Kabenin Oğlu Ali 3 — İlknur Altıntaş

Kabenin Oğlu Ali 3
İlknur AltıntaşLa Kitap
Kabenin Oğlu Ali 3
İlknur AltıntaşKabenin Oğlu Ali 3 Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı Tanıtım Bülteninden

La Kitap
Kabenin Oğlu Ali 3 Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı Yayınevi La Kitap Yazar İlknur Altıntaş Sayfa 295 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2024 Barkod 9786052262856 Kategori Edebiyat Roman

La Kitap
Kabenin Oğlu Ali 3 Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı

LA KİTAP YAYINLARI
Kabenin Oğlu Ali 3 Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı Yayınevi LA KİTAP YAYINLARI Yazar İLKNUR ALTINTAŞ Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 295 SAYFA Yıl 2024

La Kitap
Kabenin Oğlu Ali 3 Yıl 657Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi Tanıtım Bülteninden

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin Tanıtım Bülteninden

La Kitap
Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilenVe kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin

La Kitap
İlknur Altıntaş tarafından kaleme alınan Kabenin Oğlu Ali 1 La Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Kabenin Oğlu Ali 1 İlknur Altıntaş Kitap Özeti Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin Yayınevi La Kitap Yazar İlknur Altıntaş Sayfa 408 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9786052262535 Kategori Edebiyat Roman Roman

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin

LA KİTAP YAYINLARI
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi Yayınevi LA KİTAP YAYINLARI Yazar İLKNUR ALTINTAŞ Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 396 SAYFA Yıl 2021

LA KİTAP YAYINLARI
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin Yayınevi LA KİTAP YAYINLARI Yazar İLKNUR ALTINTAŞ Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 410 SAYFA Yıl 2021

La Kitap Yayınları
Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

LA KİTAP
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin

La Kitap Yayınları
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

La Kitap Yayınları
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

La Kitap
Hayat sırlarla doluydu Ne dün dündü ne de yarın vardı Her şey o anda toplanır aşikâr olurdu Gözdeki perde kaldırılır yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi Suyla pak olurdu insan Su hayattı su başlangıçtı su akıp giden ömrün yoldaşıydı Bir nefesti yaşamak Bir solukta geçerdi Ve Bir mucize gerçekleşirdi Oysa Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı Şimdi İlahi bilgiydi arşı titretti O ki Musa ya Hızır a öğretilen Yusuf a bahşedilen Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı Evveli Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı görünenden görünmeyi görmek Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak görünenden görünmeyeni görmek Ve sonu Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı görünmeyenden görünmeyi görmek Şimdi Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen Bilginin kaynağıydı özüydü ışıyan bilginin cevheriydi yüzünde parlayan İlm i Ledünni Tüm sırlar incelikler bir bir öğretilmekteydi İlm i Gaybi Maddenin mananın Levh i Mahfûz un tümü yüreğine ekilmekteydi O ezelden ebede evvelden ahire zahirden batına sırdan aşikara ilmü l guyûb ve l esrâri l hafiyeydi

La Kitap
Acının şehridir insanın kalbinde inşa ettiği Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği Sonra Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan Ve Maktul sendin Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi Senin yüzlerindi Boş bakışlarla birbirini süzen Oysa Hiç tanıdık değildi değil mi Nasırlı parmakların küf kokan etin ölü gözlerin Hepsi sendin Hepsi sensin Sen olduğunu bildiğin Kim olduğunu hatırlamak istemediğin Sen sen misin Sen Sandığın kişi misin Unut gitsin

La Kitap
Kabenin Oğlu Ali 3 Yıl 657 Yer Sıffin Dünya sahnesinin son perdesinde saflar yeniden belirlendi Rahman ordusunun komutanı akıl İblis ordusunun komutanı heves ve hevaydı Ve Fırat ın iki yanında bin yılların kaderi yazıldı Adalet ve zulmün Onur ve hilenin İnanç ve küfrün İtaat ve sadakatin Aydınlık ve karanlığın kadim savaşıydı Ve geleceğin duvarlarını yalanlarla örüp İslam ı ikiye böldüler Hakkı öldürüp batılı dirilttiler Oysa en büyük cihad nefisle olandı