İslam in İlk Döneminde Kölelik — Mehmet Nadir Özdemir

İslam in İlk Döneminde Kölelik
Mehmet Nadir ÖzdemirGökkubbe Yayınları
İslam in İlk Döneminde Kölelik
Mehmet Nadir ÖzdemirBu araştırma da kölelik tarihi yönüyle ele alınmakta konu etrafındaki tartışmalar ortaya konmakta ve bilimsel bir yöntem ve üslupla İslamda kölelik uygulamalarıyla ilgili eleştirilere cevap verilmektedir Çalışma günümüzün yükselen değerleri olan insan hakları ve özgürlükler bağlamında kölelik olgusuna tarihi perspektiften bakmakta okuyucuya bir bakış açısı sunarak yaşanmış ilginç olaylarla konunun bilinmeyen noktalarını gün ışığına çıkarmaktadır
İslam in İlk Döneminde Kölelik
Mehmet Nadir Özdemir
İnsan Yayınları
Kökeni insanlık tarihi kadar eski olan kölelik hem kavramsal hem de hukuki olarak tartışılmıştır Bu tartışmalar İslâm dininin doğduğu ve yayıldığı Orta Çağ dan Yeni Çağ a süregelmiştir Çağdaş dünyada kölelik hukuki ve kurumsal olarak bulunmasa da olgusal olarak varlığını sürdürmekte bilhassa insan hakları ve emeği gibi başlıklar gündeme geldiğinde derinlerden seslenmektedir Abbâsîler Emevîlerden büyük bir kitle hâlinde intikal eden ve kendi dönemlerinde de sayıları artan kölelerle büyük bir iş gücü potansiyeline ulaştı Azatlı olan ya da olmayan bütün köleler başşehir Bağdat ve çevresinde önemli gelişmelere öncülük etti Yazar Abbâsîlerin ilk yüzyılındaki kölelerin eğlence sektöründe de faaliyet gösterdiklerine özellikle refah düzeyinin arttığı bu dönemde hilafet sarayı başta olmak üzere saray ve konaklarda hizmetçi olarak cariyelerin alındığına muhtelif işlerde çalıştırılmak üzere de kölelerin bulundurulduğuna temas etmekte böylesi bir vaziyet alan kölelik uygulamalarının suistimallere açık hâle geldiğine ayrıca vurgu yapmaktadır Köle ticaretinin sıradan bir hâle geldiği bu dönemde insan ırklarının birbiriyle karışarak melez toplulukların rol almaya başladıkları görülmektedir İşte kölelik ticaretinin yapılır olduğu Abbâsîlerin ilk yüzyılı İslâm hukukunun ve ahlakının belli ilkelerinden sapmaların da yaşandığını göstermektedir Bu çalışmanın tarih disiplinine ait olmasının yanı sıra antropoloji sosyoloji psikoloji gibi beşerî bilimleri de ilgilendirdiği dikkate alındığında günümüz insanının özellikle de bilimsel tecessüs sahibi okuyucuların ilgisini çekeceği muhakkaktır Yazarın tarihin kamburu olarak da ifade ettiği kölelik konusundaki bu araştırması hem insanlık tarihinin serencamına hem de literatüre nicel ve nitel katkı sağlamaktadır

İnsan Yayınları
Kökeni insanlık tarihi kadar eski olan kölelik hem kavramsal hem de hukuki olarak tartışılmıştır Bu tartışmalar İslâm dininin doğduğu ve yayıldığı Orta Çağ dan Yeni Çağ a süregelmiştir Çağdaş dünyada kölelik hukuki ve kurumsal olarak bulunmasa da olgusal olarak varlığını sürdürmekte bilhassa insan hakları ve emeği gibi başlıklar gündeme geldiğinde derinlerden seslenmektedir Abbâsîler Emevîlerden büyük bir kitle hâlinde intikal eden ve kendi dönemlerinde de sayıları artan kölelerle büyük bir iş gücü potansiyeline ulaştı Azatlı olan ya da olmayan bütün köleler başşehir Bağdat ve çevresinde önemli gelişmelere öncülük etti Yazar Abbâsîlerin ilk yüzyılındaki kölelerin eğlence sektöründe de faaliyet gösterdiklerine özellikle refah düzeyinin arttığı bu dönemde hilafet sarayı başta olmak üzere saray ve konaklarda hizmetçi olarak cariyelerin alındığına muhtelif işlerde çalıştırılmak üzere de kölelerin bulundurulduğuna temas etmekte böylesi bir vaziyet alan kölelik uygulamalarının suistimallere açık hâle geldiğine ayrıca vurgu yapmaktadır Köle ticaretinin sıradan bir hâle geldiği bu dönemde insan ırklarının birbiriyle karışarak melez toplulukların rol almaya başladıkları görülmektedir İşte kölelik ticaretinin yapılır olduğu Abbâsîlerin ilk yüzyılı İslâm hukukunun ve ahlakının belli ilkelerinden sapmaların da yaşandığını göstermektedir Bu çalışmanın tarih disiplinine ait olmasının yanı sıra antropoloji sosyoloji psikoloji gibi beşerî bilimleri de ilgilendirdiği dikkate alındığında günümüz insanının özellikle de bilimsel tecessüs sahibi okuyucuların ilgisini çekeceği muhakkaktır Yazarın tarihin kamburu olarak da ifade ettiği kölelik konusundaki bu araştırması hem insanlık tarihinin serencamına hem de literatüre nicel ve nitel katkı sağlamaktadır

İnsan Yayınları
Kökeni insanlık tarihi kadar eski olan kölelik hem kavramsal hem de hukuki olarak tartışılmıştır Bu tartışmalar İslâm dininin doğduğu ve yayıldığı Orta Çağ dan Yeni Çağ a süregelmiştir Çağdaş dünyada kölelik hukuki ve kurumsal olarak bulunmasa da olgusal olarak varlığını sürdürmekte bilhassa insan hakları ve emeği gibi başlıklar gündeme geldiğinde derinlerden seslenmektedir Abbâsîler Emevîlerden büyük bir kitle hâlinde intikal eden ve kendi dönemlerinde de sayıları artan kölelerle büyük bir iş gücü potansiyeline ulaştı Azatlı olan ya da olmayan bütün köleler başşehir Bağdat ve çevresinde önemli gelişmelere öncülük etti Yazar Abbâsîlerin ilk yüzyılındaki kölelerin eğlence sektöründe de faaliyet gösterdiklerine özellikle refah düzeyinin arttığı bu dönemde hilafet sarayı başta olmak üzere saray ve konaklarda hizmetçi olarak cariyelerin alındığına muhtelif işlerde çalıştırılmak üzere de kölelerin bulundurulduğuna temas etmekte böylesi bir vaziyet alan kölelik uygulamalarının suistimallere açık hâle geldiğine ayrıca vurgu yapmaktadır Köle ticaretinin sıradan bir hâle geldiği bu dönemde insan ırklarının birbiriyle karışarak melez toplulukların rol almaya başladıkları görülmektedir İşte kölelik ticaretinin yapılır olduğu Abbâsîlerin ilk yüzyılı İslâm hukukunun ve ahlakının belli ilkelerinden sapmaların da yaşandığını göstermektedir Bu çalışmanın tarih disiplinine ait olmasının yanı sıra antropoloji sosyoloji psikoloji gibi beşerî bilimleri de ilgilendirdiği dikkate alındığında günümüz insanının özellikle de bilimsel tecessüs sahibi okuyucuların ilgisini çekeceği muhakkaktır Yazarın tarihin kamburu olarak da ifade ettiği kölelik konusundaki bu araştırması hem insanlık tarihinin serencamına hem de literatüre nicel ve nitel katkı sağlamaktadır

İnsan Yayınları
Kökeni insanlık tarihi kadar eski olan kölelik hem kavramsal hem de hukuki olarak tartışılmıştır Bu tartışmalar İslâm dininin doğduğu ve yayıldığı Orta Çağ dan Yeni Çağ a süregelmiştir Çağdaş dünyada kölelik hukuki ve kurumsal olarak bulunmasa da olgusal olarak varlığını sürdürmekte bilhassa insan hakları ve emeği gibi başlıklar gündeme geldiğinde derinlerden seslenmektedir Abbâsîler Emevîlerden büyük bir kitle hâlinde intikal eden ve kendi dönemlerinde de sayıları artan kölelerle büyük bir iş gücü potansiyeline ulaştı Azatlı olan ya da olmayan bütün köleler başşehir Bağdat ve çevresinde önemli gelişmelere öncülük etti Yazar Abbâsîlerin ilk yüzyılındaki kölelerin eğlence sektöründe de faaliyet gösterdiklerine özellikle refah düzeyinin arttığı bu dönemde hilafet sarayı başta olmak üzere saray ve konaklarda hizmetçi olarak cariyelerin alındığına muhtelif işlerde çalıştırılmak üzere de kölelerin bulundurulduğuna temas etmekte böylesi bir vaziyet alan kölelik uygulamalarının suistimallere açık hâle geldiğine ayrıca vurgu yapmaktadır Köle ticaretinin sıradan bir hâle geldiği bu dönemde insan ırklarının birbiriyle karışarak melez toplulukların rol almaya başladıkları görülmektedir İşte kölelik ticaretinin yapılır olduğu Abbâsîlerin ilk yüzyılı İslâm hukukunun ve ahlakının belli ilkelerinden sapmaların da yaşandığını göstermektedir Bu çalışmanın tarih disiplinine ait olmasının yanı sıra antropoloji sosyoloji psikoloji gibi beşerî bilimleri de ilgilendirdiği dikkate alındığında günümüz insanının özellikle de bilimsel tecessüs sahibi okuyucuların ilgisini çekeceği muhakkaktır Yazarın tarihin kamburu olarak da ifade ettiği kölelik konusundaki bu araştırması hem insanlık tarihinin serencamına hem de literatüre nicel ve nitel katkı sağlamaktadır

İnsan Yayınları
Kökeni insanlık tarihi kadar eski olan kölelik hem kavramsal hem de hukuki olarak tartışılmıştır Bu tartışmalar İslâm dininin doğduğu ve yayıldığı Orta Çağ dan Yeni Çağ a süregelmiştir Çağdaş dünyada kölelik hukuki ve kurumsal olarak bulunmasa da olgusal olarak varlığını sürdürmekte bilhassa insan hakları ve emeği gibi başlıklar gündeme geldiğinde derinlerden seslenmektedir Abbâsîler Emevîlerden büyük bir kitle halinde intikal eden ve kendi dönemlerinde de sayıları artan kölelerle büyük bir iş gücü potansiyeline ulaştılar Azatlı olan ya da olmayan bütün köleler başşehir Bağdat ve çevresinde önemli gelişmelere öncülük ettiler Yazar Abbâsîlerin ilk yüzyılındaki kölelerin eğlence sektöründe de faaliyet gösterdiklerine özellikle refah düzeyinin arttığı bu dönemde hilafet sarayı başta olmak üzere saray ve konaklarda hizmetçi hatta odalık olarak cariyelerin alındığına muhtelif işlerde çalıştırılmak üzere de kölelerin bulundurulduğuna temas etmekte böylesi bir vaziyet alan kölelik uygulamalarının suistimallere açık hale geldiğine ayrıca vurgu yapmaktadır Köle ticaretinin sıradan bir hâle geldiği bu dönemde insan ırklarının birbiriyle karışarak melez toplulukların rol almaya başladıkları görülmektedir İşte köleliğin ticaretinin yapılır olduğu Abbâsîlerin ilk yüzyılında İslâm hukukunun ve ahlakının belli ilkelerinden sapmaların da yaşandığını göstermektedir Bu çalışmanın tarih disiplinine ait olmasının yanı sıra antropoloji sosyoloji psikoloji gibi beşerî bilimleri de ilgilendirdiği dikkate alındığında günümüz insanının özellikle de bilimsel tecessüs sahibi okuyucuların ilgisini çekeceği muhakkaktır Yazarın tarihin kamburu olarak da ifade ettiği kölelik konusundaki bu araştırması hem insanlık tarihinin serencamına hem de literatür kazanımı olarak araştırmacıların arşivine nicel ve nitel katkı sağlamaktadır