İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 — Svetoslav Milarov

İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872
Svetoslav MilarovKitap Yayınevi
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872
Svetoslav Milarovİstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

KİTAP YAYINEVİ
çev. Hüseyin Mevsim
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
çev. Mevsim, Hüseyin
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir

Kitap Yayınevi
İstanbul Zindanlarından Hatıralar 1870 1872 19 yüzyıl İstanbul unda siyasetin gözetimin ve kuşkunun iç içe geçtiği bir dünyaya açılan nadir tanıklıklardan biridir Svetoslav Milarov henüz yirmili yaşlarının başındayken Balkanlar daki ihtilalci çevrelerle Osmanlı bürokrasisi arasındaki gri alanda dolaşırken tutuklanır ve iki buçuk yılını İstanbul zindanlarında geçirir Bu kitap yalnızca bir siyasi mahkûmun hatıratı değil aynı zamanda imparatorluğun son döneminde gündelik hayatın korkunun dayanışmanın ve çelişkilerin içeriden bir portresidir Milarov un anlatısı Büyük Zaptiye den Mehterhane ye uzanan karanlık mekânları betimlerken hapishane duvarlarının ardında karşılaşılan insan manzaralarını da sahneye taşır suçlular mazlumlar muhbirler gardiyanlar sıradan İstanbul halkı Yazar kendi kaderini merkeze almakla yetinmez birlikte kaldığı mahkûmların hikâyelerini de anlatıya katarak Osmanlı toplumunun çok katmanlı yapısını görünür kılar Bu yönüyle eser bir hatırattan öte edebi değeri yüksek bir belgesel metin niteliği taşır Kitap boyunca okur hain hafiye mi saf bir vatanperver mi sorusunun etrafında dolaşan bir hayatla yüzleşir Milarov un sade ama çarpıcı dili siyasi entrikaların yanlış anlaşılmaların ve geri dönüşsüz suçlamaların bir insanı nasıl öğüttüğünü gösterir Aynı zamanda İstanbul un gündelik yaşamına Osmanlı adalet mekanizmasına ve Balkan entelektüel dünyasına dair eşsiz ayrıntılar sunar İstanbul Zindanlarından Hatıralar hem Osmanlı dünyasını içeriden tanımak isteyenler hem de Balkan tarihinin gölgede kalmış figürlerine ilgi duyan okurlar için vazgeçilmez bir metin Bu kitap bir dönemin vicdanını ve karanlığını içeriden konuşan bir sesle günümüze taşır Kitabı Bulgarcadan çevirip notlayan Prof Dr Hüseyin Mevsim Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Bulgar Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında öğretim üyesidir