İsmâil Hakkı Bursevî nin Rûhu l Beyân Tefsirinde Allah ın Varlığının Delilleri — Hülusi Doğandemir

İsmâil Hakkı Bursevî nin Rûhu l Beyân Tefsirinde Allah ın Varlığının Delilleri
Hülusi DoğandemirFecr Yayınları
İsmâil Hakkı Bursevî nin Rûhu l Beyân Tefsirinde Allah ın Varlığının Delilleri
Hülusi DoğandemirAllah ın varlığı ve birliği konusu insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman ın Rabb ini tanıyarak O na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler Her iki ilmin ortak amacı kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir Bu çalışma kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu l Beyân fî Tefsîri l Kur ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır Aynı zamanda Bursa da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu l Beyân tefsirini kaleme almıştır Rivayetlerle desteklenen bu tefsir tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır Bursevî batınî bakış açısına yönelmekle birlikte itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur Bilginin sadece akıl yoluyla değil ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde Bursevî nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir Tevhid marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir Bu kavramları kul Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır Ayrıca Kur an ı Kerim de geçen Allah ın esmâ ve sıfatlarının O nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır Zira bir varlığı tanımak onun niteliklerini bilmekle mümkündür Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir Hudûs İmkân İlk Muharrik Mükemmel Varlık Gaye ve Nizam Dini Tecrübe Fıtrat Ahlak delilidir Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta Bursevî nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur Bu delili marifetullah seyr ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır Sonuç olarak bu çalışma mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî nin Allah ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu l Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir

Fecr Yayınları
Allah ın varlığı ve birliği konusu insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman ın Rabb ini tanıyarak O na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler Her iki ilmin ortak amacı kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir Bu çalışma kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu l Beyân fî Tefsîri l Kur ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır Aynı zamanda Bursa da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu l Beyân tefsirini kaleme almıştır Rivayetlerle desteklenen bu tefsir tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır Bursevî batınî bakış açısına yönelmekle birlikte itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur Bilginin sadece akıl yoluyla değil ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde Bursevî nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir Tevhid marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir Bu kavramları kul Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır Ayrıca Kur an ı Kerim de geçen Allah ın esmâ ve sıfatlarının O nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır Zira bir varlığı tanımak onun niteliklerini bilmekle mümkündür Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir Hudûs İmkân İlk Muharrik Mükemmel Varlık Gaye ve Nizam Dini Tecrübe Fıtrat Ahlak delilidir Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta Bursevî nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur Bu delili marifetullah seyr ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır Sonuç olarak bu çalışma mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî nin Allah ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu l Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Allah ın varlığı ve birliği konusu insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman ın Rabb ini tanıyarak O na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler Her iki ilmin ortak amacı kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir Bu çalışma kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu l Beyân fî Tefsîri l Kur ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır Aynı zamanda Bursa da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu l Beyân tefsirini kaleme almıştır Rivayetlerle desteklenen bu tefsir tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır Bursevî batınî bakış açısına yönelmekle birlikte itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur Bilginin sadece akıl yoluyla değil ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde Bursevî nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir Tevhid marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir Bu kavramları kul Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır Ayrıca Kur an ı Kerim de geçen Allah ın esmâ ve sıfatlarının O nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır Zira bir varlığı tanımak onun niteliklerini bilmekle mümkündür Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir Hudûs İmkân İlk Muharrik Mükemmel Varlık Gaye ve Nizam Dini Tecrübe Fıtrat Ahlak delilidir Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta Bursevî nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur Bu delili marifetullah seyr ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır Sonuç olarak bu çalışma mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî nin Allah ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu l Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir

Fecr Yayınları
Allah ın varlığı ve birliği konusu insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman ın Rabb ini tanıyarak O na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler Her iki ilmin ortak amacı kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir Bu çalışma kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu l Beyân fî Tefsîri l Kur ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır Aynı zamanda Bursa da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu l Beyân tefsirini kaleme almıştır Rivayetlerle desteklenen bu tefsir tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır Bursevî batınî bakış açısına yönelmekle birlikte itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur Bilginin sadece akıl yoluyla değil ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde Bursevî nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir Tevhid marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir Bu kavramları kul Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır Ayrıca Kur an ı Kerim de geçen Allah ın esmâ ve sıfatlarının O nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır Zira bir varlığı tanımak onun niteliklerini bilmekle mümkündür Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir Hudûs İmkân İlk Muharrik Mükemmel Varlık Gaye ve Nizam Dini Tecrübe Fıtrat Ahlak delilidir Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta Bursevî nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur Bu delili marifetullah seyr ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır Sonuç olarak bu çalışma mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî nin Allah ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu l Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir

Fecr Yayınları
Allah ın varlığı ve birliği konusu insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman ın Rabb ini tanıyarak O na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler Her iki ilmin ortak amacı kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir Bu çalışma kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu l Beyân fî Tefsîri l Kur ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır Aynı zamanda Bursa da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu l Beyân tefsirini kaleme almıştır Rivayetlerle desteklenen bu tefsir tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır Bursevî batınî bakış açısına yönelmekle birlikte itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur Bilginin sadece akıl yoluyla değil ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde Bursevî nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir Tevhid marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir Bu kavramları kul Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır Ayrıca Kur an ı Kerim de geçen Allah ın esmâ ve sıfatlarının O nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır Zira bir varlığı tanımak onun niteliklerini bilmekle mümkündür Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir Hudûs İmkân İlk Muharrik Mükemmel Varlık Gaye ve Nizam Dini Tecrübe Fıtrat Ahlak delilidir Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta Bursevî nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur Bu delili marifetullah seyr ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır Sonuç olarak bu çalışma mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî nin Allah ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu l Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir

Fecr
Allah ın varlığı ve birliği konusu insanlığın en temel metafizik arayışlarından biridir Kelam ilminin ortaya çıkış amacı da bu arayışa cevap aramak ve insanlara makul açıklamalar sunmaktır Tasavvuf ilmi ise bir Müslüman ın Rabb ini tanıyarak O na yakınlaşmasını ve insanın arzu ve istekleri yerine ilahi iradeye yönelmesini sağlamayı hedefler Her iki ilmin ortak amacı kul ile Yaratıcı arasındaki bağı güçlendirmektir Bu çalışma kelam ve tasavvuf ilimlerinin Allah ın varlığı konusundaki kesişim noktalarını ele almayı amaçlamaktadır Çalışmanın temel kaynağını oluşturan Rûhu l Beyân fî Tefsîri l Kur ân adlı tefsirin müellifi İsmâil Hakkı Bursevî 17 yüzyılın önemli mutasavvıflarındandır ve Celvetiyye tarikatının Hakkîlik kolunda şeyhlik yapmıştır Aynı zamanda Bursa da imamlık görevini sürdürürken verdiği vaazlar sırasında Rûhu l Beyân tefsirini kaleme almıştır Rivayetlerle desteklenen bu tefsir tasavvufî terminolojiye dayalı işârî bir karakter taşımaktadır Bursevî batınî bakış açısına yönelmekle birlikte itikadî meselelerde akıl ve mantığa da başvurmuştur Bilginin sadece akıl yoluyla değil ilham gibi farklı yollarla da elde edilebileceğini savunarak kelam metodolojisinin ötesine geçmiştir Ona göre ilham da bilgi edinmede geçerli ve güvenilir bir kaynaktır Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığı konusu sistematik biçimde incelendiğinde Bursevî nin bu meseleye belirli kavramlar çerçevesinde yaklaştığı görülmektedir Tevhid marifet ve basiret bu kavramların başında gelmektedir Bu kavramları kul Allah ilişkisi temelinde ele alarak açıklamıştır Ayrıca Kur an ı Kerim de geçen Allah ın esmâ ve sıfatlarının O nun tanınmasında önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır Zira bir varlığı tanımak onun niteliklerini bilmekle mümkündür Rûhu l Beyân tefsirinde Allah ın varlığına dair deliller kelamî yöntemle değerlendirildiğinde şu başlıklarla özetlenebilir Hudûs İmkân İlk Muharrik Mükemmel Varlık Gaye ve Nizam Dini Tecrübe Fıtrat Ahlak delilidir Bu deliller arasında özellikle dikkat çeken nokta Bursevî nin dini tecrübe deliline getirdiği özgün yorumdur Bu delili marifetullah seyr ü sülûk ve sâlik kavramları üzerinden açıklamış ve tasavvufun nihai mertebesi olan insan ı kâmil düzeyine erişen bireylerin ulaşabileceği bir delil olarak yorumlamıştır Sonuç olarak bu çalışma mutasavvıf kimliğiyle öne çıkan Bursevî nin Allah ın varlığına dair deliller konusundaki özgün yorumlarını Rûhu l Beyân tefsiri çerçevesinde inceleyerek bu kadim arayışa kelâmî bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir