İstasyon Yalnızlığı — Cemil Arasta

İstasyon Yalnızlığı
Cemil ArastaZuzu Kitap
İstasyon Yalnızlığı
Cemil Arastaİstasyon yalnızlığını bilir misin Sıralı dizilmiş traverslerde iki demir ray Sonsuzluğa doğru yol alan Ve asla buluşma şansı olmayan Trenler geçtikçe yalnızlığa Açıldıkça gözlerim yanımdaki boş banka Bir hayale dönüşüyoruz Sonsuz buluşmamanın iki demir rayında Hayatımın yeni döneminde tanıştığım şiir bir zamanlar benim için koklamadan baktığım bir çiçek gibiydi Onunla tanışmış olmanın heyecanı içinde kokuların dünyama bu kadar geç girmiş olması beni üzse de hayat hiçbir şey için geç değildir Kırmızı bir elmaya bakıyorum hayır o kırmızı değil kabuğunun altında beyaz var daha derinlerde kahverengi çekirdekler Şiir bana bunu öğretti Şiir şairin iç dünyasına ve aynı zamanda onun gözlerinden yaşamın kokularına ve ruhuna yolculuktur Ben de yeni çıktığım bu yolculukta kimi zaman gençliğimin geçtiği İstanbul da en sevdiğim Paşabahçe gemisinin babalarında otururken buldum kendimi kapalı bir tren istasyonunda gece yarısı tek başıma bir bankta uyuduğumu hatırladım Marangozdan aldığımız çıtalar ile yaptığımız uçurtmalar gökyüzünü yırtarken ipin kopacağı kaygısını taşımadan daha da yükseğe uçtuğumuz çocukluk günlerimi yaşadım Kendi dünyama yaptığım bu yolculukta bir de sen vardın yanımda Tanıtım Bülteninden

Zuzu Kitap
İstasyon yalnızlığını bilir misin Sıralı dizilmiş traverslerde iki demir ray Sonsuzluğa doğru yol alan Ve asla buluşma şansı olmayan Trenler geçtikçe yalnızlığa Açıldıkça gözlerim yanımdaki boş banka Bir hayale dönüşüyoruz Sonsuz buluşmamanın iki demir rayında Hayatımın yeni döneminde tanıştığım şiir bir zamanlar benim için koklamadan baktığım bir çiçek gibiydi Onunla tanışmış olmanın heyecanı içinde kokuların dünyama bu kadar geç girmiş olması beni üzse de hayat hiçbir şey için geç değildir Kırmızı bir elmaya bakıyorum hayır o kırmızı değil kabuğunun altında beyaz var daha derinlerde kahverengi çekirdekler Şiir bana bunu öğretti Şiir şairin iç dünyasına ve aynı zamanda onun gözlerinden yaşamın kokularına ve ruhuna yolculuktur Ben de yeni çıktığım bu yolculukta kimi zaman gençliğimin geçtiği İstanbul da en sevdiğim Paşabahçe gemisinin babalarında otururken buldum kendimi kapalı bir tren istasyonunda gece yarısı tek başıma bir bankta uyuduğumu hatırladım Marangozdan aldığımız çıtalar ile yaptığımız uçurtmalar gökyüzünü yırtarken ipin kopacağı kaygısını taşımadan daha da yükseğe uçtuğumuz çocukluk günlerimi yaşadım Kendi dünyama yaptığım bu yolculukta bir de sen vardın yanımda

Zuzu Kitap
İstasyon yalnızlığını bilir misinSıralı dizilmiş traverslerde iki demir raySonsuzluğa doğru yol alanVe asla buluşma şansı olmayan Trenler geçtikçe yalnızlığaAçıldıkça gözlerim yanımdaki boş bankaBir hayale dönüşüyoruzSonsuz buluşmamanın iki demir rayında Hayatımın yeni döneminde tanıştığım şiir bir zamanlar benim için koklamadan baktığım bir çiçek gibiydi Onunla tanışmış olmanın heyecanı içinde kokuların dünyama bu kadar geç girmiş olması beni üzse de hayat hiçbir şey için geç değildir Kırmızı bir elmaya bakıyorum hayır o kırmızı değil kabuğunun altında beyaz var daha derinlerde kahverengi çekirdekler Şiir bana bunu öğretti Şiir şairin iç dünyasına ve aynı zamanda onun gözlerinden yaşamın kokularına ve ruhuna yolculuktur Ben de yeni çıktığım bu yolculukta kimi zaman gençliğimin geçtiği İstanbul da en sevdiğim Paşabahçe gemisinin babalarında otururken buldum kendimi kapalı bir tren istasyonunda gece yarısı tek başıma bir bankta uyuduğumu hatırladım Marangozdan aldığımız çıtalar ile yaptığımız uçurtmalar gökyüzünü yırtarken ipin kopacağı kaygısını taşımadan daha da yükseğe uçtuğumuz çocukluk günlerimi yaşadım Kendi dünyama yaptığım bu yolculukta bir de sen vardın yanımda

Zuzu Kitap
İstasyon yalnızlığını bilir misinSıralı dizilmiş traverslerde iki demir raySonsuzluğa doğru yol alanVe asla buluşma şansı olmayan Trenler geçtikçe yalnızlığaAçıldıkça gözlerim yanımdaki boş bankaBir hayale dönüşüyoruzSonsuz buluşmamanın iki demir rayında Hayatımın yeni döneminde tanıştığım şiir bir zamanlar benim için koklamadan baktığım bir çiçek gibiydi Onunla tanışmış olmanın heyecanı içinde kokuların dünyama bu kadar geç girmiş olması beni üzse de hayat hiçbir şey için geç değildir Kırmızı bir elmaya bakıyorum hayır o kırmızı değil kabuğunun altında beyaz var daha derinlerde kahverengi çekirdekler Şiir bana bunu öğretti Şiir şairin iç dünyasına ve aynı zamanda onun gözlerinden yaşamın kokularına ve ruhuna yolculuktur Ben de yeni çıktığım bu yolculukta kimi zaman gençliğimin geçtiği İstanbul da en sevdiğim Paşabahçe gemisinin babalarında otururken buldum kendimi kapalı bir tren istasyonunda gece yarısı tek başıma bir bankta uyuduğumu hatırladım Marangozdan aldığımız çıtalar ile yaptığımız uçurtmalar gökyüzünü yırtarken ipin kopacağı kaygısını taşımadan daha da yükseğe uçtuğumuz çocukluk günlerimi yaşadım Kendi dünyama yaptığım bu yolculukta bir de sen vardın yanımda

Zuzu Kitap
İstasyon yalnızlığını bilir misin Sıralı dizilmiş traverslerde iki demir ray Sonsuzluğa doğru yol alan Ve asla buluşma şansı olmayan Trenler geçtikçe yalnızlığa Açıldıkça gözlerim yanımdaki boş banka Bir hayale dönüşüyoruz Sonsuz buluşmamanın iki demir rayında Hayatımın yeni döneminde tanıştığım şiir bir zamanlar benim için koklamadan baktığım bir çiçek gibiydi Onunla tanışmış olmanın heyecanı içinde kokuların dünyama bu kadar geç girmiş olması beni üzse de hayat hiçbir şey için geç değildir Kırmızı bir elmaya bakıyorum hayır o kırmızı değil kabuğunun altında beyaz var daha derinlerde kahverengi çekirdekler Şiir bana bunu öğretti Şiir şairin iç dünyasına ve aynı zamanda onun gözlerinden yaşamın kokularına ve ruhuna yolculuktur Ben de yeni çıktığım bu yolculukta kimi zaman gençliğimin geçtiği İstanbul da en sevdiğim Paşabahçe gemisinin babalarında otururken buldum kendimi kapalı bir tren istasyonunda gece yarısı tek başıma bir bankta uyuduğumu hatırladım Marangozdan aldığımız çıtalar ile yaptığımız uçurtmalar gökyüzünü yırtarken ipin kopacağı kaygısını taşımadan daha da yükseğe uçtuğumuz çocukluk günlerimi yaşadım Kendi dünyama yaptığım bu yolculukta bir de sen vardın yanımda