Jamal — Selahattin Demirtaş

Jamal
Selahattin DemirtaşDipnot Yayınları
Jamal
Selahattin DemirtaşOnunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

Dipnot
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır Tanıtım Bülteninden

Dipnot Yayınları
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

DİPNOT YAYINLARI
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

Dipnot Yayınları
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

Dipnot
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

Dipnot Yayınları
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

DİPNOT YAYINLARI
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır Yayınevi DİPNOT YAYINLARI Yazar SELAHATTİN DEMİRTAŞ Sayfa Sayısı 160 Yıl 2025

Dipnot Yayınları
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır

Dipnot Yayınları
Selahattin Demirtaş tarafından kaleme alınan Jamal Dipnot Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Jamal Selahattin Demirtaş Kitap Özeti Jamal Selahattin Demirtaş Dipnot Yayınları Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nanın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır Yayınevi Dipnot Yayınları Yazar Selahattin Demirtaş Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Barkod 9786256742284 Kategori Roman

Dipnot Yayınları
Onunla bir çöp bidonunun başında tanıştım çekingen utangaçtı Aç olduğu her halinden belliydi yine de çöpü karıştırıp karıştırmamakta kararsızdı Kapkara gözlerinin feri sönmüş omuzları çökmüş dudakları çatlamıştı Çöpten bulup çıkardığım ilk yiyeceği ona uzattım tereddüt etti gözleri doldu boğazı düğümlendi Verdiğim mısır ekmeğinden ısırırken onu adeta incitmemeye çalışıyordu belli ki nan ın kıymetini biliyordu nankör değildi yani Birkaç parça daha yiyecek tutuşturdum eline ilk defa gülümsedi bembeyaz dişleri yüzünü aydınlattı Birbirimizin dilini konuşamıyorduk ancak iyiliğin evrensel diliyle anlaşmak zor değildi Düşenlerin sürülenlerin yersiz yurtsuz bırakılanların içlerinde bir anda tık diye bir şeyler kopanların acımasızca işleyen bir çarkın dişlilerinde öğütülenlerin son sığınağıdır sokak Orada insan olmanın insan kalmanın dayanışmanın bir dilim ekmeği paylaşmanın mutluluğu da yaşanır yüzüstü bırakılmanın tepetaklak yere çakılmanın acısı da İnsanların en güzel hallerine de tanık olunur en kötücül hallerine de Ama sokağın sesine kulak vermek değildir aslolan o sesin bizzat kendisi olmaktır Sokak özgürlüktür çünkü özgürlük sokaktadır