MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İslam Hukukunda İkrardan Dönmenin Yargısal Sonuçları — Recep Çetintaş

İslam Hukukunda İkrardan Dönmenin Yargısal Sonuçları
146,25
İslam HukukuKuran ve Kuran ÜzerineDiğer

İslam Hukukunda İkrardan Dönmenin Yargısal Sonuçları

Recep Çetintaş

Asalet Yayınları

2020-02-1121. baskı214 sf.
Karton135-215-02.HamurTürkçe
Benli KitapEn ucuz

İslam Hukukunda İkrardan Dönmenin Yargısal Sonuçları

Recep Çetintaş

Hukukun gayesi toplumsal münasebetleri düzenlemek ferdin ve toplumun menfaatlerini korumak insanların arasında çıkan anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve yaşanabilecek haksızlıkları önleyerek toplumda adaleti sağlamaktır İslâm hukuku bu amaçla birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi tesis etmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Fertlerin haklarını korumak ve adaleti sağlamak için yargı görevini üstlenen hâkimin bu görevi yerine getirirken ortaya çıkan anlaşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu tek başına bilmesi ve hâdiseleri çözüme kavuşturması mümkün değildir Her biri hak iddiasında bulunan ve hakkı kendine nispet eden iki hasım arasındaki çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine vermek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Fertler arasındaki maddî ve manevî anlaşmazlıkların çözümüne ve adaletin tesisine yardımcı olan bu delillerin en önemlisi kişinin kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar etmesidir İslâm hukukunda kişi hâkim karşısında kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar eder ikrarında da ısrar ederse bu ikrarı kendisini de hâkimi de bağlayıcı kesin bir hüccet kabul edilir Ancak bazen kişi hâkim karşısında yaptığı bu ikrarından dönebilir İşte elinizdeki bu kitap İslâm yargı hukukuna göre sanığın mahkeme huzurunda hâkim karşısında yaptığı ikrarın ve daha sonra bu ikrarından dönmesinin hangi konularda lehine hangi konularda aleyhine sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

Şehadet Kitap
165,75

Asalet Yayınları

2020214 sf.
Şehadet Kitap

Hukukun gayesi toplumsal münasebetleri düzenlemek ferdin ve toplumun menfaatlerini korumak insanların arasında çıkan anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve yaşanabilecek haksızlıkları önleyerek toplumda adaleti sağlamaktır İslâm hukuku bu amaçla birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi tesis etmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Fertlerin haklarını korumak ve adaleti sağlamak için yargı görevini üstlenen hâkimin bu görevi yerine getirirken ortaya çıkan anlaşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu tek başına bilmesi ve hâdiseleri çözüme kavuşturması mümkün değildir Her biri hak iddiasında bulunan ve hakkı kendine nispet eden iki hasım arasındaki çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine vermek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Fertler arasındaki maddî ve manevî anlaşmazlıkların çözümüne ve adaletin tesisine yardımcı olan bu delillerin en önemlisi kişinin kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar etmesidir İslâm hukukunda kişi hâkim karşısında kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar eder ikrarında da ısrar ederse bu ikrarı kendisini de hâkimi de bağlayıcı kesin bir hüccet kabul edilir Ancak bazen kişi hâkim karşısında yaptığı bu ikrarından dönebilir İşte elinizdeki bu kitap İslâm yargı hukukuna göre sanığın mahkeme huzurunda hâkim karşısında yaptığı ikrarın ve daha sonra bu ikrarından dönmesinin hangi konularda lehine hangi konularda aleyhine sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

Kitap Ambarı
178,75

Asalet Yayınları

2020160 sf.
İnce Kapak14 x 21
Kitap Ambarı

Bir çocuğun sorularını en iyi şekilde anlayabilmek için dilsel zihinsel ve psikolojik soruları birbirinden ayırt etmemiz gerekir Zira birinci grupta çocuk bir şeyi bilmek ya da haber vermek için dili kullanır İkinci grupta ise etken faktör psikolojik tatmindir Cevabın kendisi asıl maksat değildir Ayrıca temel bir gerçeği vurgulamak gerekirse soruların kesin bir konumsal değeri vardır Soruların değerini belirlemek ve onları anlamlandırmak ancak çocuğu soru sormaya sevk eden özel durumları anlamakla mümkündür Sorunun bizatihi bir değeri yoktur Onun değeri ve önemi çocuğu kuşatan hallere ve şartlara dayanmaktadır Bir çocuğun sorularının üç temel gayesi vardır 1 Psikolojik dengeyi sağlamak Zira soruların pek çoğu psikolojik menşelidir 2 Çıkarım yapabilme yetisini geliştirmek Çocuk edindiği yeni bilgiyle eski bilgiler arasında bağlantı kurmaya çalışır ve bu yeni bilgiyi öncekilerin üzerine bina eder 3 Bulunduğu çevre ve önemli hayat meseleleriyle tanışmak Çocuğun yaşadığı çevrenin sosyal ve kültürel yapısında yer alan ahlak ve davranış değerleriyle tanışması bu kabildendir Tanıtım Bülteninden

Benli Kitap
180,00

Asalet Yayınları

2022-04-271. baskı276 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

İslâm insanlar arasında meydana gelecek anlaşmazlıklarda adâleti tesis edecek zulüm ve haksızlığı önleyecek birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi vücuda getirmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Hâkimin bu görevi yerine getirirken toplumda yaşanan bütün olayları tek başına bilmesi ve yaşanan uyuşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu ayırt etmesi mümkün değildir Hasımların karşısında çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine teslim etmek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Bu delillerin en kuvvetlisi ikrardan sonra şahitliktir Zira şahitlik tesirini bütün insanlar hakkında gösteren bir delildir Ancak mahkemede bir olay veya hak konusunda beyanda bulunan şahit başkaları tarafından yanıltıldığı veya bile bile yalancı şahitlik yaptığı için pişman olarak şahitliğinden dönebilir İslâm da yalancı şahitlikten dönülmesi teşvik edilmekle birlikte şahitlikten dönen kimse önceki şahitliği ile bir hakkın zayi olmasına sebep olmuş ise bundan dolayı birtakım müeyyidelerle karşı karşıya kalabilir Elinizdeki bu kitap İslâm muhâkeme hukukunda şahitliğin önemi şartları ve şahidin şahitlikten dönmesinin aleyhine ne gibi sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

Şehadet Kitap
204,00

Asalet Yayınları

2022276 sf.
Şehadet Kitap

İslâm insanlar arasında meydana gelecek anlaşmazlıklarda adâleti tesis edecek zulüm ve haksızlığı önleyecek birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi vücuda getirmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Hâkimin bu görevi yerine getirirken toplumda yaşanan bütün olayları tek başına bilmesi ve yaşanan uyuşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu ayırt etmesi mümkün değildir Hasımların karşısında çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine teslim etmek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Bu delillerin en kuvvetlisi ikrardan sonra şahitliktir Zira şahitlik tesirini bütün insanlar hakkında gösteren bir delildir Ancak mahkemede bir olay veya hak konusunda beyanda bulunan şahit başkaları tarafından yanıltıldığı veya bile bile yalancı şahitlik yaptığı için pişman olarak şahitliğinden dönebilir İslâm da yalancı şahitlikten dönülmesi teşvik edilmekle birlikte şahitlikten dönen kimse önceki şahitliği ile bir hakkın zayi olmasına sebep olmuş ise bundan dolayı birtakım müeyyidelerle karşı karşıya kalabilir Elinizdeki bu kitap İslâm muhâkeme hukukunda şahitliğin önemi şartları ve şahidin şahitlikten dönmesinin aleyhine ne gibi sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

Kitap Yurdu
211,25

ASALET YAYINLARI

17.02.2020214 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Hukukun gayesi toplumsal münasebetleri düzenlemek ferdin ve toplumun menfaatlerini korumak insanların arasında çıkan anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve yaşanabilecek haksızlıkları önleyerek toplumda adaleti sağlamaktır İslâm hukuku bu amaçla birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi tesis etmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Fertlerin haklarını korumak ve adaleti sağlamak için yargı görevini üstlenen hâkimin bu görevi yerine getirirken ortaya çıkan anlaşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu tek başına bilmesi ve hâdiseleri çözüme kavuşturması mümkün değildir Her biri hak iddiasında bulunan ve hakkı kendine nispet eden iki hasım arasındaki çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine vermek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Fertler arasındaki maddî ve manevî anlaşmazlıkların çözümüne ve adaletin tesisine yardımcı olan bu delillerin en önemlisi kişinin kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar etmesidir İslâm hukukunda kişi hâkim karşısında kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar eder ikrarında da ısrar ederse bu ikrarı kendisini de hâkimi de bağlayıcı kesin bir hüccet kabul edilir Ancak bazen kişi hâkim karşısında yaptığı bu ikrarından dönebilir İşte elinizdeki bu kitap İslâm yargı hukukuna göre sanığın mahkeme huzurunda hâkim karşısında yaptığı ikrarın ve daha sonra bu ikrarından dönmesinin hangi konularda lehine hangi konularda aleyhine sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

D&R
225,00

Asalet Yayınları

20201. baskı160 sf.
14 x 21Türkçe
D&R

Bir çocuğun sorularını en iyi şekilde anlayabilmek için dilsel zihinsel ve psikolojik soruları birbirinden ayırt etmemiz gerekir Zira birinci grupta çocuk bir şeyi bilmek ya da haber vermek için dili kullanır İkinci grupta ise etken faktör psikolojik tatmindir Cevabın kendisi asıl maksat değildir Ayrıca temel bir gerçeği vurgulamak gerekirse soruların kesin bir konumsal değeri vardır Soruların değerini belirlemek ve onları anlamlandırmak ancak çocuğu soru sormaya sevk eden özel durumları anlamakla mümkündür Sorunun bizatihi bir değeri yoktur Onun değeri ve önemi çocuğu kuşatan hallere ve şartlara dayanmaktadır Bir çocuğun sorularının üç temel gayesi vardır 1 Psikolojik dengeyi sağlamak Zira soruların pek çoğu psikolojik menşelidir 2 Çıkarım yapabilme yetisini geliştirmek Çocuk edindiği yeni bilgiyle eski bilgiler arasında bağlantı kurmaya çalışır ve bu yeni bilgiyi öncekilerin üzerine bina eder 3 Bulunduğu çevre ve önemli hayat meseleleriyle tanışmak Çocuğun yaşadığı çevrenin sosyal ve kültürel yapısında yer alan ahlak ve davranış değerleriyle tanışması bu kabildendir Tanıtım Bülteninden

240,00

İslam Hukukunda İkrardan Dönmenin Yargısal Sonuçları

Recep Çetintaş

Kitap Ekspres

Toplumları ayakta tutan ve huzur içinde yaşamasını sağlayan en temel düsturlardan birisi adâlettir Zira adâlet toplumsal hayatın vazgeçilmez denge unsurudur Adâletin sağlandığı bir toplumda huzur ve güven hâkim olur ve bunun sonucunda toplum sürekli gelişerek ve güçlenerek varlığını devam ettirir Toplumda adâlet duygusu ortadan kalkarsa orada zulüm hâkim olur zulmün hâkim olduğu toplum ise yıkılmaya ve yok olmaya mahkûmdur Hukukun temel amacı insanlar arasında hak ve adâleti tesis ederek toplumun varlığını huzur ve güvenini teminat altına almaktır İslâm insanlar arasında meydana gelecek anlaşmazlıklarda adâleti tesis edecek zulüm ve haksızlığı önleyecek birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi vücuda getirmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Hâkimin bu görevi yerine getirirken toplumda yaşanan bütün olayları tek başına bilmesi ve yaşanan uyuşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu ayırt etmesi mümkün değildir Hasımların karşısında çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine teslim etmek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Bu delillerin en kuvvetlisi ikrardan sonra şahitliktir Zira şahitlik tesirini bütün insanlar hakkında gösteren bir delildir Ancak mahkemede bir olay veya hak konusunda beyanda bulunan şahit başkaları tarafından yanıltıldığı veya bile bile yalancı şahitlik yaptığı için pişman olarak şahitliğinden dönebilir İslâmda yalancı şahitlikten dönülmesi teşvik edilmekle birlikte şahitlikten dönen kimse önceki şahitliği ile bir hakkın zayi olmasına sebep olmuş ise bundan dolayı birtakım müeyyidelerle karşı karşıya kalabilir Elinizdeki bu kitap İslâm muhâkeme hukukunda şahitliğin önemi şartları ve şahidin şahitlikten dönmesinin aleyhine ne gibi sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır Kredi Kartı Tek Çekim 240 00

Nobel Kitap
243,75

Asalet Yayınları

2020224 sf.
Ciltsiz14x22 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hukukun gayesi toplumsal münasebetleri düzenlemek ferdin ve toplumun menfaatlerini korumak insanların arasında çıkan anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve yaşanabilecek haksızlıkları önleyerek toplumda adaleti sağlamaktır İslâm hukuku bu amaçla birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi tesis etmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Fertlerin haklarını korumak ve adaleti sağlamak için yargı görevini üstlenen hâkimin bu görevi yerine getirirken ortaya çıkan anlaşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu tek başına bilmesi ve hâdiseleri çözüme kavuşturması mümkün değildir Her biri hak iddiasında bulunan ve hakkı kendine nispet eden iki hasım arasındaki çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine vermek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Fertler arasındaki maddî ve manevî anlaşmazlıkların çözümüne ve adaletin tesisine yardımcı olan bu delillerin en önemlisi kişinin kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar etmesidir İslâm hukukunda kişi hâkim karşısında kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar eder ikrarında da ısrar ederse bu ikrarı kendisini de hâkimi de bağlayıcı kesin bir hüccet kabul edilir Ancak bazen kişi hâkim karşısında yaptığı bu ikrarından dönebilir İşte elinizdeki bu kitap İslâm yargı hukukuna göre sanığın mahkeme huzurunda hâkim karşısında yaptığı ikrarın ve daha sonra bu ikrarından dönmesinin hangi konularda lehine hangi konularda aleyhine sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

Ucuz Kitap Al
243,75

Asalet Yayınları

Şubat 2020224 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Hukukun gayesi toplumsal münasebetleri düzenlemek ferdin ve toplumun menfaatlerini korumak insanların arasında çıkan anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak ve yaşanabilecek haksızlıkları önleyerek toplumda adaleti sağlamaktır İslâm hukuku bu amaçla birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi tesis etmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Fertlerin haklarını korumak ve adaleti sağlamak için yargı görevini üstlenen hâkimin bu görevi yerine getirirken ortaya çıkan anlaşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu tek başına bilmesi ve hâdiseleri çözüme kavuşturması mümkün değildir Her biri hak iddiasında bulunan ve hakkı kendine nispet eden iki hasım arasındaki çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine vermek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Fertler arasındaki maddî ve manevî anlaşmazlıkların çözümüne ve adaletin tesisine yardımcı olan bu delillerin en önemlisi kişinin kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar etmesidir İslâm hukukunda kişi hâkim karşısında kendi üzerinde bulunan başkasına ait bir hakkı ikrar eder ikrarında da ısrar ederse bu ikrarı kendisini de hâkimi de bağlayıcı kesin bir hüccet kabul edilir Ancak bazen kişi hâkim karşısında yaptığı bu ikrarından dönebilir İşte elinizdeki bu kitap İslâm yargı hukukuna göre sanığın mahkeme huzurunda hâkim karşısında yaptığı ikrarın ve daha sonra bu ikrarından dönmesinin hangi konularda lehine hangi konularda aleyhine sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır Yayınevi Asalet Yayınları Yazar Abdullah Hamad Al Rakaf Sayfa 224 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Şubat 2020 Barkod 9786057721204 Kategori Din Egitimi Çocuk

Nobel Kitap
300,00

Asalet Yayınları

2022276 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Toplumları ayakta tutan ve huzur içinde yaşamasını sağlayan en temel düsturlardan birisi adâlettir Zira adâlet toplumsal hayatın vazgeçilmez denge unsurudur Adâletin sağlandığı bir toplumda huzur ve güven hâkim olur ve bunun sonucunda toplum sürekli gelişerek ve güçlenerek varlığını devam ettirir Toplumda adâlet duygusu ortadan kalkarsa orada zulüm hâkim olur zulmün hâkim olduğu toplum ise yıkılmaya ve yok olmaya mahkûmdur Hukukun temel amacı insanlar arasında hak ve adâleti tesis ederek toplumun varlığını huzur ve güvenini teminat altına almaktır İslâm insanlar arasında meydana gelecek anlaşmazlıklarda adâleti tesis edecek zulüm ve haksızlığı önleyecek birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi vücuda getirmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Hâkimin bu görevi yerine getirirken toplumda yaşanan bütün olayları tek başına bilmesi ve yaşanan uyuşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu ayırt etmesi mümkün değildir Hasımların karşısında çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine teslim etmek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Bu delillerin en kuvvetlisi ikrardan sonra şahitliktir Zira şahitlik tesirini bütün insanlar hakkında gösteren bir delildir Ancak mahkemede bir olay veya hak konusunda beyanda bulunan şahit başkaları tarafından yanıltıldığı veya bile bile yalancı şahitlik yaptığı için pişman olarak şahitliğinden dönebilir İslâm da yalancı şahitlikten dönülmesi teşvik edilmekle birlikte şahitlikten dönen kimse önceki şahitliği ile bir hakkın zayi olmasına sebep olmuş ise bundan dolayı birtakım müeyyidelerle karşı karşıya kalabilir Elinizdeki bu kitap İslâm muhâkeme hukukunda şahitliğin önemi şartları ve şahidin şahitlikten dönmesinin aleyhine ne gibi sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır

Ucuz Kitap Al
300,00

Asalet Yayınları

Nisan 2022276 sf.
13.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Recep Çetintaş tarafından kaleme alınan İslam Muhakeme Hukukunda Şahitlikten Dönmenin Yargısal Sonuçları Asalet Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Muhakeme Hukukunda Şahitlikten Dönmenin Yargısal Sonuçları Recep Çetintaş Kitap Özeti Toplumları ayakta tutan ve huzur içinde yaşamasını sağlayan en temel düsturlardan birisi adâlettir Zira adâlet toplumsal hayatın vazgeçilmez denge unsurudur Adâletin sağlandığı bir toplumda huzur ve güven hâkim olur ve bunun sonucunda toplum sürekli gelişerek ve güçlenerek varlığını devam ettirir Toplumda adâlet duygusu ortadan kalkarsa orada zulüm hâkim olur zulmün hâkim olduğu toplum ise yıkılmaya ve yok olmaya mahkûmdur Hukukun temel amacı insanlar arasında hak ve adâleti tesis ederek toplumun varlığını huzur ve güvenini teminat altına almaktır İslâm insanlar arasında meydana gelecek anlaşmazlıklarda adâleti tesis edecek zulüm ve haksızlığı önleyecek birtakım müeyyideler koymuş gerektiğinde bu müeyyideleri uygulamak için yargı müessesesi vücuda getirmiş ve yargı yetkisini de hâkime tevdi etmiştir Hâkimin bu görevi yerine getirirken toplumda yaşanan bütün olayları tek başına bilmesi ve yaşanan uyuşmazlıklarda kimin haklı kimin haksız olduğunu ayırt etmesi mümkün değildir Hasımların karşısında çekişmeyi sona erdirmek ve hakkı sahibine teslim etmek için ispat görevini yürüten hâkim birtakım delillerden hareket eder Bu delillerin en kuvvetlisi ikrardan sonra şahitliktir Zira şahitlik tesirini bütün insanlar hakkında gösteren bir delildir Ancak mahkemede bir olay veya hak konusunda beyanda bulunan şahit başkaları tarafından yanıltıldığı veya bile bile yalancı şahitlik yaptığı için pişman olarak şahitliğinden dönebilir İslâmda yalancı şahitlikten dönülmesi teşvik edilmekle birlikte şahitlikten dönen kimse önceki şahitliği ile bir hakkın zayi olmasına sebep olmuş ise bundan dolayı birtakım müeyyidelerle karşı karşıya kalabilir Elinizdeki bu kitap İslâm muhâkeme hukukunda şahitliğin önemi şartları ve şahidin şahitlikten dönmesinin aleyhine ne gibi sonuçlar doğuracağı meselesini ele almaktadır Yayınevi Asalet Yayınları Yazar Recep Çetintaş Sayfa 276 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9786257297899 Kategori İslam Hukuku