Kadi Abdülcebbar ın Hıristiyanlık Algısı — Mehmet Turan

Kadi Abdülcebbar ın Hıristiyanlık Algısı
Mehmet TuranAraştırma Yayınları
Kadi Abdülcebbar ın Hıristiyanlık Algısı
Mehmet TuranBugün İslâmiyet ve Hıristiyanlık kurumsal kimlikleri ve mensupları aracılığıyla birbiriyle çeşitli sahalarda mücadele içerisinde olan iki dindir Allah ın insanoğlu için tek din olarak İslâm ı seçmiş olduğu ve peygamberlerini de birbirini tasdik etmeleri için gönderdiği Kur an da belirtilmektedir Yeni Ahit metinlerinde de Hz İsa nın kul ve peygamber olduğu dile getirilmiş olmasına rağmen aynı bağlamda ona Tanrı ve Tanrı oğlu dendiği ve Hıristiyanların bazı yanlışlar ve çelişkiler içerisine düşerek İsa nın kendisini ilahlaştırdığı görülmektedir Bunlarla birlikte insanların aynı kaynaktan beslenmesine rağmen farklı anlayışlara savrulması hususu da aslında dinî ve tarihî olduğu kadar aynı zamanda ilmî bir meseledir Bu neticeyle Hıristiyanların da Müslümanlara bazı karşı itirazlarda bulunduğu görülmektedir Dolayısıyla tarihsel düzlemde çeşitli zamanlarda birbirlerine reddiyeler yazan Müslüman ve Hıristiyan kelamcılar birçok konuda anlaşmazlığa düşmüşlerdir Ulûhiyet ve sıfatlar konusu bunların en başında gelmektedir Bu konulara dair İslâm içerisinde hassasiyeti en üst düzeyde olan mezheplerden birisi kuşkusuz Mu tezile dir ve Hıristiyanlara en derli toplu itirazları yapanlardan birisi de bu mezhepten bir bilgin olan Kâdî Abdülcebbâr dır Biz bu bakımdan Mu tezile kelamcılarından Kâdî Abdülcebbâr ın Hıristiyanlara karşı yaptığı itirazları ele almaya çalıştık
Kadi Abdülcebbar ın Hıristiyanlık Algısı
Mehmet Turan
Araştırma Yayınları
Bugün İslâmiyet ve Hıristiyanlık kurumsal kimlikleri ve mensupları aracılığıyla birbiriyle çeşitli sahalarda mücadele içerisinde olan iki dindir Allah ın insanoğlu için tek din olarak İslâm ı seçmiş olduğu ve peygamberlerini de birbirini tasdik etmeleri için gönderdiği Kur an da belirtilmektedir Yeni Ahit metinlerinde de Hz İsa nın kul ve peygamber olduğu dile getirilmiş olmasına rağmen aynı bağlamda ona Tanrı ve Tanrı oğlu dendiği ve Hıristiyanların bazı yanlışlar ve çelişkiler içerisine düşerek İsa nın kendisini ilahlaştırdığı görülmektedir Bunlarla birlikte insanların aynı kaynaktan beslenmesine rağmen farklı anlayışlara savrulması hususu da aslında dinî ve tarihî olduğu kadar aynı zamanda ilmî bir meseledir Bu neticeyle Hıristiyanların da Müslümanlara bazı karşı itirazlarda bulunduğu görülmektedir Dolayısıyla tarihsel düzlemde çeşitli zamanlarda birbirlerine reddiyeler yazan Müslüman ve Hıristiyan kelamcılar birçok konuda anlaşmazlığa düşmüşlerdir Ulûhiyet ve sıfatlar konusu bunların en başında gelmektedir Bu konulara dair İslâm içerisinde hassasiyeti en üst düzeyde olan mezheplerden birisi kuşkusuz Mu tezile dir ve Hıristiyanlara en derli toplu itirazları yapanlardan birisi de bu mezhepten bir bilgin olan Kâdî Abdülcebbâr dır Biz bu bakımdan Mu tezile kelamcılarından Kâdî Abdülcebbâr ın Hıristiyanlara karşı yaptığı itirazları ele almaya çalıştık

Araştırma Yayınları
Bugün İslâmiyet ve Hıristiyanlık kurumsal kimlikleri ve mensupları aracılığıyla birbiriyle çeşitli sahalarda mücadele içerisinde olan iki dindir Allah ın insanoğlu için tek din olarak İslâm ı seçmiş olduğu ve peygamberlerini de birbirini tasdik etmeleri için gönderdiği Kur an da belirtilmektedir Yeni Ahit metinlerinde de Hz İsa nın kul ve peygamber olduğu dile getirilmiş olmasına rağmen aynı bağlamda ona Tanrı ve Tanrı oğlu dendiği ve Hıristiyanların bazı yanlışlar ve çelişkiler içerisine düşerek İsa nın kendisini ilahlaştırdığı görülmektedir Bunlarla birlikte insanların aynı kaynaktan beslenmesine rağmen farklı anlayışlara savrulması hususu da aslında dinî ve tarihî olduğu kadar aynı zamanda ilmî bir meseledir Bu neticeyle Hıristiyanların da Müslümanlara bazı karşı itirazlarda bulunduğu görülmektedir Dolayısıyla tarihsel düzlemde çeşitli zamanlarda birbirlerine reddiyeler yazan Müslüman ve Hıristiyan kelamcılar birçok konuda anlaşmazlığa düşmüşlerdir Ulûhiyet ve sıfatlar konusu bunların en başında gelmektedir Bu konulara dair İslâm içerisinde hassasiyeti en üst düzeyde olan mezheplerden birisi kuşkusuz Mu tezile dir ve Hıristiyanlara en derli toplu itirazları yapanlardan birisi de bu mezhepten bir bilgin olan Kâdî Abdülcebbâr dır Biz bu bakımdan Mu tezile kelamcılarından Kâdî Abdülcebbâr ın Hıristiyanlara karşı yaptığı itirazları ele almaya çalıştık

Araştırma Yayınları
Bugün İslâmiyet ve Hıristiyanlık kurumsal kimlikleri ve mensupları aracılığıyla birbiriyle çeşitli sahalarda mücadele içerisinde olan iki dindir Allah ın insanoğlu için tek din olarak İslâm ı seçmiş olduğu ve peygamberlerini de birbirini tasdik etmeleri için gönderdiği Kur an da belirtilmektedir Yeni Ahit metinlerinde de Hz İsa nın kul ve peygamber olduğu dile getirilmiş olmasına rağmen aynı bağlamda ona Tanrı ve Tanrı oğlu dendiği ve Hıristiyanların bazı yanlışlar ve çelişkiler içerisine düşerek İsa nın kendisini ilahlaştırdığı görülmektedir Bunlarla birlikte insanların aynı kaynaktan beslenmesine rağmen farklı anlayışlara savrulması hususu da aslında dinî ve tarihî olduğu kadar aynı zamanda ilmî bir meseledir Bu neticeyle Hıristiyanların da Müslümanlara bazı karşı itirazlarda bulunduğu görülmektedir Dolayısıyla tarihsel düzlemde çeşitli zamanlarda birbirlerine reddiyeler yazan Müslüman ve Hıristiyan kelamcılar birçok konuda anlaşmazlığa düşmüşlerdir Ulûhiyet ve sıfatlar konusu bunların en başında gelmektedir Bu konulara dair İslâm içerisinde hassasiyeti en üst düzeyde olan mezheplerden birisi kuşkusuz Mu tezile dir ve Hıristiyanlara en derli toplu itirazları yapanlardan birisi de bu mezhepten bir bilgin olan Kâdî Abdülcebbâr dır Biz bu bakımdan Mu tezile kelamcılarından Kâdî Abdülcebbâr ın Hıristiyanlara karşı yaptığı itirazları ele almaya çalıştık

Araştırma Yayınları
Bugün İslâmiyet ve Hıristiyanlık kurumsal kimlikleri ve mensupları aracılığıyla birbiriyle çeşitli sahalarda mücadele içerisinde olan iki dindir Allah ın insanoğlu için tek din olarak İslâm ı seçmiş olduğu ve peygamberlerini de birbirini tasdik etmeleri için gönderdiği Kur an da belirtilmektedir Yeni Ahit metinlerinde de Hz İsa nın kul ve peygamber olduğu dile getirilmiş olmasına rağmen aynı bağlamda ona Tanrı ve Tanrı oğlu dendiği ve Hıristiyanların bazı yanlışlar ve çelişkiler içerisine düşerek İsa nın kendisini ilahlaştırdığı görülmektedir Bunlarla birlikte insanların aynı kaynaktan beslenmesine rağmen farklı anlayışlara savrulması hususu da aslında dinî ve tarihî olduğu kadar aynı zamanda ilmî bir meseledir Bu neticeyle Hıristiyanların da Müslümanlara bazı karşı itirazlarda bulunduğu görülmektedir Dolayısıyla tarihsel düzlemde çeşitli zamanlarda birbirlerine reddiyeler yazan Müslüman ve Hıristiyan kelamcılar birçok konuda anlaşmazlığa düşmüşlerdir Ulûhiyet ve sıfatlar konusu bunların en başında gelmektedir Bu konulara dair İslâm içerisinde hassasiyeti en üst düzeyde olan mezheplerden birisi kuşkusuz Mu tezile dir ve Hıristiyanlara en derli toplu itirazları yapanlardan birisi de bu mezhepten bir bilgin olan Kâdî Abdülcebbâr dır Biz bu bakımdan Mu tezile kelamcılarından Kâdî Abdülcebbâr ın Hıristiyanlara karşı yaptığı itirazları ele almaya çalıştık

Araştırma
Bugün İslâmiyet ve Hıristiyanlık kurumsal kimlikleri ve mensupları aracılığıyla birbiriyle çeşitli sahalarda mücadele içerisinde olan iki dindir Allah ın insanoğlu için tek din olarak İslâm ı seçmiş olduğu ve peygamberlerini de birbirini tasdik etmeleri için gönderdiği Kur an da belirtilmektedir Yeni Ahit metinlerinde de Hz İsa nın kul ve peygamber olduğu dile getirilmiş olmasına rağmen aynı bağlamda ona Tanrı ve Tanrı oğlu dendiği ve Hıristiyanların bazı yanlışlar ve çelişkiler içerisine düşerek İsa nın kendisini ilahlaştırdığı görülmektedir Bunlarla birlikte insanların aynı kaynaktan beslenmesine rağmen farklı anlayışlara savrulması hususu da aslında dinî ve tarihî olduğu kadar aynı zamanda ilmî bir meseledir Bu neticeyle Hıristiyanların da Müslümanlara bazı karşı itirazlarda bulunduğu görülmektedir Dolayısıyla tarihsel düzlemde çeşitli zamanlarda birbirlerine reddiyeler yazan Müslüman ve Hıristiyan kelamcılar birçok konuda anlaşmazlığa düşmüşlerdir Ulûhiyet ve sıfatlar konusu bunların en başında gelmektedir Bu konulara dair İslâm içerisinde hassasiyeti en üst düzeyde olan mezheplerden birisi kuşkusuz Mu tezile dir ve Hıristiyanlara en derli toplu itirazları yapanlardan birisi de bu mezhepten bir bilgin olan Kâdî Abdülcebbâr dır Biz bu bakımdan Mu tezile kelamcılarından Kâdî Abdülcebbâr ın Hıristiyanlara karşı yaptığı itirazları ele almaya çalıştık