İslami Yenilenme Makaleler 4 — Fazlur Rahman

İslami Yenilenme Makaleler 4
Fazlur RahmanAnkara Okulu Yayınları
İslami Yenilenme Makaleler 4
Fazlur RahmanMüslümanlar körü körüne Batıya teslim olmadan ya da yine gözleri bağlı ona sırtını çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehberlik edinmek maksadıyla Kur an ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır
İslami Yenilenme Makaleler 4
Fazlur Rahman
Ankara Okulu Yayınları
Kur an ne çarşafı peçeyi ne de haremlik selamlık kurumunu savunur aksine o cinsel iffet üzerinde ısrar eder Tarihsel olarak şu da açıtır ki Peygamber döneminde çarşaf peçe diye bir şey yoktu ne de Müslüman toplumların daha sonraları geliştirdikleri şekliyle bir haremlik selamlık segregation vardı
İslami Yenilenme Makaleler 4
Fazlur Rahman
Ankara Okulu Yayınları
Aslında tamamen dilsiz kişileri entelektüel olarak sınıflandırmanın imkanı şüphelidir Ama eğitim almış olmak ve düşünme yeteneğine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sınıf çok kalabalıktır Onların ilgisiz olduklarını söylemek de doğru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konuştuklarında yüksek derecede bir duyarlılık ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydın olma arzularını kaybederler ya da aydın olmanın tavsiye edilemez olduğunu düşünürler Bazen onların münevverlikleri farklı yönlerde gidebilir Bu sınıf büyük sayıdaki hükümet görevlilerini hukukçuları ve diğer tahsilli kişileri kapsar
İslami Yenilenme Makaleler 4
Fazlur Rahman
Ankara Okulu Yayınları
İnsanın vazifesi Ahlaki Buyruk un Allah ın insana Emrinin yönlendirmesi altında tabiatın nesnel durumu na müdahale etmek hem kendisinin tabiata hakim olma imkanlarını hem de ahlaki ve bilgisel idrakinin sonuçlarını bu yüce hedef için kullanmaktır

Ankara Okulu Yayınları
Müslümanlar körü körüne Batı ya teslim olmadan ya da yine gözleri bağlı ona sırt çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehber edinmek maksadıyla Kur an ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır Şu kesinlikle açıktır ve on sekizinci asrın İhyacılığından beri kavranmış ve gittikçe de daha fazla kavranmaktadır ki Müslümanların hukuk veya kelam alanında ortaya koydukları mevcut halleriyle onlara bugün için kapsamlı bir rehberlikte bulunamaz Tabii bu literatürde özellikle hukukla ilgili eserlerde bir sürü değerli şey de vardır İşte bu gittikçe artan kavrayıştan dolayıdır ki son iki asırdır içtihat hakkında çok şey duyulmaktadır Fakat bu içtihat şimdiye kadar olduğu gibi parçacı ve rastgele değil sistematik kapsamlı ve uzak hedefli olmalıdır Dahası şu da anlaşılmalıdır ki burada içtihattan söz edildiğinde herkesten daha fazla imtiyazlı bir zihnin Müslümanlara Yolu ebediyen gösterecek tek bir yanılmaz hükmünden bahsedilmemektedir Bir fazilet ve bilgi abidesinin her konuda nihâi bir içtihatta bulunacağını düşünmek sadece safça değil son derece tehlikelidir de İçtihat düşünen kafaların çoğulcu bir çabası olmalıdır Başta teşekkül asırları olmak üzere sonraki dönemlerde İslâm ın gelişimi konusundaki umumi bilgisizliğimizden dolayı kendileriyle beraber yaşadığımız sosyal siyasî ve ekonomik kurumları neredeyse Kur an ın kendisinden daha kutsal addeder olmuşuz

Ankara Okulu Yayınları
Kur an ne çarşafı peçeyi ne de haremlik selamlık kurumunu savunur aksine o cinsel iffet üzerinde ısrar eder Tarihsel olarak şu da açıktır ki Peygamber döneminde çarşaf peçe diye bir şey yoktu ne de Müslüman toplumların daha sonraları geliştirdikleri şekliyle bir haremlik selamlık segragation vardı Gerçekten Kur an ın iffet hususunda söyledikleri bunların olmadığına işaret eder Eğer cinsiyetlerin ayrı tutulması diye bir şey söz konusu olsaydı erkek ve kadınların birbirlerine iffetle davranmalarını istemenin herhangi bir anlamı olmazdı

Ankara Okulu Yayınları
çev. Dr. Adil Çiftçi
Kur an ne çarsafi peçeyi ne de haremlik selamlik kurumunu savunur aksine o cinsel iffet üzerinde israr eder Tarihsel olarak su da açitir ki Peygamber döneminde çarsaf peçe diye bir sey yoktu ne de Müslüman toplumlarin daha sonralari gelistirdikleri sekliyle bir haremlik selamlik segregation vardi

Ankara Okulu Yayınları
çev. Dr. Adil Çiftçi
Müslümanlar körü körüne Batiya teslim olmadan ya da yine gözleri bagli ona sirtini çevirmeden gerekli özgüveni gelistirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehberlik edinmek maksadiyla Kur an i incelemek için saglam bir yöntem gelistirmek olacaktir

Ankara Okulu Yayınları
Aslında tamamen dilsiz kişileri entelektüel olarak sınıflandırmanın imkanı şüphelidir Ama eğitim almış olmak ve düşünme yeteneğine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sınıf gerçekten kalabalıktır Onların lgisiz olduklarını söylemek de doğru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konuştuklarında yüksek derecede bir duyarlılık ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydın olma arzularını kaybederler ya da aydın olmanın tavsiye edilemez olduğunu düşünürler Bazen onların münevverlikleri farklı yönlerde gidebilir Bu sınıf büyük sayıdaki hükûmet görevlilerini hukukçuları ve diğer tahsilli kişileri kapsar

Ankara Okulu Yayınları
Aslinda tamamen dilsiz kisileri entelektüel olarak siniflandirmanin imkani süphelidir Ama egitim almis olmak ve düsünme yetenegine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sinif çok kalabaliktir Onlarin ilgisiz olduklarini söylemek de dogru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konustuklarinda yüksek derecede bir duyarlilik ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydin olma arzularini kaybederler ya da aydin olmanin tavsiye edilemez oldugunu düsünürler Bazen onlarin münevverlikleri farkli yönlerde gidebilir Bu sinif büyük sayidaki hükümet görevlilerini hukukçulari ve diger tahsilli kisileri kapsar

Ankara Okulu Yayınları
İnsanın vazifesi Ahlaki Buyruk un Allah ın insana Emrinin yönlendirmesi altında tabiatın nesnel durumu na müdahale etmek hem kendisinin tabiata hakim olma imkanlarını hem de ahlaki ve bilgisel idrakinin sonuçlarını bu yüce hedef için kullanmaktır Bütün evrenin ağırlığı altında ezildiği için yüklenmekten kaçındığı bu büyük sorumluluk insanın omuzlarına yüklenmiştir İnsan melekelerini doğru bir tarzda gereken ciddiyet ve samimiyet ile kullanırsa Whitehead in dediği gibi maddenin anlamsızca ve amaçsızca koşuşup durduğu şu ruhsuz tatsız tuzsuz renksiz ve ürpertici yabanıl evrende yalnız değildir Allah onun yoldaşı ve yardımcısıdır onun seslenişine icabet eder ve ona kuvvet verir Böylece hiçbir gerçek mü min asla yalnız olmayıp kendi güç ve idrakini Allah tan gelen güçlerle birleştirerek engellere karşı koyar O artık sarsılmaz bir kaya gibi durur Allah sizinledir Allah sizin dostunuzdur Kazanacak olanlar Allah ın dostlarıdır Zaten Allah inananların gerçek dostudur Hayat Kaynağı nı görmezden gelenler ise hiçbir hakiki dosta sahip değildir

Ankara Okulu Yayınları
çev. Dr. Adil Çiftçi
Insanin vazifesi Ahlaki Buyruk un Allah in insana Emrinin yönlendirmesi altinda tabiatin nesnel durumu na müdahale etmek hem kendisinin tabiata hakim olma imkanlarini hem de ahlaki ve bilgisel idrakinin sonuçlarini bu yüce hedef için kullanmaktir

Ankara Okulu Yayınları
çev. Adil Çiftçi
Kur an ne çarşafı peçeyi ne de haremlik selamlık kurumunu savunur aksine o cinsel iffet üzerinde ısrar eder Tarihsel olarak şu da açıktır ki Peygamber döneminde çarşaf peçe diye bir şey yoktu ne de Müslüman toplumların daha sonraları geliştirdikleri şekliyle bir haremlik selamlık segragation vardı Gerçekten Kur an ın iffet hususunda söyledikleri bunların olmadığına işaret eder Eğer cinsiyetlerin ayrı tutulması diye bir şey söz konusu olsaydı erkek ve kadınların birbirlerine iffetle davranmalarını istemenin herhangi bir anlamı olmazdı

Ankara Okulu Yayınları
çev. Adil Çiftçi
Müslümanlar körü körüne Batı ya teslim olmadan ya da yine gözleri bağlı ona sırt çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehber edinmek maksadıyla Kur an ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır Şu kesinlikle açıktır ve on sekizinci asrın İhyacılığından beri kavranmış ve gittikçe de daha fazla kavranmaktadır ki Müslümanların hukuk veya kelam alanında ortaya koydukları mevcut halleriyle onlara bugün için kapsamlı bir rehberlikte bulunamaz Tabii bu literatürde özellikle hukukla ilgili eserlerde bir sürü değerli şey de vardır İşte bu gittikçe artan kavrayıştan dolayıdır ki son iki asırdır içtihat hakkında çok şey duyulmaktadır Fakat bu içtihat şimdiye kadar olduğu gibi parçacı ve rastgele değil sistematik kapsamlı ve uzak hedefli olmalıdır Dahası şu da anlaşılmalıdır ki burada içtihattan söz edildiğinde herkesten daha fazla imtiyazlı bir zihnin Müslümanlara Yolu ebediyen gösterecek tek bir yanılmaz hükmünden bahsedilmemektedir Bir fazilet ve bilgi abidesinin her konuda nihâi bir içtihatta bulunacağını düşünmek sadece safça değil son derece tehlikelidir de İçtihat düşünen kafaların çoğulcu bir çabası olmalıdır Başta teşekkül asırları olmak üzere sonraki dönemlerde İslâm ın gelişimi konusundaki umumi bilgisizliğimizden dolayı kendileriyle beraber yaşadığımız sosyal siyasî ve ekonomik kurumları neredeyse Kur an ın kendisinden daha kutsal addeder olmuşuz

Ankara Okulu Yayınları
Kur an ne çarşafı peçeyi ne de haremlik selamlık kurumunu savunur aksine o cinsel iffet üzerinde ısrar eder Tarihsel olarak şu da açıktır ki Peygamber döneminde çarşaf peçe diye bir şey yoktu ne de Müslüman toplumların daha sonraları geliştirdikleri şekliyle bir haremlik selamlık segragation vardı Gerçekten Kur an ın iffet hususunda söyledikleri bunların olmadığına işaret eder Eğer cinsiyetlerin ayrı tutulması diye bir şey söz konusu olsaydı erkek ve kadınların birbirlerine iffetle davranmalarını istemenin herhangi bir anlamı olmazdı

Ankara Okulu Yayınları
Müslümanlar körü körüne Batı ya teslim olmadan ya da yine gözleri bağlı ona sırt çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehber edinmek maksadıyla Kur an ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır Şu kesinlikle açıktır ve on sekizinci asrın İhyacılığından beri kavranmış ve gittikçe de daha fazla kavranmaktadır ki Müslümanların hukuk veya kelam alanında ortaya koydukları mevcut halleriyle onlara bugün için kapsamlı bir rehberlikte bulunamaz Tabii bu literatürde özellikle hukukla ilgili eserlerde bir sürü değerli şey de vardır İşte bu gittikçe artan kavrayıştan dolayıdır ki son iki asırdır içtihat hakkında çok şey duyulmaktadır Fakat bu içtihat şimdiye kadar olduğu gibi parçacı ve rastgele değil sistematik kapsamlı ve uzak hedefli olmalıdır Dahası şu da anlaşılmalıdır ki burada içtihattan söz edildiğinde herkesten daha fazla imtiyazlı bir zihnin Müslümanlara Yolu ebediyen gösterecek tek bir yanılmaz hükmünden bahsedilmemektedir Bir fazilet ve bilgi abidesinin her konuda nihâi bir içtihatta bulunacağını düşünmek sadece safça değil son derece tehlikelidir de İçtihat düşünen kafaların çoğulcu bir çabası olmalıdır Başta teşekkül asırları olmak üzere sonraki dönemlerde İslâm ın gelişimi konusundaki umumi bilgisizliğimizden dolayı kendileriyle beraber yaşadığımız sosyal siyasî ve ekonomik kurumları neredeyse Kur an ın kendisinden daha kutsal addeder olmuşuz

Ankara Okulu Yayınları
çev. Adil Çiftçi
Aslında tamamen dilsiz kişileri entelektüel olarak sınıflandırmanın imkanı şüphelidir Ama eğitim almış olmak ve düşünme yeteneğine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sınıf gerçekten kalabalıktır Onların lgisiz olduklarını söylemek de doğru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konuştuklarında yüksek derecede bir duyarlılık ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydın olma arzularını kaybederler ya da aydın olmanın tavsiye edilemez olduğunu düşünürler Bazen onların münevverlikleri farklı yönlerde gidebilir Bu sınıf büyük sayıdaki hükûmet görevlilerini hukukçuları ve diğer tahsilli kişileri kapsar

Ankara Okulu Yayınları
Aslında tamamen dilsiz kişileri entelektüel olarak sınıflandırmanın imkanı şüphelidir Ama eğitim almış olmak ve düşünme yeteneğine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sınıf gerçekten kalabalıktır Onların lgisiz olduklarını söylemek de doğru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konuştuklarında yüksek derecede bir duyarlılık ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydın olma arzularını kaybederler ya da aydın olmanın tavsiye edilemez olduğunu düşünürler Bazen onların münevverlikleri farklı yönlerde gidebilir Bu sınıf büyük sayıdaki hükûmet görevlilerini hukukçuları ve diğer tahsilli kişileri kapsar

Ankara Okulu Yayınları
Kur an ne çarşafı peçeyi ne de haremlik selamlık kurumunu savunur aksine o cinsel iffet üzerinde ısrar eder Tarihsel olarak şu da açıktır ki Peygamber döneminde çarşaf peçe diye bir şey yoktu ne de Müslüman toplumların daha sonraları geliştirdikleri şekliyle bir haremlik selamlık segragation vardı Gerçekten Kur an ın iffet hususunda söyledikleri bunların olmadığına işaret eder Eğer cinsiyetlerin ayrı tutulması diye bir şey söz konusu olsaydı erkek ve kadınların birbirlerine iffetle davranmalarını istemenin herhangi bir anlamı olmazdı

Ankara Okulu Yayınları
Müslümanlar körü körüne Batı ya teslim olmadan ya da yine gözleri bağlı ona sırt çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehber edinmek maksadıyla Kur an ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır Şu kesinlikle açıktır ve on sekizinci asrın İhyacılığından beri kavranmış ve gittikçe de daha fazla kavranmaktadır ki Müslümanların hukuk veya kelam alanında ortaya koydukları mevcut halleriyle onlara bugün için kapsamlı bir rehberlikte bulunamaz Tabii bu literatürde özellikle hukukla ilgili eserlerde bir sürü değerli şey de vardır İşte bu gittikçe artan kavrayıştan dolayıdır ki son iki asırdır içtihat hakkında çok şey duyulmaktadır Fakat bu içtihat şimdiye kadar olduğu gibi parçacı ve rastgele değil sistematik kapsamlı ve uzak hedefli olmalıdır Dahası şu da anlaşılmalıdır ki burada içtihattan söz edildiğinde herkesten daha fazla imtiyazlı bir zihnin Müslümanlara Yolu ebediyen gösterecek tek bir yanılmaz hükmünden bahsedilmemektedir Bir fazilet ve bilgi abidesinin her konuda nihâi bir içtihatta bulunacağını düşünmek sadece safça değil son derece tehlikelidir de İçtihat düşünen kafaların çoğulcu bir çabası olmalıdır Başta teşekkül asırları olmak üzere sonraki dönemlerde İslâm ın gelişimi konusundaki umumi bilgisizliğimizden dolayı kendileriyle beraber yaşadığımız sosyal siyasî ve ekonomik kurumları neredeyse Kur an ın kendisinden daha kutsal addeder olmuşuz

Ankara Okulu Yayınları
çev. Adil Çiftçi
İnsanın vazifesi Ahlaki Buyruk un Allah ın insana Emrinin yönlendirmesi altında tabiatın nesnel durumu na müdahale etmek hem kendisinin tabiata hakim olma imkanlarını hem de ahlaki ve bilgisel idrakinin sonuçlarını bu yüce hedef için kullanmaktır Bütün evrenin ağırlığı altında ezildiği için yüklenmekten kaçındığı bu büyük sorumluluk insanın omuzlarına yüklenmiştir İnsan melekelerini doğru bir tarzda gereken ciddiyet ve samimiyet ile kullanırsa Whitehead in dediği gibi maddenin anlamsızca ve amaçsızca koşuşup durduğu şu ruhsuz tatsız tuzsuz renksiz ve ürpertici yabanıl evrende yalnız değildir Allah onun yoldaşı ve yardımcısıdır onun seslenişine icabet eder ve ona kuvvet verir Böylece hiçbir gerçek mü min asla yalnız olmayıp kendi güç ve idrakini Allah tan gelen güçlerle birleştirerek engellere karşı koyar O artık sarsılmaz bir kaya gibi durur Allah sizinledir Allah sizin dostunuzdur Kazanacak olanlar Allah ın dostlarıdır Zaten Allah inananların gerçek dostudur Hayat Kaynağı nı görmezden gelenler ise hiçbir hakiki dosta sahip değildir

Ankara Okulu Yayınları
İnsanın vazifesi Ahlaki Buyruk un Allah ın insana Emrinin yönlendirmesi altında tabiatın nesnel durumu na müdahale etmek hem kendisinin tabiata hakim olma imkanlarını hem de ahlaki ve bilgisel idrakinin sonuçlarını bu yüce hedef için kullanmaktır Bütün evrenin ağırlığı altında ezildiği için yüklenmekten kaçındığı bu büyük sorumluluk insanın omuzlarına yüklenmiştir İnsan melekelerini doğru bir tarzda gereken ciddiyet ve samimiyet ile kullanırsa Whitehead in dediği gibi maddenin anlamsızca ve amaçsızca koşuşup durduğu şu ruhsuz tatsız tuzsuz renksiz ve ürpertici yabanıl evrende yalnız değildir Allah onun yoldaşı ve yardımcısıdır onun seslenişine icabet eder ve ona kuvvet verir Böylece hiçbir gerçek mü min asla yalnız olmayıp kendi güç ve idrakini Allah tan gelen güçlerle birleştirerek engellere karşı koyar O artık sarsılmaz bir kaya gibi durur Allah sizinledir Allah sizin dostunuzdur Kazanacak olanlar Allah ın dostlarıdır Zaten Allah inananların gerçek dostudur Hayat Kaynağı nı görmezden gelenler ise hiçbir hakiki dosta sahip değildir

Ankara Okulu Yayınları
Aslında tamamen dilsiz kişileri entelektüel olarak sınıflandırmanın imkanı şüphelidir Ama eğitim almış olmak ve düşünme yeteneğine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sınıf gerçekten çok kalabalıktır Onların ilgisiz olduklarını söylemek de doğru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konuştuklarında yüksek derecede bir duyarlılık ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydın olma arzularını kaybederler ya da aydın olmanın tavsiye edilemez olduğunu düşünürler Bazen onların münevverlikleri farklı yönlerde gidebilir Bu sınıf büyük sayıdaki hükümet görevlilerini hukukçuları ve diğer tahsilli kişileri kapsar

Ankara Okulu
çev. Çiftçi, Adil
Müslümanlar körü körüne Batı ya teslim olmadan ya da yine gözleri bağlı ona sırt çevirmeden gerekli özgüveni geliştirebilirlerse en önemli vazifeleri gelecek için rehber edinmek maksadıyla Kur an ı incelemek için sağlam bir yöntem geliştirmek olacaktır Şu kesinlikle açıktır ve on sekizinci asrın İhyacılığından beri kavranmış ve gittikçe de daha fazla kavranmaktadır ki Müslümanların hukuk veya kelam alanında ortaya koydukları mevcut halleriyle onlara bugün için kapsamlı bir rehberlikte bulunamaz Tabii bu literatürde özellikle hukukla ilgili eserlerde bir sürü değerli şey de vardır İşte bu gittikçe artan kavrayıştan dolayıdır ki son iki asırdır içtihat hakkında çok şey duyulmaktadır Fakat bu içtihat şimdiye kadar olduğu gibi parçacı ve rastgele değil sistematik kapsamlı ve uzak hedefli olmalıdır Dahası şu da anlaşılmalıdır ki burada içtihattan söz edildiğinde herkesten daha fazla imtiyazlı bir zihnin Müslümanlara Yolu ebediyen gösterecek tek bir yanılmaz hükmünden bahsedilmemektedir Bir fazilet ve bilgi abidesinin her konuda nihâi bir içtihatta bulunacağını düşünmek sadece safça değil son derece tehlikelidir de İçtihat düşünen kafaların çoğulcu bir çabası olmalıdır Başta teşekkül asırları olmak üzere sonraki dönemlerde İslâm ın gelişimi konusundaki umumi bilgisizliğimizden dolayı kendileriyle beraber yaşadığımız sosyal siyasî ve ekonomik kurumları neredeyse Kur an ın kendisinden daha kutsal addeder olmuşuz

Ankara Okulu Yayınları
İnsanın vazifesi Ahlaki Buyruk un Allah ın insana Emrinin yönlendirmesi altında tabiatın nesnel durumu na müdahale etmek hem kendisinin tabiata hakim olma imkanlarını hem de ahlaki ve bilgisel idrakinin sonuçlarını bu yüce hedef için kullanmaktır Bütün evrenin ağırlığı altında ezildiği için yüklenmekten kaçındığı bu büyük sorumluluk insanın omuzlarına yüklenilmiştir İnsan melekelerini doğru bir tarzda gereken ciddiyet ve samimiyeti kullanırsa Whitehead in dediği gibi maddenin anlamsızca ve amaçsızca koşuşup durduğu şu ruhsuz tatsız tutsuz renksiz ve ürpertici yabanıl evrende yalnız değildir Allah onun yoldaşı ve yardımcısıdır onun seslenişine icabet ederse ona kuvvet verir Böylece hiçbir gerçek mü min asla yalnız olmayıp kendi güç ve idrakini Allah tan gelen güçlerle birleştirerek engellere karşı koyar O artık sarsılmaz bir kaya gibi durur Allah sizinledir Allah sizin dostunuzdur Kazanacak olanlar Allah ın dostlarıdır Zaten Allah inananların gerçek dostudur Hayat Kaynağı nı görmezden gelenler ise hiçbir hakiki dosta sahip değildir

Ankara Okulu
Aslında tamamen dilsiz kişileri entelektüel olarak sınıflandırmanın imkanı şüphelidir Ama eğitim almış olmak ve düşünme yeteneğine sahip olmak entelektüellik için bir ölçüt ise bu dilsiz sınıf çok kalabalıktır Onların ilgisiz olduklarını söylemek de doğru olmaz Onlar zaman zaman gizlice konuştuklarında yüksek derecede bir duyarlılık ve zeka sergilemektedirler fakat mevcut genel iklimde onlar aydın olma arzularını kaybederler ya da aydın olmanın tavsiye edilemez olduğunu düşünürler Bazen onların münevverlikleri farklı yönlerde gidebilir Bu sınıf büyük sayıdaki hükümet görevlilerini hukukçuları ve diğer tahsilli kişileri kapsar