Yapı Kredi Yayınları İstanbul Hatırası — Ahmet Ümit

Yapı Kredi Yayınları İstanbul Hatırası
Ahmet ÜmitEverest Yayınları
Yapı Kredi Yayınları İstanbul Hatırası
Ahmet ÜmitByzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir para Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk

Everest Yayınları
Byzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir pere Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
Byzantion 39 dan İstanbul 39 a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu 39 nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir para Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet 39 in minareleriydi görülen Ayasofya 39 nın kubbesi Topkapı Sarayı 39 nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk

Everest Yayınları
Byzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir pere Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk

Everest Yayınları
Byzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir pere Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk

Everest Yayınları
Byzantion 39 dan İstanbul 39 a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu 39 nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir pere Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet 39 in minareleriydi görülen Ayasofya 39 nın kubbesi Topkapı Sarayı 39 nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk

Yapı Kredi Yayınları
İstanbul Hatırası Kitap Açıklaması Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel

Yapı Kredi Yayınları
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel

çev. Kerem Oğuz Evrandır
İstanbul Hatırası Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Yazar Ahmet Ümit Sayfa Sayısı 632 Çeviri Kerem Oğuz Evrandır Ebat 13X23 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2023 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Bir dizi cinayetin işlendiği aksiyon ve gizem dolu bir macera ile İstanbul un gösterişli tarihinde bir yolculuğa çıkmak ister misiniz O hâlde Türk Yazar ve Şair Ahmet Ümit in tarihî olaylar ile polisiyeyi harmanladığı İstanbul Hatırası adlı romanı ile tanışmaya hazır olun İstanbul u geçmişiyle birlikte tanımayı sağlayan roman gizem dolu sürükleyici bir macera vadediyor Gelin yazarın ince ayrıntıları özenle işlediği romanından kısaca bahsedelim

Yapı Kredi Yayınları
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel

YAPI KREDİ YAYINLARI
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar AHMET ÜMİT Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 627 SAYFA Yıl 2019

Yapı Kredi Yayınları
İstanbul Hatırası Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor

Yapı Kredi Yayınları
Ahmet Ümit tarafından kaleme alınan İstanbul Hatırası Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İstanbul Hatırası Ahmet Ümit Kitap Özeti Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmetin minareleriydi görülen Ayasofyanın kubbesi Topkapı Sarayının kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Ahmet Ümit Sayfa 632 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x23 00 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9789750845987 Kategori Polisiye Roman Türk Edebiyatı

Yapı Kredi
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel

Yapı Kredi Yayınları
İstanbul Hatırası Yapı Kredi YayınlarıYedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor
Yapı Kredi Yayınları İstanbul Hatırası
Ahmet Ümit
Kitap Hakkında Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Ürün Özellikleri Yazar Ahmet Ümit Yayınevi Yapı Kredi ISBN 9789750845987 Sayfa Sayısı 632 Boyut 13 5 x 23 cm Dil Türkçe Cilt Tipi Karton Kapak

Yapı Kredi Yayınları
Yedi tepeli şehre çökmüş kasvet yüklü bir bulut son nefesini vermiş yedi kurban Tarihî yarımadada işlenen sıra dışı bir cinayet Başkomser Nevzat ı harekete geçirir Katil avcuna antika bir sikke bıraktığı kurbanın cesedi üzerinden çözülmesini istediği bazı mesajlar vermiştir Aynı cinayet ritüelinin parçası olmuş kurbanlar peşi sıra gelir tüm kurbanların elinde bir sikke vardır ve her biri şehrin parlak dönemlerinde yaşamış bir imparatorunun döneminden kalma tarihi bir yapının önüne bırakılmıştır Kurbanların ortak özelliği İstanbul a olan ihanetleridir Peki katilin özelliği nedir Şehrimizle birlikte yitirdiklerimize birbirimize bakıyorduk Byzantion Konstantinapol ve İstanbul Sahipleri sakinleri değişse de yeni isimler edinip farklı karakterlere bürünse de değişmeyen bir şey var tarihi yarımadada eskimeyen güzelliği Ahmet Ümit İstanbul Hatırası nda artık tehdit altında olan bu güzelliği merkeze alıyor ve yüksek gerilimli polisiyesiyle okuru hipnotize ederken aktardığı tarihi bilgilerle İstanbulluluk bilincini de canlandırmaya çalışıyor Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel Tanıtım Bülteninden

Byzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir pere Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi

EVEREST YAYINLARI
Byzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü tarihsel bir serüven Yedi hükümdar yedi kadim mekân yedi gizemli olay ve yalın bir gerçek Ahmet Ümit in beklenen romanı İstanbul Hatırası romanlarında zengin arka planı polisiye kurgu içinde vermekteki ustalığı ile bilinen Ahmet Ümit in bu romanı da yine peş peşe işlenen cinayetlerin çevresinde kurgulanmış Ancak bu kitabı sıradan bir polisiye romandan ayıran birçok özellik var Her şeyden önce zengin kadrosu ile İstanbul Hatırası çeşitli kesimlerden İstanbulluyu bir araya getirerek içinde barındırdığı alt öykülerle zengin bir yapı sunuyor Birbirine bağlanan bu alt öyküler bir yandan gerilimin etkisini artırırken bir yandan da romanı şenlikli ve çok yönlü bir yapıya ulaştırıyor Kitabın bir başka önemli özelliği de İstanbul hakkında son derece detaylı bilgi içermesi Kurgunun içine yerleştirilen bu bilgiler hem okumayı daha meraklı hale getiriyor hem de tarih aracılığıyla çok günümüzün dışındaki öykülerin de kurguya yerleşmesine imkan tanıyor Böylece Ahmet Ümit in İstanbul Hatırası adlı romanı başka başka dönemlerin öykülerinin eşliğinde günümüz İstanbul unun geniş bir panoramasını oluşturuyor Tutucusundan modernine eski İstanbullusundan yeni göç etmişine milliyetçisinden gayrı Müslim ine varana dek İstanbullu diye adlandırılabilecek herkes bu kitabın içinde kendi öyküleriyle birlikte İstanbul un devasa çarklarının dişlilerini dile getiriyor Binlerce yıllık tarihiyle İstanbul başrolü oluştururken romana girip çıkan her karakter de İstanbul un nasıl İstanbul olduğunu aktarıyor

EVEREST YAYINLARI
Byzantion dan İstanbul a uzanan heyecan yüklü bir serüven Sarayburnu nda Atatürk heykelinin ayaklarının dibinde bir ceset Avuçlarında antik bir pere Ama ne bu ceset son kurban ne de bu antik para son sikke Yedi kurban yedi hükümdar yedi sikke yedi kadim mekân Ve tek bir gerçek Bu şehrin gizemli tarihi Şehre bakıyorduk denizden Sisler içindeydi İstanbul Sisler içinde deniz Sisler içinde teknemiz Sultanahmet in minareleriydi görülen Ayasofya nın kubbesi Topkapı Sarayı nın kuleleri Hiç yağmalanmamış yıkılmamış kirletilmemiş gibiydi şehir Bembeyaz bir sisle örtmüştü doğa ne varsa görüntüyü çirkinleştiren Güneş doğmadan bir anlığına beliren bir hayal gibi Büyülü bir bulut gibi Bir masal imgesi gibi Yeni kurulmuş bir kent gibi Taze bir başlangıç gibi Genç umutlu güzel İstanbul a bakıyorduk denizden Ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk Onların gözlerindeki kendi kederimize Çaresizliğimize bakıyorduk avuçlarımızda büyüyen zavallılığa kanımızda filizlenen korkaklığa Elimizden alman hayata bakıyorduk Güneşli günlerimize umut dolu sabahlara eğlenceli bahar akşamlarına Sönen anılarımıza bakıyorduk ölen hayallerimize yıkılan düşlerimize Sönen anılarımızı ölen hayallerimizi yıkılan düşlerimizi yüklenip yorgun bir şilep gibi bizden uzaklaşan şehrimize Şehrimizle birlikte yitirdiğimiz kendimize bakıyorduk