Itık Name Manzum Kırk Hadis Tercümesi — Kolektif

Itık Name Manzum Kırk Hadis Tercümesi
Kolektif
DBY Yayınları
Itık Name Manzum Kırk Hadis Tercümesi
Kolektif
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir

DBY Yayınları
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir

DBY Yayınları
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir

DBY Yayınları
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir

DBY YAYINLARI
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir

DBY Yayınları
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir

DBY (Dün Bugün Yarın)
Osmanlı edebiyatının geniş külliyatı içinde merkezî tezkirelerin ve biyografik kaynakların dışında kalmış buna rağmen taşranın inanç dünyasını beklentilerini ve kaygılarını yalın bir samimiyetle yansıtan metinler bulunmaktadır Kemâl adlı bir müellifin XVII yüzyılda Erzurum da kaleme aldığı Itık nâme bu çerçevede keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir manzum kırk hadis tercümesidir Bu çalışma yalnızca eserde yer alan sınırlı verilerden ve metin içi ipuçlarından hareketle iyi kötü bir şair belli belirsiz bir ilim adamı ve belirgin bir himaye arayıcısı olan Kemâl in ve eserinin izini sürmektedir Müellif hadis kelâm tarih ve klasik edebî mazmunlara dayanan birikimini dönemin sadrazamına sunduğu kasidelerde sergileyerek himaye talebini dile getirir Bir yandan ahiret kurtuluşunu hedeflerken diğer yandan dünyevî sıkıntılardan ve unutulup gitme endişesinden kurtulma arzusunu eserin adında somutlaşan bir azatlık belgesi metaforuyla ifade eder Edebî kudretinden ziyade temsil ettiği kültürel bağlamla öne çıkan Itık nâme akademik titizlikle günümüz Türkçesine aktarılmış kavram dünyasını aydınlatmak üzere seçme bir sözlükle desteklenmiştir Osmanlı ilim ve edebiyat dünyasında merkezin dışında kalan üretimleri anlamak isteyen araştırmacılar kadar Osmanlı taşrasının mütevazı ama derinlikli kültür iklimine yakından bakmak isteyen meraklı okuyucular için de anlamlı bir davettir