneminde daha karmaşık amaçlar için elçiler gönderilmeye başlanmasına rağmen daimî elçilik müessesine yönelme bu dönemde de mümkün olmamıştır Abbasîler döneminde ise diploması anlayışı elçilik görevinin tanzimi üslûbu faaliyet alanı bakımından oldukça gelişmiş hatta bu gelişmeler Eyyûbîler ve Memlükler döneminde zirveye ulaşmıştır Daimî statü kazanıncaya kadar elçiler görevlerini emân kapsamı dâhilinde yürütmüşlerdir

Fecr Yayınları
Ali Aslan Topçuoğlu tarafından kaleme alınan İslam Hukukunda Gayrimüslim Vatandaşların Temel Hak ve Özgürlükleri Fecr Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Hukukunda Gayrimüslim Vatandaşların Temel Hak ve Özgürlükleri Ali Aslan Topçuoğlu Kitap Özeti Elinizdeki bu çalışmada İslam hukuku açısından insanların inanç kategorileri başlığı altında gayrimüslim gruplara ana hatlarıyla temas edilmiş ayrıca bu unsurların içinde yaşadıkları ülkenin dinî karakterinin niteliğinin vatandaşlık statüsü açısından önem arz etmesi sebebiyle genel olarak ülke kavramı üzerinde durulmuştur Öte yandan ülke ile insan topluluğu arasında sıkı bir ilişki bulunması münasebetiyle de vatandaşlık kavramı hem Türk Vatandaşlık Hukuku hem de İslam hukuku yönünden incelenmiştir Devamında gayrimüslimlerin hukuki statüleri ele alınmış öncelikle İslam ülkesi vatandaşı olmayan harbîler sonra sırasıyla geçici olarak İslam ülkesinde bulunan müste menler ile İslam ülkesinde dâimi ikâmet eden gayrimüslim vatandaşlar konusuna ayrıntılı şekilde değinilmiştir Son olarak kişi özgürlükleri siyasal haklar ve iktisadi sosyal haklar ve özgürlükler başlıkları altında gayrimüslim vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir Yayınevi Fecr Yayınları Yazar Ali Aslan Topçuoğlu Sayfa 340 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2024 Barkod 9786256123052 Kategori İslam Hukuku

Fecr Yayınları
Devletler arası ilişkilerin eski çağlardan beri bir gelişme içinde olduğu gerçeği diplomatik temsil konusunu uluslararası hukukun en eski konularından biri haline getirmiştir Günümüzdeki anlam ve mahiyette olmasa da tarihî süreci ilkçağlara kadar giden diplomatik temsil dönemin ihtiyaçları ve devletler hukukunun gelişimine paralel olarak zamanla örfî bir uygulama halini almış sonraki dönemlerde de hukukî statü kazanmıştır Diplomatik temsilcilerin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için de kendilerine özel bir statüden yararlanma imkânı tanınmıştır Diplomatik temsilcilerin hukukî statüsü ile temsilcinin yabancı bir devlet ülkesinde görevli olarak bulunduğu sırada kendisine uygulanan hukukî statü kastedilmektedir Oysaki temsilcinin kendi ülkesinde bu hukukî statüden istifade etmesi söz konusu değildir İslam ın ilk dönemlerinden itibaren diplomatik ilişkilere önem verilmiş sürekli elçilik müessesesi henüz oluşmadığı için elçiler devletler arası diplomatik temsilin geçici olduğu o dönem teamülü gereği belirli görevleri icra etmek üzere gönderilmiştir Günümüzde ki fevkalade elçiler ile sadece resmî bir görev için gidip gelen diplomatları andıran bu diplomatik temsil anlayışının İslam ın doğduğu ve hukukun tedvin edildiği dönemlerde ki yaygın örften ve dönemsel ihtiyaçtan kaynaklandığı söylenebilir İslam devletinin gayrimüslim ülkelerle ilişkilerini hızla geliştirdiği Emevîler döneminde daha karmaşık amaçlar için elçiler gönderilmeye başlanmasına rağmen daimî elçilik müessesine yönelme bu dönemde de mümkün olmamıştır Abbasîler döneminde ise diploması anlayışı elçilik görevinin tanzimi üslûbu faaliyet alanı bakımından oldukça gelişmiş hatta bu gelişmeler Eyyûbîler ve Memlükler döneminde zirveye ulaşmıştır Daimî statü kazanıncaya kadar elçiler görevlerini emân kapsamı dâhilinde yürütmüşlerdir

Fecr Yayınları
Elinizdeki bu çalışmada İslam hukuku açısından insanların inanç kategorileri başlığı altında gayrimüslim gruplara ana hatlarıyla temas edilmiş ayrıca bu unsurların içinde yaşadıkları ülkenin dinî karakterinin niteliğinin vatandaşlık statüsü açısından önem arz etmesi sebebiyle genel olarak ülke kavramı üzerinde durulmuştur Öte yandan ülke ile insan topluluğu arasında sıkı bir ilişki bulunması münasebetiyle de vatandaşlık kavramı hem Türk Vatandaşlık Hukuku hem de İslam hukuku yönünden incelenmiştir Devamında gayrimüslimlerin hukuki statüleri ele alınmış öncelikle İslam ülkesi vatandaşı olmayan harbîler sonra sırasıyla geçici olarak İslam ülkesinde bulunan müste menler ile İslam ülkesinde dâimi ikâmet eden gayrimüslim vatandaşlar konusuna ayrıntılı şekilde değinilmiştir Son olarak kişi özgürlükleri siyasal haklar ve iktisadi sosyal haklar ve özgürlükler başlıkları altında gayrimüslim vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir

Fecr Yayınları
Elinizdeki bu çalışmada İslam hukuku açısından insanların inanç kategorileri başlığı altında gayrimüslim gruplara ana hatlarıyla temas edilmiş ayrıca bu unsurların içinde yaşadıkları ülkenin dinî karakterinin niteliğinin vatandaşlık statüsü açısından önem arz etmesi sebebiyle genel olarak ülke kavramı üzerinde durulmuştur Öte yandan ülke ile insan topluluğu arasında sıkı bir ilişki bulunması münasebetiyle de vatandaşlık kavramı hem Türk Vatandaşlık Hukuku hem de İslam hukuku yönünden incelenmiştir Devamında gayrimüslimlerin hukuki statüleri ele alınmış öncelikle İslam ülkesi vatandaşı olmayan harbîler sonra sırasıyla geçici olarak İslam ülkesinde bulunan müste menler ile İslam ülkesinde dâimi ikâmet eden gayrimüslim vatandaşlar konusuna ayrıntılı şekilde değinilmiştir Son olarak kişi özgürlükleri siyasal haklar ve iktisadi sosyal haklar ve özgürlükler başlıkları altında gayrimüslim vatandaşların temel hak ve özgürlüklerine yer verilmiştir Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Devletler arası ilişkilerin eski çağlardan beri bir gelişme içinde olduğu gerçeği diplomatik temsil konusunu uluslararası hukukun en eski konularından biri haline getirmiştir Günümüzdeki anlam ve mahiyette olmasa da tarihî süreci ilkçağlara kadar giden diplomatik temsil dönemin ihtiyaçları ve devletler hukukunun gelişimine paralel olarak zamanla örfî bir uygulama halini almış sonraki dönemlerde de hukukî statü kazanmıştır Diplomatik temsilcilerin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için de kendilerine özel bir statüden yararlanma imkânı tanınmıştır Diplomatik temsilcilerin hukukî statüsü ile temsilcinin yabancı bir devlet ülkesinde görevli olarak bulunduğu sırada kendisine uygulanan hukukî statü kastedilmektedir Oysaki temsilcinin kendi ülkesinde bu hukukî statüden istifade etmesi söz konusu değildir İslam ın ilk dönemlerinden itibaren diplomatik ilişkilere önem verilmiş sürekli elçilik müessesesi henüz oluşmadığı için elçiler devletler arası diplomatik temsilin geçici olduğu o dönem teamülü gereği belirli görevleri icra etmek üzere gönderilmiştir Günümüzde ki fevkalade elçiler ile sadece resmî bir görev için gidip gelen diplomatları andıran bu diplomatik temsil anlayışının İslam ın doğduğu ve hukukun tedvin edildiği dönemlerde ki yaygın örften ve dönemsel ihtiyaçtan kaynaklandığı söylenebilir İslam devletinin gayrimüslim ülkelerle ilişkilerini hızla geliştirdiği Emevîler döneminde daha karmaşık amaçlar için elçiler gönderilmeye başlanmasına rağmen daimî elçilik müessesine yönelme bu dönemde de mümkün olmamıştır Abbasîler döneminde ise diploması anlayışı elçilik görevinin tanzimi üslûbu faaliyet alanı bakımından oldukça gelişmiş hatta bu gelişmeler Eyyûbîler ve Memlükler döneminde zirveye ulaşmıştır Daimî statü kazanıncaya kadar elçiler görevlerini emân kapsamı dâhilinde yürütmüşlerdir