İstanbul un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme — Sermet Muhtar Alus

İstanbul un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme
Sermet Muhtar Alusİstanbul un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme
Sermet Muhtar Alusİstanbul un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme E Kitap

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

CAN YAYINLARI
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor izler cumhuriyetdönemi gazeteyazıları İstanbul yemekkültürü yemeiçme

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor Yazar Sermet Muhtar Alus Sayfa Sayısı 440 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbulun yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskilerin hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografilerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus tarafından kaleme alınan İstanbulun Geçmiş Günlerinde Yeme İçme Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İstanbulun Geçmiş Günlerinde Yeme İçme Sermet Muhtar Alus Kitap Özeti Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Sermet Muhtar Alus Sayfa 440 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ekim 2022 Barkod 9789750749070 Kategori Deneme

Can
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
İstanbul un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme Kitap Açıklaması Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor

Can Yayınları
Sermet Muhtar Alus yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin genellikle de 19 yüzyıl sonlarıyla 20 yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır sık kullandığı tabirle eski İstanbul un yazarı Önce Meşrutiyet sonra da Cumhuriyet i sadece birer rejim değişikliği gibi değil toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura çok da eski olmayan eskiler in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul un lokanta meyhane mesire yeri börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz Müslümanların iftar ve bayram sofralarına Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu monografi lerini okuyoruz İstanbul un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak Karakulak tan Hamidiye ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul un geçmiş günlerinde rakı şarap bira çay kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz Alus un dilinin zenginliğine olağanüstü kulak hafızasına hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img