İyi ki Tiyatro Var — Gürol Tonbul

İyi ki Tiyatro Var
Gürol TonbulYakın Kitabevi Yayınları
İyi ki Tiyatro Var
Gürol TonbulDiyarbakır a özgü çekçek labir edilen ve insan tarafından su ı ıılın arabalardan ne kadar çoktu Her birinin üstünde büyük kutular İçinde kalın naylon ve koli banılan vardı Saddam ın gaz saldırılarından ve savaştan kendim nasıl koruyacağını düşünüyordu halk O yıllarda metrelerce naylonla bir sera kente dönüşmüştü Diyarbakır Duyulan tek ses koli bantlarının dayanılma a ırtısıydı Boğucuydu havasızdı her yer Ve yoksul evlerde sobalar yanıyor kışa inat Keşke barış olsa diyen barışı bekleyen canlu sobadan sızan gazlarla zehirlenip ayrılıyordu aramızdan Çünkü camlar naylondandı hükümetin insanlara verdiği değer naylondan O zaman da camların demirlerine tavuk bağlamıştı çaresizlik Saddam ın zehirli gaz saldırısında önce onlar ölecekti Peki sonra Bu sorunun karşılığı yoktu Barışı erteleyenler savaş oyunundan galip çıkacaklarını bir koyup üç alacaklarını yineleyip duruyorlardı Kentten kaçan kaçanaydı Ve bilmiyorlardı kî insanların kaçtıkları barıştı Savaşa teslim ediyorlardı anılarını düşlerini ve yaşam alanlarını Herkes değişimin zorluklarını göğüslemek yerine belirli kalıplara bağlanıp Mirdurmek istiyordu yaşamını ve kaçıyordu tıklım tıkış otobüslerin içinde Tiyatroda yalnızlığımızın aynasında barış isteyen yüzümüzü inceledik uzun sure

Yakın Kitabevi
Diyarbakır a özgü çekçek labir edilen ve insan tarafından su ı ıılın arabalardan ne kadar çoktu Her birinin üstünde büyük kutular İçinde kalın naylon ve koli banılan vardı Saddam ın gaz saldırılarından ve savaştan kendim nasıl koruyacağını düşünüyordu halk O yıllarda metrelerce naylonla bir sera kente dönüşmüştü Diyarbakır Duyulan tek ses koli bantlarının dayanılma a ırtısıydı Boğucuydu havasızdı her yer Ve yoksul evlerde sobalar yanıyor kışa inat Keşke barış olsa diyen barışı bekleyen canlu sobadan sızan gazlarla zehirlenip ayrılıyordu aramızdan Çünkü camlar naylondandı hükümetin insanlara verdiği değer naylondan O zaman da camların demirlerine tavuk bağlamıştı çaresizlik Saddam ın zehirli gaz saldırısında önce onlar ölecekti Peki sonra Bu sorunun karşılığı yoktu Barışı erteleyenler savaş oyunundan galip çıkacaklarını bir koyup üç alacaklarını yineleyip duruyorlardı Kentten kaçan kaçanaydı Ve bilmiyorlardı kî insanların kaçtıkları barıştı Savaşa teslim ediyorlardı anılarını düşlerini ve yaşam alanlarını Herkes değişimin zorluklarını göğüslemek yerine belirli kalıplara bağlanıp Mirdurmek istiyordu yaşamını ve kaçıyordu tıklım tıkış otobüslerin içinde Tiyatroda yalnızlığımızın aynasında barış isteyen yüzümüzü inceledik uzun sure

Yakın Kitabevi
Diyarbakır a özgü çekçek labir edilen ve insan tarafından su ı ıılın arabalardan ne kadar çoktu Her birinin üstünde büyük kutular İçinde kalın naylon ve koli banılan vardı Saddam ın gaz saldırılarından ve savaştan kendim nasıl koruyacağını düşünüyordu halk O yıllarda metrelerce naylonla bir sera kente dönüşmüştü Diyarbakır Duyulan tek ses koli bantlarının dayanılma a ırtısıydı Boğucuydu havasızdı her yer Ve yoksul evlerde sobalar yanıyor kışa inat Keşke barış olsa diyen barışı bekleyen canlu sobadan sızan gazlarla zehirlenip ayrılıyordu aramızdan Çünkü camlar naylondandı hükümetin insanlara verdiği değer naylondan O zaman da camların demirlerine tavuk bağlamıştı çaresizlik Saddam ın zehirli gaz saldırısında önce onlar ölecekti Peki sonra Bu sorunun karşılığı yoktu Barışı erteleyenler savaş oyunundan galip çıkacaklarını bir koyup üç alacaklarını yineleyip duruyorlardı Kentten kaçan kaçanaydı Ve bilmiyorlardı kî insanların kaçtıkları barıştı Savaşa teslim ediyorlardı anılarını düşlerini ve yaşam alanlarını Herkes değişimin zorluklarını göğüslemek yerine belirli kalıplara bağlanıp Mirdurmek istiyordu yaşamını ve kaçıyordu tıklım tıkış otobüslerin içinde Tiyatroda yalnızlığımızın aynasında barış isteyen yüzümüzü inceledik uzun sure

Yakın Kitabevi
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Yakın
Diyarbakır a özgü çekçek labir edilen ve insan tarafından su ı ıılın arabalardan ne kadar çoktu Her birinin üstünde büyük kutular İçinde kalın naylon ve koli banılan vardı Saddam ın gaz saldırılarından ve savaştan kendim nasıl koruyacağını düşünüyordu halk O yıllarda metrelerce naylonla bir sera kente dönüşmüştü Diyarbakır Duyulan tek ses koli bantlarının dayanılma a ırtısıydı Boğucuydu havasızdı her yer Ve yoksul evlerde sobalar yanıyor kışa inat Keşke barış olsa diyen barışı bekleyen canlu sobadan sızan gazlarla zehirlenip ayrılıyordu aramızdan Çünkü camlar naylondandı hükümetin insanlara verdiği değer naylondan O zaman da camların demirlerine tavuk bağlamıştı çaresizlik Saddam ın zehirli gaz saldırısında önce onlar ölecekti Peki sonra Bu sorunun karşılığı yoktu Barışı erteleyenler savaş oyunundan galip çıkacaklarını bir koyup üç alacaklarını yineleyip duruyorlardı Kentten kaçan kaçanaydı Ve bilmiyorlardı kî insanların kaçtıkları barıştı Savaşa teslim ediyorlardı anılarını düşlerini ve yaşam alanlarını Herkes değişimin zorluklarını göğüslemek yerine belirli kalıplara bağlanıp Mirdurmek istiyordu yaşamını ve kaçıyordu tıklım tıkış otobüslerin içinde Tiyatroda yalnızlığımızın aynasında barış isteyen yüzümüzü inceledik uzun sure