İstanbul la Bakışmak Salacak — Nurduran Duman

İstanbul la Bakışmak Salacak
Nurduran DumanHeyamola Yayınları
İstanbul la Bakışmak Salacak
Nurduran DumanBir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Salacak için denizin doldurulup sahil yolu yapılması şiirin neşenin rakının buzun başkalaşması demekti Tüm sahil mahallesi hacminin değişmesi demekti İnsanların denizle Boğazla olan ilişkisi dolayısıyla güzel şeylerle olan ilişkisi sahil yolu açılınca değişti Sandal boyayanlar çifte kayalardan denize girenler tenhada öpüşenler kıyıda acemice şiir karalayanlar kayboldu Hiç denize girmeden sahilde güneşlenen bakır kırmızısı amcalar eski İstanbul hanımefendileri kayboldu Önce vapur iskelesi gitti sonra sahil yolu geldi Tekel binaları yıkıldı Arabın Yeri meyhane kapandı ve villa oldu

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola Yayınları
Bir kentin tarihini coğrafyasını toplumsal hayatını geçirdiği değişimleri insan tiplerini atmosferini doğal güzelliklerini unutulan değerlerini yeme içme kültürünü gecesini gündüzünü yazını kışını folklorunu eğlence hayatını daha bin türlü özelliğini herkes kendince görür Tarihçi başka coğrafyacı başka turizmci başka asker başka öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister Ama bir yazar edebiyatçı kendince bir duyarlılıkla yaklaşır kentine Çevresine gönül gözüyle bakar Kendisini değişik insanların yerine koyar onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır öylece yazar Yazar yazdığı zaman birçok kimse o yazıda kendi duygularını düşünüp de söyleyemediklerini bulur Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister Heyamola Yayınları bu düşünceden yola çıkarak İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi kapsamında başlattığı İstanbulum Kitap Dizisi ni sürdürmektedir

Heyamola
Güneş Avrupa Yakası ndaki bina siluetlerinden oluşan kare dikdörtgen Galata Kulesi ni sayarsak üçgen tepeciklerin üstünden geçiyor bin bir türlü renkle biçimle arkalarına sokuluyor sonra Evleri yolları ezip geçiyor diye çat çut gibi sesler işitmeyi bekliyor insan Oysa o böyle seslere meydan vermez gücü gereği hep naziktir hep zarif Kentin batıda kalan benim biyolojik gözlerimle daha fazla göremediğim o tarafını da o kendi hidrojen gözleriyle süzecek Her yapının arabanın bisikletin hızına alay eden bir bakış atıp yarım gülümseyecek ve her şeyden hızlı da olsa elbette salına salına dünyanın başka kentlerinde boy göstermek üzere bizim sahnemizden çekilecek Oradalar Bazıları Sevdiklerimin Yüksek binaların hepsi çok açık seçildiğinden bu binaları referans alıp her birinin hangi yapı öbeğinde nefes aldığını hesap edebiliyor çok şükür ki yaşıyorlar diyor varlıkları için seviniyorum O yöne doğru bir sürü güzel şey üflüyorum Taksim de çalışanlar Cihangir e uğrayanlar Ortaköy e kumpir yemeye gidenler Mecidiyeköy e Şişli ye Sarıyer e evlerine doğru akşam koşusuna çıkanlar Ben burada günbatımıyla onları izliyorum Kimi Beyoğlu nda sevgilisiyle sinemaya gidecek kimi Nevizade ye ya da Çiçek Pasajı na dost muhabbetine Şair Nurduran Duman ın Salacak Aşkı nın onu ele geçirmesiyle yazdığı İstanbul la Bakışmak Salacak kitabı okurun kentinin ve kendinin ortayerine oturması ve kalbine vurulduğunda kapıyı açması için içten bir davettir Fantastik ögelerin Kız Kulesi yılanının Ressam Ali Rıza resimlerinin denizin bülbülün bahçenin rüzgârın şiirin daveti