İyimser Bir Gün — Nadire Yetiş

İyimser Bir Gün
Nadire YetişMOLA KİTAP
İyimser Bir Gün
Nadire YetişO zamanlar şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur yazın kurutulan meyveler sofradaki yerini alırdı İnsanların o zamanki konuşma üslupları bile o kadar nazik ve kibardı ki kimse kimseyi kırmamak için sanki fazladan bir çaba sarf ederdi Özellikle kış aylarındaki yapılan o sohbetler yaşanmış onca hikâye hepsi sanki geçmişe duyulan haklı bir özlemin ispatı gibiydi

MOLA KİTAP
O zamanlar şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur yazın kurutulan meyveler sofradaki yerini alırdı İnsanların o zamanki konuşma üslupları bile o kadar nazik ve kibardı ki kimse kimseyi kırmamak için sanki fazladan bir çaba sarf ederdi Özellikle kış aylarındaki yapılan o sohbetler yaşanmış onca hikâye hepsi sanki geçmişe duyulan haklı bir özlemin ispatı gibiydi

Mola Kitap
O zamanlar şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur yazın kurutulan meyveler sofradaki yerini alırdı İnsanların o zamanki konuşma üslupları bile o kadar nazik ve kibardı ki kimse kimseyi kırmamak için sanki fazladan bir çaba sarf ederdi Özellikle kış aylarındaki yapılan o sohbetler yaşanmış onca hikâye hepsi sanki geçmişe duyulan haklı bir özlemin ispatı gibiydi Tanıtım Bülteninden

Mola Kitap
O zamanlar şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur yazın kurutulan meyveler sofradaki yerini alırdı İnsanların o zamanki konuşma üslupları bile o kadar nazik ve kibardı ki kimse kimseyi kırmamak için sanki fazladan bir çaba sarf ederdi Özellikle kış aylarındaki yapılan o sohbetler yaşanmış onca hikâye hepsi sanki geçmişe duyulan haklı bir özlemin ispatı gibiydi

Mola Kitap
O zamanlar şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur yazın kurutulan meyveler sofradaki yerini alırdı İnsanların o zamanki konuşma üslupları bile o kadar nazik ve kibardı ki kimse kimseyi kırmamak için sanki fazladan bir çaba sarf ederdi Özellikle kış aylarındaki yapılan o sohbetler yaşanmış onca hikâye hepsi sanki geçmişe duyulan haklı bir özlemin ispatı gibiydi

Mola Kitap
O zamanlar şimdilerde olduğu gibi gezmelere haberli gidilmezdi Her zaman zil çalabilir ve gelen misafir kim olursa olsun buyur edilir ve geri çevrilmezdi Akşamları sobanın üstünde kaynatılan çayın ıhlamurun tadıyla yapılan sohbetlerin yeri de çok ayrıydı Kışın sobanın üstüne portakal kabuğu keser koyardı babaannem Şu an bile düşündüğümde kokusu burnuma gelir gibi hissederim Şimdiki gibi hiçbir şey hazır değildi o günlerde Çekirdekler tuzla birlikte sobanın gözünde kavrulur yazın kurutulan meyveler sofradaki yerini alırdı İnsanların o zamanki konuşma üslupları bile o kadar nazik ve kibardı ki kimse kimseyi kırmamak için sanki fazladan bir çaba sarf ederdi Özellikle kış aylarındaki yapılan o sohbetler yaşanmış onca hikâye hepsi sanki geçmişe duyulan haklı bir özlemin ispatı gibiydi