İstanbul Boğazı — Petrus Gyllius

İstanbul Boğazı
Petrus GylliusEren Yayıncılık ve Kitapçılık
İstanbul Boğazı
Petrus Gylliusİstanbul Boğazı girenleri kucaklamak çin kollarını açmış tepelerle çevrilmiş gibidir Daha sonra Myrlea Burnu na kadar iki mil uzunluk boyunca bir millik geçide kadar daralır Sonra da dümdüz ilerleyerek çok sayıda liman dolu koylar oluşturur Marmara ya kadar büyük büküntüler ve çok sayıda koyla Byzantion un İstanbul un surlarına kadar kıvrılarak uzanır Byzantion un gaga gibi olan burun başı tarafından ikiye ayrılır daha hızlı ve büyük olan bölüm Propontis e Marmara doğru girintili kıyılarla Kadıköy le Byzantion arası 14 stadion açılıncaya kadar yavaşça ilerler Benzer biçimde eş bir girişle Karadeniz den inen gemi yolcularını aldığı gibi Karadeniz e çıkanları da içinde barındırır Öteki bölüm Keras Boynuz Haliç adı verilen körfezi oluşturur Başka söze ne gerek var İstanbul boğaz olmadan var olamazdı ya da sıradan bir kent olurdu

Eren Yayıncılık ve Kitapçılık
Adı ilk kez 11 yüzyıl Bizans belgelerinde yer alan Kastamonu nun bulunduğu yerde veya yakın çevresinde Roma ve daha eski uygarlıklar dönemlerinde bir yerleşme bulunduğuna dair bir bilgi yoktu Kentin 13 yüzyıl başlarında Selçuklu egemenliğine girdiğinde otuz hektarlık suriçi alandan oluştuğu anlaşılmaktadır 1292 yılında başlayan Candaroğulları egemenliği döneminde Kastamonu deresinin doğusunda ilk kez cami ve mescidler yaptırılmış ve kent bu yapıların çevresindeki mahallelerle genişlemiştir 15 yüzyılın başından sonraki diliminde kentte imar faaliyetlerinin canlı olduğu anlaşılmaktadır Kastamonu nun Osmanlılar tarafından fethi kentsel yaşama hareketlilik getirmiştir Kastamonu geleneksel konutları bağlamında Anadolu nun en az incelenmiş kentlerinden biridir Bu çalışmayla mimari potansiyel hem sayısal olarak hem de plan mekan ve cephe özellikleriyle Anadolu konut mimarlığı çerçevesinde değer taşımaktadır

Eren Yayıncılık
İstanbul Boğazı girenleri kucaklamak çin kollarını açmış tepelerle çevrilmiş gibidir Daha sonra Myrlea Burnu na kadar iki mil uzunluk boyunca bir millik geçide kadar daralır Sonra da dümdüz ilerleyerek çok sayıda liman dolu koylar oluşturur Marmara ya kadar büyük büküntüler ve çok sayıda koyla Byzantion un İstanbul un surlarına kadar kıvrılarak uzanır Byzantion un gaga gibi olan burun başı tarafından ikiye ayrılır daha hızlı ve büyük olan bölüm Propontis e Marmara doğru girintili kıyılarla Kadıköy le Byzantion arası 14 stadion açılıncaya kadar yavaşça ilerler Benzer biçimde eş bir girişle Karadeniz den inen gemi yolcularını aldığı gibi Karadeniz e çıkanları da içinde barındırır Öteki bölüm Keras Boynuz Haliç adı verilen körfezi oluşturur Başka söze ne gerek var İstanbul boğaz olmadan var olamazdı ya da sıradan bir kent olurdu

Eren Yayıncılık
Adı ilk kez 11 yüzyıl Bizans belgelerinde yer alan Kastamonu nun bulunduğu yerde veya yakın çevresinde Roma ve daha eski uygarlıklar dönemlerinde bir yerleşme bulunduğuna dair bir bilgi yoktu Kentin 13 yüzyıl başlarında Selçuklu egemenliğine girdiğinde otuz hektarlık suriçi alandan oluştuğu anlaşılmaktadır 1292 yılında başlayan Candaroğulları egemenliği döneminde Kastamonu deresinin doğusunda ilk kez cami ve mescidler yaptırılmış ve kent bu yapıların çevresindeki mahallelerle genişlemiştir 15 yüzyılın başından sonraki diliminde kentte imar faaliyetlerinin canlı olduğu anlaşılmaktadır Kastamonu nun Osmanlılar tarafından fethi kentsel yaşama hareketlilik getirmiştir Kastamonu geleneksel konutları bağlamında Anadolu nun en az incelenmiş kentlerinden biridir Bu çalışmayla mimari potansiyel hem sayısal olarak hem de plan mekan ve cephe özellikleriyle Anadolu konut mimarlığı çerçevesinde değer taşımaktadır

Eren Yayıncılık
Adı ilk kez 11 yüzyıl Bizans belgelerinde yer alan Kastamonu nun bulunduğu yerde veya yakın çevresinde Roma ve daha eski uygarlıklar dönemlerinde bir yerleşme bulunduğuna dair bir bilgi yoktu Kentin 13 yüzyıl başlarında Selçuklu egemenliğine girdiğinde otuz hektarlık suriçi alandan oluştuğu anlaşılmaktadır 1292 yılında başlayan Candaroğulları egemenliği döneminde Kastamonu deresinin doğusunda ilk kez cami ve mescidler yaptırılmış ve kent bu yapıların çevresindeki mahallelerle genişlemiştir 15 yüzyılın başından sonraki diliminde kentte imar faaliyetlerinin canlı olduğu anlaşılmaktadır Kastamonu nun Osmanlılar tarafından fethi kentsel yaşama hareketlilik getirmiştir Kastamonu geleneksel konutları bağlamında Anadolu nun en az incelenmiş kentlerinden biridir Bu çalışmayla mimari potansiyel hem sayısal olarak hem de plan mekan ve cephe özellikleriyle Anadolu konut mimarlığı çerçevesinde değer taşımaktadır

Eren Yayıncılık
Adı ilk kez 11 yüzyıl Bizans belgelerinde yer alan Kastamonu nun bulunduğu yerde veya yakın çevresinde Roma ve daha eski uygarlıklar dönemlerinde bir yerleşme bulunduğuna dair bir bilgi yoktu Kentin 13 yüzyıl başlarında Selçuklu egemenliğine girdiğinde otuz hektarlık suriçi alandan oluştuğu anlaşılmaktadır 1292 yılında başlayan Candaroğulları egemenliği döneminde Kastamonu deresinin doğusunda ilk kez cami ve mescidler yaptırılmış ve kent bu yapıların çevresindeki mahallelerle genişlemiştir 15 yüzyılın başından sonraki diliminde kentte imar faaliyetlerinin canlı olduğu anlaşılmaktadır Kastamonu nun Osmanlılar tarafından fethi kentsel yaşama hareketlilik getirmiştir Kastamonu geleneksel konutları bağlamında Anadolu nun en az incelenmiş kentlerinden biridir Bu çalışmayla mimari potansiyel hem sayısal olarak hem de plan mekan ve cephe özellikleriyle Anadolu konut mimarlığı çerçevesinde değer taşımaktadır

EREN YAYINCILIK
Osmanlı devletinin 700 Yıldönümünde bu devletin birçok millet ve dini altı yüz yıl nasıl bir arada tutmuş ve idare etmiş olduğunu açıklamaya çalışmaktadır Prensip bakımından Osmanlı ülkesi ve halkı iktidarını Tanrı dan alan ve yalnız Tanrı önünde sorumlu patrimonyal mutlak bir hükümdarın hükmü altındadır Bununla beraber onun bu iktidarı nasıl siyasi bir pragmatizm dairesinde kanun adâlet ve ahlâk prensiplerine göre icrâ etme zorunda bulunduğu da bir gerçektir
İstanbul Boğazı
Petrus Gyllius
Eren
çev. Özbayoğlu, Erendiz
İstanbul Boğazı girenleri kucaklamak için kollarını açmış tepelerle çevrilmiş gibidir Daha sonra Myrlea Burnu na kadar iki mil uzunluk boyunca bir millik gecide kadar daralır Sonra da dümdüz ilerleyerek çok sayıda liman dolu koylar oluşturur Marmara ya kadar büyük büküntüler ve çok sayıda koyla İstanbul un surlarına kadar uzanır