İslam İnanç Esasları — Hüseyin Doğan

İslam İnanç Esasları
Hüseyin DoğanRağbet Yayınları
İslam İnanç Esasları
Hüseyin Doğanİslâm dini bir kanunlar ve manzumeler sistemidir Genelde bütün ilâhî dinler özelde de İslâm dini beli başlı ilke ve esaslar üzerine inşa edilmiştir Bu ilkeler tespit edilip ana esas olarak benimsenirken rastgele veya tesadüflere dayalı olarak değil tam aksine vahiy ve vahyin birinci derecedeki muhatabı olan Hz Peygamber in s a v uygulamalarına istinaden hareket edilmiştir Bir dinin ilâhî bir din hüviyetine sahip olabilmesinin üç önemli kriteri bulunmaktadır Bunlardan birincisi Allah inancı Ulûhiyyet ikincisi Peygamberlik inancı Nübüvvet üçüncüsü de Âhiret inancıdır Bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber olan Hz Âdem den a s son peygamber Hz Muhammed e s a v kadar Allah tarafından gönderilmiş olan bütün ilâhî sistemlerde yukarıda sıraladığımız üç önemli ilke ana eksen olarak kabul edilmiştir Eskilerin usûlü selâse üç önemli ilke olarak tavsif ettikleri Allah peygamber ve âhiret inancı insan söz konusu olduğunda onun temel akîdesini daha özelde de dinî tasavvurunu oluşturmaktadır Bu bakımdan insanın dinî tasavvurunun oluşumunda kabul ettiği hatta savuna geldiği akîdesinin önemli bir payı vardır Zira bir mü minin dinî anlayış ve tasavvurunun şekillenmesinde etkili iki alan söz konusudur İtikât ve Fıkıh Bunlardan ilki teorik ve kuramsal yönü oluştururken diğeri de amelî ve toplumsal alanla doğrudan ilişkilidir Bu nedenle bir mü minin kâmil ve olgun imâna sahip olması öncelikle sağlam ve doğru bir itikâdı elde etmesi daha sonrasında da bunu pratik hayatına aktarmasıyla gerçekleşebilecek bir husustur

Rağbet Yayınları
İslam dini bir kanunlar ve manzumeler sistemidir Genelde bütün ilahi dinler özelde de İslam dini beli başlı ilke ve esaslar üzerine inşa edilmiştir Bu ilkeler tespit edilip ana esas olarak benimsenirken rastgele veya tesadüflere dayalı olarak değil tam aksine vahiy ve vahyin birinci derecedeki muhatabı olan Hz Peygamber in s a v uygulamalarına istinaden hareket edilmiştir Bir dinin ilahi bir din hüviyetine sahip olabilmesinin üç önemli kriteri bulunmaktadır Bunlardan birincisi Allah inancı Uluhiyyet ikincisi Peygamberlik inancı Nübüvvet üçüncüsü de Ahiret inancıdır Bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber olan Hz Adem den a s son peygamber Hz Muhammed e s a v kadar Allah tarafından gönderilmiş olan bütün ilâhî sistemlerde yukarıda sıraladığımız üç önemli ilke ana eksen olarak kabul edilmiştir Eskilerin usulü selase üç önemli ilke olarak tavsif ettikleri Allah peygamber ve ahiret inancı insan söz konusu olduğunda onun temel akidesini daha özelde de dini tasavvurunu oluşturmaktadır Bu bakımdan insanın dini tasavvurunun oluşumunda kabul ettiği hatta savuna geldiği akidesinin önemli bir payı vardır Zira bir mü minin dinî anlayış ve tasavvurunun şekillenmesinde etkili iki alan söz konusudur İtikat ve Fıkıh Bunlardan ilki teorik ve kuramsal yönü oluştururken diğeri de ameli ve toplumsal alanla doğrudan ilişkilidir Bu nedenle bir mü minin kâmil ve olgun imana sahip olması öncelikle sağlam ve doğru bir itikadı elde etmesi daha sonrasında da bunu pratik hayatına aktarmasıyla gerçekleşebilecek bir husustur

Rağbet Yayınları
İslâm dini bir kanunlar ve manzumeler sistemidir Genelde bütün ilâhî dinler özelde de İslâm dini beli başlı ilke ve esaslar üzerine inşa edilmiştir Bu ilkeler tespit edilip ana esas olarak benimsenirken rastgele veya tesadüflere dayalı olarak değil tam aksine vahiy ve vahyin birinci derecedeki muhatabı olan Hz Peygamber in s a v uygulamalarına istinaden hareket edilmiştir Bir dinin ilâhî bir din hüviyetine sahip olabilmesinin üç önemli kriteri bulunmaktadır Bunlardan birincisi Allah inancı Ulûhiyyet ikincisi Peygamberlik inancı Nübüvvet üçüncüsü de Âhiret inancıdır Bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber olan Hz Âdem den a s son peygamber Hz Muhammed e s a v kadar Allah tarafından gönderilmiş olan bütün ilâhî sistemlerde yukarıda sıraladığımız üç önemli ilke ana eksen olarak kabul edilmiştir Eskilerin usûlü selâse üç önemli ilke olarak tavsif ettikleri Allah peygamber ve âhiret inancı insan söz konusu olduğunda onun temel akîdesini daha özelde de dinî tasavvurunu oluşturmaktadır Bu bakımdan insanın dinî tasavvurunun oluşumunda kabul ettiği hatta savuna geldiği akîdesinin önemli bir payı vardır Zira bir mü minin dinî anlayış ve tasavvurunun şekillenmesinde etkili iki alan söz konusudur İtikât ve Fıkıh Bunlardan ilki teorik ve kuramsal yönü oluştururken diğeri de amelî ve toplumsal alanla doğrudan ilişkilidir Bu nedenle bir mü minin kâmil ve olgun imâna sahip olması öncelikle sağlam ve doğru bir itikâdı elde etmesi daha sonrasında da bunu pratik hayatına aktarmasıyla gerçekleşebilecek bir husustur

Rağbet Yayınları
İslâm dini bir kanunlar ve manzumeler sistemidir Genelde bütün ilâhî dinler özelde de İslâm dini beli başlı ilke ve esaslar üzerine inşa edilmiştir Bu ilkeler tespit edilip ana esas olarak benimsenirken rastgele veya tesadüflere dayalı olarak değil tam aksine vahiy ve vahyin birinci derecedeki muhatabı olan Hz Peygamber in s a v uygulamalarına istinaden hareket edilmiştir Bir dinin ilâhî bir din hüviyetine sahip olabilmesinin üç önemli kriteri bulunmaktadır Bunlardan birincisi Allah inancı Ulûhiyyet ikincisi Peygamberlik inancı Nübüvvet üçüncüsü de Âhiret inancıdır Bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber olan Hz Âdem den a s son peygamber Hz Muhammed e s a v kadar Allah tarafından gönderilmiş olan bütün ilâhî sistemlerde yukarıda sıraladığımız üç önemli ilke ana eksen olarak kabul edilmiştir Eskilerin usûlü selâse üç önemli ilke olarak tavsif ettikleri Allah peygamber ve âhiret inancı insan söz konusu olduğunda onun temel akîdesini daha özelde de dinî tasavvurunu oluşturmaktadır Bu bakımdan insanın dinî tasavvurunun oluşumunda kabul ettiği hatta savuna geldiği akîdesinin önemli bir payı vardır Zira bir mü minin dinî anlayış ve tasavvurunun şekillenmesinde etkili iki alan söz konusudur İtikât ve Fıkıh Bunlardan ilki teorik ve kuramsal yönü oluştururken diğeri de amelî ve toplumsal alanla doğrudan ilişkilidir Bu nedenle bir mü minin kâmil ve olgun imâna sahip olması öncelikle sağlam ve doğru bir itikâdı elde etmesi daha sonrasında da bunu pratik hayatına aktarmasıyla gerçekleşebilecek bir husustur Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 254 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Rağbet Yayınları

Rağbet Yayınları
İslam dini bir kanunlar ve manzumeler sistemidir Genelde bütün ilahi dinler özelde de İslam dini beli başlı ilke ve esaslar üzerine inşa edilmiştir Bu ilkeler tespit edilip ana esas olarak benimsenirken rastgele veya tesadüflere dayalı olarak değil tam aksine vahiy ve vahyin birinci derecedeki muhatabı olan Hz Peygamber in s a v uygulamalarına istinaden hareket edilmiştir Bir dinin ilahi bir din hüviyetine sahip olabilmesinin üç önemli kriteri bulunmaktadır Bunlardan birincisi Allah inancı Uluhiyyet ikincisi Peygamberlik inancı Nübüvvet üçüncüsü de Ahiret inancıdır Bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber olan Hz Adem den a s son peygamber Hz Muhammed e s a v kadar Allah tarafından gönderilmiş olan bütün ilâhî sistemlerde yukarıda sıraladığımız üç önemli ilke ana eksen olarak kabul edilmiştir Eskilerin usulü selase üç önemli ilke olarak tavsif ettikleri Allah peygamber ve ahiret inancı insan söz konusu olduğunda onun temel akidesini daha özelde de dini tasavvurunu oluşturmaktadır Bu bakımdan insanın dini tasavvurunun oluşumunda kabul ettiği hatta savuna geldiği akidesinin önemli bir payı vardır Zira bir mü minin dinî anlayış ve tasavvurunun şekillenmesinde etkili iki alan söz konusudur İtikat ve Fıkıh Bunlardan ilki teorik ve kuramsal yönü oluştururken diğeri de ameli ve toplumsal alanla doğrudan ilişkilidir Bu nedenle bir mü minin kâmil ve olgun imana sahip olması öncelikle sağlam ve doğru bir itikadı elde etmesi daha sonrasında da bunu pratik hayatına aktarmasıyla gerçekleşebilecek bir husustur

Rağbet Yayınları
İslâm dini bir kanunlar ve manzumeler sistemidir Genelde bütün ilâhî dinler özelde de İslâm dini beli başlı ilke ve esaslar üzerine inşa edilmiştir Bu ilkeler tespit edilip ana esas olarak benimsenirken rastgele veya tesadüflere dayalı olarak değil tam aksine vahiy ve vahyin birinci derecedeki muhatabı olan Hz Peygamber in s a v uygulamalarına istinaden hareket edilmiştir Bir dinin ilâhî bir din hüviyetine sahip olabilmesinin üç önemli kriteri bulunmaktadır Bunlardan birincisi Allah inancı Ulûhiyyet ikincisi Peygamberlik inancı Nübüvvet üçüncüsü de Âhiret inancıdır Bu nedenle ilk insan ve ilk peygamber olan Hz Âdem den a s son peygamber Hz Muhammed e s a v kadar Allah tarafından gönderilmiş olan bütün ilâhî sistemlerde yukarıda sıraladığımız üç önemli ilke ana eksen olarak kabul edilmiştir Eskilerin usûlü selâse üç önemli ilke olarak tavsif ettikleri Allah peygamber ve âhiret inancı insan söz konusu olduğunda onun temel akîdesini daha özelde de dinî tasavvurunu oluşturmaktadır Bu bakımdan insanın dinî tasavvurunun oluşumunda kabul ettiği hatta savuna geldiği akîdesinin önemli bir payı vardır Zira bir mü minin dinî anlayış ve tasavvurunun şekillenmesinde etkili iki alan söz konusudur İtikât ve Fıkıh Bunlardan ilki teorik ve kuramsal yönü oluştururken diğeri de amelî ve toplumsal alanla doğrudan ilişkilidir Bu nedenle bir mü minin kâmil ve olgun imâna sahip olması öncelikle sağlam ve doğru bir itikâdı elde etmesi daha sonrasında da bunu pratik hayatına aktarmasıyla gerçekleşebilecek bir husustur Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 254Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Rağbet Yayınları