MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Jean Echenoz Seti 6 Kitap Takım — Jean Echenoz

Jean Echenoz Seti 6 Kitap Takım
62,18

Jean Echenoz Seti 6 Kitap Takım

Jean Echenoz

Helikopter Yayınları

Aralık 2018598 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Jean Echenoz Seti 6 Kitap Takım

Jean Echenoz

Set İçindeki Kitaplar Şimşekler Şimşekler de Echenoz ampulden radyoya röntgenden helikoptere füzeden internete kadar bin bir türlü fikri öne sürmüş alternatif akımı yaygınlaştırmış bunlardan çoğunu başkalarına kaptırmış takıntılarla dolu yaşamında bir türlü sosyal bir varlık olamamış ünlü mucit Nikola Tesla yı anlatıyor Sonraki yüzyılda teknoloji olarak kullanılacak ne var ne yoksa o bulur ama bu icatları paraya çevirme konusunda yeteneksizdir Şimşeklerle başlayan hayatı güvercinlerin arasında son bulur Çaktırdığı şimşeklere karşın olukça düz bir yaşamı olan Tesla yı ancak Flaubert ayarında bir yazar bu denli ironiyle anlatabilir bir okuru ancak Flaubert bu denli kızdırabilir ve güldürebilir edebiyat ehli bir okurun ağzı ancak böyle bir metin önünde açık kalabilir MEÖ Koşmak Şimdi açıkçası bu Echenoz büyük yazar hakikaten büyük yazar Bence Fransız romanının son büyük temsilcisi müthiş bir üslûpçu harika bir hikâye anlatıcısı Cidden bu dediklerime kalpten inanıyorum Ondan başka hangi yazar Çekoslovakya Çekoslovakya iken 19 Eylül 1922 de Koprivnice de doğmuş fakir bir ailenin altıncı çocuğu olan on altı yaşında Zlin deki ayakkabı fabrikası Bata da çalışmaya başlayıp bir gün fabrikanın spor danışmanının üç beş çocuğu zorla uzun mesafe yarışında koşturması üzerine ikinci olup içinde yahu madem koştuk niye birinci olmadım duygusu doğan koştuğu her zaman o güne kadarki koşu üsluplarını yerle bir eden onlarca altın madalya kazanıp 1952 Helsinki olimpiyatlarında beş bin metre on bin metre ve maratonun her birinde altın madalya alıp bir de her birinde rekor kıran Çek Lokomotifi lakaplı Emil Zatopek hakkında bir kitap yazar ki Bir Yıl Daha dün gibi hatırlıyorum bu küçümen kitabı nereden aldığımı Montparnasse garından trene binip Marsilya ya gidiyordum Büyülendim Kısa bir sürede bitince tüm iyi romanlarda sizi çarpan his geldi çöktü üstüme Niye bitti ki Hakikaten niye bitmişti ki Ben Echenoz un yeni Fransız romanının en büyük üstatlarından biri olduğunu bu romanla anladım Arkasından Ben Gidiyorum u okudum Aynı minvalde bir hikâyeydi O da şahaneydi İşin tuhaf tarafı bu küçümen Bir Yıl da Goncourt ödülü alan Ben Gidiyorum da aslında amaçsız plansız nedensiz bir kaçışın hikâyesi Kahraman niye kendini yollara vurur niye oradan oraya salınır başına niye tüm bu anlamsız şeyler gelir dünyaya niye böyle bakar ve daha da önemlisi nasıl böyle büyük bir kayıtsızlıkla büyük bir şefkatle bakar sorup durdum kendime Çözemedim Çözdüğüm tek şey bu romanların büyük bir okuma keyfi barındırdığı Bu tecrübenin kaçırılacak bir tecrübe olmadığını düşünüyorum 1914 Fransızların Büyük Savaş dedikleri Birinci Dünya Savaşı nı küçük bir romana sığdırmak kolay olmasa gerek Ama iğne deliğinden Hindistan geçiren Echenoz var karşımızda Dolayısıyla romanın tam bir Homeros destanına dönüşmesi işten bile değil Öyle de olur Anthime adlı roman kahramanı türdeşlerinin bu tuhaf müziksiz bitmek bilmez savaş dansının tam ortasına düşer Tek kahramanlığı sağ eline taktığı şövalye yüzüğüdür belki de Bir şarapnel parçası sağ kolunu özenle kesip aldığında o da kalmaz geriye Oysa kolunu hiç unutmayacaktır o Zaman geçtikçe daha çok hisseder sağ kolunu öyle ki avucunun içinin acıdığını söyleyip tedavi ettirmeye bile yeltenecektir Anthime in kahramanlığı hafızasındaki kaşıntıdır bir bakıma İşte böyle Anthime yavaşça epik bir kahramana okur da efsanevi zamanlara ait bir destanın dinleyicisine dönüşecektir Kraliçenin Huysuzluğu Hemen hepsi öneri ya da istek üzerine yazılmış insanı tuhaf bir biçimde etkisi altına alan bu öyküler Echenoz un dünyaya eşi benzeri olmayan bakışını özetliyor adeta Ne basit yazıyor diyebilirsiniz sadece gördüğünü anlatıyor olayları art arda diziyor o kadar Ama neleri görüyor Echenoz Gördüklerini hangi sırayla anlatıyor İşte bu sorunun yanıtıdır Echenoz u eşsiz kılan Biraz uzak biraz alaycı bir edayla her cümleyi ince ince kurar her sözcüğü titizlikle seçer kendimize çevremize açmazlarımıza bambaşka bir gözle bakmamızı sağlar Le Bourget de Üç Sandviç trenle bu hüzünlü banliyö kasabasına sandviç yemeğe üstelik üç kez giden bir adamı anlatır Luxembourg Bahçesi nde Saat Yönünde Yirmi Kadın eski Fransa kraliçelerinin heykellerini birkaç satırda betimler Kraliçenin Huysuzluğu ise eh bu öykünün can alıcı noktasını ise siz bulun Ravel Bolero yu herkes bilir On dört on beş dakika boyunca aynı ritmi yineleyen en sonunda yükselip zirveye ulaştığında bir anda kesiliveren ilk temsilinde yaşlı bir teyzenin deli işi bu diye feryat ettiği bir orkestra eseri Bestecisine sormuşlar başyapıtınız hangisi diye Bolero demiş ardından hemen eklemiş ama içinde müzik yok Bu müziğin doğum yeri Vésinet deki bir fabrika Bestecisi Ravel yani Echenoz un deyişiyle Ravel adı verilen organizma Müşkülpesent pimpirikli mendebur ama alabildiğine çocuksu Bu organizmanın tek isteği tıpkı müziğine esin kaynağı olan fabrikalarda mükemmel uyum içinde dönüp duran çarklar ve dişliler gibi bedenini dünya içinde bir yerlere tam bir uyum içinde yerleştirebilmek Kısacık boyuyla hiçbir yere sığamayan Ravel uyku dünyasına da giremez bir türlü Echenoz Ravel i anlatırken çok mesafeli duruyor yaklaşmak istemiyor sanki ona E deli deliyi görünce Ama yazarımızın inanılmaz üslubu bir dahinin belki de başka hiçbir yolla giremeyeceğimiz iç dünyasını açıyor bize Sadece on dört on beş dakikada

Teklif Kitap
62,18

Helikopter Yayınları

2000-01-011. baskı
Karton0-0-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Şimşekler Şimşekler de Echenoz ampulden radyoya röntgenden helikoptere füzeden internete kadar bin bir türlü fikri öne sürmüş alternatif akımı yaygınlaştırmış bunlardan çoğunu başkalarına kaptırmış takıntılarla dolu yaşamında bir türlü sosyal bir varlık olamamış ünlü mucit Nikola Tesla yı anlatıyor Sonraki yüzyılda teknoloji olarak kullanılacak ne var ne yoksa o bulur ama bu icatları paraya çevirme konusunda yeteneksizdir Şimşeklerle başlayan hayatı güvercinlerin arasında son bulur Çaktırdığı şimşeklere karşın olukça düz bir yaşamı olan Tesla yı ancak Flaubert ayarında bir yazar bu denli ironiyle anlatabilir bir okuru ancak Flaubert bu denli kızdırabilir ve güldürebilir edebiyat ehli bir okurun ağzı ancak böyle bir metin önünde açık kalabilir MEÖ Koşmak Şimdi açıkçası bu Echenoz büyük yazar hakikaten büyük yazar Bence Fransız romanının son büyük temsilcisi müthiş bir üslûpçu harika bir hikâye anlatıcısı Cidden bu dediklerime kalpten inanıyorum Ondan başka hangi yazar Çekoslovakya Çekoslovakya iken 19 Eylül 1922 de Koprivnice de doğmuş fakir bir ailenin altıncı çocuğu olan on altı yaşında Zlin deki ayakkabı fabrikası Bata da çalışmaya başlayıp bir gün fabrikanın spor danışmanının üç beş çocuğu zorla uzun mesafe yarışında koşturması üzerine ikinci olup içinde yahu madem koştuk niye birinci olmadım duygusu doğan koştuğu her zaman o güne kadarki koşu üsluplarını yerle bir eden onlarca altın madalya kazanıp 1952 Helsinki olimpiyatlarında beş bin metre on bin metre ve maratonun her birinde altın madalya alıp bir de her birinde rekor kıran Çek Lokomotifi lakaplı Emil Zatopek hakkında bir kitap yazar ki Bir Yıl Daha dün gibi hatırlıyorum bu küçümen kitabı nereden aldığımı Montparnasse garından trene binip Marsilya ya gidiyordum Büyülendim Kısa bir sürede bitince tüm iyi romanlarda sizi çarpan his geldi çöktü üstüme Niye bitti ki Hakikaten niye bitmişti ki Ben Echenoz un yeni Fransız romanının en büyük üstatlarından biri olduğunu bu romanla anladım Arkasından Ben Gidiyorum u okudum Aynı minvalde bir hikâyeydi O da şahaneydi İşin tuhaf tarafı bu küçümen Bir Yıl da Goncourt ödülü alan Ben Gidiyorum da aslında amaçsız plansız nedensiz bir kaçışın hikâyesi Kahraman niye kendini yollara vurur niye oradan oraya salınır başına niye tüm bu anlamsız şeyler gelir dünyaya niye böyle bakar ve daha da önemlisi nasıl böyle büyük bir kayıtsızlıkla büyük bir şefkatle bakar sorup durdum kendime Çözemedim Çözdüğüm tek şey bu romanların büyük bir okuma keyfi barındırdığı Bu tecrübenin kaçırılacak bir tecrübe olmadığını düşünüyorum 1914 Fransızların Büyük Savaş dedikleri Birinci Dünya Savaşı nı küçük bir romana sığdırmak kolay olmasa gerek Ama iğne deliğinden Hindistan geçiren Echenoz var karşımızda Dolayısıyla romanın tam bir Homeros destanına dönüşmesi işten bile değil Öyle de olur Anthime adlı roman kahramanı türdeşlerinin bu tuhaf müziksiz bitmek bilmez savaş dansının tam ortasına düşer Tek kahramanlığı sağ eline taktığı şövalye yüzüğüdür belki de Bir şarapnel parçası sağ kolunu özenle kesip aldığında o da kalmaz geriye Oysa kolunu hiç unutmayacaktır o Zaman geçtikçe daha çok hisseder sağ kolunu öyle ki avucunun içinin acıdığını söyleyip tedavi ettirmeye bile yeltenecektir Anthime in kahramanlığı hafızasındaki kaşıntıdır bir bakıma İşte böyle Anthime yavaşça epik bir kahramana okur da efsanevi zamanlara ait bir destanın dinleyicisine dönüşecektir Kraliçenin Huysuzluğu Hemen hepsi öneri ya da istek üzerine yazılmış insanı tuhaf bir biçimde etkisi altına alan bu öyküler Echenoz un dünyaya eşi benzeri olmayan bakışını özetliyor adeta Ne basit yazıyor diyebilirsiniz sadece gördüğünü anlatıyor olayları art arda diziyor o kadar Ama neleri görüyor Echenoz Gördüklerini hangi sırayla anlatıyor İşte bu sorunun yanıtıdır Echenoz u eşsiz kılan Biraz uzak biraz alaycı bir edayla her cümleyi ince ince kurar her sözcüğü titizlikle seçer kendimize çevremize açmazlarımıza bambaşka bir gözle bakmamızı sağlar Le Bourget de Üç Sandviç trenle bu hüzünlü banliyö kasabasına sandviç yemeğe üstelik üç kez giden bir adamı anlatır Luxembourg Bahçesi nde Saat Yönünde Yirmi Kadın eski Fransa kraliçelerinin heykellerini birkaç satırda betimler Kraliçenin Huysuzluğu ise eh bu öykünün can alıcı noktasını ise siz bulun Ravel Bolero yu herkes bilir On dört on beş dakika boyunca aynı ritmi yineleyen en sonunda yükselip zirveye ulaştığında bir anda kesiliveren ilk temsilinde yaşlı bir teyzenin deli işi bu diye feryat ettiği bir orkestra eseri Bestecisine sormuşlar başyapıtınız hangisi diye Bolero demiş ardından hemen eklemiş ama içinde müzik yok Bu müziğin doğum yeri Vésinet deki bir fabrika Bestecisi Ravel yani Echenoz un deyişiyle Ravel adı verilen organizma Müşkülpesent pimpirikli mendebur ama alabildiğine çocuksu Bu organizmanın tek isteği tıpkı müziğine esin kaynağı olan fabrikalarda mükemmel uyum içinde dönüp duran çarklar ve dişliler gibi bedenini dünya içinde bir yerlere tam bir uyum içinde yerleştirebilmek Kısacık boyuyla hiçbir yere sığamayan Ravel uyku dünyasına da giremez bir türlü Echenoz Ravel i anlatırken çok mesafeli duruyor yaklaşmak istemiyor sanki ona E deli deliyi görünce Ama yazarımızın inanılmaz üslubu bir dahinin belki de başka hiçbir yolla giremeyeceğimiz iç dünyasını açıyor bize Sadece on dört on beş dakikada