Kaçış — Nuhan Nebi Çam

Kaçış
Nuhan Nebi ÇamÖtüken Neşriyat
Kaçış
Nuhan Nebi ÇamBir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum

Ötüken Neşriyat

Ötüken Neşriyat
Bir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum

Ötüken Neşriyat
Bir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Bir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum

Ötüken
Bir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum

Ötüken Neşriyat
Bir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum

Ötüken Neşriyat
Bir şehre gelmiştim Kent akşamın yalnızlığında uzayıp giden yolların tenhalığında ve sarı arabaların gizemli seferinde titriyor Melankoliye yakalanmış kara kızın yazmasını omzuna alıp ocakta eriyen odunlara bakan dev adamın acı çekmesi gibi kıvranıyor Harem den kuzeye yürüyordum Güneş karşı kıyılardaki siluetlerin üzerinde duruyordu Ne olduğunu anlayamadım Bir yağmura yakalanmıştım Sığınacak bir yer göremiyordum Islandım Ben diyordum Sonra sen şehir onlar ve diğerleri Öykü bu defa kısacık değildi Bir şehrin görkemi heybeti kadar yaman ve büyüktü Ellerini tutmuyordum Yanımda dahi değildin Seninle yürüyordum Bir mim harfini boğazıma geçirmiştin Eşit adımlarla yürümüyorduk Sen birkaç saniye öndeydin Boğazımdaki harfin ucundan çekiyordun Sana bağlanmıştım Ellerinden kurtulmak istemiyordum