MejelleKitap fiyat karşılaştırma

İspat ve Deliller — Selman Sacit Boz

İspat ve Deliller
614,10
İdare Hukuku

İspat ve Deliller

Selman Sacit Boz

Adalet Yayınevi

367 sf.
Karton Kapak16x24Türkçe
Pelikan KitabeviEn ucuz

İspat ve Deliller

Selman Sacit Boz

Hukuk devleti ilkesinin hâkim olduğu bir sistemde idarenin hukuka bağlılığı ve tüm tasarruflarının yargı denetimine tâbi olması gereklidir Bu açıdan bireyler hak arama ve haklarını koruma amacıyla hak arama hürriyeti kapsamında bağımsız ve tarafsız mahkemelere başvurma imkânına sahiptir Bu durum Anayasanın 36 maddesinde yer alan Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir hükmü ile koruma altına alınmıştır Uyuşmazlık konusu bir durumun yargı mercileri önüne taşınmasında asıl amaç hak ve menfaatlerin korunmasını kaybedilen hak ve menfaatlerin iadesini veya haksızlık nedeniyle uğranılan zararların tazminini sağlamaktır Davanın lehine sonuçlanmasını arzu eden tarafın iddiasını ispatlayabilmesi ve hâkimin vicdani kanaatini etkileyebilmesi gerekir Mahkemelerin tarafların ileri sürdüğü olay vakıa ve iddialar hakkında kanaat edinebilmesi için gerçekleştirilen faaliyetlere ispat bu faaliyetler bağlamında kullanılan araçlara ise delil denmektedir Bir hakkın elde edilmesi için başvurulan maddi hukuk hükümlerinin yanı sıra usul hukukuna ilişkin hükümler de ayrı bir öneme sahiptir Maddi hukuk hükümleri uyarınca hak sahibi olduğunu iddia eden kişinin gerçekte iddia ettiği şekilde hak sahibi olsa da mahkeme nezdinde bu hususu usul hükümlerine uygun olarak ispatlaması mahkemeyi hak sahibi olduğuna inandırması gerekir Bu nedenle Türk hukukunda bir olaydan kendi lehine sonuç doğduğu iddiasında olan kişinin bu iddiasını ispat etmesi gerektiği genel kural olarak kabul edilmiştir İspat ve delillerin değerlendirilmesi yargılama usullerinin kendine özgü nitelikleri nedeniyle farklılık göstermektedir Medeni yargılamada taraflarca getirilme usulünün benimsenmesi hâkimin delillerin takdiri noktasında pasif bir konumda kalmasına sebebiyet verirken idari yargıda yer alan re sen araştırma ilkesi delillerin toplanmasından takdirine kadar çoğu hususta hâkime aktif bir rol yüklemektedir Diğer taraftan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda hak sahibinin iddiasını hangi ispat vasıtaları ile ispatlayabileceği ve ispat yüküne ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir Bu konuda Kanunun 31 maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununa göndermede bulunulmuştur Başka bir ifadeyle idari yargılama hukukunda delillere ilişkin temel düzenleme İdari Yargılama Usulü Kanununun 31 maddesinin delillere ilişkin göndermede bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanunudur İdari yargılama hukukunda ispat faaliyeti ile deliller hususunda ayrı bir düzenleme olmaması ve medeni yargılamadaki bir usul kanununa göndermede bulunulması uygulamada birtakım sıkıntıları beraberinde getirmektedir İdare hukukunun kendine has birtakım özellikleri idari yargıda görülen davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanununun olduğu gibi uygulanmasına engel teşkil etmektedir Bu noktada idari yargıda yazılı yargılama usulünün benimsenmesi hâkimin dosya üzerinden inceleme yapması re sen araştırma gibi bazı özellikler ispat ve delil müessesesi konusunda idari yargının kendisine has bazı özel uygulamalar oluşturmasına sebep olmuştur Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde idari yargılama hukukunda ispat ve deliller ile idari yargılama hukukuna hâkim olan temel ilkelere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir İkinci bölümde idari yargılama hukukunda uygulama alanı bulan bulmayan delillerin tümüne ilişkin bir değerlendirmede bulunulmuştur Bu kapsamda doktrinde yer alan görüşlerin tamamına yakınından istifade edilmeye ve konu ile ilgili yargı kararlarından örnekler verilmeye çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise tarafımızca önemli görülen konu ile ilgili idari yargı içtihatlarının özetine yer verilmiştir

Şehadet Kitap
641,70

Adalet Yayınevi

2022367 sf.
Şehadet Kitap

Hukuk devleti ilkesinin hâkim olduğu bir sistemde idarenin hukuka bağlılığı ve tüm tasarruflarının yargı denetimine tâbi olması gereklidir Bu açıdan bireyler hak arama ve haklarını koruma amacıyla hak arama hürriyeti kapsamında bağımsız ve tarafsız mahkemelere başvurma imkânına sahiptir Bu durum Anayasanın 36 maddesinde yer alan Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir hükmü ile koruma altına alınmıştır Uyuşmazlık konusu bir durumun yargı mercileri önüne taşınmasında asıl amaç hak ve menfaatlerin korunmasını kaybedilen hak ve menfaatlerin iadesini veya haksızlık nedeniyle uğranılan zararların tazminini sağlamaktır Davanın lehine sonuçlanmasını arzu eden tarafın iddiasını ispatlayabilmesi ve hâkimin vicdani kanaatini etkileyebilmesi gerekir Mahkemelerin tarafların ileri sürdüğü olay vakıa ve iddialar hakkında kanaat edinebilmesi için gerçekleştirilen faaliyetlere ispat bu faaliyetler bağlamında kullanılan araçlara ise delil denmektedir Bir hakkın elde edilmesi için başvurulan maddi hukuk hükümlerinin yanı sıra usul hukukuna ilişkin hükümler de ayrı bir öneme sahiptir Maddi hukuk hükümleri uyarınca hak sahibi olduğunu iddia eden kişinin gerçekte iddia ettiği şekilde hak sahibi olsa da mahkeme nezdinde bu hususu usul hükümlerine uygun olarak ispatlaması mahkemeyi hak sahibi olduğuna inandırması gerekir Bu nedenle Türk hukukunda bir olaydan kendi lehine sonuç doğduğu iddiasında olan kişinin bu iddiasını ispat etmesi gerektiği genel kural olarak kabul edilmiştir İspat ve delillerin değerlendirilmesi yargılama usullerinin kendine özgü nitelikleri nedeniyle farklılık göstermektedir Medeni yargılamada taraflarca getirilme usulünün benimsenmesi hâkimin delillerin takdiri noktasında pasif bir konumda kalmasına sebebiyet verirken idari yargıda yer alan re sen araştırma ilkesi delillerin toplanmasından takdirine kadar çoğu hususta hâkime aktif bir rol yüklemektedir Diğer taraftan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda hak sahibinin iddiasını hangi ispat vasıtaları ile ispatlayabileceği ve ispat yüküne ilişkin açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir Bu konuda Kanunun 31 maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununa göndermede bulunulmuştur Başka bir ifadeyle idari yargılama hukukunda delillere ilişkin temel düzenleme İdari Yargılama Usulü Kanununun 31 maddesinin delillere ilişkin göndermede bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanunudur İdari yargılama hukukunda ispat faaliyeti ile deliller hususunda ayrı bir düzenleme olmaması ve medeni yargılamadaki bir usul kanununa göndermede bulunulması uygulamada birtakım sıkıntıları beraberinde getirmektedir İdare hukukunun kendine has birtakım özellikleri idari yargıda görülen davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanununun olduğu gibi uygulanmasına engel teşkil etmektedir Bu noktada idari yargıda yazılı yargılama usulünün benimsenmesi hâkimin dosya üzerinden inceleme yapması re sen araştırma gibi bazı özellikler ispat ve delil müessesesi konusunda idari yargının kendisine has bazı özel uygulamalar oluşturmasına sebep olmuştur Üç bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde idari yargılama hukukunda ispat ve deliller ile idari yargılama hukukuna hâkim olan temel ilkelere ilişkin açıklamalara yer verilmiştir İkinci bölümde idari yargılama hukukunda uygulama alanı bulan bulmayan delillerin tümüne ilişkin bir değerlendirmede bulunulmuştur Bu kapsamda doktrinde yer alan görüşlerin tamamına yakınından istifade edilmeye ve konu ile ilgili yargı kararlarından örnekler verilmeye çalışılmıştır Çalışmanın son bölümünde ise tarafımızca önemli görülen konu ile ilgili idari yargı içtihatlarının özetine yer verilmiştir