Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar — Zeynep Şeyma Koyuncu

Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar
Zeynep Şeyma KoyuncuŞule Yayınları
Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar
Zeynep Şeyma KoyuncuŞehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor

Şule Yayınları
Şehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor

Şule Yayınları
Şehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor Tanıtım Bülteninden

ŞULE YAYINLARI
Şehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor

Şule Yayınları
Şehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor

Şule Yayınları
Şehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor

Şule
Şehriban Hanım dışarı çıkarken sevgilisini cebine koyar yolda ara sıra avcuna alır öper ve tekrar yerine bırakırdı Ya düşerse ya kaybolursa ya onu bir daha bulamazsa Koca koca sokaklarda yitip giderse diye endişelenir bu sebepten elini cebinden hiç çıkarmazdı Böyle anlarda Hulusi Şehriban ın dolma gibi serçe parmağına sarılır huzur içinde uyuklardı Bazen de o parmağa tırmanır cebin kenarına kadar gelip oradan etrafı seyrederdi Kabuğunu Kırdığım Salyangozlar genç bir dilin kendi çağının penceresinden dünyaya bakışı Köylerden kasaba lardan metropollerden seçilmiş kahramanların her biri tanıdık kaygılar içinde O hâlde dünle bugünü birbirinden ayıran nedir Edebiyatın kelimeleri yeniden ve yeniden sıralanırken Zeynep Şeyma Koyuncu kendi açısını yakalayarak deklanşöre basıyor