İstanbulcunun Sandığı — İskender Pala

İstanbulcunun Sandığı
İskender PalaKapı Yayınları
İstanbulcunun Sandığı
İskender Palaİstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İstanbulcunun Sandığı Bir Şehrin Ruhunun Minyatür Hali İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbul um aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor

Kapı Yayınları
İstanbulcunun Sandığı Açılıyor İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İstanbulcunun Sandığı bir şehrin ruhunun minyatür hali İstanbulcu olmak için İstanbul 39 un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı 39 nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbul um aman İstanbulcunun Sandığı 39 nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor

Kapı Yayınları
İstanbulcunun sandığı açılıyor İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İSTANBULCUNUN SANDIĞI BİR ŞEHRİN RUHUNUN MİNYATÜR HÂLİ İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbul um aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 190 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
İSTANBULCUNUN SANDIĞI AÇILIYOR İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İSTANBULCUNUN SANDIĞI BİR ŞEHRİN RUHUNUN MİNYATÜR HÂLİ İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbulum aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor

çev. Rifat Özçöllü
İstanbulcunun Sandığı İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İstanbulcunun Sandığı Bir Şehrin Ruhunun Minyatür Hali İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbul um aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor Yazar İskender Pala Sayfa Sayısı 190 Çeviri Rifat Özçöllü Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2014 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Kapı Yayınları
İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İstanbulcunun Sandığı Bir Şehrin Ruhunun Minyatür Hali İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbul um aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor

İstanbulcunun sandığı açılıyor

Kapı
İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İSTANBULCUNUN SANDIĞI BİR ŞEHRİN RUHUNUN MİNYATÜR HÂLİ İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbul um aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor

Kapı Yayınları
İSTANBULCUNUN SANDIĞI AÇILIYOR İstanbulcunun Sandığı Şehri kuşatan bir dolu söz yazı alışkanlık eşya hatıra Ve bütün bunların hikâyesi İSTANBULCUNUN SANDIĞI BİR ŞEHRİN RUHUNUN MİNYATÜR HÂLİ İstanbulcu olmak için İstanbul un kadîm sakini olmak şart değil şehrin havasını bir kez solumak hatta bir filmden bir romandan bir şiirden ona bakmak dahi o ruha bulaşmak için kâfi İskender Pala İstanbulcunun Sandığı nda gizli duyguları harmanlıyor bazen içleniyor bazen neşeleniyor kimi zaman sitemini açığa vurup kimi zaman hülyalanıyor Eğer şehri eğlencesiz bir film gibi uzaktan izliyorsa bir serçe solgun günbatımlarının siluetine ağlamaktan yorulursa yolda ve dönemeden yuvaya düşüp ölürse yavrularına hasret o zaman işte o zaman sarsılır duvarları şehrin ve tekrar kurulmak üzere başlar yıkılmaya Zaman ki hem dost hem düşman hem mazlum hem zalim İstanbul ki hem vatan hem gurbet hem bilge hem âlim Zaman aktıkça kuduran nehir bazen ve bazen İstanbul durdukça köpüren zehir Nefrete dost ve tuzak sevdaya zaman hayırda şer ve şerde hayır gizleyen İstanbulum aman İstanbulcunun Sandığı nda İskender Pala zarif kalemiyle şehrin kalbine dokunuyor