İslam ve Demokrasi — Onur Yıldırım

İslam ve Demokrasi
Onur YıldırımKadim
İslam ve Demokrasi
Onur YıldırımBu kitap İslam demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır Mu slu manların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin daha genelleyici bir ifadeyle İslam du nyasının 19 yu zyıl ile birlikte Batı du nyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması İslam demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gu ndeme getirmiştir Bu yu zyıl İslam du nyasının Batı nın askeri gu cu karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Mu slu man entelektu eller Batı nın u stu nlu ğu nu n hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır Askeri alan için talep edilen Batılılaşma modernleşme zamanla idari bu rokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek başka bir deyişle Batı ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır u nku dinsel olan alan ıslah edilmeden siyasal olanın alanın ıslah edilmesi du şu nu lemezdi Bu noktada otantik İslam ın ne siyasal modernleşmeye ne de daha sonraki yu zyılda demokratik siyaseti savunun Mu slu manlar tarafından şiar haline getirilen demokrasiye karşı olduğu ancak tarihsel su re içerisinde ortaya çıkan ve İslam a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi nu nde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır Demokratik siyaseti benimseyen Mu slu man du şu nu rler demokrasinin Batı ya özgu bir fenomen olmadığını Hz Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu du şu nmu şlerdir Bu anlayış bir yönu yle ekol haline gelerek İslam ile modern du nyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir Tanıtım Bülteninden

Kadim Yayınları
Bu kitap İslam demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır Mu slu manların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin daha genelleyici bir ifadeyle İslam du nyasının 19 yu zyıl ile birlikte Batı du nyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması İslam demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gu ndeme getirmiştir Bu yu zyıl İslam du nyasının Batı nın askeri gu cu karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Mu slu man entelektu eller Batı nın u stu nlu ğu nu n hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır Askeri alan için talep edilen Batılılaşma modernleşme zamanla idari bu rokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek başka bir deyişle Batı ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır u nku dinsel olan alan ıslah edilmeden siyasal olanın alanın ıslah edilmesi du şu nu lemezdi Bu noktada otantik İslam ın ne siyasal modernleşmeye ne de daha sonraki yu zyılda demokratik siyaseti savunun Mu slu manlar tarafından şiar haline getirilen demokrasiye karşı olduğu ancak tarihsel su re içerisinde ortaya çıkan ve İslam a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi nu nde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır Demokratik siyaseti benimseyen Mu slu man du şu nu rler demokrasinin Batı ya özgu bir fenomen olmadığını Hz Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu du şu nmu şlerdir Bu anlayış bir yönu yle ekol haline gelerek İslam ile modern du nyasının tek meşru yönetim

Kadim
Bu kitap İslam demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır Müslümanların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin daha genelleyici bir ifadeyle İslam du nyasının 19 yüzyıl ile birlikte Batı dünyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması İslam demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gündeme getirmiştir Bu yüzyıl İslam dünyasının Batı nın askeri gücü karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Müslüman entelektüeller Batı nın üstünlüğünün hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır Askeri alan için talep edilen Batılılaşma modernleşme zamanla idari bürokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek başka bir deyişle Batı ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır Çünkü dinsel olan alan ıslah edilmeden siyasal olanın alanın ıslah edilmesi düşünülemezdi Bu noktada otantik İslam ın ne siyasal modernleşmeye ne de daha sonraki yüzyılda demokratik siyaseti savunun Müslümanlar tarafından şiar haline getirilen demokrasiye karşı olduğu ancak tarihsel süre içerisinde ortaya çıkan ve İslam a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi önünde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır Demokratik siyaseti benimseyen Müslüman düşünürler demokrasinin Batı ya özgu bir fenomen olmadığını Hz Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu düşünmüşlerdir Bu anlayış bir yönüyle ekol haline gelerek İslam ile modern dünyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir

Kadim Yayınları
Bu kitap İslam demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır Mu slu manların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin daha genelleyici bir ifadeyle İslam du nyasının 19 yu zyıl ile birlikte Batı du nyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması İslam demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gu ndeme getirmiştir Bu yu zyıl İslam du nyasının Batı nın askeri gu cu karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Mu slu man entelektu eller Batı nın u stu nlu ğu nu n hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır Askeri alan için talep edilen Batılılaşma modernleşme zamanla idari bu rokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek başka bir deyişle Batı ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır u nku dinsel olan alan ıslah edilmeden siyasal olanın alanın ıslah edilmesi du şu nu lemezdi Bu noktada otantik İslam ın ne siyasal modernleşmeye ne de daha sonraki yu zyılda demokratik siyaseti savunun Mu slu manlar tarafından şiar haline getirilen demokrasiye karşı olduğu ancak tarihsel su re içerisinde ortaya çıkan ve İslam a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi nu nde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır Demokratik siyaseti benimseyen Mu slu man du şu nu rler demokrasinin Batı ya özgu bir fenomen olmadığını Hz Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu du şu nmu şlerdir Bu anlayış bir yönu yle ekol haline gelerek İslam ile modern du nyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir

Kadim
Bu kitap İslam demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır Mu slu manların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin daha genelleyici bir ifadeyle İslam du nyasının 19 yu zyıl ile birlikte Batı du nyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması İslam demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gu ndeme getirmiştir Bu yu zyıl İslam du nyasının Batı nın askeri gu cu karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Mu slu man entelektu eller Batı nın u stu nlu ğu nu n hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır Askeri alan için talep edilen Batılılaşma modernleşme zamanla idari bu rokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek başka bir deyişle Batı ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır u nku dinsel olan alan ıslah edilmeden siyasal olanın alanın ıslah edilmesi du şu nu lemezdi Bu noktada otantik İslam ın ne siyasal modernleşmeye ne de daha sonraki yu zyılda demokratik siyaseti savunun Mu slu manlar tarafından şiar haline getirilen demokrasiye karşı olduğu ancaktarihsel su re içerisinde ortaya çıkan ve İslam a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi nu nde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır Demokratik siyaseti benimseyen Mu slu man du şu nu rler demokrasinin Batı ya özgu bir fenomen olmadığını Hz Peygamber ve ilk dört halifeninsiyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu du şu nmu şlerdir Bu anlayış bir yönu yle ekol haline gelerek İslam ile modern du nyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir Tanıtım Bülteninden

Kadim Yayınları
Bu kitap İslam demokrasi ilişkisini tarihsel bir perspektif içerisinde kuramsal kavramsal ve eylemsel yönden ele almaktadır Mu slu manların çoğunlukta yaşadığı memleketlerin daha genelleyici bir ifadeyle İslam du nyasının 19 yu zyıl ile birlikte Batı du nyasının her açıdan derin tesiri altında kalmaya başlaması İslam demokrasi ilişkisine yönelik ilk tartışmaları gu ndeme getirmiştir Bu yu zyıl İslam du nyasının Batı nın askeri gu cu karşısındaki çaresizliğine şahit olduğu için Mu slu man entelektu eller Batı nın u stu nlu ğu nu n hangi unsurlara dayandığını araştırmaya koyulmuşlardır Askeri alan için talep edilen Batılılaşma modernleşme zamanla idari bu rokratik ve siyasal alanların da modernleştirilmesi gerektiği anlayışını ortaya koymuştur Ancak modernleşme hamlelerini gerçekleştirmek başka bir deyişle Batı ya mukavemet etmek için modernleşmeye engel teşkil eden dinsel unsurların tespit edilerek bunların ıslah edilmesi anlayışı ortaya çıkmıştır u nku dinsel olan alan ıslah edilmeden siyasal olanın alanın ıslah edilmesi du şu nu lemezdi Bu noktada otantik İslam ın ne siyasal modernleşmeye ne de daha sonraki yu zyılda demokratik siyaseti savunun Mu slu manlar tarafından şiar haline getirilen demokrasiye karşı olduğu ancak tarihsel su re içerisinde ortaya çıkan ve İslam a dayandırılan uygulamaların modernleşme ve demokrasi nu nde engel teşkil ettiği anlayışı baskın hale gelmiştir Dinsel ıslah söylemi ile siyasal ıslah modernleşme söylemi arasında kurulan ontolojik bağ vasıtasıyla İslam demokrasi ilişkisini şekillendiren kavramlar ortaya çıkmıştır Demokratik siyaseti benimseyen Mu slu man du şu nu rler demokrasinin Batı ya özgu bir fenomen olmadığını Hz Peygamber ve ilk dört halifenin siyasal uygulamasını örnek alan ve otantik İslam ın değerlerine bağlı kalarak ortaya konulan siyasal eylemlerin demokrasiyle uyumlu olduğunu du şu nmu şlerdir Bu anlayış bir yönu yle ekol haline gelerek İslam ile modern du nyasının tek meşru yönetim biçimi olan demokrasi arasında olumlu bir ilişkiyi tesis etme uğraşını devam ettirmektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img