İslam Tıbbı — Edward G Browne

İslam Tıbbı
Edward G Browneİnkılab Yayınları
İslam Tıbbı
Edward G BrowneMüslümanlarda Tıp ilminin 9 yüzyıla yani Abbasi döneminin başlangıcındaki meşhur tercümeler dönemine kadar olan gelişimi ve sonrasında Ali İbn i Rabban er Râzî el Mecûsî ve İbn i Sînâ ve eserleri çerçevesinde ele alınan derslerde başlıca dikkat çekilen hususlar şöyledir Tercümeler döneminde Arapça ya Hind ve Yunan kaynaklarından pek çok eser çevrilmiştir Bugün için aslı kaybolmuş kitapların Arapça tercümelerde korunmuş olduğu bir gerçektir 1200 sene önce Arapça mütercimleri Bağdat tan Cündîşâpûr a oradan Edessa ya Urfa ve Antakya ya ve buradan İskenderiye ye uzanan canlı bir geleneğe şâhit olmuşlardır İslâm Tıbbı üzerine yapılan dikkatli ve itinalı çalışmalar tercümelerden bağımsız yeni uygulama ve teliflerin varlığını ortaya çıkarmaktadır Orta Çağ hekimleri kendilerini sadece tıp alanıyla kısıtlamamışlar çalışmalarında astronomi astroloji musiki matematik ve hatta ahlâk konularıyla yakından ilgilenmişlerdir İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir Evren dört ana unsurdan meydana gelir Anasır ı Erbaa olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su toprak ateş ve havadır İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan insanların mizaçları da farklı farklıdır Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır Safravi mizaç sevdavi mizaç demevi mizaç ve balgami mizaç gibi Kan grupları da dörttür Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor Herkes bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir

İnkılâb Yayınları
Müslümanlarda Tıp ilminin 9 yüzyıla yani Abbasi döneminin başlangıcındaki meşhur tercümeler dönemine kadar olan gelişimi ve sonrasında Ali İbn i Rabban er Râzî el Mecûsî ve İbn i Sînâ ve eserleri çerçevesinde ele alınan derslerde başlıca dikkat çekilen hususlar şöyledir Tercümeler döneminde Arapça ya Hind ve Yunan kaynaklarından pek çok eser çevrilmiştir Bugün için aslı kaybolmuş kitapların Arapça tercümelerde korunmuş olduğu bir gerçektir 1200 sene önce Arapça mütercimleri Bağdat tan Cündîşâpûr a oradan Edessa ya Urfa ve Antakya ya ve buradan İskenderiye ye uzanan canlı bir geleneğe şâhit olmuşlardır İslâm Tıbbı üzerine yapılan dikkatli ve itinalı çalışmalar tercümelerden bağımsız yeni uygulama ve teliflerin varlığını ortaya çıkarmaktadır Orta Çağ hekimleri kendilerini sadece tıp alanıyla kısıtlamamışlar çalışmalarında astronomi astroloji musiki matematik ve hatta ahlâk konularıyla yakından ilgilenmişlerdir İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir Evren dört ana unsurdan meydana gelir Anasır ı Erbaa olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su toprak ateş ve havadır İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan insanların mizaçları da farklı farklıdır Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır Safravi mizaç sevdavi mizaç demevi mizaç ve balgami mizaç gibi Kan grupları da dörttür Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor Herkes bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir

İNKILAB YAYINLARI
çev. Enise Anaş
Müslümanlarda Tıp ilminin 9 yüzyıla yani Abbasi döneminin başlangıcındaki meşhur tercümeler dönemine kadar olan gelişimi ve sonrasında Ali İbn i Rabban er Râzî el Mecûsî ve İbn i Sînâ ve eserleri çerçevesinde ele alınan derslerde başlıca dikkat çekilen hususlar şöyledir Tercümeler döneminde Arapça ya Hind ve Yunan kaynaklarından pek çok eser çevrilmiştir Bugün için aslı kaybolmuş kitapların Arapça tercümelerde korunmuş olduğu bir gerçektir 1200 sene önce Arapça mütercimleri Bağdat tan Cündîşâpûr a oradan Edessa ya Urfa ve Antakya ya ve buradan İskenderiye ye uzanan canlı bir geleneğe şâhit olmuşlardır İslâm Tıbbı üzerine yapılan dikkatli ve itinalı çalışmalar tercümelerden bağımsız yeni uygulama ve teliflerin varlığını ortaya çıkarmaktadır Orta Çağ hekimleri kendilerini sadece tıp alanıyla kısıtlamamışlar çalışmalarında astronomi astroloji musiki matematik ve hatta ahlâk konularıyla yakından ilgilenmişlerdir İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir Evren dört ana unsurdan meydana gelir Anasır ı Erbaa olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su toprak ateş ve havadır İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan insanların mizaçları da farklı farklıdır Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır Safravi mizaç sevdavi mizaç demevi mizaç ve balgami mizaç gibi Kan grupları da dörttür Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor Herkes bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir

İnkılab Yayınları
Müslümanlarda Tıp ilminin 9 yüzyıla yani Abbasi döneminin başlangıcındaki meşhur tercümeler dönemine kadar olan gelişimi ve sonrasında Ali İbn i Rabban er Râzî el Mecûsî ve İbn i Sînâ ve eserleri çerçevesinde ele alınan derslerde başlıca dikkat çekilen hususlar şöyledir Tercümeler döneminde Arapça ya Hind ve Yunan kaynaklarından pek çok eser çevrilmiştir Bugün için aslı kaybolmuş kitapların Arapça tercümelerde korunmuş olduğu bir gerçektir 1200 sene önce Arapça mütercimleri Bağdat tan Cündîşâpûr a oradan Edessa ya Urfa ve Antakya ya ve buradan İskenderiye ye uzanan canlı bir geleneğe şâhit olmuşlardır İslâm Tıbbı üzerine yapılan dikkatli ve itinalı çalışmalar tercümelerden bağımsız yeni uygulama ve teliflerin varlığını ortaya çıkarmaktadır Orta Çağ hekimleri kendilerini sadece tıp alanıyla kısıtlamamışlar çalışmalarında astronomi astroloji musiki matematik ve hatta ahlâk konularıyla yakından ilgilenmişlerdir İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir Evren dört ana unsurdan meydana gelir Anasır ı Erbaa olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su toprak ateş ve havadır İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan insanların mizaçları da farklı farklıdır Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır Safravi mizaç sevdavi mizaç demevi mizaç ve balgami mizaç gibi Kan grupları da dörttür Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor Herkes bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir

İnkılab
Müslümanlarda Tıp ilminin 9 yüzyıla yani Abbasi döneminin başlangıcındaki meşhur tercümeler dönemine kadar olan gelişimi ve sonrasında Ali İbn i Rabban er Râzî el Mecûsî ve İbn i Sînâ ve eserleri çerçevesinde ele alınan derslerde başlıca dikkat çekilen hususlar şöyledir Tercümeler döneminde Arapça ya Hind ve Yunan kaynaklarından pek çok eser çevrilmiştir Bugün için aslı kaybolmuş kitapların Arapça tercümelerde korunmuş olduğu bir gerçektir 1200 sene önce Arapça mütercimleri Bağdat tan Cündîşâpûr a oradan Edessa ya Urfa ve Antakya ya ve buradan İskenderiye ye uzanan canlı bir geleneğe şâhit olmuşlardır İslâm Tıbbı üzerine yapılan dikkatli ve itinalı çalışmalar tercümelerden bağımsız yeni uygulama ve teliflerin varlığını ortaya çıkarmaktadır Orta Çağ hekimleri kendilerini sadece tıp alanıyla kısıtlamamışlar çalışmalarında astronomi astroloji musiki matematik ve hatta ahlâk konularıyla yakından ilgilenmişlerdir İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir Evren dört ana unsurdan meydana gelir Anasır ı Erbaa olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su toprak ateş ve havadır İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan insanların mizaçları da farklı farklıdır Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır Safravi mizaç sevdavi mizaç demevi mizaç ve balgami mizaç gibi Kan grupları da dörttür Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor Herkes bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir

İnkılab Yayınları
çev. Enise Anaş
Müslümanlarda Tıp ilminin 9 yüzyıla yani Abbasi döneminin başlangıcındaki meşhur tercümeler dönemine kadar olan gelişimi ve sonrasında Ali İbn i Rabban er Râzî el Mecûsî ve İbn i Sînâ ve eserleri çerçevesinde ele alınan derslerde başlıca dikkat çekilen hususlar şöyledir Tercümeler döneminde Arapça ya Hind ve Yunan kaynaklarından pek çok eser çevrilmiştir Bugün için aslı kaybolmuş kitapların Arapça tercümelerde korunmuş olduğu bir gerçektir 1200 sene önce Arapça mütercimleri Bağdat tan Cündîşâpûr a oradan Edessa ya Urfa ve Antakya ya ve buradan İskenderiye ye uzanan canlı bir geleneğe şâhit olmuşlardır İslâm Tıbbı üzerine yapılan dikkatli ve itinalı çalışmalar tercümelerden bağımsız yeni uygulama ve teliflerin varlığını ortaya çıkarmaktadır Orta Çağ hekimleri kendilerini sadece tıp alanıyla kısıtlamamışlar çalışmalarında astronomi astroloji musiki matematik ve hatta ahlâk konularıyla yakından ilgilenmişlerdir İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir Evren dört ana unsurdan meydana gelir Anasır ı Erbaa olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su toprak ateş ve havadır İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan insanların mizaçları da farklı farklıdır Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır Safravi mizaç sevdavi mizaç demevi mizaç ve balgami mizaç gibi Kan grupları da dörttür Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor Herkes bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir