İslam Hukukunda Savaş ve Meşruiyeti — Hasan Doğan

İslam Hukukunda Savaş ve Meşruiyeti
Hasan DoğanRağbet Yayınları
İslam Hukukunda Savaş ve Meşruiyeti
Hasan Doğanİnsandan sözedilen her yerde ve zamanda savaş kavramı çıkar karşımıza Klasik ifadeyle insan kadar eskidir savaş ve onsuz bir zaman belki de hiç yaşanmamıştır Beşeriyete her zaman pahalıya mâlolmuş savaşın varlık sebebine dair tartışmalar günümüzde dahi güncelliğini korumaktadır İnsan gibi eski bir kavram olan savaşın gerek fertlerin gerekse toplumların üzerinde çok büyük tesirleri olduğu muhakkaktır Yüzyıllar boyu insanın barış ve huzur arayışı sonuçsuz kalmıştır Maalesef dün olduğu gibi bugün de savaş gündemin ilk sırasındaki yerini muhafaza etmektedir Halen dünyanın her yanında savaşların sürüyor savaşlarla milyonların ızdırap çekiyor olması bu kavramın mantığını ve meşrûiyetini anlama çabalarına hararet vermektedir Dünya gerçeklerini gözardı etmeyen ve doğumundan itibaren ateş çemberine alınıp etrafı düşmanlarının bitmek tükenmek bilmeyen komplolarıyla sarılan İslam dininin hukuk sistemi savaş konusunda düzenlemelere gitmiştir İslam hukukçuları özellikle Kur ân ı Kerim ve Sünnet i Nebî deki ilgili beyanları esas alarak yaşadıkları çağın ve coğrafyaların da tesiriyle teoriler ve ilkeler üretmişler tam olarak bugünkü anlamıyla değilse bile müstakil bir İslam Milletler hukuku meydana getirmişlerdir Savaş kavramını mahiyeti açısından ele alarak geçmişte ve günümüzde savaşın nasıl algılandığını ve savaşta meşrûiyet sorunsalını İslam Hukukunun bu konulardaki temel yaklaşımlarını tartışmalarını ortaya koyabilmek amacıyla bu çalışmayı kaleme aldık

Rağbet Yayınları
İnsandan sözedilen her yerde ve zamanda savaş kavramı çıkar karşımıza Klasik ifadeyle insan kadar eskidir savaş ve onsuz bir zaman belki de hiç yaşanmamıştır Beşeriyete her zaman pahalıya mâlolmuş savaşın varlık sebebine dair tartışmalar günümüzde dahi güncelliğini korumaktadır İnsan gibi eski bir kavram olan savaşın gerek fertlerin gerekse toplumların üzerinde çok büyük tesirleri olduğu muhakkaktır Yüzyıllar boyu insanın barış ve huzur arayışı sonuçsuz kalmıştır Maalesef dün olduğu gibi bugün de savaş gündemin ilk sırasındaki yerini muhafaza etmektedir Halen dünyanın her yanında savaşların sürüyor savaşlarla milyonların ızdırap çekiyor olması bu kavramın mantığını ve meşrûiyetini anlama çabalarına hararet vermektedir Dünya gerçeklerini gözardı etmeyen ve doğumundan itibaren ateş çemberine alınıp etrafı düşmanlarının bitmek tükenmek bilmeyen komplolarıyla sarılan İslam dininin hukuk sistemi savaş konusunda düzenlemelere gitmiştir İslam hukukçuları özellikle Kur ân ı Kerim ve Sünnet i Nebî deki ilgili beyanları esas alarak yaşadıkları çağın ve coğrafyaların da tesiriyle teoriler ve ilkeler üretmişler tam olarak bugünkü anlamıyla değilse bile müstakil bir İslam Milletler hukuku meydana getirmişlerdir Savaş kavramını mahiyeti açısından ele alarak geçmişte ve günümüzde savaşın nasıl algılandığını ve savaşta meşrûiyet sorunsalını İslam Hukukunun bu konulardaki temel yaklaşımlarını tartışmalarını ortaya koyabilmek amacıyla bu çalışmayı kaleme aldık

Kadim Yayınları
Müslümanlarla gayri müslimler arasındaki olağan ilişkinin savaş veya barış olması konusunda İslam hukukçularının düştüğü ihtilaf milletlerarası hukukun en önemli kavram ve konularından biri olarak karşımıza çıkan antlaşmaların İslam hukukundaki meşruiyetini ve yerini derinden etkilemiştir Her vesileyle barışa çağrıda bulunduğu bozgunculuğa kaosa vahşete karşı çıktığı Kur ân ı Kerim ve Hz Peygamber SAV in uygulamalarıyla net biçimde görülen İslam ın milletlerarası ilişkiler kuramında savaş ve çatışma halinin karşıtı olarak antlaşmaya biçtiği rol ve buna bağlı olarak yapılan antlaşmaların herhangi bir süreyle sınırlı olup olmadığı müslümanların hangi şartlarla antlaşma yapabilecekleri ve antlaşmaları terk edebilecekleri hakkında görüşler ileri sürülmüştür İslam çatışmayı körükleyen savaşı hayat gayesi edinen büyük bir hızla yayılmasını şiddete borçlu olan antlaşma ve antlaşmalı olmak konusunda katı bir tutum izleyen bir din değil insanın huzuru ve yeryüzünün ıslahı yolunda savaşı ve barışı hayatın gerçekleri kabul eden ama anlaşıldığı üzere barışı şiddete tercih eden ve antlaşmalı olma hali konusunda ufku geniş bir yapıdır İslam dini savaşın şiddetin çatışmanın varlığını ve kaçınılmazlığını göz ardı etmemiş ve alınması gereken önlem izelenmesi gereken kuralları ortaya koymuş barışı da olağan dışı bir durum olarak nitelememiş mensuplarına İslam ın ruhu ve temel değerlerine sadık kalmak İslam ın ve müslümanların maslahatını gözetmek kaydıyla antlaşmalar yapmak konusunda büyük bir serbesti tanımıştır Buna göre müslümanların yaşadıkları çağın şartlarını temin edilecek maslahatları bunun yanında medeniyetlerinin huzur gelişme ve barışa olan ihtiyacını dikkate alarak antlaşmalar yapmalarının son derece olağan ve hatta gerekli bir durum olduğuna inanıyoruz

Kadim Yayınları
Hasan Doğan tarafından kaleme alınan İslam Hukukunda Barış ve Antlaşma Kadim Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Hukukunda Barış ve Antlaşma Hasan Doğan Kitap Özeti Müslümanlarla gayri müslimler arasındaki olağan ilişkinin savaş veya barış olması konusunda İslam hukukçularının düştüğü ihtilaf milletlerarası hukukun en önemli kavram ve konularından biri olarak karşımıza çıkan antlaşmaların İslam hukukundaki meşruiyetini ve yerini derinden etkilemiştir Her vesileyle barışa çağrıda bulunduğu bozgunculuğa kaosa vahşete karşı çıktığı Kur ân ı Kerim ve Hz Peygamber SAV in uygulamalarıyla net biçimde görülen İslam ın milletlerarası ilişkiler kuramında savaş ve çatışma halinin karşıtı olarak antlaşmaya biçtiği rol ve buna bağlı olarak yapılan antlaşmaların herhangi bir süreyle sınırlı olup olmadığı müslümanların hangi şartlarla antlaşma yapabilecekleri ve antlaşmaları terk edebilecekleri hakkında görüşler ileri sürülmüştür İslam çatışmayı körükleyen savaşı hayat gayesi edinen büyük bir hızla yayılmasını şiddete borçlu olan antlaşma ve antlaşmalı olmak konusunda katı bir tutum izleyen bir din değil insanın huzuru ve yeryüzünün ıslahı yolunda savaşı ve barışı hayatın gerçekleri kabul eden ama anlaşıldığı üzere barışı şiddete tercih eden ve antlaşmalı olma hali konusunda ufku geniş bir yapıdır İslam dini savaşın şiddetin çatışmanın varlığını ve kaçınılmazlığını göz ardı etmemiş ve alınması gereken önlem izelenmesi gereken kuralları ortaya koymuş barışı da olağan dışı bir durum olarak nitelememiş mensuplarına İslam ın ruhu ve temel değerlerine sadık kalmak İslam ın ve müslümanların maslahatını gözetmek kaydıyla antlaşmalar yapmak konusunda büyük bir serbesti tanımıştır Buna göre müslümanların yaşadıkları çağın şartlarını temin edilecek maslahatları bunun yanında medeniyetlerinin huzur gelişme ve barışa olan ihtiyacını dikkate alarak antlaşmalar yapmalarının son derece olağan ve hatta gerekli bir durum olduğuna inanıyoruz Yayınevi Kadim Yayınları Yazar Hasan Doğan Sayfa 244 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Mart 2022 Barkod 9786057629616 Kategori Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi

Kadim Yayınları
Müslümanlarla gayri müslimler arasındaki olağan ilişkinin savaş veya barış olması konusunda İslam hukukçularının düştüğü ihtilaf milletlerarası hukukun en önemli kavram ve konularından biri olarak karşımıza çıkan antlaşmaların İslam hukukundaki meşruiyetini ve yerini derinden etkilemiştir Her vesileyle barışa çağrıda bulunduğu bozgunculuğa kaosa vahşete karşı çıktığı Kur ân ı Kerim ve Hz Peygamber SAV in uygulamalarıyla net biçimde görülen İslam ın milletlerarası ilişkiler kuramında savaş ve çatışma halinin karşıtı olarak antlaşmaya biçtiği rol ve buna bağlı olarak yapılan antlaşmaların herhangi bir süreyle sınırlı olup olmadığı müslümanların hangi şartlarla antlaşma yapabilecekleri ve antlaşmaları terk edebilecekleri hakkında görüşler ileri sürülmüştür İslam çatışmayı körükleyen savaşı hayat gayesi edinen büyük bir hızla yayılmasını şiddete borçlu olan antlaşma ve antlaşmalı olmak konusunda katı bir tutum izleyen bir din değil insanın huzuru ve yeryüzünün ıslahı yolunda savaşı ve barışı hayatın gerçekleri kabul eden ama anlaşıldığı üzere barışı şiddete tercih eden ve antlaşmalı olma hali konusunda ufku geniş bir yapıdır İslam dini savaşın şiddetin çatışmanın varlığını ve kaçınılmazlığını göz ardı etmemiş ve alınması gereken önlem izelenmesi gereken kuralları ortaya koymuş barışı da olağan dışı bir durum olarak nitelememiş mensuplarına İslam ın ruhu ve temel değerlerine sadık kalmak İslam ın ve müslümanların maslahatını gözetmek kaydıyla antlaşmalar yapmak konusunda büyük bir serbesti tanımıştır Buna göre müslümanların yaşadıkları çağın şartlarını temin edilecek maslahatları bunun yanında medeniyetlerinin huzur gelişme ve barışa olan ihtiyacını dikkate alarak antlaşmalar yapmalarının son derece olağan ve hatta gerekli bir durum olduğuna inanıyoruz

Rağbet Yayınları
İslam Hukukunda Savaş ve Meşruiyeti img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img