Izambard ya da Karanlığın Ağzı — Abdullah Akan

Izambard ya da Karanlığın Ağzı
Abdullah AkanGram Yayınları
Izambard ya da Karanlığın Ağzı
Abdullah AkanArtık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor

Gram Yayınları
Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor

Gram Yayınları
Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor

Gram Yayınları
Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor

Gram Yayınları
Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor

Gram Yayınları
Abdullah Akan tarafından kaleme alınan Izambard ya da Karanlığın Ağzı Gram Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Izambard ya da Karanlığın Ağzı Abdullah Akan Kitap Özeti Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaudyla ve onun hocası Izambardla annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüyayla kaybolan arkadaşı Yektayla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor Yayınevi Gram Yayınları Yazar Abdullah Akan Sayfa 88 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Haziran 2014 Barkod 9786056475627 Kategori Fantastik Roman Roman Yerli Yabancı

Gram
Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantı ların başına getirip bırakıyor Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım

GRAM YAYINLARI
Anlatıcının nereden başlayacağını bilemeden anlattığı Rimbaud yla ve onun hocası Izambard la annesiyle ve anlatıcının onu terk eden sevgilisi Rüya yla kaybolan arkadaşı Yekta yla ve elbette şiirle ve karanlık bir şirketle iç içe geçen labirentinde çıkan her yol okuru hem bir çıkmaza hem de yeni yolların ve bağlantıların başına getirip bırakıyor Artık şiir üzerine konuşacağım demek ki hiçbir şey üzerine ve aynı anda her şey üzerine sessizlik ve gürültü üzerine yokluğun çelimsiz bakışıyla varlığın vazgeçilmez konutu üzerine ve hep birincil olmayan şeylerle üçüncül şeylerin tekilliği üzerine konuşacağım Dağların dağılmaktan uzaklaştığı ve bir ortaçağ bulutunun içinden geçen genç kız gölgesinin hava durumuna muhalefetten sanrılı bir rüya çıkarıp ormanın orta yerinde hayvan iskeletlerinin ve kurumuş etlerin hemen üstünde ateş yakmasından konuşacağım Kokuların ve diğer duyuların sahtelikle gücünü dürüstlükle güçsüzlüğünde bütün leğenlere biriken duyguların bir pazar öğleden sonrası çamaşır iplerine asılmasından kurumaya bırakırken ıslanmasından konuşacağım