İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi — Falih Rıfkı Atay Halide Edib Adıvar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Mehmet Asım Us

İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi
Falih Rıfkı Atay Halide Edib Adıvar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Mehmet Asım UsPozitif Yayıncılık
İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi
Falih Rıfkı Atay Halide Edib Adıvar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Mehmet Asım UsBüyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılı Aralık ayında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk bask sının hem de Büyük Zafer in 100 Yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir Tanıtım Bülteninden

Pozitif Yayınları
Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk baskı sının hem de büyük zafer in 100 yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayınları
Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından kaleme alınan İzmirden Bursaya Yunan Mezalimi Pozitif Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor İzmirden Bursaya Yunan Mezalimi Yakup Kadri Karaosmanoğlu Kitap Özeti İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimindeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir Yayınevi Pozitif Yayınları Yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786057531667 Kategori Araştırma İnceleme Diğer Tarih Kitapları Türkiye ve Cumhuriyet Tarihi

Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk baskısının hem de büyük zaferin 100 yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimindeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimindeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimindeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir Yazar Falih Rıfkı Atay Sayfa Sayısı 144 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili Türkçe Basım Tarihi Eylül 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 126 00

Pozitif Yayınları
Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk baskı sının hem de büyük zafer in 100 yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayınları
Pozitif Yayınları İzmir den Bursa ya Yunan MezalimiBüyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılı Aralık ayında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk bask sının hem de Büyük Zafer in 100 Yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayınları
Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk baskı sının hem de büyük zafer in 100 yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayınları
İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayınları
İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayınları
İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür

Pozitif
İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir

Pozitif Yayıncılık
Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılı Aralık ayında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk bask sının hem de Büyük Zafer in 100 Yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir Tanıtım Bülteninden

Pozitif Yayınları
Büyük Türk yazarlarının bizzat gözlemlerine dayanan ilk baskısı 1922 yılında yayımlanan ve yeniden yayımı güzel bir tesadüfle hem kitabın ilk baskı sının hem de büyük zafer in 100 yılına denk gelen bu eseri her vatandaşımızın okuması gerekir Veli Şirin Tarihçi Yazar İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki hikâye ve gözlemlerin en büyük özelliği yaşanmış faciaları devrin büyük kalemleriyle tespit etmesidir Bu hikâyelerin insanın içini kanatan ıstırapla titreten bir cephesi vardır Gelecek felaketleri önlemek ancak öncekilerin bilinmesi ve onlardan ders alınmasıyla kabildir Savaşlar tarih kitaplarında bir iki sayfa içinde özetlenirken o günleri yaşamış fertlerin ıstırapları ve sıkıntıları arka planda kalır Ama savaşın asıl faciasını tek tek insanlar yaşamışlardır Bu tecrübelerin yakından bilinmesiyle insan kendi tarihini canlı olarak tanır Bu ferdî tecrübelerin sonraki nesillere aktarılması ve ölümsüzleştirilmesi ise o günleri yaşamış sanatkârlara düşer Bu kitapta yazıları yer alan sanatkârlar üzerine düşen bu görevi yapmışlardır Fevzi Lütfi nin şu sözleri her şeyi anlatır niteliktedir 93 teki facialar gibi Balkan Savaşı ndaki katliamlar gibi belki bir gün Anadolu yangınlarını ve katliamlarını da unutabilirdik fakat artık bugün buna imkân yoktur İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki kitabı bütün o harabe küllerinin Türk kemiklerinin ve havaya karışan masum feryatlarının en yanık nişanesi olarak duruyor Bu kitap yalnız yazarları için değil bütün Türk yazarları ve Türk milleti için yeni bir yolun kendi yolumuzun memleket yolunun rehberidir Bu yola dudaklarında bu küçük kitaptaki zehrin acı tebessümüyle giren bu yazarlar bir zaman sonra bakacaklar ki geride bıraktıkları şeyler en boş şeyler değilse bile yeni buldukları kadar dolu değildir Şimdiye kadar Türk edebiyatında millîlik hasreti vardı lakin bunun ne olduğunu kimse fark etmiyordu Esasen o aramakla mantıkla bulunmazdı İzmir den Bursa ya Yunan Mezalimi ndeki i kitabı bu hasretin müjdecisidir Onu yazarları memleketin harap yollarında ıstırapların içinde buldular ve heder etmediler Bu kitap ani parlayan bir nurdur Bu nuru devam ettirmek ve sanat yolunun köşe başlarında bir meşale kuvvetiyle yakabilmek hünerini göstermelidir İşte bu hüneri gösterdiğimiz gündür ki Türk edebiyatı kendi içinden fışkıran bir kudret haline girecektir Bu kitap bu büyük kudretin ilk hamlesidir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img