İslam Kelamında Siyaset ve İmamet Tartışmaları — Mehmet Salih Gecit

İslam Kelamında Siyaset ve İmamet Tartışmaları
Mehmet Salih GecitRavza Yayınları
İslam Kelamında Siyaset ve İmamet Tartışmaları
Mehmet Salih GecitTarih boyunca Müslümanlar Kur an ve Sünnet i okumuş ancak farklı yorumlar yapmışlardır Bu durum fıkhi içtihat ve mezheplerin yanı sıra itikadî ve kelâmî fırkaların ortaya çıkmasına neden olmuştur Mezhep ve fırkalar esas itibariyle yanlış ve kötü değildir yanlışlık Kur an ve Sünnet in hatalı yorumlanmasından kaynaklanır Günümüzde de benzer kelâmi tartışmalar devam etmektedir Daha önce Güncel Kelâm Tartışmaları I adlı kitapta bazı konuları derlemiştik Bu eserde ise bu tartışmalar kapsamında yazdığımız makale ve tebliğlerden seçmelerle Güncel Kelâm Tartışmaları II adlı kitabı hazırladık İnşallah Allah ömür verirse bu seri devam edecektir

Ravza Yayınları
Tarih boyunca Müslümanlar Kur an ve Sünnet i okumuş ancak farklı yorumlar yapmışlardır Bu durum fıkhi içtihat ve mezheplerin yanı sıra itikadî ve kelâmî fırkaların ortaya çıkmasına neden olmuştur Mezhep ve fırkalar esas itibariyle yanlış ve kötü değildir yanlışlık Kur an ve Sünnet in hatalı yorumlanmasından kaynaklanır Günümüzde de benzer kelâmi tartışmalar devam etmektedir Daha önce Güncel Kelâm Tartışmaları I adlı kitapta bazı konuları derlemiştik Bu eserde ise bu tartışmalar kapsamında yazdığımız makale ve tebliğlerden seçmelerle Güncel Kelâm Tartışmaları II adlı kitabı hazırladık İnşallah Allah ömür verirse bu seri devam edecektir

Ravza Yayınları
Mehmet Salih Gecit tarafından kaleme alınan Güncel Kelam Tartışmaları II Ravza Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Güncel Kelam Tartışmaları II Mehmet Salih Gecit Kitap Özeti Tarih boyunca Müslümanlar Kur an ve Sünnet i okumuş ancak farklı yorumlar yapmışlardır Bu durum fıkhi içtihat ve mezheplerin yanı sıra itikadî ve kelâmî fırkaların ortaya çıkmasına neden olmuştur Mezhep ve fırkalar esas itibariyle yanlış ve kötü değildir yanlışlık Kur an ve Sünnet in hatalı yorumlanmasından kaynaklanır Günümüzde de benzer kelâmi tartışmalar devam etmektedir Daha önce Güncel Kelâm Tartışmaları I adlı kitapta bazı konuları derlemiştik Bu eserde ise bu tartışmalar kapsamında yazdığımız makale ve tebliğlerden seçmelerle Güncel Kelâm Tartışmaları II adlı kitabı hazırladık İnşallah Allah ömür verirse bu seri devam edecektir Yayınevi Ravza Yayınları Yazar Mehmet Salih Gecit Sayfa 480 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786256715844 Kategori Diğer İslam Kitapları

Ravza Yayınları
İnsanlık tarihinin her aşamasında her din ve her dinî kurum siyâset gerçeğini görmek zorunda kaldığı gibi İslâm dini de insan yaşamının tüm alanlarıyla ilgili temel prensipler getirdiğinden siyâset ve siyâsî meselelerle ilgili hükmünü beyân etmek kararını vermek inananlarını bu konuda da yönlendirmek suretiyle insanın bu ihtiyacına cevap vermiştir Bunu yaparken daha çok ilkeler ve prensipler bazında hükmünü koymuş bu ilke ve prensipler ışığında zaman ve zemine uygun siyâsî tavır ve davranışın şeklini belirlemeyi mü minlere bırakmıştır Mü minler de Hz Peygamber in hayatta olduğu dönemde herhangi bir siyâsî idârî ve askerî adlandırmaya ve tasavvura ihtiyaç duymadan Nübüvvet kurumunun ışığında O nun idâresi ve yönlendirmesi altında din siyâset ayırımına gitmeksizin mutlak bir teslimiyyet ve itâatla hareket ediyorlardı Hz Peygamber in vefatından sonra ise ümmet çok geçmeden Hilâfet müessesini oluşturdu Bu kurumun başına geçip ümmeti temsil edenler Nübüvvet in Hatemiyeti nedeniyle Peygamber in nebîliğine değil idâreciliğine varis oldular Müslümanlar nübüvvetten sonra hilâfet kurumunu tesis ederken sadece kişisel ve toplumsal mülahazalar ile zaman ve zeminin koşullarına göre Peygamberden sonra ümmetin başına geçecek zatı belirleme sorununu çözmemişler aynı zamanda Kur an ve Sünnet te bulunan bazı esas ve ilkeleri de sorunun çözümünde göz önünde bulundurmuşlardır Elinizdeki çalışmamızda ilk dönem siyâsî olaylar neticesinde meydana gelen çeşitli İslâm ekollerinin birikiminden istifadeyle Kelâm kaynaklarında ele alınan siyâsî konuları incelemeyi hedefledik Şunu belirtmek gerekir ki kelâm kaynaklarında geniş ve kapsamlı bir siyâset anlayışı yerine hilâfet ve imâmet konusunda mezhepler arası yapılan tartışmalar incelenmiştir Bu sebeple İslâm Kelâmında Siyâset ve İmâmet Tartışmaları adı altında İslâm Siyâset Düşüncesini kelâmî bir problem olarak ele aldık Bu bağlamda kelâmî düşünce çerçevesinde konu üzerinde düşünüp fikir beyan etmiş Ehl i sünnet Mu tezile ve Şia ekollerine ait kaynaklar başta olmak üzere birçok kelâmi düşünce kaynaklarını incelemeye gayret gösterdik Kur an ve Sünnet te konunun çerçevesini tesbitten sonra siyâset kavramını özellikle İslâm Siyâset Düşüncesinin belkemiği olan imâmet ve hilâfet tartışmalarını bu konunun kelâm kaynaklarında nasıl ele alındığını ve hangi gelişmeleri kat ettiğini hangi aşamalardan geçtiğini tesbit etme gayretine girdik Bu çalışmamızı yaparken çağımızda yetişen düşünür ve kelamcılardan da faydalandık Ayrıca çağımızda yapılan muhtelif araştırmalardan ve akademik çalışmalardan istifade ettik Çalışmamızın kelâmî düşünceye bir katkı sağlamasını ümid ediyoruz

Ravza Yayınları
İnsanlık tarihinin her aşamasında her din ve her dinî kurum siyâset gerçeğini görmek zorunda kaldığı gibi İslâm dini de insan yaşamının tüm alanlarıyla ilgili temel prensipler getirdiğinden siyâset ve siyâsî meselelerle ilgili hükmünü beyân etmek kararını vermek inananlarını bu konuda da yönlendirmek suretiyle insanın bu ihtiyacına cevap vermiştir Bunu yaparken daha çok ilkeler ve prensipler bazında hükmünü koymuş bu ilke ve prensipler ışığında zaman ve zemine uygun siyâsî tavır ve davranışın şeklini belirlemeyi mü minlere bırakmıştır Mü minler de Hz Peygamber in hayatta olduğu dönemde herhangi bir siyâsî idârî ve askerî adlandırmaya ve tasavvura ihtiyaç duymadan Nübüvvet kurumunun ışığında O nun idâresi ve yönlendirmesi altında din siyâset ayırımına gitmeksizin mutlak bir teslimiyyet ve itâatla hareket ediyorlardı Hz Peygamber in vefatından sonra ise ümmet çok geçmeden Hilâfet müessesini oluşturdu Bu kurumun başına geçip ümmeti temsil edenler Nübüvvet in Hatemiyeti nedeniyle Peygamber in nebîliğine değil idâreciliğine varis oldular Müslümanlar nübüvvetten sonra hilâfet kurumunu tesis ederken sadece kişisel ve toplumsal mülahazalar ile zaman ve zeminin koşullarına göre Peygamberden sonra ümmetin başına geçecek zatı belirleme sorununu çözmemişler aynı zamanda Kur an ve Sünnet te bulunan bazı esas ve ilkeleri de sorunun çözümünde göz önünde bulundurmuşlardır Elinizdeki çalışmamızda ilk dönem siyâsî olaylar neticesinde meydana gelen çeşitli İslâm ekollerinin birikiminden istifadeyle Kelâm kaynaklarında ele alınan siyâsî konuları incelemeyi hedefledik Şunu belirtmek gerekir ki kelâm kaynaklarında geniş ve kapsamlı bir siyâset anlayışı yerine hilâfet ve imâmet konusunda mezhepler arası yapılan tartışmalar incelenmiştir Bu sebeple İslâm Kelâmında Siyâset ve İmâmet Tartışmaları adı altında İslâm Siyâset Düşüncesini kelâmî bir problem olarak ele aldık Bu bağlamda kelâmî düşünce çerçevesinde konu üzerinde düşünüp fikir beyan etmiş Ehl i sünnet Mu tezile ve Şia ekollerine ait kaynaklar başta olmak üzere birçok kelâmi düşünce kaynaklarını incelemeye gayret gösterdik Kur an ve Sünnet te konunun çerçevesini tesbitten sonra siyâset kavramını özellikle İslâm Siyâset Düşüncesinin belkemiği olan imâmet ve hilâfet tartışmalarını bu konunun kelâm kaynaklarında nasıl ele alındığını ve hangi gelişmeleri kat ettiğini hangi aşamalardan geçtiğini tesbit etme gayretine girdik Bu çalışmamızı yaparken çağımızda yetişen düşünür ve kelamcılardan da faydalandık Ayrıca çağımızda yapılan muhtelif araştırmalardan ve akademik çalışmalardan istifade ettik Çalışmamızın kelâmî düşünceye bir katkı sağlamasını ümid ediyoruz

Ravza Yayınları
Tarih boyunca Müslümanlar Kur an ve Sünnet i okumuş ancak farklı yorumlar yapmışlardır Bu durum fıkhi içtihat ve mezheplerin yanı sıra itikadî ve kelâmî fırkaların ortaya çıkmasına neden olmuştur Mezhep ve fırkalar esas itibariyle yanlış ve kötü değildir yanlışlık Kur an ve Sünnet in hatalı yorumlanmasından kaynaklanır Günümüzde de benzer kelâmi tartışmalar devam etmektedir Daha önce Güncel Kelâm Tartışmaları I adlı kitapta bazı konuları derlemiştik Bu eserde ise bu tartışmalar kapsamında yazdığımız makale ve tebliğlerden seçmelerle Güncel Kelâm Tartışmaları II adlı kitabı hazırladık İnşallah Allah ömür verirse bu seri devam edecektir

Ravza Yayınları
Mehmet Salih Gecit tarafından kaleme alınan İslam Kelamında Siyaset ve İmamet Tartışmaları Ravza Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İslam Kelamında Siyaset ve İmamet Tartışmaları Mehmet Salih Gecit Kitap Özeti İnsanlık tarihinin her aşamasında her din ve her dinî kurum siyâset gerçeğini görmek zorunda kaldığı gibi İslâm dini de insan yaşamının tüm alanlarıyla ilgili temel prensipler getirdiğinden siyâset ve siyâsî meselelerle ilgili hükmünü beyân etmek kararını vermek inananlarını bu konuda da yönlendirmek suretiyle insanın bu ihtiyacına cevap vermiştir Bunu yaparken daha çok ilkeler ve prensipler bazında hükmünü koymuş bu ilke ve prensipler ışığında zaman ve zemine uygun siyâsî tavır ve davranışın şeklini belirlemeyi mü minlere bırakmıştır Mü minler de Hz Peygamber in hayatta olduğu dönemde herhangi bir siyâsî idârî ve askerî adlandırmaya ve tasavvura ihtiyaç duymadan Nübüvvet kurumunun ışığında O nun idâresi ve yönlendirmesi altında din siyâset ayırımına gitmeksizin mutlak bir teslimiyyet ve itâatla hareket ediyorlardı Hz Peygamber in vefatından sonra ise ümmet çok geçmeden Hilâfet müessesini oluşturdu Bu kurumun başına geçip ümmeti temsil edenler Nübüvvet in Hatemiyeti nedeniyle Peygamber in nebîliğine değil idâreciliğine varis oldular Müslümanlar nübüvvetten sonra hilâfet kurumunu tesis ederken sadece kişisel ve toplumsal mülahazalar ile zaman ve zeminin koşullarına göre Peygamberden sonra ümmetin başına geçecek zatı belirleme sorununu çözmemişler aynı zamanda Kur an ve Sünnet te bulunan bazı esas ve ilkeleri de sorunun çözümünde göz önünde bulundurmuşlardır Elinizdeki çalışmamızda ilk dönem siyâsî olaylar neticesinde meydana gelen çeşitli İslâm ekollerinin birikiminden istifadeyle Kelâm kaynaklarında ele alınan siyâsî konuları incelemeyi hedefledik Şunu belirtmek gerekir ki kelâm kaynaklarında geniş ve kapsamlı bir siyâset anlayışı yerine hilâfet ve imâmet konusunda mezhepler arası yapılan tartışmalar incelenmiştir Bu sebeple İslâm Kelâmında Siyâset ve İmâmet Tartışmaları adı altında İslâm Siyâset Düşüncesini kelâmî bir problem olarak ele aldık Bu bağlamda kelâmî düşünce çerçevesinde konu üzerinde düşünüp fikir beyan etmiş Ehl i sünnet Mu tezile ve Şia ekollerine ait kaynaklar başta olmak üzere birçok kelâmi düşünce kaynaklarını incelemeye gayret gösterdik Kur an ve Sünnet te konunun çerçevesini tesbitten sonra siyâset kavramını özellikle İslâm Siyâset Düşüncesinin belkemiği olan imâmet ve hilâfet tartışmalarını bu konunun kelâm kaynaklarında nasıl ele alındığını ve hangi gelişmeleri kat ettiğini hangi aşamalardan geçtiğini tesbit etme gayretine girdik Bu çalışmamızı yaparken çağımızda yetişen düşünür ve kelamcılardan da faydalandık Ayrıca çağımızda yapılan muhtelif araştırmalardan ve akademik çalışmalardan istifade ettik Çalışmamızın kelâmî düşünceye bir katkı sağlamasını ümid ediyoruz Yayınevi Ravza Yayınları Yazar Mehmet Salih Gecit Sayfa 368 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2024 Barkod 9786256409705 Kategori Araştırma İnceleme

Ravza Yayınları
İnsanlık tarihinin her aşamasında her din ve her dinî kurum siyâset gerçeğini görmek zorunda kaldığı gibi İslâm dini de insan yaşamının tüm alanlarıyla ilgili temel prensipler getirdiğinden siyâset ve siyâsî meselelerle ilgili hükmünü beyân etmek kararını vermek inananlarını bu konuda da yönlendirmek suretiyle insanın bu ihtiyacına cevap vermiştir Bunu yaparken daha çok ilkeler ve prensipler bazında hükmünü koymuş bu ilke ve prensipler ışığında zaman ve zemine uygun siyâsî tavır ve davranışın şeklini belirlemeyi mü minlere bırakmıştır Mü minler de Hz Peygamber in hayatta olduğu dönemde herhangi bir siyâsî idârî ve askerî adlandırmaya ve tasavvura ihtiyaç duymadan Nübüvvet kurumunun ışığında O nun idâresi ve yönlendirmesi altında din siyâset ayırımına gitmeksizin mutlak bir teslimiyyet ve itâatla hareket ediyorlardı Hz Peygamber in vefatından sonra ise ümmet çok geçmeden Hilâfet müessesini oluşturdu Bu kurumun başına geçip ümmeti temsil edenler Nübüvvet in Hatemiyeti nedeniyle Peygamber in nebîliğine değil idâreciliğine varis oldular Müslümanlar nübüvvetten sonra hilâfet kurumunu tesis ederken sadece kişisel ve toplumsal mülahazalar ile zaman ve zeminin koşullarına göre Peygamberden sonra ümmetin başına geçecek zatı belirleme sorununu çözmemişler aynı zamanda Kur an ve Sünnet te bulunan bazı esas ve ilkeleri de sorunun çözümünde göz önünde bulundurmuşlardır Elinizdeki çalışmamızda ilk dönem siyâsî olaylar neticesinde meydana gelen çeşitli İslâm ekollerinin birikiminden istifadeyle Kelâm kaynaklarında ele alınan siyâsî konuları incelemeyi hedefledik Şunu belirtmek gerekir ki kelâm kaynaklarında geniş ve kapsamlı bir siyâset anlayışı yerine hilâfet ve imâmet konusunda mezhepler arası yapılan tartışmalar incelenmiştir Bu sebeple İslâm Kelâmında Siyâset ve İmâmet Tartışmaları adı altında İslâm Siyâset Düşüncesini kelâmî bir problem olarak ele aldık Bu bağlamda kelâmî düşünce çerçevesinde konu üzerinde düşünüp fikir beyan etmiş Ehl i sünnet Mu tezile ve Şia ekollerine ait kaynaklar başta olmak üzere birçok kelâmi düşünce kaynaklarını incelemeye gayret gösterdik Kur an ve Sünnet te konunun çerçevesini tesbitten sonra siyâset kavramını özellikle İslâm Siyâset Düşüncesinin belkemiği olan imâmet ve hilâfet tartışmalarını bu konunun kelâm kaynaklarında nasıl ele alındığını ve hangi gelişmeleri kat ettiğini hangi aşamalardan geçtiğini tesbit etme gayretine girdik Bu çalışmamızı yaparken çağımızda yetişen düşünür ve kelamcılardan da faydalandık Ayrıca çağımızda yapılan muhtelif araştırmalardan ve akademik çalışmalardan istifade ettik Çalışmamızın kelâmî düşünceye bir katkı sağlamasını ümid ediyoruz

Ravza Yayınları
İnsanlık tarihinin her aşamasında her din ve her dinî kurum siyâset gerçeğini görmek zorunda kaldığı gibi İslâm dini de insan yaşamının tüm alanlarıyla ilgili temel prensipler getirdiğinden siyâset ve siyâsî meselelerle ilgili hükmünü beyân etmek kararını vermek inananlarını bu konuda da yönlendirmek suretiyle insanın bu ihtiyacına cevap vermiştir Bunu yaparken daha çok ilkeler ve prensipler bazında hükmünü koymuş bu ilke ve prensipler ışığında zaman ve zemine uygun siyâsî tavır ve davranışın şeklini belirlemeyi mü minlere bırakmıştır Mü minler de Hz Peygamber in hayatta olduğu dönemde herhangi bir siyâsî idârî ve askerî adlandırmaya ve tasavvura ihtiyaç duymadan Nübüvvet kurumunun ışığında O nun idâresi ve yönlendirmesi altında din siyâset ayırımına gitmeksizin mutlak bir teslimiyyet ve itâatla hareket ediyorlardı Hz Peygamber in vefatından sonra ise ümmet çok geçmeden Hilâfet müessesini oluşturdu Bu kurumun başına geçip ümmeti temsil edenler Nübüvvet in Hatemiyeti nedeniyle Peygamber in nebîliğine değil idâreciliğine varis oldular Müslümanlar nübüvvetten sonra hilâfet kurumunu tesis ederken sadece kişisel ve toplumsal mülahazalar ile zaman ve zeminin koşullarına göre Peygamberden sonra ümmetin başına geçecek zatı belirleme sorununu çözmemişler aynı zamanda Kur an ve Sünnet te bulunan bazı esas ve ilkeleri de sorunun çözümünde göz önünde bulundurmuşlardır Elinizdeki çalışmamızda ilk dönem siyâsî olaylar neticesinde meydana gelen çeşitli İslâm ekollerinin birikiminden istifadeyle Kelâm kaynaklarında ele alınan siyâsî konuları incelemeyi hedefledik Şunu belirtmek gerekir ki kelâm kaynaklarında geniş ve kapsamlı bir siyâset anlayışı yerine hilâfet ve imâmet konusunda mezhepler arası yapılan tartışmalar incelenmiştir Bu sebeple İslâm Kelâmında Siyâset ve İmâmet Tartışmaları adı altında İslâm Siyâset Düşüncesini kelâmî bir problem olarak ele aldık Bu bağlamda kelâmî düşünce çerçevesinde konu üzerinde düşünüp fikir beyan etmiş Ehl i

Ravza Yayınları
Tarih boyunca Müslümanlar Kur an ve Sünnet i okumuş ancak farklı yorumlar yapmışlardır Bu durum fıkhi içtihat ve mezheplerin yanı sıra itikadî ve kelâmî fırkaların ortaya çıkmasına neden olmuştur Mezhep ve fırkalar esas itibariyle yanlış ve kötü değildir yanlışlık Kur an ve Sünnet in hatalı yorumlanmasından kaynaklanır Günümüzde de benzer kelâmi tartışmalar devam etmektedir Daha önce Güncel Kelâm Tartışmaları I adlı kitapta bazı konuları derlemiştik Bu eserde ise bu tartışmalar kapsamında yazdığımız makale ve tebliğlerden seçmelerle Güncel Kelâm Tartışmaları II adlı kitabı hazırladık İnşallah Allah ömür verirse bu seri devam edecektir

Ravza
İnsanlık tarihinin her aşamasında her din ve her dinî kurum siyâset gerçeğini görmek zorunda kaldığı gibi İslâm dini de insan yaşamının tüm alanlarıyla ilgili temel prensipler getirdiğinden siyâset ve siyâsî meselelerle ilgili hükmünü beyân etmek kararını vermek inananlarını bu konuda da yönlendirmek suretiyle insanın bu ihtiyacına cevap vermiştir Bunu yaparken daha çok ilkeler ve prensipler bazında hükmünü koymuş bu ilke ve prensipler ışığında zaman ve zemine uygun siyâsî tavır ve davranışın şeklini belirlemeyi mü minlere bırakmıştır Mü minler de Hz Peygamber in hayatta olduğu dönemde herhangi bir siyâsî idârî ve askerî adlandırmaya ve tasavvura ihtiyaç duymadan Nübüvvet kurumunun ışığında O nun idâresi ve yönlendirmesi altında din siyâset ayırımına gitmeksizin mutlak bir teslimiyyet ve itâatla hareket ediyorlardı Hz Peygamber in vefatından sonra ise ümmet çok geçmeden Hilâfet müessesini oluşturdu Bu kurumun başına geçip ümmeti temsil edenler Nübüvvet in Hatemiyeti nedeniyle Peygamber in nebîliğine değil idâreciliğine varis oldular Müslümanlar nübüvvetten sonra hilâfet kurumunu tesis ederken sadece kişisel ve toplumsal mülahazalar ile zaman ve zeminin koşullarına göre Peygamberden sonra ümmetin başına geçecek zatı belirleme sorununu çözmemişler aynı zamanda Kur an ve Sünnet te bulunan bazı esas ve ilkeleri de sorunun çözümünde göz önünde bulundurmuşlardır Elinizdeki çalışmamızda ilk dönem siyâsî olaylar neticesinde meydana gelen çeşitli İslâm ekollerinin birikiminden istifadeyle Kelâm kaynaklarında ele alınan siyâsî konuları incelemeyi hedefledik Şunu belirtmek gerekir ki kelâm kaynaklarında geniş ve kapsamlı bir siyâset anlayışı yerine hilâfet ve imâmet konusunda mezhepler arası yapılan tartışmalar incelenmiştir Bu sebeple İslâm Kelâmında Siyâset ve İmâmet Tartışmaları adı altında İslâm Siyâset Düşüncesini kelâmî bir problem olarak ele aldık Bu bağlamda kelâmî düşünce çerçevesinde konu üzerinde düşünüp fikir beyan etmiş Ehl i sünnet Mu tezile ve Şia ekollerine ait kaynaklar başta olmak üzere birçok kelâmi düşünce kaynaklarını incelemeye gayret gösterdik Kur an ve Sünnet te konunun çerçevesini tesbitten sonra siyâset kavramını özellikle İslâm Siyâset Düşüncesinin belkemiği olan imâmet ve hilâfet tartışmalarını bu konunun kelâm kaynaklarında nasıl ele alındığını ve hangi gelişmeleri kat ettiğini hangi aşamalardan geçtiğini tesbit etme gayretine girdik Bu çalışmamızı yaparken çağımızda yetişen düşünür ve kelamcılardan da faydalandık Ayrıca çağımızda yapılan muhtelif araştırmalardan ve akademik çalışmalardan istifade ettik Çalışmamızın kelâmî düşünceye bir katkı sağlamasını ümid ediyoruz