Joburg Benim — Ahmet Sait Akçay

Joburg Benim
Ahmet Sait AkçayHece Yayınları
Joburg Benim
Ahmet Sait AkçayJoburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

Hece Yayınları
Joburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

Hece Yayınları
Joburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

Hece Yayınları
Joburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

HECE YAYINLARI
Joburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

Hece Yayınları
oburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

Hece Yayınları
Joburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim

Hece Yayınları
Joburg Benim okuru bilincin ve zamanın labirentlerinde gezintiye çıkaran modernist tarzın en çarpıcı öykülerini bir araya getiriyor Ahmet Sait Akçay her kitabında farklı bir öykü anlayışıyla yazmayı göze alabilmiş bir yazar Tamamı Afrika da geçen öyküleriyle şahsi coğrafyasının sınırlarını genişletirken dilin imkânlarını da zorluyor Yazılarında postmodernizmi olumlayan Akçay ın içindeki gizli modernist Joburg Benim i zenginleştiren beklenmedik bir unsur Afrika yı Batı nın klişe bakış açısıyla okumayı reddeden Akçay ın öykülerinde karakterler kadar mekân seçimleri de okuru Türk edebiyatında fazla girilmemiş alanlara sürükleyecek Yağmur yağarken terlediğim tek şehirdi Joburg abartısızca söylemek gerekirse Yaz aylarının coşkusunu her demleyişimde içimde biriken gittikçe çoğalan katı nesneler kadar iri hazımsız pek çok yaşantıdan artakalan ne varsa birer kusmuk gibi zihnimi zehirler dururdu sonra bir Pazar akşamı Sandton Meydanı na doğru yollanırken yolumu kesen birkaç kişiden kurtulmak değil de zihnimde beni günlerdir tutsak alan Ngoyi nin çığlığıydı belki arınmak istediğim img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img